zaman tüneli
diyelim ki o bunu okuyor
canım, canımın en içi;
işte sen ait olduğum tek yersin.
işte sen ait olduğum tek yersin.
devamını gör...
kim jong-un'un trump için bunak demesi
nükleer füze başlıkları olduğu için cevapta veremiyor trump. mükemmel bir çar kendisi.
youtube.com/shorts/qPdRMKdT...
videoda da çocuklardan hangisini idam etsem diye seçerken..
youtube.com/shorts/qPdRMKdT...
videoda da çocuklardan hangisini idam etsem diye seçerken..
devamını gör...
anısı olan şehri terk edememek
ben mi kendimi şehirlere ait hissedemiyorum bilmem ama terkedemeyeceğim şeyler sayılıdır, şehirler bunlardan biri değil.
devamını gör...
erkeklerin sakal bıyık bırakma merakı
cinsiyet ayrımcılığı yapmayın lütfen. bir sakal,bir bıyık bir de saçımız var altı üstü. ona da karışmayıverin.
devamını gör...
anısı olan şehri terk edememek
kurulu düzenimiz var, iş var, aş var. yoksa biz de gitmesini bilirdik...
devamını gör...
bir erkek nasıl kaybedilir sorusu
onu görmezden gelerek
devamını gör...
bir kadın nasıl kaybedilir sorusu
güvenini sarsacak en ufak şeyde kaybetmiş olursun o zedeyi aldıktan sonra da geri dönüşü olmuyor
devamını gör...
hayal kırıklığı
ayrılan zamanın verilen emeğin bir sonuca varmaması belirtisi mide ağrısı gibi
devamını gör...
sevişme bitiren olaylar
anlık gelişen olaylar mesela zam haberleri
devamını gör...
frankenstein
19. yüzyıla ait bir ingiliz edebiyatı romanı. kitabın temel kurgusu, ben de dahil, kitabı sonradan okumuş herkesin frankenstein olarak bildiği canavari bir insan üzerine. ancak bu isim aslında onu yaratan bilim adamının soyadı. bu bilim adamının roman boyunca bu yaratığa isim vermemesi, yaratığını iblis, ifrit, şeytan gibi insan karşıtı doğa üstü varlıkların ismiyle anması da benim dikkatimi çekti. şeytan olarak nitelendirdiği varlığın bugün kendi soyismiyle anıldığını duysaydı kahrolurdu sanırım *
olay akışında dikkatimi çeken ikinci şey ise safie karakteridir. safie türk ve tüccar bir baba ile hristiyan ve arap bir annenin kızıdır. babası fransa da haksız yargılanıp hapse düştüğünde babasına yardım eden fransız bir gence aşık olur. kültürel olarak uyum sağlayamayacağını düşündüğünden babasıyla türkiye ye dönmek istemez ve bu fransız ailenin izini sürüp almanya ya gelir. aile, tutuklu birine yardım ve yataklık etmekten dolayı itibarını ve servetini kaybetmiş, ülkelerinden ayrılıp kırsal ve tenha bir yere yerleşmek zorunda kalmıştır. o esnada ailenin kaldığı evin samanlığına saklanan yaratığımız tüm öyküye gizlice şahit olmuş, safie dil ve genel kültür öğrenirken onları can kulağıyla dinlemiş, insanda doğuştan getirilen merak ve öğrenme isteğine sahip olmuştur.
safie karakterinin bilmediği, kaçıp geldiği bir kültüre adapte olmaya ve kabul görmeye çalışması tıpkı yaratığın öğrenme ve kabul görmeyi isteme süreçlerine benzer. lakin burada da insanoğlunun şekilci doğası gereği safie çok güzel bir kadın olduğundan yadırganmaz iken, yaratık gittiği her yerde çirkin görüntüsü yüzünden hor görülmüş, öldürülmeye çalışılmış, istenmemiştir. özetle yaratığın öyküsü milton' ın (bkz: kayıp cennet) kitabına sıklıkla atıf yapılan romanımızda çirkin ve istenmeyen, yaratıcısı tarafından isteklerine yanıt verilmeyen bir adem öyküsüdür.
olay akışında dikkatimi çeken ikinci şey ise safie karakteridir. safie türk ve tüccar bir baba ile hristiyan ve arap bir annenin kızıdır. babası fransa da haksız yargılanıp hapse düştüğünde babasına yardım eden fransız bir gence aşık olur. kültürel olarak uyum sağlayamayacağını düşündüğünden babasıyla türkiye ye dönmek istemez ve bu fransız ailenin izini sürüp almanya ya gelir. aile, tutuklu birine yardım ve yataklık etmekten dolayı itibarını ve servetini kaybetmiş, ülkelerinden ayrılıp kırsal ve tenha bir yere yerleşmek zorunda kalmıştır. o esnada ailenin kaldığı evin samanlığına saklanan yaratığımız tüm öyküye gizlice şahit olmuş, safie dil ve genel kültür öğrenirken onları can kulağıyla dinlemiş, insanda doğuştan getirilen merak ve öğrenme isteğine sahip olmuştur.
safie karakterinin bilmediği, kaçıp geldiği bir kültüre adapte olmaya ve kabul görmeye çalışması tıpkı yaratığın öğrenme ve kabul görmeyi isteme süreçlerine benzer. lakin burada da insanoğlunun şekilci doğası gereği safie çok güzel bir kadın olduğundan yadırganmaz iken, yaratık gittiği her yerde çirkin görüntüsü yüzünden hor görülmüş, öldürülmeye çalışılmış, istenmemiştir. özetle yaratığın öyküsü milton' ın (bkz: kayıp cennet) kitabına sıklıkla atıf yapılan romanımızda çirkin ve istenmeyen, yaratıcısı tarafından isteklerine yanıt verilmeyen bir adem öyküsüdür.
devamını gör...
sevişme bitiren olaylar
turk kadınıyla her sey mumkun:)
yatakta yan yanasınız. dudagına bir buse konduruyor birden.
seni ani bir hareketle yataktan kalkıp salona gidiyorsun ve daha cok yeni bir ciftiz ben hemen olsun istemiyorum diyorsun.
sonuc: uc sene sonra oldu.
yatakta yan yanasınız. dudagına bir buse konduruyor birden.
seni ani bir hareketle yataktan kalkıp salona gidiyorsun ve daha cok yeni bir ciftiz ben hemen olsun istemiyorum diyorsun.
sonuc: uc sene sonra oldu.
devamını gör...
sevişme başlatan diyaloglar
diyalog degil de yan yana uzanıyorsun.
henuz sevismeye donecek mi donmeyecek mi belli degil.
sırtın donuk ona.
sacını sevmeye baslıyor.
birden seni kendine ceviriyor ve goz goze geliyorsunuz.
orda iste butun kalkanların iniyor. olanlar oluyor.
henuz sevismeye donecek mi donmeyecek mi belli degil.
sırtın donuk ona.
sacını sevmeye baslıyor.
birden seni kendine ceviriyor ve goz goze geliyorsunuz.
orda iste butun kalkanların iniyor. olanlar oluyor.
devamını gör...
yazarların yazarlara söylemek istedikleri
uyurken elinizi yumruk haline getirmek gibi kötü bir alışkanlığınız varsa derhal bırakmanızı tavsiye ederim. sabahtan beri el bileğim acıyor.
devamını gör...
uyuz
bence karantina lık vakalardır...
tedavi edilmelidirler.
tedavi edilmelidirler.
devamını gör...
her şeyin edebiyatını yapan tip
her şey olduğumu bilmiyordum aslında...
devamını gör...
hayal kırıklığı
kırılacak hayalimiz kalmamıştır. enayi olduğumuz için haftaya yeni hayaller gelecektir. takipte kalınız. fiyat bilgisi için dm.
devamını gör...
kim jong-un'un trump için bunak demesi
ne olursa olsun, hiçbir siyaset insanı hakarete başvurmamalıdır. kitlelere hitap eden, onları yöneten insanlardan bahsediyoruz. dolayısıyla, seçilen dil ( temsil edilen halk adına) resmi ve saygılı olmalıdır. evet, trump ile alakalı iddialar çok sert ve ben kendisini ideal bir başkan olarak görmüyorum. tutumunu ve yönetim biçimini sevdiğimi söyleyemem fakat yine de bireysel olarak, çirkin biçimde hedef almak yerine, ölçülü biçimde eleştirilebileceğine inanıyorum.
bu sadece trump'la alakalı değil. tüm ülkelerin benzer politikayı izlemesi gerekiyor. bu konuda yakın zamanda örnek gösterebileceğim en iyi kişi ispanya başbakanıdır. kendi tutumunu ortaya koyan, sınırlarını net çizen, ölçülü bir dil kullanan, derdini gayette güzel anlatan bir yapısı var.
her kürsüye çıktığında, konuşmasını gayet saygılı biçimde yapıyor ve kürsüsünden indiği an, her kelimesi ( tüm dünyada) günlerce konuşuluyor. böylelikle, bıraktığı etki, yaptığı konuşmanın 5 katı oluyor. bu yüzden, ideal bir siyasetçi profil olduğunu söyleyebilirim.
bu sadece trump'la alakalı değil. tüm ülkelerin benzer politikayı izlemesi gerekiyor. bu konuda yakın zamanda örnek gösterebileceğim en iyi kişi ispanya başbakanıdır. kendi tutumunu ortaya koyan, sınırlarını net çizen, ölçülü bir dil kullanan, derdini gayette güzel anlatan bir yapısı var.
her kürsüye çıktığında, konuşmasını gayet saygılı biçimde yapıyor ve kürsüsünden indiği an, her kelimesi ( tüm dünyada) günlerce konuşuluyor. böylelikle, bıraktığı etki, yaptığı konuşmanın 5 katı oluyor. bu yüzden, ideal bir siyasetçi profil olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...
bir kızdan alınan en güzel iltifat
benimki su:
adı gokce. liseden arkadasım.
bi gun bana 11 yasında lisenin ilk gununden fotograflar attı.
herkes cekingen. etek gomlek. pantalon kravat.
ben resimlerde sıcaktan bunalmısım ve hic cekinmemisim kazagı popiskoma baglamısım ve oyle aykırı aykırı butun sut cocuklarının yanında sırıtıyorum.
gokce dedi ki:
-okulun ılk gununden ozguvenin ve aykırılıgın belliymis.
hayatımda bir kadından aldıgım en guzel iltifat bu.
kalp.
adı gokce. liseden arkadasım.
bi gun bana 11 yasında lisenin ilk gununden fotograflar attı.
herkes cekingen. etek gomlek. pantalon kravat.
ben resimlerde sıcaktan bunalmısım ve hic cekinmemisim kazagı popiskoma baglamısım ve oyle aykırı aykırı butun sut cocuklarının yanında sırıtıyorum.
gokce dedi ki:
-okulun ılk gununden ozguvenin ve aykırılıgın belliymis.
hayatımda bir kadından aldıgım en guzel iltifat bu.
kalp.
devamını gör...
feminist kadınlardaki ben kendimi korurum safsatası
şu kadıgil kafadar vs grubundan hiç hazzatmem. bir de feyza altun var, güzel ama sıkıntı kardeşim benim ya.
devamını gör...
anne
ben sevmem, beni sevmez babam da beni sevmezzz…
devamını gör...