zaman tüneli
20 mart 2026 chuck norris'in vefatı
ormanda bir ruh olmuştur chuck dayımız. tini şad olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
bilgisayar mühendisi ve göçmen öğrenci danışmanlığı yapıyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
eski bayramlar tamamen anlamını yitirmiş. insanlar bayram ziyareti yerine toplu mesajla kutlamaya başlamış. bayram, artık sadece tatil olmuş.
can yücel'in muhabbet şiiri geldi aklıma..
bayram nedir ki?
dedim kendi kendime
bayram bir ömürdür,
ben gibi bir deliye!..
günaydın kendini akıllı sananlar..
mutlu bayramlar...
can yücel'in muhabbet şiiri geldi aklıma..
bayram nedir ki?
dedim kendi kendime
bayram bir ömürdür,
ben gibi bir deliye!..
günaydın kendini akıllı sananlar..
mutlu bayramlar...
devamını gör...
21 mart nevruz günü
baharın gelişini ve ergenekon'dan çıkışı kutlayan bayramınız kut'lu olsun.
teñgri evinize kut, ömrünüze huzur ve sağlık, evinize bolluk versin!
teñgri evinize kut, ömrünüze huzur ve sağlık, evinize bolluk versin!
devamını gör...
21 mart nevruz günü
baharın gelişi, yeni yıl (yeni gün) ve doğanın uyanışını simgeleyen, aynı zamanda demirci kawa efsanesine dayanan direniş, özgürlük ve ulusal kimlik bayramıdır.
devamını gör...
karaağa ve akağaların çüklerini kim kesti
neden ve hangi maksatla kesiliyordu. insanlığa sığmaz demişti rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...
nizam ı alem için öldürmek
ibret i alem için yaşatmak imkan ve kaabiliyeti yoktu hep ondan!
devamını gör...
psikoşirürji
tanım: psikoşirürji, insan zihninin artık kendi ağırlığını taşıyamadığı noktada, son çare olarak başvurulan bir müdahaledir.
ilaçların susturamadığı, terapinin yatıştıramadığı o inatçı gürültü; bazen doğrudan beynin dokusuna dokunmayı gerektirir. bu, bir hastalığı tedavi etmekten çok, zihnin içinde kontrolden çıkmış bir parçayı kesip ayırma girişimidir. kısacası, düşüncenin, duygunun ve benliğin kaynağına fiziksel olarak müdahale etme kararıdır, insanın kendisine karşı açtığı en sessiz savaşlardan biri.
tarihine bakıldığında bu alanın geçmişi dikkat çekecek kadar karanlıktır. 1930’larda uygulanan lobotomi, yalnızca bir tedavi yöntemi değil, aynı zamanda bir dönemin çaresizliğinin ve bilgisizliğinin damgasıdır. insanlar sakinleşsin diye kişiliklerinden, tepkilerinden, hatta insanlıklarının bir kısmından vazgeçmek zorunda bırakıldılar. bugün modern tıp bu yöntemlerden uzaklaştığını söyler; mr görüntüleri, stereotaksik cihazlar ve milimetrik hassasiyetle yapılan operasyonlar anlatılır. ama değişmeyen bir gerçek vardır: hala bir insanın zihnine, onun en kırılgan yerine fiziksel olarak müdahale edilmektedir. sadece daha küçük, daha hedefli, daha "temiz" kesilerle.
psikoşirürji bugün genellikle başka hiçbir yol kalmadığında devreye girer. dirençli obsesif kompulsif bozuklukta, kişinin zihni kendi içinde kilitlenmiş bir döngüye hapsolduğunda; ağır depresyonda, yaşamın tüm anlamı sönüp geriye sadece ağırlık kaldığında; ya da kronik ağrının artık varoluşun kendisine dönüştüğü durumlarda… bu noktada amaç iyileştirmekten çok, dayanılabilir bir seviyeye indirmektir. singulotomi ya da kapsülotomi gibi yöntemlerle duygusal tepkileri taşıyan sinir yolları kesilir. bazen de "derin beyin stimülasyonu" ile beynin içine elektrotlar yerleştirilir ve zihne dışarıdan bir ritim verilir. düşünceler artık sadece "kendiliğinden" değil, aynı zamanda ayarlanabilir hale gelir.
bu müdahalelerin en rahatsız edici yanı, sınırın belirsizliğidir. hastalık nereden biter, kişilik nerede başlar? bir insanın acısını azaltırken ondan neyi eksiltmiş olursun? geri dönüşü olmayan işlemler söz konusu olduğunda, bu sorular yalnızca teorik değildir. bu yüzden psikoşirürji, katı etik kuralların arkasına saklanır: uzun gözlemler, sayısız deneme, heyet onayları… ama tüm bu prosedürlerin altında yatan gerçek değişmez: bazen bir insanı kurtarmak için, onun zihninden bir parçayı feda etmek gerekir.
sonuçta psikoşirürji; bilimin ilerlemiş hali kadar, insanın kendi sınırlarıyla yüzleşmesidir. bu alan, yalnızca sinirbilimin değil, çaresizliğin de tarihidir. çünkü bazı zihinler vardır ki, onları iyileştirmek için önce susturmak gerekir...
ilaçların susturamadığı, terapinin yatıştıramadığı o inatçı gürültü; bazen doğrudan beynin dokusuna dokunmayı gerektirir. bu, bir hastalığı tedavi etmekten çok, zihnin içinde kontrolden çıkmış bir parçayı kesip ayırma girişimidir. kısacası, düşüncenin, duygunun ve benliğin kaynağına fiziksel olarak müdahale etme kararıdır, insanın kendisine karşı açtığı en sessiz savaşlardan biri.
tarihine bakıldığında bu alanın geçmişi dikkat çekecek kadar karanlıktır. 1930’larda uygulanan lobotomi, yalnızca bir tedavi yöntemi değil, aynı zamanda bir dönemin çaresizliğinin ve bilgisizliğinin damgasıdır. insanlar sakinleşsin diye kişiliklerinden, tepkilerinden, hatta insanlıklarının bir kısmından vazgeçmek zorunda bırakıldılar. bugün modern tıp bu yöntemlerden uzaklaştığını söyler; mr görüntüleri, stereotaksik cihazlar ve milimetrik hassasiyetle yapılan operasyonlar anlatılır. ama değişmeyen bir gerçek vardır: hala bir insanın zihnine, onun en kırılgan yerine fiziksel olarak müdahale edilmektedir. sadece daha küçük, daha hedefli, daha "temiz" kesilerle.
psikoşirürji bugün genellikle başka hiçbir yol kalmadığında devreye girer. dirençli obsesif kompulsif bozuklukta, kişinin zihni kendi içinde kilitlenmiş bir döngüye hapsolduğunda; ağır depresyonda, yaşamın tüm anlamı sönüp geriye sadece ağırlık kaldığında; ya da kronik ağrının artık varoluşun kendisine dönüştüğü durumlarda… bu noktada amaç iyileştirmekten çok, dayanılabilir bir seviyeye indirmektir. singulotomi ya da kapsülotomi gibi yöntemlerle duygusal tepkileri taşıyan sinir yolları kesilir. bazen de "derin beyin stimülasyonu" ile beynin içine elektrotlar yerleştirilir ve zihne dışarıdan bir ritim verilir. düşünceler artık sadece "kendiliğinden" değil, aynı zamanda ayarlanabilir hale gelir.
bu müdahalelerin en rahatsız edici yanı, sınırın belirsizliğidir. hastalık nereden biter, kişilik nerede başlar? bir insanın acısını azaltırken ondan neyi eksiltmiş olursun? geri dönüşü olmayan işlemler söz konusu olduğunda, bu sorular yalnızca teorik değildir. bu yüzden psikoşirürji, katı etik kuralların arkasına saklanır: uzun gözlemler, sayısız deneme, heyet onayları… ama tüm bu prosedürlerin altında yatan gerçek değişmez: bazen bir insanı kurtarmak için, onun zihninden bir parçayı feda etmek gerekir.
sonuçta psikoşirürji; bilimin ilerlemiş hali kadar, insanın kendi sınırlarıyla yüzleşmesidir. bu alan, yalnızca sinirbilimin değil, çaresizliğin de tarihidir. çünkü bazı zihinler vardır ki, onları iyileştirmek için önce susturmak gerekir...
devamını gör...
20 mart 2026 chuck norris'in vefatı
chuck norris ölmez, sadece canı başka bir dünyaya gitmek istemiştir.
devamını gör...
avoir la main sur le coeur
fransızca bi tabir.
elin kalbinde demek kelime kelime tercumesinde.
zengin ve bonkor ve yardımsever ve paylasımcı insanlar icin kullanılır.
elin kalbinde demek kelime kelime tercumesinde.
zengin ve bonkor ve yardımsever ve paylasımcı insanlar icin kullanılır.
devamını gör...
nizam ı alem için öldürmek
kesinlikle doğru değildir.
hayat ve ikbalini devam için aynı yolda yürümeyi tek kurtuluş bilerek, bir taraftan zevk ve safaya öte yandan zulüm ve istibdata dayanan sistem bu, demisti rahmetli muşlettin amca kahvede.
hayat ve ikbalini devam için aynı yolda yürümeyi tek kurtuluş bilerek, bir taraftan zevk ve safaya öte yandan zulüm ve istibdata dayanan sistem bu, demisti rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...
şeyhim sıkar bulutların suyunu
başlığı okurken gül suyu kokusu mütemadiyen meşin mahfaza içinde mesholunmuş ayak kokusuna karıştı, bu dili damağa şaklatarak genizden konuşmak geleneği belli bir zümreye mi aittir yoksa anatomik bir bozukluk mudur bilemem, şeyhine ayrı bulutuna ayrı ulan!
devamını gör...
cumhuriyetin ilanı arifesi
o günlerde gazi hazretleri ile en sık davet edilip en cok görüşen kişi ikinci devre izmir mebusu seyyid beydi. cahiller adını bile duymamıştır demişti rahmetli muşlettin amca kahvede.
dini ve hukuki bahislerde bilgisi derin bir zattı.
dini ve hukuki bahislerde bilgisi derin bir zattı.
devamını gör...
20 mart 2026 chuck norris'in vefatı
allah gani gani rahmet eylesin.
çok büyük bir adamdı chuck norris.
bilenler bilir bruce lee ile aynı masaya oturur.
86 yaşındaymış. çakı gibi gitmiştir eminim bu yaşta bile.
zaten arayıp ben geliyorum diye haber vermiştir chuck baba.
çok büyük bir adamdı chuck norris.
bilenler bilir bruce lee ile aynı masaya oturur.
86 yaşındaymış. çakı gibi gitmiştir eminim bu yaşta bile.
zaten arayıp ben geliyorum diye haber vermiştir chuck baba.
devamını gör...
kadınların beyaz atlı şövalye yerine hayvanoğlu hayvan tercihi
sayın hanımlar; sanal ortamda kendini "beyaz atlı şövalye" ya da "lejyoner" olarak tanıtıp talepte bulunanlara itibar etmeyiniz; para göndermeyiniz, nude atmayınız, yakınlaşmayınız.
hayvan oğlu hayvanlar, yem, mama ya da saman yemiyorsa onlara da itibar etmeyiniz.
hayvan oğlu hayvanlar, yem, mama ya da saman yemiyorsa onlara da itibar etmeyiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
kaldırım mühendisi.
devamını gör...
oquzarabasiy69 (yazar)
ben çözdüm beyler, her entryde konuyla ilgili 3 tane anahtar sözcükle girizgah yapıyor devamında olabilecek en alakasız terimlerle mevzudan kopuyor, bunun da tarzı bu!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
tanım: sözlük yazarlarının hayatlarını idame ettirmelerini sağlayan ve/veya hobi olarak devam ettikleri profesyonel işler.
kadrolu şarapçıyım ben.
kadrolu şarapçıyım ben.
devamını gör...
20 mart 2026 normal sözlük bayramlaşması
ilk gün aile büyüklerini ziyaret ettim. şimdi gelebildim buraya.
iyi bayramlar.
iyi bayramlar.
devamını gör...
vatana ihanet
ajana sözüm yok, o ülkesine hizmet ediyordur, esir alırsın takas da kullanırsın ama bu hayinler benim için en kirli varlıktır, insan leşine dokundum ben, bunların yüzüne bile tükürülmez. acı çekmek vatana ihanet etmek için geçerli bir neden olamaz, çünkü sen başka ülkeye de ihanet ediyorsun, köpeklik ediyorsun da tasmanı tutan saldığında fino olarak kurt sürüsüne mi saldıracaksın… münafıklar vese da aynı, bile bile ihaneti seçerler, neyse küfür edip kovulmaya değmez…
devamını gör...