fakirlik, doğu ile batı arasında kalmışlık, ortalama eğitim düzeyinin düşük olması, akdeniz insanına özgü fevri ruh hali.
devamını gör...
konuşurken düşünmemesi , hele de çok okuyup fikir üretememesi bu ikinciye tahammülüm nerdeyse hiç yok. doğru ve mantıklı olan tüm karşı görüşleri dinlerim bu arada.
devamını gör...
bizzat kişinin kendisini tanımaması ve anlamamasından kaynaklanır. kendisini anlamaya ve zihninin sınırlarını esnetmeye çalışan insan bu süreçte haricine karşı da tecrübe ve fikir edinir. evrim gibi bir şeydir aslına bakılırsa. toplumumuzun çoğunluğu bu kategoriye giriyor maalesef. bu da hayatın her sahnesinde karşımıza çıkarak bir şekilde olumsuz olarak etkiliyor.
devamını gör...
karşıt görüşün başarısızlığa uğramış olmasından olabilir.
devamını gör...
bu çok çok uzun vadeli bir alışkanlıktır. bu kültür çok uzun vadede edinilir milletlerde. eleştirme kültürü, dinleme kültürü vs.

çünkü biz rönesansını reformunu yaşamamış bir milletiz.

yani bir iktidara devlete veyahutta aileye bağlanamaz.
devamını gör...
eğitim seviyesinin düşük olmasından ve insanların kendilerini geliştirmemesinden kaynaklanan her şeyi en iyi ben bilirim düşüncesi. kişi her şeyin en iyisini, en doğrusunu bildiğini düşündüğü için karşıt görüşleri anlamaya çalışmadan reddeder.
devamını gör...
tamamen geçmişten gelen bir algı olduğunu düşünüyorum. senin gibi düşünmeyen herkes düşmanındır. tehlikelidir.
devamını gör...
kısa ve net olarak açıklamak gerekirse:

(bkz: cehalet)
devamını gör...
sırf toplumumuza özgü bir davranış olmamasıyla beraber söylemek isterim ki aynı tür yada benzer özelliklere sahip olmamız da bizi büyük bir topluluk yapar. lakin bu topluluk kelimesini şöyle iki görece topluluğa ayırmak istiyorum, karşıt görüşlere tahammül edemeyenler ve bunlara tahammül edemeyenler. bu toplulukların alt başlık toplulukları da vardır, fakat yazıyı o denli uzatma niyetinde değilim. gelelim bu tahammülsüzlüğün nedenlerine, hepimiz düşüncelerimizin esiriyizdir ve kimi düşünce biçimleri daha ben sınıflıdır bu sebep ile aksi düşünceleri sevmez, istemezler. bu durumu çok abartan * kişiler genelde göze batıp irite etse de muhakkak herkesin tahammül edemediği bir karşıt görüş/düşünce olmuştur. sabrın sonu selamettir, bak sabırsızlık nasıl irite etmiş ve normal sözlükte başlık haline getirilmiş bir sorun olmuş... zihin eğitilebilir isteyerek yada istem dışı. isteyerek eğitmek sizi daha açık bir zihin sahibi yapar ve hatalı eğitimi düzeltme yada hatayı düzeltme eğilimi sergiler, biraz da iç huzur sahibidir. istem dışı eğitim ise çevrenin önemli bir rol oynadığı, daha kapalı bir zihindir eğer eğitilebilir olduğu öğretilmez ise "mee mee!" diye dolanıverir vallahi!
devamını gör...
tabi insanlar medeni olarak birbirlerini dinlemeli, karşılıklı bir şekilde fikirlere saygı duyarak istişare etmeli.

ama o kadar salak saçma fikirler, beyinsiz insanlar var ve onların bu durumu herkesi etkiliyor ki insanın fırın küreğini o malın ağzına sokası geliyor! *
devamını gör...
insanın ezberleri, dogmaları ona hayatta bir perspektif sağlıyor. ezber bozan görüşler yüzünden konfor alanından çıkmak istemiyor.

bir arayış ve veya tercihten ziyade öğretilmişlerle kendini belirliyor. daha da kötüsü kendisini sadece karşı olduğu şeye göre tanımlayabiliyor. aslında karşıt olduğu olmasa onun yokluğundan doğacak boşluğunu doldurabilecek müktesebata sahip değil.

cahillik demek istemiyorum. çünkü hiç bilmeyen kadar yarım yamalak ezberlerle konuşan papağan da bol bizim toplumda. zaten bu yarı cahiller cahilden beter. bak cahil bile olamamışsın. cahilin yarısısın. düşün bunu biraz, uzun sürecek biliyorum ama düşün.

toplumumuzda insanların tartışmasının tek amacı fikrini karşısına kabul ettirmek. her iki taraf da kendi dünyasının promosyonunu yapan radikaller olunca rasyonel söylemler yerine tartışmayı boğan gülünç sözler havada uçuşuyor.

ad hominem, whataboutism ve argumentum ad populum sağolsun tahammülsüzlük ata sporumuz oluyor haliyle.


edit: mobilden yazarken imlâyı katletmişim.
devamını gör...
bir şeyin görüş olabilmesi için mantıksal bir düzleme oturtulması gerekir. mesela toplumların en büyük sorunu birlikte yaşayabilme sorunudur. bu sorun üzerine zibilyon tane eser yazılmış. ama sen kalkıp ezberlediğin davranış kalıplarıyla ve dogmalarla senin için çizilmiş yolu görüş sanıyorsan, bunu da sesini yükselterek karşındakine zorla kabul ettireceğini sanıyorsan yanılıyorsun dostum. böyle "görüşlere" zerre saygı duymuyorum. anadolu'nun cahil halkına boşuna çomar demiyoruz. bu topraklarda jakobenlik iş yapar. aksi takdirde eski bir iett şoförünü ülke başına getirir ve ebenin bir tarafını tersten görürsün. mantık temeline oturmayan hiçbir görüş saygıyı hak etmez.
devamını gör...
cehalet
devamını gör...
kimse kimseyi dinlemiyor ki, karşısında birinin durması ona itiraz etmesi için çoğu zaman yeterli
devamını gör...
şahsi tahammulsuzlugum kişinin savunduğu şeyi yalapsap duyup savunması. konu her şey olabilir. bilgi eksikliği başka duyduğunu satmak başka. insanları salak yerine koymak kimsenin haddi değil. toplum olarak zor bir dönemden geçiyoruz. genel tahammulsuzluk bununla ilgili olabilir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"toplumumuzdaki karşıt görüşlere tahammülsüzlüğün nedenleri" ile benzer başlıklar

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim