zaman tüneli
en sevilen özlü sözler
senin içtiğini ben yakama döküyorum
devamını gör...
juxtaoral organ
danimarkalı anatomist johan henrik chievitz’in 1885’te keşfettiği ve başta sadece anne karnındaki dönemde görülen geçici bir kalıntı sandığı bu yapı, zenker’in çalışmalarıyla anlaşıldı ki aslında yetişkinlerde de varlığını koruyan gayet normal ve kalıcı bir organ. yanak dokusunun derinlerinde, bukkotemporal boşlukta ve pterygomandibular raphe dediğimiz* bölgenin hemen yakınında gizlenen, 7-15 mm boyutlarında mikroskobik bir parça. kökeni nöroepitelyal; yani içinde zengin sinir ağları (bukkal sinir), özel bağ dokuları (tip ı ve tip ııı kollajen) ve belirli belirteçler (kromogranin a, nse) barındırıyor. işte bu zengin içeriği sayesinde muhtemelen konuşurken, yutkunurken veya çiğnerken yanakta oluşan basıncı algılayan bir mekanoreseptör (mekanik sensör) gibi çalışıyor. tıbbi literatürdeki o meşhur "gözden kaçan detay" olma özelliği ise mikroskop altındaki görüntüsünden geliyor: sinir lifleriyle iç içe geçmiş epitel adacıkları öyle bir manzara yaratıyor ki, patologlar bunu yanlışlıkla sinirlere yayılmış (invazyon yapmış) skuamöz hücreli karsinom veya mukoepidermoid karsinom gibi kötü huylu kanserlerle karıştırabiliyor. bu yanılgı yüzünden hastalar maalesef gereksiz yere ağır kanser ameliyatlarına alınma riskiyle karşı karşıya kalıyor. oysa kanserin aksine juxtaoral organ tamamen iyi huyludur; hücrelerini saran koruyucu zar (bazal membran) hep sağlam kalır, kemiğe zarar vermez ve çocuklarda bazen kitle gibi ele gelse bile alınması gerekmeyen, korunası, masum bir anatomik yapıdır.
eğer bir gün karşılaşırsanız; yanağını okşayın.
eğer bir gün karşılaşırsanız; yanağını okşayın.
devamını gör...
en sevilen özlü sözler
bizi iş değil, hovardalık batırdı.
devamını gör...
anahtarlık yapılan şeyler
hayatı o kadar sevmiyorum ya
yani anahtarın götğne bişey takmak
ne biliyşm
abartıp 50 kiloluk malzeme takan var
anahtarı çantanın dışında ayrı taşıyo zaten
kadın bunlar genelde
benim anahtarlarımın götğnde yuvarlak halka var o kadar
bi arada durmaları için
yani anahtarın götğne bişey takmak
ne biliyşm
abartıp 50 kiloluk malzeme takan var
anahtarı çantanın dışında ayrı taşıyo zaten
kadın bunlar genelde
benim anahtarlarımın götğnde yuvarlak halka var o kadar
bi arada durmaları için
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
"i will let you down, when you finally trust me finally believe in me"
devamını gör...
beraber anaokuluna gittiğin arkadaşı bulmak
birisiyle anaokulundan 4 sene sonra karşılaştık daha karşılaşmadık umarım bulurum 2 kişiyi de biliyorum ama konuşmaya çekiniyorum
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
anadolu lisesi. tabi bizim dönemde normal liseler 3 sene iken anadolu liseleri 4 yıldı. ilk yıl sadece yabancı dil eğitimi verilirdi. aldığımız dil diploması yanımkza kar kaldı belki ama durduk yere zaman kaybettik. üniversite sınav sisteminin değiştiği ilk yıla, ilk sınava denk geldik. bu da berbat bir deneyimdi tabi. bir uygulamanın ilk kobayı, kurbanı olmayı sevmedim, sevemiyorum.
devamını gör...
bir işle uğraşırken temel ihtiyaçları ertelemek
yeme içme tamam da
sevişmeden olmaz
sevişmeden olmaz
devamını gör...
yazarların mezun olduğu üniversite ve bölüm
marmara üniversitesi ingiliz dil edebiyatı+ almanca
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
tek bir yazara seslenecek bir derdim yok. arkadaşlar hiçbirinizi tanımıyorum (belki çok azınızı) bu yüzden kişisel bir derdim yok. dm yoluyla deliriyorsanız bilin ki edindiğiniz bilgilerin kötü olanlarının en az iki katını yapmış biriyim. ben neyi gördüysem onu yazdım, yazarım ve bu hep böyle olacak. hakkımda dedikodu yapacaklar mesaja gelsin ben daha kötü bilgi ve deneyim sunuyorum.*
devamını gör...
bir işle uğraşırken temel ihtiyaçları ertelemek
söyle söyleyeyim bazen 2-3gun civari uykusuz ya da 1 -2 saatlik uykuyla full focus yemek yemeden, arada tuvalete gidip, duş bile almadan insanlarla iletişim kurmayı tamamen bırakıp odaklanabiliyorum
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
gurbet elde bir başıma kaldım neyleyim.
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
kartal imam hatipliyiz olum
ayağınızı denk alın
yaaaa hakk
ayağınızı denk alın
yaaaa hakk
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
100 seneden fazla varlığını sürdürmüş anadolu lisesinin ismini de yerını de sildiler.
umarım bir gün bizi de silmezler.
umarım bir gün bizi de silmezler.
devamını gör...
serbest muhasebeci mali müşavir
mesleğe son adım olan yeterlilik sınavı artık test olacak
avrupa yakasında da sınav yeri belirlenecek
ve daha bi sürü şey
avrupa yakasında da sınav yeri belirlenecek
ve daha bi sürü şey
devamını gör...
kitchencels
çok değişik bir subreddit. hayatlarının en dip anlarındaki insanların, yaptıkları yemek eşliğinde dertleştiği mecra. isminden de anlaşılacağı üzere incel’lik de var bazı gönderilerde. bi de yerli versiyonu da var bunun, r/mutfakbekarlari diye.
devamını gör...
meshes of the afternoon
14 dakikalık kısa bir deneysel filmdir. daha basit bir olay örgüsü yerine; imgelerle, tekrarlarla, çağrışımlarla ve rüya-gerçeklik mantığı ile ilerlemesi filmin ilk kısmından beni içini çekti.
yüzü olmayan bir insan, ayna, anahtar, telefon ve bıçak gibi eşyalar izleyicinin zihininde anlam bulan eşyalar konumunda. bana daha çok ürkütücü ve güvensiz hissetirdi. filmin siyah-beyaz oluşunun etkisi de var tabii.
diyalog olmaması bence yerinde bir tercih olmuş. müzik ve görsel ritim sayesinde atmosfer çok daha yoğun ve iyi olmuş.
kadının kendi kopyaları ile karşılaştığı kısım bence en çarpıcı noktaydı. bu sahne insanın kendine yabancılaşması ve kendi içinde çözemediği duygulardan kaçmamaması hissine benziyor. bilinçaltının karmaşık ve tutarsız bir noktasına da değiniyor.
kafa karıştırıcı ve etkileyici bir filmdi. özellikle son zamanlarda izlediğim en farklı kısa fimlerden biriydi.
yüzü olmayan bir insan, ayna, anahtar, telefon ve bıçak gibi eşyalar izleyicinin zihininde anlam bulan eşyalar konumunda. bana daha çok ürkütücü ve güvensiz hissetirdi. filmin siyah-beyaz oluşunun etkisi de var tabii.
diyalog olmaması bence yerinde bir tercih olmuş. müzik ve görsel ritim sayesinde atmosfer çok daha yoğun ve iyi olmuş.
kadının kendi kopyaları ile karşılaştığı kısım bence en çarpıcı noktaydı. bu sahne insanın kendine yabancılaşması ve kendi içinde çözemediği duygulardan kaçmamaması hissine benziyor. bilinçaltının karmaşık ve tutarsız bir noktasına da değiniyor.
kafa karıştırıcı ve etkileyici bir filmdi. özellikle son zamanlarda izlediğim en farklı kısa fimlerden biriydi.
devamını gör...
