zaman tüneli
sözlük yazarlarının okuduğu en kötü kitaplar
1- 1q84
2- middlesex
3-görünmez canavarlar
4- bakir intiharlar
5- henüz bu dördüyle kıyaslanacak kadar kötü bir 5. kitap bulamadım.
2- middlesex
3-görünmez canavarlar
4- bakir intiharlar
5- henüz bu dördüyle kıyaslanacak kadar kötü bir 5. kitap bulamadım.
devamını gör...
narsist olmak
özgüven yoksunluğu kaynaklı bir ''kişilik bozukluğu''* sahibi olan kimseye şunu demek lazımmış:
''oğlum sen kimsin yaa? sen neden her şeyin en iyisini en güzelini hakediyorsun?''
''oğlum sen kimsin yaa? sen neden her şeyin en iyisini en güzelini hakediyorsun?''
devamını gör...
eşin anne babasına ne denmeli sorunsalı
amerikalılar gibi demek lazım. örneğin eşinin babasının adı edward diyelim:
+merhaba edward nasılsın ?
amerikakılar böyle diyor.bence gayet olur.
+merhaba edward nasılsın ?
amerikakılar böyle diyor.bence gayet olur.
devamını gör...
ciklet balığı
cichlid'i ciklet yapmışlar. yoksa balığın sakızla bir alakası yoktur herhalde.
zamanında beslediğim akvaryum balıklarındandır ama artık akvaryum balığı beslemeyi etik bulmadığımdan beslemiyorum bittabi. şu kaynakta en popüler 8 türü sıralanmış: balikturleri.com/ciklet-bal...
bendekiler hangi türdendi tam emin değilim ama görüntü olarak alttaki gibiydiler ve bunlara convict chiclid / zebra ciklet deniyormuş.

bunlar astronot balığı—ki bu da bir ciklet türüdür aslında—ve pirana balığı ile aynı akvaryumda bulunabilirler, ki ben de öyle bir akvaryum ayarlamıştım zamanında. ufaklarken yanlarında başka tür bazı balıklar da bulundurdum ama büyüdüklerinde akvaryumlarını ayırdım elbette. gerçi piranayı daha erken ayırdım zira bendeki pirana hiç uyuz değil, gayet vahşi pirana gibiydi hep. büyüdüklerinde desem de dev gibi olmadan aslında bir akvaryumcuyla takas etmiştim ben bunları zira bu tür balıklar büyüyünce dev gibi oluyor ve benim böyle balıklara iyi bir yaşam sunabilecek kadar büyük akvaryumlarım yoktu. gerçi işte artık tümden yanlış buluyorum ben akvaryum balıkçılığını. neymiş efendim, 90 litrelik akvaryumda bu balıklara bakarsan zalimlikmiş de, 120 lt kapasiteli akvaryumda bakarsan çok iyiymiş. gören de hayvanın hapishanesini biraz büyüttün diye onlara iyi bir yaşam sunuyorsun sanacak. haha.
zamanında beslediğim akvaryum balıklarındandır ama artık akvaryum balığı beslemeyi etik bulmadığımdan beslemiyorum bittabi. şu kaynakta en popüler 8 türü sıralanmış: balikturleri.com/ciklet-bal...
bendekiler hangi türdendi tam emin değilim ama görüntü olarak alttaki gibiydiler ve bunlara convict chiclid / zebra ciklet deniyormuş.

bunlar astronot balığı—ki bu da bir ciklet türüdür aslında—ve pirana balığı ile aynı akvaryumda bulunabilirler, ki ben de öyle bir akvaryum ayarlamıştım zamanında. ufaklarken yanlarında başka tür bazı balıklar da bulundurdum ama büyüdüklerinde akvaryumlarını ayırdım elbette. gerçi piranayı daha erken ayırdım zira bendeki pirana hiç uyuz değil, gayet vahşi pirana gibiydi hep. büyüdüklerinde desem de dev gibi olmadan aslında bir akvaryumcuyla takas etmiştim ben bunları zira bu tür balıklar büyüyünce dev gibi oluyor ve benim böyle balıklara iyi bir yaşam sunabilecek kadar büyük akvaryumlarım yoktu. gerçi işte artık tümden yanlış buluyorum ben akvaryum balıkçılığını. neymiş efendim, 90 litrelik akvaryumda bu balıklara bakarsan zalimlikmiş de, 120 lt kapasiteli akvaryumda bakarsan çok iyiymiş. gören de hayvanın hapishanesini biraz büyüttün diye onlara iyi bir yaşam sunuyorsun sanacak. haha.
devamını gör...
restoranda yemek yerken çatal bıçak kullanan tip
bıçak kullanmak kasıntılık oldu. troll diycem ama askerdeki tiplerden de duymuştum.
cem yılmaz boşuna demedi "k*nı yıkayan adam elit sayılır oldu" diye
cem yılmaz boşuna demedi "k*nı yıkayan adam elit sayılır oldu" diye
devamını gör...
makarna suyu
nişastalı ve tuzlu sudur. abartmaya gerek yok.
ziyan etmek istemiyorsanız, çoğu sos bununla kıvam alır. malzemeyi bağlar içinde nişasta olduğu için
ziyan etmek istemiyorsanız, çoğu sos bununla kıvam alır. malzemeyi bağlar içinde nişasta olduğu için
devamını gör...
ankara'nın en çok sevilen yanı
biraz daha az kalabalık olduğu ve trafik sorunun bu denli ayyuka çıkmadığı zamanlarını çok özlemekle beraber yine de “sakinliğini” diyeceğim sanırım. bi de şehir dışından dönüşte havaşla hitit güneşinin yanından geçerken bana bi huzur gelir hep.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevmediği saat aralığı
saat 13.00 sonrası 15.00'a kadar. yemekten sonra felaket uyku çöküyor.
devamını gör...
moli balığı
46 kromozomu harici pek numarası olmayan bir balıktır benim için. aslen meksika'ya özgü bir balıktır. hızlı üreyebilirler fakat çabuk mantar kaparlar.
devamını gör...
fabulous
bir habit tracker uygulaması
benim gibi erteleme hastası, hareketsiz, uyuşuk, hayatsız birine ne kadar yardımcı olacak bakalım.
benim gibi erteleme hastası, hareketsiz, uyuşuk, hayatsız birine ne kadar yardımcı olacak bakalım.
devamını gör...
bugün okuduğunuz en güzel cümle
"kırgınlık ruhun intiharıdır."
devamını gör...
normal sözlük'ün sakin bir kasaba gibi olması
biz de olmasın isteriz ama hele bir bakayım ne var ne yok diyorsun pat karşına avm tuvaletinde çatır çatır sıçmak başlığı geliyor.
yani ne diyelim ki, hepimiz sıçıyoruz sonuçta ama bunu masalsı bir dille anlatmamalıyız diye düşünüyorum. ya da anlatan anlatsın benlik bir mevzu yok.
yani ne diyelim ki, hepimiz sıçıyoruz sonuçta ama bunu masalsı bir dille anlatmamalıyız diye düşünüyorum. ya da anlatan anlatsın benlik bir mevzu yok.
devamını gör...
mükemmeliyetçi olmak ama kasılmamak
hem mükemmeliyetçi olmadığımı, hem de mükemmeliyetçi olmama rağmen fazla kasıldığımı fark ettim. kendimce yine iyi iş çıkartıyorum.. tek sıkıntı şu: mucize kıvamın tam tersiyim..
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevmediği saat aralığı
saat 16.00'dan sonra iş yerinde vakit biraz zor geçiyor. iş yeri haricinde günün vakitleriyle pek sıkıntım yok.
devamını gör...
labio balığı
diğer adı kırmızı kuyruklu köpekbalığı imiş. gerçi köpek balığı olarak ayrı yazılır ama neyse...
gördüğüm ve beslediğim en enteresan akvaryum balıkları arasındadır. etik olarak akvaryum balığı beslemeyi doğru görmemeye başladığımdan artık beslemesem de zamanında bayağı labio beslemiştim. biz buna "labeo" derdik gerçi, öyle bilirdik yani.
benimkiler mi cinsti bilmiyorum ama en yırtıcı balıklarıma bile kök söktürüyordu bunlar. betta splendens balıklarım zaten bunlardan acayip çekinirdi ama ciklet balığı, astronot balığı hatta pirana balıklarım bile labio'larıma sataşamazdı. gerçi bunların çok büyükleri elbette labioları çerez gibi yer ama ben tabii ki o kadar büyüdüklerinde akvaryumlarını ayırmıştım. yalnız gene de cidden aynı uzunluktaki ciklet, astronot ve pirana balıklarım bir tek labiolarıma bulaşamazdı. betta'larım zaten labio'larımdan hep sakınırdı ve labio'larım bunları gördükçe deli gibi kovalardı. ahaha.


bendeki en cinsi ve en yırtıcı balıklara bile kök söktüreni, şeffafımsı beyaz bir vücuda ve kırmızı gözler ve yüzgeçlere sahip olan bir tanesiydi; üsttekine benziyor ama daha şeffafımsıydı bendeki. bu bir de ters dururdu ve öyle dinlenirdi ama bir yüzme engeli yoktu. akvaryuma tıklatınca düzelirdi. valla psikopat bir balıktı. aynı boydaki pirana balığım bile bulaşamıyordu buna; hatta bu, piranayı kovalıyordu vallahi. ahaha.
gördüğüm ve beslediğim en enteresan akvaryum balıkları arasındadır. etik olarak akvaryum balığı beslemeyi doğru görmemeye başladığımdan artık beslemesem de zamanında bayağı labio beslemiştim. biz buna "labeo" derdik gerçi, öyle bilirdik yani.
benimkiler mi cinsti bilmiyorum ama en yırtıcı balıklarıma bile kök söktürüyordu bunlar. betta splendens balıklarım zaten bunlardan acayip çekinirdi ama ciklet balığı, astronot balığı hatta pirana balıklarım bile labio'larıma sataşamazdı. gerçi bunların çok büyükleri elbette labioları çerez gibi yer ama ben tabii ki o kadar büyüdüklerinde akvaryumlarını ayırmıştım. yalnız gene de cidden aynı uzunluktaki ciklet, astronot ve pirana balıklarım bir tek labiolarıma bulaşamazdı. betta'larım zaten labio'larımdan hep sakınırdı ve labio'larım bunları gördükçe deli gibi kovalardı. ahaha.


bendeki en cinsi ve en yırtıcı balıklara bile kök söktüreni, şeffafımsı beyaz bir vücuda ve kırmızı gözler ve yüzgeçlere sahip olan bir tanesiydi; üsttekine benziyor ama daha şeffafımsıydı bendeki. bu bir de ters dururdu ve öyle dinlenirdi ama bir yüzme engeli yoktu. akvaryuma tıklatınca düzelirdi. valla psikopat bir balıktı. aynı boydaki pirana balığım bile bulaşamıyordu buna; hatta bu, piranayı kovalıyordu vallahi. ahaha.
devamını gör...
braveheart
tarihsel olarak saçmalık ötesi filmdir.
ne olayların sırası, ne kişiler doğrudur. iskoçların, irlandalıların kıyafetleri düpedüz palavradır, kullanılan savaş taktikleri çocuk masalında bile olmaz.
ama gaz mıdır? gazdır. "hooooold hooooooold..."
ne olayların sırası, ne kişiler doğrudur. iskoçların, irlandalıların kıyafetleri düpedüz palavradır, kullanılan savaş taktikleri çocuk masalında bile olmaz.
ama gaz mıdır? gazdır. "hooooold hooooooold..."
devamını gör...
gaz
gaz terimi, belçikalı kimyacı jan baptist van helmont (1580-1644) tarafından antik yunanca daki ''kaos'' sözcüğüne öykünerek türetilmiştir.
bilim alemine bu terimi kazandıran van helmont; havadaki karbondioksitin, bitkilerce alınarak karbon polimeri olan ahşaba dönüştürüldüğünü ilk düşünen bilimci olmuştur. işte o karbonu da içeren, havadaki 'şey'e bir isim koymak için kaos'u düşünerek, ''gaz'' demiştir.
yıldızlardan gelen karbonun, bitkilere girmesi, ürün olması onu yiyen hayvanların ürettiği karbondioksitle de tekrar aynı döngünün oluşması ne büyük mucizedir.
büyüleyici evren; kaostan düzenliliğe: gazdan organizmaya, organizmadan tekrar gaza. düzenlilikten gaza! kaos...
bilim alemine bu terimi kazandıran van helmont; havadaki karbondioksitin, bitkilerce alınarak karbon polimeri olan ahşaba dönüştürüldüğünü ilk düşünen bilimci olmuştur. işte o karbonu da içeren, havadaki 'şey'e bir isim koymak için kaos'u düşünerek, ''gaz'' demiştir.
yıldızlardan gelen karbonun, bitkilere girmesi, ürün olması onu yiyen hayvanların ürettiği karbondioksitle de tekrar aynı döngünün oluşması ne büyük mucizedir.
büyüleyici evren; kaostan düzenliliğe: gazdan organizmaya, organizmadan tekrar gaza. düzenlilikten gaza! kaos...
devamını gör...


