zaman tüneli
paranormal cinli hikayeler
vaktinde incide quantum diye bir elemanın korkunclu hikayesi vardı sonra film yaptılar galiba olayı. ondan gayrisini okumadım
devamını gör...
türkiye
5 aydır falan kurumsal ve istikşafi sürtüşmeler yaşıyoruz, ben bu ülke insanı kadar şekilci bir insan grubu dünya tarihinde okumadım ve duymadım, atatürk diyen, adalet diyen, eşitlik diyen ve bunu bağıra bağıra söyleyen hiç kimseden somut bir icraat göremedim. bir tek bir alevi kardeşim ki kendisi haluk levent’e benziyor, o bana kelle getirdi. benim kalbimin başkenti kel dağ ve samandağıdır türkiye için konuşuyorum. herkesin ne de güzel hayatları varmış zaten, ben 25 yaş altı kişilerle takılıyorum. istisnası da sadece 4 dostum var, hilal olacak kadın yok, hadi erkekleri ite kalka yıldız yaptım da umay olacak kadın yok. ne oldu olm bize böyle, adım çıktı zaten kilikya da bir de kürt illerinde, deli derlermiş, türklere zerre itimadım yok zaten, turan kuran kolpadan hikayeler, oğuz 10 oldu, oğuz öldü de uygurları ülkeye alamadınız daha ne bekliyorsunuz…
devamını gör...
az bilinen güzel isimler
serüven : anlam olarak iyi biliniyor. insan adı olarak hiç duymadım ama çok yakışacağını düşünüyorum.
devamını gör...
az bilinen güzel isimler
alin: yükselen ışık demekmiş.
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
bugün varsın yarın belirsiz ve kimseye iltimas geçmez bu yönüyle dünyadaki en adil şeydir ölüm.
devamını gör...
az bilinen güzel isimler
ecre - allahın hediyesi
eslem - allaha teslim olan, değerli kişi
hüsna - pek çok güzel
müberra - temize çıkmış, aklanmış
yüsra - kolaylık
eslem - allaha teslim olan, değerli kişi
hüsna - pek çok güzel
müberra - temize çıkmış, aklanmış
yüsra - kolaylık
devamını gör...
ölen kişinin ardında bıraktığı yürek burkan şeyler
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
ölüme dair
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.
neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
osman oğlu hâşim.
ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
istanbul limanında
kömür yüklerken bir ingiliz şilebine,
kömür küfesiyle beraber
ambarın dibine...
şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı.
kim bilir nasıl yanmıştır canınız...
ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz...
yayalar-köylü yakup,
iki gözüm,
merhaba.
siz de ölmediniz miydi?
çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?
demek ölmemişsiniz?
ya siz?
muharrir ahmet cemil?
gözümle gördüm
tabutunuzun
toprağa indiğini.
hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.
onu bırakın ahmet cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
rakı şişesi değil.
günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...
ben sizi ölmüş zannediyordum.
başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz...
bir eski acem şairi :
«ölüm âdildir» — diyor,—
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»
hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü?...
bir eski acem şairi :
«ölüm âdildir» — diyor.
yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
fakat bekleyin, bitsin sözüm.
bir eski acem şairi :
«ölüm âdil...»
şişeyi bırakın ahmet cemil.
boşuna hiddet ediyorsunuz.
biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...
bir eski acem şairi...
dostlar beni bırakıp,
dostlar, böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz?
nazım hikmet ran
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.
neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
osman oğlu hâşim.
ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
istanbul limanında
kömür yüklerken bir ingiliz şilebine,
kömür küfesiyle beraber
ambarın dibine...
şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı.
kim bilir nasıl yanmıştır canınız...
ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz...
yayalar-köylü yakup,
iki gözüm,
merhaba.
siz de ölmediniz miydi?
çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?
demek ölmemişsiniz?
ya siz?
muharrir ahmet cemil?
gözümle gördüm
tabutunuzun
toprağa indiğini.
hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.
onu bırakın ahmet cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
rakı şişesi değil.
günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...
ben sizi ölmüş zannediyordum.
başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz...
bir eski acem şairi :
«ölüm âdildir» — diyor,—
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»
hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü?...
bir eski acem şairi :
«ölüm âdildir» — diyor.
yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
fakat bekleyin, bitsin sözüm.
bir eski acem şairi :
«ölüm âdil...»
şişeyi bırakın ahmet cemil.
boşuna hiddet ediyorsunuz.
biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...
bir eski acem şairi...
dostlar beni bırakıp,
dostlar, böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz?
nazım hikmet ran
devamını gör...
sözlükte sürekli bir sözlük yazarının gündem olması
kaliteli insan işiyle boş insan kişiyle uğraşırmış. bu minvalde olaya bakarsak seviyemiz de ayan olmuş oluyor.
devamını gör...
sözlükte sürekli bir sözlük yazarının gündem olması
yeri geliyor şurada müge anlı'nın programı oynuyormuş gibi hissediyorum.
kıskançlık, ihtiras, intikam odaklı kapışmalara sahne oluyor mekan.
özel hayatı hunharca gözler önüne seren şuursuzlar bir anda gündem olup bir anda ortadan kayboluyorlar.
kalbimiz sizinle...
kıskançlık, ihtiras, intikam odaklı kapışmalara sahne oluyor mekan.
özel hayatı hunharca gözler önüne seren şuursuzlar bir anda gündem olup bir anda ortadan kayboluyorlar.
kalbimiz sizinle...
devamını gör...
ölmek
filistinli şair mourid barghouti nin şiiri.
yataklarımızda ölmek de iyidir
temiz bir yastıkta
ve arkadaşlarımızın arasında.
bir kez olsun
ellerimiz göğsümüze kapanmış,
boş ve solgun,
çiziksiz, zincirsiz, bantsız
ve belgesiz ölmek iyidir.
temiz bir ölümle ölmek iyidir,
gömleğimizde deliksiz
ve kaburgalarımızda delilsiz.
yanağımızın altında kaldırım taşı değil, beyaz bir yastıkla,
ellerimiz sevdiklerimizin elleri arasında,
çaresiz doktorlar ve hemşireler etrafımızda,
arkamızda zarif bir vedadan başka hiçbir şey bırakmadan,
tarihe aldırmadan,
dünyayı öylece bırakarak,
bir gün bir başkası onu değiştirir diye umarak
ölmek iyidir.
ıt’s also fine to die in our beds
on a clean pillow
and among our friends.
ıt’s fine to die, once,
our hands crossed on our chests,
empty and pale,
with no scratches, no chains, no banners,
and no petitions.
ıt’s fine to have a clean death,
with no holes in our shirts,
and no evidence in our ribs.
ıt’s fine to die
with a white pillow, not the pavement, under our cheek,
with our hands resting in those of our loved ones,
surrounded by desperate doctors and nurses,
with nothing left but a graceful farewell,
paying no attention to history,
leaving this world as it is,
hoping that, someday, someone else
will change it.
yataklarımızda ölmek de iyidir
temiz bir yastıkta
ve arkadaşlarımızın arasında.
bir kez olsun
ellerimiz göğsümüze kapanmış,
boş ve solgun,
çiziksiz, zincirsiz, bantsız
ve belgesiz ölmek iyidir.
temiz bir ölümle ölmek iyidir,
gömleğimizde deliksiz
ve kaburgalarımızda delilsiz.
yanağımızın altında kaldırım taşı değil, beyaz bir yastıkla,
ellerimiz sevdiklerimizin elleri arasında,
çaresiz doktorlar ve hemşireler etrafımızda,
arkamızda zarif bir vedadan başka hiçbir şey bırakmadan,
tarihe aldırmadan,
dünyayı öylece bırakarak,
bir gün bir başkası onu değiştirir diye umarak
ölmek iyidir.
ıt’s also fine to die in our beds
on a clean pillow
and among our friends.
ıt’s fine to die, once,
our hands crossed on our chests,
empty and pale,
with no scratches, no chains, no banners,
and no petitions.
ıt’s fine to have a clean death,
with no holes in our shirts,
and no evidence in our ribs.
ıt’s fine to die
with a white pillow, not the pavement, under our cheek,
with our hands resting in those of our loved ones,
surrounded by desperate doctors and nurses,
with nothing left but a graceful farewell,
paying no attention to history,
leaving this world as it is,
hoping that, someday, someone else
will change it.
devamını gör...
kaybolan dağcıları dövme dürtüsü
dağda kaybolmak diye bir şey var mı? ormanlık alanda gece vakti sadece 50 metre mesafede çok yanlış bir yöne gittiğinizi anlamazsınız bile.. yaşadım, oradan biliyorum.. önünüzdeki ağaçların arasından düz bir yol gitmiyor, ağaç sizi bir metre yandan döndürüyor, sonra bir ağaç, bir ağaç daha ve allah rahmet eylesin.
gelelim dağcı, taşçı meselesine..
ferdi sorumluluk sigortası getirilsin. ben mecbur değilim, elin salağı temiz hava alıp gelmeyi beceremiyor diye bir ton kamu masrafını vergimle finanse etmeye..
ayrıca ben ev sahibinin yerinde olsam konut dokunulmazlığı ihlal vesaireden dava açardım. git evinde otur, dağ gezecekmiş serseri..
gelelim dağcı, taşçı meselesine..
ferdi sorumluluk sigortası getirilsin. ben mecbur değilim, elin salağı temiz hava alıp gelmeyi beceremiyor diye bir ton kamu masrafını vergimle finanse etmeye..
ayrıca ben ev sahibinin yerinde olsam konut dokunulmazlığı ihlal vesaireden dava açardım. git evinde otur, dağ gezecekmiş serseri..
devamını gör...
bülent ecevit'in 2005'te vahdettin hain değildir demesi
bak, son günlerde siyonist haçlı ittifakı " " b.i.p " için iran'ı hedef aldı. adamlar açıktan söylüyorlar " sonraki hedef türkiye" diye.
peki, bu siyonist haçlı ittifakı ile doğrudan savaşan ülkeler kimler?
afganistan ve iran. diğerleri, işgalci emperyalizme göbekten bağlı. alternatif itrifak alanı yok. dolayısıyla bölgesindeki işgallere ses çıkaramayıp sıranın kendisine gelmesini beklemek durumunda.
hristiyanı, yahudisi, almanı, ingilizi, yunanı, a.b.d'lisi ortak pazar ve ordu kurmuş, islam ülkelerini hem sömürüyorlar, hem de işgal ediyorlar, parçlayıp şekil veriyorlar.
bugün " inşallah bu emperyalizm beni hedef almaz, islam coğrafyası bana yardım etmez" diyorsan, bunun nedeni asıl vatan hainidir.
peki, bu siyonist haçlı ittifakı ile doğrudan savaşan ülkeler kimler?
afganistan ve iran. diğerleri, işgalci emperyalizme göbekten bağlı. alternatif itrifak alanı yok. dolayısıyla bölgesindeki işgallere ses çıkaramayıp sıranın kendisine gelmesini beklemek durumunda.
hristiyanı, yahudisi, almanı, ingilizi, yunanı, a.b.d'lisi ortak pazar ve ordu kurmuş, islam ülkelerini hem sömürüyorlar, hem de işgal ediyorlar, parçlayıp şekil veriyorlar.
bugün " inşallah bu emperyalizm beni hedef almaz, islam coğrafyası bana yardım etmez" diyorsan, bunun nedeni asıl vatan hainidir.
devamını gör...
güç
elimde yetki ve güç olsa yemin ediyorum bütün nükleeer ve bütün biyolojik kimyasal silahları ateşler, ülkeleri birbirine kırdırır, ayı da güneşi de bu galaksiyi de, kendimi de, bilinen ve hissedilen he şeyi şu saniye yok ederim. beni öylesine bezdirdiler ki, bir kaşık su bana göl gibi, bir dudak kuruluğu çöl gibi geliyor. herkesin ayağına gitmekten posta güvercini gibi oldum, nedim artık, bilmiyorum.
devamını gör...
ölmek
unutulmak da güzel, o zaman kendini buluyorsun ve hatıraları hatmediyorsun. yalnız olmak da aynısı, yanlış kalpte mahkumiyetse, doğru çöldeki özgürlük falsafhası.
devamını gör...
saklanmak isteyen göz önünde dursun
burnunun ucunu görmesi gerekiyor önce, sonra allah olduğunu söyleyebiliri, özleme ithafen. çünkü akıllı ve güzel bir kadın, beni sevdiğini söylüyor ama biliyorum ki benden nefret ediyor. seven nasılsın diye arardı bir kez???
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
ne? bitirince git bir hava al. ahahahahaha.
devamını gör...
huzur
boyle kimseyle kavga etmiyorsun.
sorun yaratmıyorsun ve sorunların cozum haricinde parcası olmuyorsun.
ic dunyan sakin ve neseli.
hayat pıtı pıtı akıp gidiyor.
mental saglıgın iyi. fiziksel saglıgın iyi.
bi tas corban kaynıyor.
birkac hobin var.
isin var.
birkac dostun var.
beni arayan olursa huzur dolu bir yerdeyim.
sorun yaratmıyorsun ve sorunların cozum haricinde parcası olmuyorsun.
ic dunyan sakin ve neseli.
hayat pıtı pıtı akıp gidiyor.
mental saglıgın iyi. fiziksel saglıgın iyi.
bi tas corban kaynıyor.
birkac hobin var.
isin var.
birkac dostun var.
beni arayan olursa huzur dolu bir yerdeyim.
devamını gör...
kadın modların modluğunun alınması gerekliliği
dünyaya bir daha gelsem yine kadın olurum ortalığı başkalarına bırakacak değilim modu
devamını gör...
sevgili olduktan sonra kendini salan insan
bir tarafta ilgi azalıyorsa ötekinin de kendini salması ile oluşan bir denklemdir. bu yüzden hayatındaki kişiye aşırı bağlı ama bir yandan da flörtöz biriyle birlikte olmakta fayda var galiba 50 lira farkla da büyük boy alırız
devamını gör...