zaman tüneli

kadıköy adında bir ilçesi vardır
devamını gör...

yıllar önce sevgili annemin bir anda her şeyi yanlış telaffuz etmeye başlamasıyla gerçekleşti bu patlama. cümlenin başından sonuna kadar her kelimeyi itinayla yanlış söylüyor nedenini sorunca da "kafam çok dolu işlerden , beynimdekini hızlı hızlı söyleyeceğim derken dilim dolanıyor." diyordu. örnek verecek olursam "git şunu dolaba koy" demek yerine
"g?t şunu dolaba koy" gibi... gel gelelim bizim olaya. genel olarak çok kalabalık bir aile değiliz ancak o dönem ardı arkası kesilmeyen düğünlerden iki ayağımız bir pabuca girmiş şekilde çarşıda ordan oraya koşuşturuyoruz. anneme de ayakkabı almak için bir dükkandayız ama adam o kadar kötü ayakkabılar getiriyor ki gülmemek için zor duruyorum. en son getirdiği ayakkabı ucunun dar olması sebebiyle annemin ayağına olmadı. bizimki de hiç düşünmeden başladı lafa "ayağım taraklı ." :) dedi. aniden göz göze geldik ve o cümleyi yanlış söyleme potansiyeliyle nasıl doğru söylediği arasında gidip gelen bir bakışma yaşadık. oradan çıktık yürüyoruz hemen yanda kırtasiye gördü. sanatçı kadın tabi illa girecek. kasada da bir diğer müşteri var biz de kalem kısmında bakınıyoruz. "ne alacaksın sen?" dedim. varak kalemi dedi. aynı saniye arkadaki adam da "ne bakmıştınız?" diye sordu. o an anladım ki hedefi ıskalayan dil bu sefer nokta atışı yapabilirdi. biz bunun altından kalkamayız dedim kendi kendime. zaten annemle göz göze gelmemizle saatlerdir aynı kelime etrafında dönmemiz ve kendimizi sıkmamız bir bomba gibi patladı. infilak ettik resmen. adama teşekkür ederiz bile diyemeden bağıra çağıra gülerek dışarı attık kendimizi.
devamını gör...

yapının ağa babası budur işte!!!

istanbul'da bir gr kar yok fenerli çocuklar galatasaray'lı veletlerle dalga geçecek diye boşu boşuna okulları tatil ettiler
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki kelimelik bir cümlenin bile on farklı ton taşıyabileceğini fark ettiğiniz o kararsızlık halidir. her sildiğinizde; “yanlış anlaşılır”, “fazla açık oldu”, “çok soğuk durdu” vb. diye düşünür, en sonunda da en güvenli seçeneği seçip sohbeti bir süreliğine sessizliğe bırakırsınız.
devamını gör...

eğer bir ülkeye amerika; demokrasi götüreceğiz, orayı özgürleştireceğiz, orayı kurtaracağız diye gidiyorsa bilin ki o ülkenin yönetimi aslında o halk için olabilecek en iyi yönetimdir. zira kurtarıcı gözüyle bakılan o amerikanın, bölgeye gittiğinde yaptığı tek şey kaynakları sömürmek, kadınlara tecavüz, erkekleri cezaevlerinde yıllarca işkence ederek öldürmek. ırak, afganistan, pakistan bunların en güzel örneğidir. amerikaya bugün maduro için teşekkür eden halk, yarın kaynakları tamamen tükendiğinde küfürler edecek. bunun bir diğer örneği de libyadaki kaddafi meselesi. tabi görebilen insana bunları anlatmak kolay
devamını gör...

eric clapton bunun solosunu atarken kafası güzel değilse neyim. bok gibi de solo kusura bakmayın. güzelim şarkının içine edilmiş. çıkıştan söz ediyorum, özellikle.

beatles üyelerinin birbirlerinin şarkılarını bok ettiği yetmediği için dışarıdan birine "abi gel biraz da sen içine sıç" dediği şarkı, seçilmiş kurban.

edit: #975159 +1 love album versiyonu olarak da bilinir.
devamını gör...

(bkz: bunu mu demek istediniz ne demek)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanların zorbalara karşı muhtaçlık hisleriyle karışık saygı duymasını tüm hayatım boyunca anlamadım, anlamayacağım. hele de dünya tarihindeki kısacık ömründe bu kadar berbat bir karnesi olan bir ülkeye kurtarıcı gözüyle bakılabilmesi rezillikten başka bir şey değil.
devamını gör...

mükemmel bir the beatles şarkısı. sololar da adeta gitar ağlamışçasına çalınmıştır.
(bkz: eric clapton) ayrıcalığı.
devamını gör...

tanışmışlığım yok. ilk defagördüm. profiline bakıp editleyeceğim.

sözcüklerde yazmayı iyi biliyor muhtemelen birkaç sözlükte uzun zamandır yazar.

kelimelerin arası iyi kendini gayet net açıklayabilir ve anlatabiliyor uzun cümle kurmayı seviyorum muhtemelen sosyal hayatında da konuşkan bir insan


ortam adamı olduğunu zannetmiyorum
devamını gör...

sesini hiç duymadığım için nasıldır bilmiyorum. kalemi daim olsun yazarıdır.
devamını gör...

cenazede olursa insanı mahçup eder.
devamını gör...

hâlen tam tanıyamadığım bipolardan hallice bi arkadaşımız.
devamını gör...

meslek hayatımın başında olduğum zamanlardı. bölüm şefimden bir mail gelmişti ve sadece fyi yazıyor. başka bir maili alıntılamış. baya düşündüm fyi ne diye? en son google baktım ve “for your information”ın kısaltması olduğunu öğrendim. ha bu muymuş demiştim…
devamını gör...

ne kadar dağınık olsam da her şeyin yerini genel olarak bilirim. eğer kaybolan eşyayı 3 gün bulamadıysam arka bahçeye bakıyorum . tabi uzun süredir yapmıyorum bunu fakat bazen aşağıya ya da çatıya attığım doğrudur.
devamını gör...

ortamın havası ne kadar resmiyse, o kadar absürt bir şeyin sizi yakalamasıyla yaşanır. yüzünüzdeki kaslar ihanete uğrar, gözleriniz dolacak gibi olur ama sebep dram değil kahkaha olduğu için kendinizle sessiz bir savaş verirsiniz ve genelde “kusura bakmayın”dan önce kontrolsüz bir gülme sesi çıkar.
devamını gör...

çünkü canımın öyle istiyor oluşu.
devamını gör...

neden, reklam gelirleri artsın diye mi?
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim