zaman tüneli

bilmiyorum ne.
geçmişi çözmek ve bazı şeylerin adını koymak adına bir şeyler yazıyorum.
her farkındalık bir öncekinden daha önemli geliyor bana ama...
bunu ifade edebilecek bir "başlık sıralaması" icad edemiyorum.

bu ne mi demek ?
bazen önemli olan ve "en önemli olan" tek şeyin kronoloji olması demek...

düşünce kronolojileri ise kimin umurunda ?
devamını gör...

lüksün israf demek olmadığını bilmeli ve her alanda lüks içinde yaşamalı:

emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...

(bkz: babalarda annelik duygusu aramak ya da aramamak)
ikiyüzlülük
devamını gör...

hem türkiye hem de avrupa şampiyonu olan fenerbahçe'nin beklendiği üzere kazandığı maçtır.
devamını gör...

"eril enerjisi yüksek" dediğiniz kadınların da babaları vardı ve olacak.
babalarını ekarte edince ne kolay değil mi çamur atmak ?
ha onlar bazı durumlarda parayı "dişil enerjili denmesine" tercih etmiş olabilirler...

gelelim tercih etmeyenlerin haline: "kocam bana bohmir, oysa ki cilvem de yerinde"... yersen.
devamını gör...

iran kadinina cok benzer.
devamını gör...

uçarken çıkardıkları ses olmasa emsinler sorun değil. ama karnı doyduktan sonra iri gövdesiyle daha çok ses çıkaracağı için görüldüğü yerde öldürülmesi taraftarıyım.

çoğu sese tahammülüm yok.
devamını gör...


babasi ankara universitesi hukuk fakultesinde okurken devrimci isci sendikalarina katilmistir. 1984te iraq ve iran uzerinden hollandaya siginmistir. 1985te utrecht universitesinde oryantal dil ve kulturleri departmaninda ders vermistir. 1995te allah seytan ve hukuk: turk suphelileriyle iletisim adli tezi ile kriminoloji doktorasi kazanmistir. türkiye'nin mafyası adli suç örgütleri karşısında polis teşkilatlarının durumunu irdeledigi, ve uyuşturucu dünyasının bir numaralı ismi hüseyin baybaşin’in hem kendini hem de “âlem”ini anlattığı türkiye’ye politik göndermelerle dolu kitabi vardir


babasi teroristmis. vay arkadas nasil terorist lan bu?
devamını gör...

hikayesiyle olduğu kadar görselliğiyle de göz dolduran dizidir. sonlara doğru bazı bölümler sıkmaya başlasa da bir haftada bitiveriyor.

en aklımda kalan repliği ise busan'daki hırsız karı koca otel sahiplerinin, kırsaldan gelen kurbanlarının güvenini kazanmak için "busanlılar cömert olur" demeleri.
devamını gör...

liseye başlamadan önce çiçek açmış bir ağaçtım, elinizde derisi bile yüzülmüş keresteye döndüm. kendimi yavaş yavaş rehabilite ediyorum. saçma sapan disiplin dogmalarınızın hepsini kusarak attım bünyemden.
devamını gör...

16. yüzyılın en büyük insan hakları aktivisti olduğu için yavuz sultan selim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cinsiyetçi ve bağnaz biri değilim fakat maalesef uzun saçı erkeğe çok yakıştırmıyorum. evet, belirli bir seviyeye kadar uzun saç modern ve entelektüel duruyor fakat omuzun altına inmiş hatta bele kadar uzatılmış saçlar benim için fazlasıyla feminen bir görüntü yaratıyor. böylesine saç uzatmak bana fazlasıyla dişil enerji imajı veriyor.

bu algıyı ve duruşu çok sevmiyorum bilhassa popüler kültürün cinsiyetler üzerinde oluşturduğu hasarı ve içine doğduğunuz bedeni kabul ettirmeyip, onu diğerine dönüştürme motivasyonu üzerine yarattığı ivmeyi baz alırsak, şu aralar ekstra sevmiyorum. erkeklerde bu iş saçla başlıyor, ojeye kadar uzanıyor. sanat camiasında sahne makyajı- dekor kıyafet- stil derken, populer kültürde sevdiğim grup- solist- karakter derken bir bakıyorsunuz aslında baya feminen hale büründürülmüşsünüz. baştan hayır demek gerekiyor. en başında limit çizilmeli.

şu görselde ekli olan kesimin dışında kalan uzatma biçimlerini ciddi feminen buluyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

memnun değil, memnun görünen desek daha doğru olur. insanlar psikolojik açıdan sürekli işleriyle tehdit edildiği için, haksızlıklara ses çıkartamıyorlar. " en kötü bir gelirimiz var. her ay kötü de olsa bir para geliyor" mantığıyla bakıldığı için, kimse var olan zorbalık silsilesini dile dökemiyor.

bu devirde türk insanının başına en bela kurumlar kesinlikle bankalardır. ödeme konusunda asla afları yok. gelir kesilmesi sonucunda, hayatınızı anında mahvederler. bu yüzden insanlar için asıl korku işsiz kalmak değil, bankalara olan borçları ödeyememektir. su dönemde özellikle en büyük batış aracı kredi kartı + eksiye düşmüş hesaplar+ kredilerdir. bankalar bu üçünden eiffel kulesi uzunluğunda faiz alıyor. allahtan yeni yılla birlikte biraz faizler düşürüldü ama zaten olması gerekenin kat kat üstünde olan faiz sistemi bir tık normalleştirildi diye sevinir hale geldik. bakın bu öğrenilmiş çaresizliktir. hayatta kalmak için savaşıyoruz. yani bu bir infial. çöküşün eşiğinde değiliz, sosyolojik olarak çöktük ve travmalar açığa çıkmaya başladı. toplum bozuldu, herkeste psikolojik olarak hasar var. allah sonumuzu hayır etsin. şu an harita pek hayıra giden bir son göstermiyor.
devamını gör...

devamını gör...

ben inkilapçıyım. dolayısıyla, güzellediğim bir padişah yoktur. tek kişiye dayanan ve herkesin haklarının- özgür iradesinin hiçe sayıldığı bir yönetim biçimini desteklemiyorum. örnek aldığım tek lider atatürk'tür. amerikan tarihinde ise, george washington, thomas jefferson, abraham lincoln'dur.
devamını gör...

"nereye gidersek gidelim, hoşçakal burası"
devamını gör...

koşullar farklı zihinleri aynı bir de isimsel sıraları aynı:)

ikinci mehmet ve ikinci mahmut.

ikinci mehmet sağlam sevilmemiş döneminde ve ronesans'i halka indirememis.,ikinci mahmut ise en büyük hatası hidiv' i indirememesidir.

atatürk bilimi yani ronesans'i halka indirdi ve iktidarı tehlikeye sokacak olumsumlari tasfiye edebildi.kuvva- i milliye ve türk ocakları buna örnektir.

bunları savaş dönemi ve sonrasındaki 15 yılda yaptı.

fatih'in imkanı ne mahmutta ne de atatürkte vardı.biri yükselme diğeri gerileme öteki kalanı kurtarip yeni vatan kurma.

edit: kaynak ve ekonomi ucununde sıkıntısı. o da türk milletinin ahlaki durumu, değişmedi gitti. yeni liderimizin farkı bu olur.
devamını gör...

bu konuda herhangi bir biriktirdiğim kinim yok. lise hocalarım tarafından zorbalanmadım. aksine, zorbalanmış insanları görünce şaşırıyorum biraz.

bu bahsedilen ego sapması genelde üniversitede çok yaygın ve baskın biçimde karşımıza çıkıyor. benim dahi böyle bir hocam olmuştu ve lisans eğitimimiz boyunca sınıf olarak hiç bütünlemeye kalmamamıza rağmen, kendisi dersimize girdiğinde, sınıfın %90'nını bütünlemeye bırakmıştı. ben bütünlemeye kalanlardan biri değildim ama bu dilinin ve tavırlarının yanlış olduğu gerçeğini maalesef değiştirmiyor. inanılmaz sancılı egosu ve garip bir kibiri vardı. iletişim biçimi fazlasıyla hasarlıydı. sorunlu insanlarla baş etmekten zevk aldığım için dişi bana hiç geçemedi. sadece güz döneminde dersimize girdi ve sınıfın tamamını bütünlemeye bıraktıktan sonra bölüm başkanına yığılan şikayetler sonucunda, kendisine veda ettik.

kim kazandı? - haklı olanlar.
yaptığı ile kaldı ve yıllar geçmesine rağmen hala aynı olumsuz tutumuyla hatırlanıyor. çok başarılı bir kadın olmasına rağmen, kendi başarısını kontrolsüz egosu sebebiyle zedeledi. şu an bunu okuma şansı olsaydı şunu yazardım : çok iyi yerlere gelen bir kadın olarak, egosunun onda birine sahip değilim. yani bu başarının bir sonucu değil, zaafları kontrol edememenin ( kişisel yetersizliğin) bir sonucuydu. keşke bunca başarıyı doğru sindirebilseydi. hayat, herkesin sınavı ayrı yerden oluyor. belli ki onunda sınavı kendi kibiriydi.
devamını gör...

ben ii. mahmutçuyum. daha çömez iken kendisine imzalattırılan sened-i ittifak, magna carta ile karşılaştırılan bir egemenlik paylaşımı olarak görülse de aslında ayan takımının gücünün gerilemesinin ve modern devlet mimarisinin kurulmasının başlangıç noktası olmuştur hükümdarlığında yaptıklarıyla. platonik anlamda eskiye, "nizam-ı aleme" dönüş çabalarıyla geçen 17. yy ve bu beyhude çabaları nakıs modernleşme hamlelerinin takip ettiği 18.. yy ardından bünyesinden cumhuriyeti çıkaran devlet yapısının temeli mahmut döneminde atılmıştır. hayırla yad ederim gavur padişahımızı.
devamını gör...

nedense bana hiçbir zaman sempatik gelemedi. çocukluğum kendisinin reklam filmleri ve kendisiyle fazlasıyla geçmesine rağmen parçalarını inanılmaz anlamsız buluyorum. gerçekten anlamlı tek tük parçası vardır. şöyle oturaklı, insanın kalbine- ruhuna hitap eden, yazdığı bir şarkı yok.

kulağıma anlamsız gelen şeyleri bir türlü sevemiyorum. sanat dünyası içerisinde kendisini de bir yere konumlandıramıyorum. kişisel olarak iyi biri olabilir fakat burada tartıştığım bireysel hayatında nasıl biri olduğu değil, sanata ne kattığıdır. benim gibi dinlediği şeylerde anlam arayan bir birey için, sanatı çok meşru değil. tabii, bu sanatçı olmadığı ve yaptıklarının sanat sayılmadığı anlamına gelmez. bireysel açıdan, benim için sanat değil.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim