zaman tüneli
türk rap camiasının ufak ufak yurt dışına kaçması
çakal bloke 3 vs vs diye gider bunlar bu adamlar x hesaplarından yurt içi konserlerini iptal ettiklerini duyurdu ancak yurt dışı konserleri devam ediyor işin kokusu yavaş yavaş çıkmaya başladı bu adamlar bahis baronu veysel şahin in yigeni ile takılan tipler kara para anladıkları şüphesi ufak ufak gündeme gelmeye başladı. yakın zaman duyacağız şafak baskınlarını
devamını gör...
serzeniş
baş kafa manasındaki ser ile alakalıdır. zenişten fiili de farsça vurma demek olup bizde başa kakmadan biraz daha dost işi bir manaya dönüşmüş sitem çeşidi.
devamını gör...
sitem
yasaklanması gereken bir çeşit zehir. birbirini 10 senedir görmeyen iki arkadaştan ilk hangisi sitem ederse mesela o kazanıyor sitem yarışını. o yüzden size sitem edene hiç etmeyin olur öyle falan diyerek uzaklaşın.
devamını gör...
ben size allah'ın nurunu aktarıyorum
bildiğin boşalmaya (evet sperme) allah’ın nuru adını verip, bu ülkede nasıl hâlâ hayatta kalabilmiş lan bu herif. bu arada herkes birbirine sırayla oral seks yapıyorsa bize gelmesi an meselesi alüminyum.
devamını gör...
ben size allah'ın nurunu aktarıyorum
aktarım kanalına dikkat etmek gerek.
devamını gör...
kırış
kırmaktan kırış. kırmak fiilini iş haline getirmek.
devamını gör...
aralık 2025 tayland kamboçya savaşı
ladyboylar da askere alınacak mı. şu an kafalardaki tek soru bu.
devamını gör...
semere
tam kelime manası meyve olup netice maksut anlamlarında dahi kullanılır.
devamını gör...
ne olursa mutlu olursunuz sorusu
bir çanta dolusu para miras kalsa içinde dölarlar olsa oh miss
devamını gör...
atalet
tatil kelimesinin bibioğlu fiil. işlevini yitirecekleyin fiilsiz durma. yani diyelim ki tek işleviniz var ve potansiyel olarak bu imkana sahipsiniz lakin olmuyor. işte o zaman da atalet oluyor. atıl olma durumu.
devamını gör...
ben size allah'ın nurunu aktarıyorum
bir tarikat klasiği
vt.tiktok.com/ZSPjaXTUw/
vt.tiktok.com/ZSPjaXTUw/
devamını gör...
ne olursa mutlu olursunuz sorusu
mayışımın geri kalanını yatır artık das kapital beğ. şu ana kadar benim o parayı eş, dost, sevdiğim arkadaşlarım ile içerek 40 kez ezmem gerekiyordu. kurudum kaldım, yeter da.
devamını gör...
müslüman noel kutlamaz
papa' ya ayinde domalır ama.
plant based doğru bir noktaya parmak bastı ramazanda yolda sigara içmeme laf eden mümin' in mabadına yanık halde sokarım sigarayı.
plant based doğru bir noktaya parmak bastı ramazanda yolda sigara içmeme laf eden mümin' in mabadına yanık halde sokarım sigarayı.
devamını gör...
hayatın boka sarmaya başladığı yıl
benim için 2015 gibi.
2015-2025
bu 10 yıl keşke yaşanmasaydı.
2015-2025
bu 10 yıl keşke yaşanmasaydı.
devamını gör...
istiare
nedense birileri tarafından açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılmış şiir içindeki edebi unsurlardan biri olarak gösterilen söz sanatı. he ne kadar sanatlı o tartışılabilir.
devamını gör...
rehavet
rahat kelimesi ile akraba. demlenmiş rahatlık.
devamını gör...
bihaber
farsça bi eki ve arapça haber kelimesinin birleşiminden türkçe kelime. habersiz.
devamını gör...
tasvir-i şikayet
oya bora'nın grup denk iken yaptıkları yamulmuyorsam bestesi arak olan şarkı. şimdi hangi şarkıdan araktı onu bilmiyorum lakin zamanında ikisini de dinleyip hangisi daha sonra ise o arak hükmünü vermiştim. lakin bu dinlemeye mani bir kusur değil öyle bir şarkı. sabah sabah sıkışık istanbul trafiğinde yanınızdaki arabaya bakıp içses olarak "buruna bak da etkilenme kaf dağında pencere" derken kendinizi bulunca hatırlayıverirsiniz kendisini. link vermişler lakin sözleri yazmamışlar o zaman dans-renk:
yeri delen yıldırımlardan bihaber bacakların
karabiber tozu yutmuş gibi bir hoş dudakların
buruna bak da etkilenme kaf dağında pencere
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
ele güne nisbet yapar gibi çökünce rehavet
yaratılışta istiare var rüyada keramet
inadının neticesi eğer koparsa kıyamet
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
azar azar yaşar durur hayatının tamamını
deli dolu gülüşlerinde raks eder zamanını
bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
gerekiyorsa fırtına aksi halde bir atalet
semeresi çalışmanın bu yaşta kırış kıyamet
sana sitem serzeniş değil bu tasvir-i şikayet
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
yeri delen yıldırımlardan bihaber bacakların
karabiber tozu yutmuş gibi bir hoş dudakların
buruna bak da etkilenme kaf dağında pencere
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
ele güne nisbet yapar gibi çökünce rehavet
yaratılışta istiare var rüyada keramet
inadının neticesi eğer koparsa kıyamet
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
azar azar yaşar durur hayatının tamamını
deli dolu gülüşlerinde raks eder zamanını
bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
gerekiyorsa fırtına aksi halde bir atalet
semeresi çalışmanın bu yaşta kırış kıyamet
sana sitem serzeniş değil bu tasvir-i şikayet
ama üzülme yine süzülme çünkü sen bitanesin
devamını gör...
peygamber
einstein, g. s. viereck'in büyüklüğün parıltıları isimli kitabıyla ilgili olarak 1930 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda şöyle demiştir:"ben bir ateist değilim. panteist olarak adlandırılabileceğimi de sanmıyorum. bahsedilen sorun bizim zihinlerimiz için aşırı engindir. birçok dilde yazılmış kitaplarla dolu olan devasa bir kütüphaneye giren küçük bir çocuk konumundayız. nasıl yapıldığını bilmiyoruz. hangi dilde yazıldığını bilmiyoruz. çocuk, çaresizce kitapların dizilişinde gizemli bir sıra olduğu hissine kapılıyor; ama bunun ne olduğunu bilmiyor. bu, bana kalırsa, en zeki insanın bile tanrı'ya bakış açısını göstermektedir. evren'in büyüleyici bir şekilde düzenlendiğini ve belli başlı yasalara uyduğunu görüyoruz ancak bu yasaları sadece bulanık bir şekilde anlayabiliyoruz. sınırlı zihinlerimiz, yıldızları hareket ettiren gizemli kuvveti algılayabiliyor. "
einstein ayrıca her zaman evrenin ihtişamına karşı dindarca bir hayret duyduğunu da ifade etmiştir.
evet, röportajda söylediği gibi bu evren bir kütüphanedir. hatta tek bir büyük kitaptır. bizler ise küçük bir çocuk gibiyiz. işte peygamberler kelime anlamının da işaret ettiği gibi bu kitabı okumayı öğreten rehberlerdir.
yaratıcı, bu evreni, muazzam bir seyir, tefekkür, ziyafet alanı olarak yaratmış ve biz kullarını bu misafirhaneye ibret, temaşa ve şükür için göndermiştir.
risale-i nur'da bir örnek verilir: bir efendi iki hizmetkârını çağırır. bir hizmetkarına 1 altın verip bir kıyafet almasını ister, diğerine ise 1000 altın ve bir mektup verir. ikinci hizmetçi eğer hiç mektuba bakmayıp o bin altını diğer hizmetçi gibi kıyafet almak için kullanırsa aptallık yapmış olur. bu örnek hayvanların ve insanların farklarına işaret eder. insana verilen nimetler, insanın da görevinin hayvan gibi yemek ve üremek olmadığına, insanın daha ulvi görevleri olduğuna işaret ediyor.
işte insanın bu görevlerini(tefekkür, şükür, ibadet, ilahi aşk) ve nasıl yapılacaklarını öğretenler peygamberlerdir.
allah hepsine salat ve selam eylesin.
(risale-i nur'dan 11. sözü okurken aklıma gelenler...)
einstein ayrıca her zaman evrenin ihtişamına karşı dindarca bir hayret duyduğunu da ifade etmiştir.
evet, röportajda söylediği gibi bu evren bir kütüphanedir. hatta tek bir büyük kitaptır. bizler ise küçük bir çocuk gibiyiz. işte peygamberler kelime anlamının da işaret ettiği gibi bu kitabı okumayı öğreten rehberlerdir.
yaratıcı, bu evreni, muazzam bir seyir, tefekkür, ziyafet alanı olarak yaratmış ve biz kullarını bu misafirhaneye ibret, temaşa ve şükür için göndermiştir.
risale-i nur'da bir örnek verilir: bir efendi iki hizmetkârını çağırır. bir hizmetkarına 1 altın verip bir kıyafet almasını ister, diğerine ise 1000 altın ve bir mektup verir. ikinci hizmetçi eğer hiç mektuba bakmayıp o bin altını diğer hizmetçi gibi kıyafet almak için kullanırsa aptallık yapmış olur. bu örnek hayvanların ve insanların farklarına işaret eder. insana verilen nimetler, insanın da görevinin hayvan gibi yemek ve üremek olmadığına, insanın daha ulvi görevleri olduğuna işaret ediyor.
işte insanın bu görevlerini(tefekkür, şükür, ibadet, ilahi aşk) ve nasıl yapılacaklarını öğretenler peygamberlerdir.
allah hepsine salat ve selam eylesin.
(risale-i nur'dan 11. sözü okurken aklıma gelenler...)
devamını gör...
