zaman tüneli
bülbülü altın kafese koymuşlar ille de tanım ille de tanım demiş
bülbülün içine yoldaş kaçmışsa demek.
devamını gör...
funmaxxing
evrenin sırrını çözdüm!
devamını gör...
biberli domates salçası
biber aromalı domates salçası da diyebiliriz.
bazı yörelerde domates ve biber birlikte salça yapılıyor. adına biber salçası diyorlar. ablacım sen %80 domat %20 biberle adını nasıl sadece biber koydun o salçanın. hadi acı biber atsan acılı domates salçası dersin de tatlı biber atıp domat tadı gelirken biber salçası demek nereden aklına gelsin senin diyor sormazlar mı sana.
bazı yörelerde domates ve biber birlikte salça yapılıyor. adına biber salçası diyorlar. ablacım sen %80 domat %20 biberle adını nasıl sadece biber koydun o salçanın. hadi acı biber atsan acılı domates salçası dersin de tatlı biber atıp domat tadı gelirken biber salçası demek nereden aklına gelsin senin diyor sormazlar mı sana.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
eyluling
devamını gör...
cuşu huruş
coşmak.
devamını gör...
proaktif
pro önce, acting hareket etmek.
profilaksi gibi, bir şey olmadan önce öngörüp önlem almak, korumak.
eyyorlamam end.
profilaksi gibi, bir şey olmadan önce öngörüp önlem almak, korumak.
eyyorlamam end.
devamını gör...
karanlıkta yürürken kedinin ambuş atması
gayet normal nabıcak ki zaten
devamını gör...
ölüm (yazar)
yahu bu yazar size ne etti
devamını gör...
kötü bir insan olmaya karar vermek
çok sıkıldım artık.
bankamatikten para çekerken acele etmeyeceğim, yürüyen merdivenin solunda öylece dikileceğim, sarı çizginin ötesinde berisinde anlamsızca dolanacağım, yiyip yedirmeyeceğim, içmeyip içirmeyeceğim.
çok sıkıldım demiş miydim…
bankamatikten para çekerken acele etmeyeceğim, yürüyen merdivenin solunda öylece dikileceğim, sarı çizginin ötesinde berisinde anlamsızca dolanacağım, yiyip yedirmeyeceğim, içmeyip içirmeyeceğim.
çok sıkıldım demiş miydim…
devamını gör...
proaktif
tdk'nin online sözlüğünde yer almayan ama türkçede de kullanılabilen kelime.
~ ing proactive 1. etkisini sonradan gösteren [eski], 2. riski öngörerek harekete geçen → pro+<sup, aktif
tarihte en eski kaynak
[ m (1993) : merkez bankası reaktif değil, proaktif olmalı ]
önemli not: bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.
www.etimolojiturkce.com/kel...
mesela ülkemizde önce bir felaket olur, twitter'da çok kınanırsa da sonra yaşanabilecek benzer felaketler için önlemler alınır. yani hiç de proaktif değiliz... o "önlemler" de genelde ya geçici ya da göstermeliktir zaten. yani değişik bişiler olsun da ona göre vaziyet alırız'dan ziyade, ben harekete geçeyim de istediğim/olumlu bir yönde değişiklik olsun derseniz proaktif davranmış olursunuz. ya da problemler çıkınca çözmeye uğraşırız diye beklemek yerine problemler çıkmasın diye önleyici aksiyonlar almak mesela...
ingilizcesi proactive. psikolojide ileriye ket vurmanın ingilizce karşılığı da proactive interference. burada pro = ileri/forward. yani daha önce öğrenilen bir şey yüzünden yeni bir görevi öğrenemiyorsanız burada proactive interference rol oynuyor. yani bildiğimiz bir şey, öğrenmekte olduğumuz şeyi öğrenebilmemize engel oluyor, eski hafıza içerikleri yeni oluşturulmakta olanları bozuyor. retroactive interference da bunun tam tersi, yani geriye ket vurma: yeni öğrendiğimiz şey eskiden öğrendiğimiz şeyi unutturuyor, yani o eski becerimizi engelliyor.
~ ing proactive 1. etkisini sonradan gösteren [eski], 2. riski öngörerek harekete geçen → pro+<sup, aktif
tarihte en eski kaynak
[ m (1993) : merkez bankası reaktif değil, proaktif olmalı ]
önemli not: bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.
www.etimolojiturkce.com/kel...
mesela ülkemizde önce bir felaket olur, twitter'da çok kınanırsa da sonra yaşanabilecek benzer felaketler için önlemler alınır. yani hiç de proaktif değiliz... o "önlemler" de genelde ya geçici ya da göstermeliktir zaten. yani değişik bişiler olsun da ona göre vaziyet alırız'dan ziyade, ben harekete geçeyim de istediğim/olumlu bir yönde değişiklik olsun derseniz proaktif davranmış olursunuz. ya da problemler çıkınca çözmeye uğraşırız diye beklemek yerine problemler çıkmasın diye önleyici aksiyonlar almak mesela...
ingilizcesi proactive. psikolojide ileriye ket vurmanın ingilizce karşılığı da proactive interference. burada pro = ileri/forward. yani daha önce öğrenilen bir şey yüzünden yeni bir görevi öğrenemiyorsanız burada proactive interference rol oynuyor. yani bildiğimiz bir şey, öğrenmekte olduğumuz şeyi öğrenebilmemize engel oluyor, eski hafıza içerikleri yeni oluşturulmakta olanları bozuyor. retroactive interference da bunun tam tersi, yani geriye ket vurma: yeni öğrendiğimiz şey eskiden öğrendiğimiz şeyi unutturuyor, yani o eski becerimizi engelliyor.
devamını gör...
kötü bir insan olmaya karar vermek
kötü de olsa insan olmaya karar vermektir. sonrasında iyi insan olabilir. olmazsa da nabalım be!
devamını gör...
kötü bir insan olmaya karar vermek
az önce karar verdim, kimseye yol vermeyerek başlıyorum. yaya olunca bile. artık onlar düşünsün.
devamını gör...
kendi kendine eğlenmek
bazen kendime fıkra anlatıyorum ve sonra başkası değerlendirir gibi değerlendiriyorum
devamını gör...
yayaya ille sen geç diyen sürücü
sultanbeyli'ye gittiğimde başıma geliyor bu genelde.
sultanbeylililer arabaların yayalara yol vermemesini o kadar kanıksamış ki, adamlar yol verdiğinde yol verdiğini anlamıyor mal mal bakıyor. elimle kibarca "ulan geçsene yol veriyoz işte" diyorum yine inanamıyor geçmiyor.
yayaysanız ve karşıdan karşıya geçiyorsanız yol babanızın tapulu malı gibi sizindir bebekler.
sultanbeylililer arabaların yayalara yol vermemesini o kadar kanıksamış ki, adamlar yol verdiğinde yol verdiğini anlamıyor mal mal bakıyor. elimle kibarca "ulan geçsene yol veriyoz işte" diyorum yine inanamıyor geçmiyor.
yayaysanız ve karşıdan karşıya geçiyorsanız yol babanızın tapulu malı gibi sizindir bebekler.
devamını gör...
ya alkol olmasaydı
edip cansever'in tragedyalar'da sorduğu soru.
devamını gör...
yayaya ille sen geç diyen sürücü
sırf bu ikilemler yüzünden ya da yolu kabul etmeyen yaya yüzünden bazen kimseye yol vermek istemiyorum. vereceğim zaman da orkestra şefi edasıyla elimle gösterip dörtlülüleri yakıyorum ki anlaşılsın niyetim.
devamını gör...



