zaman tüneli
pavyon da iftar yapmak
ilkokul 4. sınıf dil bilgisi kaidesi : -de veya -da eki atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa bitişik yazılır.
devamını gör...
mahmut esat bozkurt
geldiğimiz noktada türk olan (olabilen) ve olmayanlarla alakalı yaptığı pozisyon tanziminin haklılığına inanıyorum. 600 küsur senelik imparatorluk tarihi ve öncesindeki beylikler devrinden bu yana bu toprakların kahrını hep türkler çekmiş, bedelini türkler ödemiş. durum bu minvaldeyken, iştirak etmedikleri ve kuruluşuna emek vermedikleri bir vatanda söz hakkına sahip olmak gayrı türkler için söz konusu olmamalıdır. tüm girdiğimiz savaşlardaki şehit rakamları ve geldikleri yerler bize bunu göstermektedir.
devamını gör...
başaramazsın
adı vardı bunun, rosenthal etkisi miydi neydi, daha 5 dakika önce okudum, unutmuşum.
devamını gör...
pavyon da iftar yapmak
ab çok gülüyorum şu olaya yaa.
bütün -da eklerini ayıran insan
(bkz: inanmayacaksınız ama -da birleşik)
bütün -da eklerini ayıran insan
(bkz: inanmayacaksınız ama -da birleşik)
devamını gör...
tarihin gördüğü en büyük askeri dehalar
kriteri nedir bunun? savaş hileyle kazanılır bence. en iyi hileciler en takdire şayan insanlar mıdır?
devamını gör...
günaydın sözlük
"incel kadınlar" diye bir başlık açılıp irdelenmesini talep ederdim ama görüyorum ki neredeyse hepsi öyle olmuşlar... hatta "ne zamandan beri" diyesin geliyor... nonoşlarıma günaydınlar...
aslında son yaşadığım deneyim bana, "talep de bu yönde" dedirtiyor o da var...
aslında son yaşadığım deneyim bana, "talep de bu yönde" dedirtiyor o da var...
devamını gör...
başaramazsın
insanlar konuşmayı, heves kırmayı, kendi korkularını karşısındaki kişiye aktarmayı sever.. yapamadığını kimse yapamasın ister. o isteğin cümleye, uyarıya, kelimeye, bak senin iyiliğin için söylüyorum niyetine dönüştüğü noktadaki negatif enerji aktarımlarından biri.
çok zor cümle kurmak benim için.
neyseee unutmayın ki yarışı kazanan sağır kurbağadır.
çok zor cümle kurmak benim için.
neyseee unutmayın ki yarışı kazanan sağır kurbağadır.
devamını gör...
küfür yasağına karşı olanlar
burada küfür edilmediğini düşününen de yeni normal sözlük yazarıdır.
ben karşı değilim kendi derdimizi kendi kendimize anlatırken bir üç nokta kullanasımız geliyor.
ben karşı değilim kendi derdimizi kendi kendimize anlatırken bir üç nokta kullanasımız geliyor.
devamını gör...
günaydın sözlük
günnaaayyddıığğğğğğnnnn eeeyyy aannkaarraaaaağğğğ… yani işte herkes…
günlerce aylarca uyumamışım gibi bir uyku. uyanmak zorunda olmasaydım daha ne kadar uyurdum bilmiyorum. öyle bir uykusuzluk uykusu..
önümüz bayram önümüz tatil önümüz yaz..
çok güzeliz beeee..
haydi kalkın artık sabah oldu her taraf sesle doldu..
ben buraya 1500 volt enerjiyi bırakıyorum ihtiyacı olan alsın.. hayrat diyelim. bir duanızı da eksik etmezsiniz herhalde..
şarkı isteyen dm pls.
öptüm. bye.
günlerce aylarca uyumamışım gibi bir uyku. uyanmak zorunda olmasaydım daha ne kadar uyurdum bilmiyorum. öyle bir uykusuzluk uykusu..
önümüz bayram önümüz tatil önümüz yaz..
çok güzeliz beeee..
haydi kalkın artık sabah oldu her taraf sesle doldu..
ben buraya 1500 volt enerjiyi bırakıyorum ihtiyacı olan alsın.. hayrat diyelim. bir duanızı da eksik etmezsiniz herhalde..
şarkı isteyen dm pls.
öptüm. bye.
devamını gör...
cin tonik
bira içkinin kralıdır, sağlıklıdır da.
devamını gör...
restoranda fiyat listesi istemek görgüsüzlüktür
fakirlikten sakıza bile taksitle girecez ne restoranı…
devamını gör...
akp gençlik kollarını kelepçeleyen polis ve bekçinin özür dilettirilip açığa alınması
binali denen yıldırım keferenin de bir oğlu varudu, paşa kaşısında maşa gibi duruyordu, ben unutmam, unutamıyorum bunu, çok ağrıma gidiyordu…
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
"en çok da önümdeki mutlu günleri düşünüyorum. ve hep benimle olmak istiyorum"...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
kara diken, dik geldi elimden düşen
şer buldum mahşer yaşarken,
silah dil kadar öldürmedi,
düşman dost kadar zarar vermedi,
hangi dönemeç çukurunda uçkurumu kapatsam,
hatunlar zehirledi,
aşk gizli, sevişmek gizli, ihanet aleniydi,
ya niyet, ya sessiz ormanlar ve depolarda cinayet,
etme, etme bir kaya kovuğunda biten bir yeşil fidanım ben,
köküm orta asya ve mezopotamyadır,
petra tapınağında epey akrep besledim,
sen zehri kendine verirken,
ben kan suyuna çaylar demledim,
çanlar çalıyor yıkıl şehrin olmayan kilisesinde,
mezarlar kazılıyor sektörün lisesinde,
elbise ve tebeşir,
gökkuşağından bir tebeşirle renksiz tahtaya beyaz hikayeler yazılıyordu,
misyonum erlikti, anne terliği değil,
misyonunuz şerlikti, burada ana yokmuş, bu da baba çiftesi…
şer buldum mahşer yaşarken,
silah dil kadar öldürmedi,
düşman dost kadar zarar vermedi,
hangi dönemeç çukurunda uçkurumu kapatsam,
hatunlar zehirledi,
aşk gizli, sevişmek gizli, ihanet aleniydi,
ya niyet, ya sessiz ormanlar ve depolarda cinayet,
etme, etme bir kaya kovuğunda biten bir yeşil fidanım ben,
köküm orta asya ve mezopotamyadır,
petra tapınağında epey akrep besledim,
sen zehri kendine verirken,
ben kan suyuna çaylar demledim,
çanlar çalıyor yıkıl şehrin olmayan kilisesinde,
mezarlar kazılıyor sektörün lisesinde,
elbise ve tebeşir,
gökkuşağından bir tebeşirle renksiz tahtaya beyaz hikayeler yazılıyordu,
misyonum erlikti, anne terliği değil,
misyonunuz şerlikti, burada ana yokmuş, bu da baba çiftesi…
devamını gör...
reddettiği erkeğe nasılsın diye mesaj atan kadın
valla ben kendime "erkek" seçmedim; "en iyi dostum"u seçtim hayat boyu bu konuda. tabi ki seçtiğim zaman. ama artık ... . .. ... . .. .
bu arada reddettiğim erkeğe mesaj atsam ve cevap yazmasa yedek klübesinde adam seçiyordur derim. asla kendiyle kalmış düşünmektedir demem... öyle de sulanmış bir beyni vardı misal sonuncunun
bu arada reddettiğim erkeğe mesaj atsam ve cevap yazmasa yedek klübesinde adam seçiyordur derim. asla kendiyle kalmış düşünmektedir demem... öyle de sulanmış bir beyni vardı misal sonuncunun
devamını gör...
fenerli utanmazlığı
benim tuttuğum takım uefada mücadele edip son 32 turunda kendi liginde kümede kalma mücadelesi veren takıma elense, rakibim şampiyonlar ligi'nde mücadele ederken son 16'ya kalıp, benim elendiğim takımının liginin son şampiyonuna elense ben dalga geçmeye çalışamazdım, aptal yerine konulup alay edilirim diye.
benim takımım 12 senedir şampiyon olamayıp, 18 senedir şampiyonlar ligine katılamasa, bu sene de gene rakibim puan farkıyla önde olup üst üste 4. şampiyonluğa koşuyor olsa, benim takımım da daha 1 hafta önce lig sonuncusuna yenilmiş olsa; o zamanlarda rakibim şampiyonlar ligi'nde son 16 maçına çıkıyor olsa belki futbol bile konuşamazdım.
insanda biraz bilgi olur, biraz utanma olur, biraz zekâ kalıntısı olur. sarının yanına lacivert koydunuz diye illa beyninizi de çıkarıp akvaryuma koymanız gerekmiyor ki.
benim takımım 12 senedir şampiyon olamayıp, 18 senedir şampiyonlar ligine katılamasa, bu sene de gene rakibim puan farkıyla önde olup üst üste 4. şampiyonluğa koşuyor olsa, benim takımım da daha 1 hafta önce lig sonuncusuna yenilmiş olsa; o zamanlarda rakibim şampiyonlar ligi'nde son 16 maçına çıkıyor olsa belki futbol bile konuşamazdım.
insanda biraz bilgi olur, biraz utanma olur, biraz zekâ kalıntısı olur. sarının yanına lacivert koydunuz diye illa beyninizi de çıkarıp akvaryuma koymanız gerekmiyor ki.
devamını gör...
galatasaray gol yedikçe içimizde oluşan sevinç
bunlara da yazık ha, 12 senedir şampiyon olamaya olamaya ya da 16 senedir şampiyonlar ligi yüzü göremeye göremeye kendilerini deliliğe vurdular.
galatasaray'ın liverpool'a elenmesine sevinen adamın takımı ingiltere ligi sonuncusu nottingham forest'a elendi.
gerçekten çok yazık.
galatasaray'ın liverpool'a elenmesine sevinen adamın takımı ingiltere ligi sonuncusu nottingham forest'a elendi.
gerçekten çok yazık.
devamını gör...
günaydın sözlük
tanım: güneş doğsa bile içindeki karanlığın çözülmediği; uyanmanın, bitmeyen bir yükü yeniden sırtlanmak zorunda kalmak olduğu ağır hal.
gün doğar; ama bu bir uyanış değil, çürümenin yeniden tescillenmesidir. ışık, odaya bir kurtarıcı gibi değil, bir cesedin üzerindeki örtüyü kaldıran çiğ ve nefret dolu bir el gibi girer. duvarlara çarpan o soluk aydınlık, eşyaların üzerine birer kefen gibi serilir… ama senin o zifiri karanlık, balçıklaşmış iç dünyana sızamaz. bazı karanlıklar güneşe düşmandır; onlar kemiklerinin iliğinde, ruhunun o kör dehlizlerinde mayalanır. insan sabah uyanmaz; sadece ölmek için çok geç kaldığını fark etmenin o iğrenç azabıyla yüzleşmeye zorlanır.
gözlerini açtığında tavan, göğüs kafesine binen tonlarca ağırlıkta bir mezar taşıdır. soluk alamazsın; çünkü oda oksijenle değil, geçmişin ve geleceksizliğin o ağır kokusuyla doludur. sessizlik bir boşluk değil, kulak zarlarını patlatmak isteyen sağır edici bir uğultudur. gece, bir dinlenme değil, ruhunun parça parça sökülüp karanlığa yedirildiği bir mezbahadır. ve sabah denilen şey, o katliamdan sağ çıkmış olmanın verdiği en kirli, en kanlı yenilgidir.
aynaya bakarsın. karşındaki suret, bir zamanlar "ben" dediğin o enkazın solgun bir kırıntısıdır. göz çukurlarındaki o dipsiz boşluk, yüzünü içeriden kemirmeye başlamıştır. bakamazsın; çünkü her saniye o yüz biraz daha erir, biraz daha silinir. insan yaşadıkça büyümez; her nefeste kendi iç organlarını birer birer feda eden bir kurban gibi eksilir. parça parça, eti kemiğinden ayırır gibi, fark edilmeden... ta ki geriye sadece boş bir deri yığını kalana dek.
dışarıda hayat, anlamsız bir histeriyle, bir akıl hastanesi avlusu gibi döner durur. insanlar, kendi sonlarına koştuklarını bilmeyen birer kurmalı oyuncak gibi güler, konuşur, planlar yaparlar. ama senin içinde zaman, paslı ve devasa bir dişli gibi takılıp kalmıştır. zaman akmaz; zaman sadece üzerine basar, seni ezer, seni öğütür. ve her saniye, içindeki o son canlı hücreden bir parça daha koparıp o dipsiz kuyunun dibine fırlatır.
en korkuncu da bu lağıma alışmaktır. ruhun bu boğulma hissine, bu leşe uyum sağlar. karanlık artık bir düşman değil; senin tek derin, tek sığınağın, tek tanrın olur. ışık ise bir hakarettir, bir işkence aletidir; çünkü o, sana, asla ulaşamayacağın o sahte "umudu" anımsatır. umut ise, ruhu daha büyük bir iştahla parçalamak için kullanılan, paslı kör bir bıçaktır.
ve böylece gün infazına başlar. ama aslında hiçbir şey başlamaz. sadece çoktan çökmüş, enkazı bile kaskatı kesilmiş bir ruh; kendi karanlığının, kendi kusmuğunun içinde bir kat daha derine, mutlak sonun bile altındaki o kara toprağa gömülür.
gün doğar; ama bu bir uyanış değil, çürümenin yeniden tescillenmesidir. ışık, odaya bir kurtarıcı gibi değil, bir cesedin üzerindeki örtüyü kaldıran çiğ ve nefret dolu bir el gibi girer. duvarlara çarpan o soluk aydınlık, eşyaların üzerine birer kefen gibi serilir… ama senin o zifiri karanlık, balçıklaşmış iç dünyana sızamaz. bazı karanlıklar güneşe düşmandır; onlar kemiklerinin iliğinde, ruhunun o kör dehlizlerinde mayalanır. insan sabah uyanmaz; sadece ölmek için çok geç kaldığını fark etmenin o iğrenç azabıyla yüzleşmeye zorlanır.
gözlerini açtığında tavan, göğüs kafesine binen tonlarca ağırlıkta bir mezar taşıdır. soluk alamazsın; çünkü oda oksijenle değil, geçmişin ve geleceksizliğin o ağır kokusuyla doludur. sessizlik bir boşluk değil, kulak zarlarını patlatmak isteyen sağır edici bir uğultudur. gece, bir dinlenme değil, ruhunun parça parça sökülüp karanlığa yedirildiği bir mezbahadır. ve sabah denilen şey, o katliamdan sağ çıkmış olmanın verdiği en kirli, en kanlı yenilgidir.
aynaya bakarsın. karşındaki suret, bir zamanlar "ben" dediğin o enkazın solgun bir kırıntısıdır. göz çukurlarındaki o dipsiz boşluk, yüzünü içeriden kemirmeye başlamıştır. bakamazsın; çünkü her saniye o yüz biraz daha erir, biraz daha silinir. insan yaşadıkça büyümez; her nefeste kendi iç organlarını birer birer feda eden bir kurban gibi eksilir. parça parça, eti kemiğinden ayırır gibi, fark edilmeden... ta ki geriye sadece boş bir deri yığını kalana dek.
dışarıda hayat, anlamsız bir histeriyle, bir akıl hastanesi avlusu gibi döner durur. insanlar, kendi sonlarına koştuklarını bilmeyen birer kurmalı oyuncak gibi güler, konuşur, planlar yaparlar. ama senin içinde zaman, paslı ve devasa bir dişli gibi takılıp kalmıştır. zaman akmaz; zaman sadece üzerine basar, seni ezer, seni öğütür. ve her saniye, içindeki o son canlı hücreden bir parça daha koparıp o dipsiz kuyunun dibine fırlatır.
en korkuncu da bu lağıma alışmaktır. ruhun bu boğulma hissine, bu leşe uyum sağlar. karanlık artık bir düşman değil; senin tek derin, tek sığınağın, tek tanrın olur. ışık ise bir hakarettir, bir işkence aletidir; çünkü o, sana, asla ulaşamayacağın o sahte "umudu" anımsatır. umut ise, ruhu daha büyük bir iştahla parçalamak için kullanılan, paslı kör bir bıçaktır.
ve böylece gün infazına başlar. ama aslında hiçbir şey başlamaz. sadece çoktan çökmüş, enkazı bile kaskatı kesilmiş bir ruh; kendi karanlığının, kendi kusmuğunun içinde bir kat daha derine, mutlak sonun bile altındaki o kara toprağa gömülür.
devamını gör...
günaydın sözlük
uyanık geçinip hep mahmur dolaşan andavallarla dolu dünyamız.
bir mucizedir uyku, kaybedersen anlarsın değerini.
günaydın sözlük!
umutların gerçek, emeklerin değer olduğu güne uyanmış olalım,
her yaptığımız güne katılsın, her sevabımız ömre yazılsın. amen
bir mucizedir uyku, kaybedersen anlarsın değerini.
günaydın sözlük!
umutların gerçek, emeklerin değer olduğu güne uyanmış olalım,
her yaptığımız güne katılsın, her sevabımız ömre yazılsın. amen
devamını gör...
galatasaray gol yedikçe içimizde oluşan sevinç
siz oraya bile gelemediniz. önce galatasaray'ın ulaştığı seviyeye gelin de öyle taştaş geçin.
devamını gör...