zaman tüneli
iran devrim muhafızları ordusu
iran halkına kan kusturan besiç kolunun tahran'da görev yapanlarının vurulma görüntüleri: video
hamas ve hizbullah nasıl yer altında saklanıp yaşıyorsa bunlar da zamanla oralara çekilmek zorunda kalacaklar.
trump ve netanyahu önümüzdeki günlerde savaşın sona erdiğini açıklayabilir, ancak ne olursa olsun iran'daki teröristler vurulmaya devam edecek.
hamas ve hizbullah nasıl yer altında saklanıp yaşıyorsa bunlar da zamanla oralara çekilmek zorunda kalacaklar.
trump ve netanyahu önümüzdeki günlerde savaşın sona erdiğini açıklayabilir, ancak ne olursa olsun iran'daki teröristler vurulmaya devam edecek.
devamını gör...
bilgi kuramı
lisede bu derste ilk başlarda biraz felsefe anlatılır sonra boş geçerdi en sonda da herkes kitap özeti yazmıştı seçmeli boş geçen derslerden birisiydi
devamını gör...
social justice warrior
kapitalist ülkelerde doğup, ömrünü sovyetler birliği'nin baskıcı gerçekliğiyle tüketip göç etmiş yaşlılara sosyalizm güzellemesi yapan o idiotlar, bugün de seküler düzenin konforunda büyüyüp iranlılara molla rejiminin neden "desteklenmesi gereken anti-emperyalist bir kale" olduğunu anlatmaya çalışıyor.
yıllardır değişmeyen, kendini tekrar eden bir cehalet, bir düşük ıq, bir şizofreni örüntüsü.
oturduğu korunaklı köşesinden, o rejimin altında nefes almaya çalışan insanlardan daha fazlasını bildiğini sanan solcu moronluğunda ve sığlığında en ufak bir ilerleme yok.
merve karataş
islamcıların "ahlaki üstünlük" gibi bir takıntısı vardır. kerameti kendinden menkul şekilde üretirler bunu, sonra üzerinde tekel kurarak önüne gelene ahlaksız, vicdansız, insanlık düşmanı, terörist, faşist falan derler. sjw'ler de böyle. her şeyin en iyisini onlar biliyor. neyin ne olduğuna onlar karar verecek. kimin haklı ya da haksız, kimin masum ya da suçlu olduğunu onlar belirleyecek, hem de tek bir somut delil olmadan.
dil derler, üslup derler, anlatı ve söylem derler, chomsky denen soytarı gibilerini sorgulanmaz peygamber bellerler.
devamını gör...
yazarların ölmek istediği yerler
burası coğrafi bir koordinattan ziyade, atmosferik bir durumdur. kimisi için denizden gelen o son iyot kokusunu duyduğu, dalgaların yazıyı yıkayıp götürdüğü bir kıyı; kimisi içinse hayatı boyunca arayıp bulamadığı o 'kavramın' nihayet zihninde parladığı, soğuk ve loş bir çalışma odasıdır. yazarlar ölürken bile bir hikaye kurguladıkları için, aslında ölmek istedikleri yer tam olarak 'kendi kurdukları o evrenin' içidir
devamını gör...
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak
zaten olması gereken bu aslında her an ölümü düşünerek plan yapılmaz, sen yapacaksın planı ama esnek olacaksın. öyle kesinde konuşmayacaksın, akışında gidecek hayat. yoksa her allahını günü ona bakarsak sağlıklı olmaz.
devamını gör...
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak
asıl trajedi bu değil mi? her şeyi, sanki arkamızda asırlar varmış gibi ertelemek. bugünün içindeki o ince sızıyı, bir sonraki bahara, bir sonraki tatile, bir sonraki "olgunlaşma" dönemine saklamak. oysa takvim yaprakları her gün aynı şeyi fısıldıyor: "vaktin var sandın, ama aslında sadece vaktin vardı."
birine söylemek istediğin o son sözü, telafi etmen gereken o özrü, izlemek isteyip ertelediğin o gün batımını... yarın hallederiz, diyerek biriktiriyoruz. sanki elimizde sonsuz bir kredi kartı varmış da, hayat bize hiç ödeme günü gelmeyecekmiş gibi davranıyor.
oysa akşam olup güneş çekildiğinde, aslında ne kadar çok şeyi "henüz vakit var" diyerek gömdüğümüzü fark ediyoruz. hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, aslında yaşamayı unutuyoruz. sadece hayatta kalma refleksleri geliştiriyoruz; daha çok çalış, daha çok biriktir, daha çok ertele.
ölümün soğukluğu aslında hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan tek gerçektir. keşke her sabah, bugün son günümüzmüş gibi uyanabilseydik. o zaman o kırgınlıklar bu kadar uzun sürmez, o "seni seviyorum"lar boğazımızda düğümlenmezdi.
insan, en çok "bir gün yaparım" dediği ama asla sıra gelmeyen o yarım kalmış hayalleriyle ölüyor. geriye kalan ise sadece tamamlanamamış bir hayatın ağırlığı.
sence, "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak" bir savunma mekanizması mı, yoksa sadece büyük bir yanılgı mı?
birine söylemek istediğin o son sözü, telafi etmen gereken o özrü, izlemek isteyip ertelediğin o gün batımını... yarın hallederiz, diyerek biriktiriyoruz. sanki elimizde sonsuz bir kredi kartı varmış da, hayat bize hiç ödeme günü gelmeyecekmiş gibi davranıyor.
oysa akşam olup güneş çekildiğinde, aslında ne kadar çok şeyi "henüz vakit var" diyerek gömdüğümüzü fark ediyoruz. hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, aslında yaşamayı unutuyoruz. sadece hayatta kalma refleksleri geliştiriyoruz; daha çok çalış, daha çok biriktir, daha çok ertele.
ölümün soğukluğu aslında hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan tek gerçektir. keşke her sabah, bugün son günümüzmüş gibi uyanabilseydik. o zaman o kırgınlıklar bu kadar uzun sürmez, o "seni seviyorum"lar boğazımızda düğümlenmezdi.
insan, en çok "bir gün yaparım" dediği ama asla sıra gelmeyen o yarım kalmış hayalleriyle ölüyor. geriye kalan ise sadece tamamlanamamış bir hayatın ağırlığı.
sence, "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak" bir savunma mekanizması mı, yoksa sadece büyük bir yanılgı mı?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
ülke ülke gezmeyi seven bir yazar sanırım.
devamını gör...
yazarların ölmek istediği yerler
aslında yaşlılıkta kendi yatağımda sabaha doğru olsa iyi gibi, gelincede hemen bulur götürürler. şimdi yolda molda bir yerde gitsen iş çıkarırsın, hem yataktan rahat alırlar hem de yatakta rahat rahat yere mere düşmeden gidersin. o kadar tembelim ki ölüm senaryosunda bile tembellik yapıyorum.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hic bir fikrim yok.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kpss mağduru gibi kullanıcı adı.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
yapay zekayı verimli kullanmak deyince aklıma gelen tek yazar.
devamını gör...
kelimelik
yenilmek isteyen gelebilir.*
devamını gör...
don olayı
eskiden okullar tatil olunca don olayı derlerdi ve buna ek olarak altta okulların tatil olduğunu görür görmez donları camdan aşağı atın da derlerdi hahahahaahahhaahahhaahaahaahahahahhaahahaaaahahahahahaahaha
devamını gör...
gemileri yakmak
deyim olarak birşey için isyan çıkarmak denebilir
devamını gör...
gemileri yakmak
devamını gör...
öğretmen zorbalayan tip
dersle alakası olmayan medeniyet görmemiş saldıran varlıklardır derse kalemsiz kağıtsız girerler öğretmeni tahrik ederler peki bunların akıbeti ne olur eğer bu olay devlet okulunda yaşanıyorsa varsayalım ki orta okulda yaşanıyor sürekli bu zorbalar dayak yer ama okuldan atılmaz tokat cetvel kulak çekme vs değişik fantazi olur hahahahah. lisede ise şöyle bir iki uyarı sonra öğretmenle kavga sonra bunlar okuldan atılıyor. özel kurumlarda ise sürekli bunlar haklı görülüyor sıkıntı nedense öğretmen kaynaklı olarak değerlendiriliyorki bunlar cirit atıyor özel kolejlerde ve kurslarda.
devamını gör...
saçma olan bir şey söyle
çok seviliyorum, bildiğiniz gibi değil. *
devamını gör...
gartic oynayan yazarlar veri tabanı
gartic.io/044TA512
hadi gelin.
hadi gelin.
devamını gör...
saçma olan bir şey söyle
(bkz: kennedy'i ben vurdum)
devamını gör...

