zaman tüneli
nick vermeden bir yazara seslen
bi cinnet her şeyi halleder.
devamını gör...
mikdat kadıoğlu
derin bir cv si olan afet yönetimi uzmanı. ismi mithat mı acaba??? diye düşünsem de mitin mik olduğunu wikipedia’dan farkettim. güzel bir profesördür. devletimiz iyi yetişirmiş bence kendisini, itü de olmak zor iş çünkü.
devamını gör...
milliyetçi müslüman
türk islam sentezi işte
mükemmel bi kımıza motor yağı katmışsın gibi
mükemmel bi kımıza motor yağı katmışsın gibi
devamını gör...
yazarların en sevdiği yan hakları
istediğin yazarı stalklayip, istemediğini engelleme hakkı.
devamını gör...
besim tibuk
yapılması gerekeni söyleyen adam
tek bir saçma vaat yok
ama bizim kuyruk görünce dayanamayıp giren, bedava mezar bulsa girecek
devlet fetişi kütle anlamaz bunları
düşünsene trt özel, vergi indirimi diye bi şey yok, beceriksiz esnafın kollanması yok, yurtdışı alışveriş yasağı yok, imei harç ücreti yok...
tek bir saçma vaat yok
ama bizim kuyruk görünce dayanamayıp giren, bedava mezar bulsa girecek
devlet fetişi kütle anlamaz bunları
düşünsene trt özel, vergi indirimi diye bi şey yok, beceriksiz esnafın kollanması yok, yurtdışı alışveriş yasağı yok, imei harç ücreti yok...
devamını gör...
yazarların son para harcadığı şey
dün akşam zorunlu olarak para harcadım. gücümü kontrol edemiyorum.
dün akşam halı sahada bir şut çektim top direğe çarptı. direk yamuldu hatta kırıldı. işletmeye kale direğinin parasını ödemek durumunda kaldım. demire çok zam gelmiş, baya bir maddi zarar ödedim.
her yerde özel kaplan clark vuruşumu yapmamam lazım. okul bahçesinde de koca çınar ağacını devirmiştim. sinirlendiğim zaman çok acımasız bir adama dönüşüyorum. yemin ederim.
dün akşam halı sahada bir şut çektim top direğe çarptı. direk yamuldu hatta kırıldı. işletmeye kale direğinin parasını ödemek durumunda kaldım. demire çok zam gelmiş, baya bir maddi zarar ödedim.
her yerde özel kaplan clark vuruşumu yapmamam lazım. okul bahçesinde de koca çınar ağacını devirmiştim. sinirlendiğim zaman çok acımasız bir adama dönüşüyorum. yemin ederim.
devamını gör...
yazarların en sevdiği yan hakları
eskiden olsa clarkım kentimin poğaça yanakları derdim;
demiyorum...
demiyorum...
devamını gör...
israil semalarını kaplayan kargalar
neden, niye? ne anlamı var bilmiyorum.
www.instagram.com/reel/DWUC...
www.instagram.com/reel/DWUC...
devamını gör...
sözlük yazarlarının ayak parmaklarının arası
tema vakfı görseli olarak kullanılabilir.
"erozyona dur de" falan filan...
"erozyona dur de" falan filan...
devamını gör...
kadınların iyi erkek yerine kötü erkek tercih etmesi
erkeklerin iyi erkek olmak yerine kötü erkek olma tercihi ile yarışır mı bilemedim iyi yada kötü olduğumu da bilemediğim gibi.
devamını gör...
kadınların iyi erkek yerine kötü erkek tercih etmesi
bence sıkıntı, kadınların erkek tercih etmesindedir. *
böyle ezbere ezbere konuşmalar asla bitmeyecek o belli de, ben yine dilim döndüğünce bahsedeyim.
birincisi, bir insanın iyi ya da kötü biri olduğunu anlamak için, elinde herhangi bir veri yoksa bunun yolu o insanla zaman geçirmek, diyalog kurmak, ilişkide olmaktır. bu bütün insan ilişkileri için geçerlidir. kadın erkek ilişkisi de, kadın kadın ilişkisi de, erkek erkek ilişkisi de böyledir. buradaki "ilişki" kelimesi geniş anlamıyla kullanılmıştır.
ikincisi, toplumun "iyi insan" olarak tabir ettiği kimseler genellikle silik, resesif, tepki göstermekten kaçınan, kolay kabullenen kısacası "eline vur ekmeğini al" diye tanımlanan insanlardır. kadın ya da erkek fark etmez; bir duruşu olan insanlara her zaman ön yargı ile yaklaşılır. bu bakımdan, karşı cinsin daha doğrusu insanların dikkatini eşit şartlarda ilk çeken her zaman dominant karaktere sahip olanlardır. iyisi ya da kötüsünü bilmeksizin. bu dikkat çekicilik de kişinin öz güveni ike alakalıdır çoğunlukla. yani içi boş bir öz güven dahi olabilir ama bunu tanımadan bilemeyiz.
öte yandan, bu "eline vur ekmeğini al" kimselerin de iyiliği tartışılır. istediği bir şey için mücadele etmekten yoksun biri, sizin için de herhangi bir çabaya gitmeyecektir. cesaret edemeyecektir belki de. belki de gizli psikopat, çok var bu şekilde katil örnekleri.
son aşamaya gelirsek de, dikkatinizi cezbeden kişi ile tanıştınız, ilk etapta zaten herkes maskeli. kimse size kötü yanlarını göstermez. ilişki ilerler. ilk kötü tecrübe ile karşılaştığınızda ortaya koyduğumuz bir emek vardır ve bunun hatrına çözmeye çalışırsınız uzaklaşmak yerine. evlilikler de böyle ilerleyebilir mesela. önce uzlaşır, bu olmaz ise uzaklaşma başlar. bir diğer husus, artık çok yakından bakmaya başladığınızda büyük resmi kaybedersiniz. gerçek anlamda o kişiyi görmek mümkün olmayabilir. günün sonunda ciddi anlamda zarar görmeden uzaklaşmak aklınıza gelmeyebilir. bu zararı gördüğünüzde de insanlar derki: "kadınlar kötü erkekleri seviyor".
böyle ezbere ezbere konuşmalar asla bitmeyecek o belli de, ben yine dilim döndüğünce bahsedeyim.
birincisi, bir insanın iyi ya da kötü biri olduğunu anlamak için, elinde herhangi bir veri yoksa bunun yolu o insanla zaman geçirmek, diyalog kurmak, ilişkide olmaktır. bu bütün insan ilişkileri için geçerlidir. kadın erkek ilişkisi de, kadın kadın ilişkisi de, erkek erkek ilişkisi de böyledir. buradaki "ilişki" kelimesi geniş anlamıyla kullanılmıştır.
ikincisi, toplumun "iyi insan" olarak tabir ettiği kimseler genellikle silik, resesif, tepki göstermekten kaçınan, kolay kabullenen kısacası "eline vur ekmeğini al" diye tanımlanan insanlardır. kadın ya da erkek fark etmez; bir duruşu olan insanlara her zaman ön yargı ile yaklaşılır. bu bakımdan, karşı cinsin daha doğrusu insanların dikkatini eşit şartlarda ilk çeken her zaman dominant karaktere sahip olanlardır. iyisi ya da kötüsünü bilmeksizin. bu dikkat çekicilik de kişinin öz güveni ike alakalıdır çoğunlukla. yani içi boş bir öz güven dahi olabilir ama bunu tanımadan bilemeyiz.
öte yandan, bu "eline vur ekmeğini al" kimselerin de iyiliği tartışılır. istediği bir şey için mücadele etmekten yoksun biri, sizin için de herhangi bir çabaya gitmeyecektir. cesaret edemeyecektir belki de. belki de gizli psikopat, çok var bu şekilde katil örnekleri.
son aşamaya gelirsek de, dikkatinizi cezbeden kişi ile tanıştınız, ilk etapta zaten herkes maskeli. kimse size kötü yanlarını göstermez. ilişki ilerler. ilk kötü tecrübe ile karşılaştığınızda ortaya koyduğumuz bir emek vardır ve bunun hatrına çözmeye çalışırsınız uzaklaşmak yerine. evlilikler de böyle ilerleyebilir mesela. önce uzlaşır, bu olmaz ise uzaklaşma başlar. bir diğer husus, artık çok yakından bakmaya başladığınızda büyük resmi kaybedersiniz. gerçek anlamda o kişiyi görmek mümkün olmayabilir. günün sonunda ciddi anlamda zarar görmeden uzaklaşmak aklınıza gelmeyebilir. bu zararı gördüğünüzde de insanlar derki: "kadınlar kötü erkekleri seviyor".
devamını gör...
ülkü ocakları
suç yuvaları.
devamını gör...
masaya yumruğunu vurup sus be hanım diyen erkek
aniden sıçrayarak uyanır ve uykusuna devam edecek erkektir. evet.
devamını gör...
yazarların en sevdiği yan hakları
yanlışlıkla verdiğim artıyı geri alabilmek.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının anlamı
küçüklüğümde star wars’la yatıp star wars‘la kalktigim için içinde geçen gezegen ve oradan ayrılmış olan , ama dünyalı da olamayan bir uzaylının adını kullandım…
devamını gör...
pencerene sığdığı kadardır gökyüzü
bir sevimsiz karga ukdesidir...
kime ait olduğu bilinmeyen, sağda solda, sosyal mecralarda, edebi sohbetlerde sıkça atıfta bulunulan anonim bir söz...
içerik bakamından anlamlı lakin, duyduğunda bazı kulakları da demotive edebilecek, yanlış yönlendirebilecek kadar da tehlikeli bir sözdür zannımca...
yani aslında sözün anlattığı şudur:
der ki;
insan kendi dışındaki dünyayı, bilgisiyle, cesaretiyle, deneyimleriyle algılar, yorumlar... ve bu da insanın bakış açısını, dünya görüşünü belirler... bununla birlikte farkındalığı artan insanın ilk keşfedeceği şey 'benim gökyüzüm bu pencere kadarmış' değildir. aksine, 'gökyüzü, benim pencereme sığamayacak kadar büyükmüş' tür... bu farkındalıkla insan penceresini büyütmeye, dolayısıyla gökyüzünü de keşfetmeye başlar...
bir açıdan da, ne yaparsam yapayım, bu pencereden fazlası olmayacak diye demotive de olabilir... bu yaklaşım insanı durağanlaştırır. hareketsizleştirir... oysa bizi var eden şey harekettir...
kime ait olduğu bilinmeyen, sağda solda, sosyal mecralarda, edebi sohbetlerde sıkça atıfta bulunulan anonim bir söz...
içerik bakamından anlamlı lakin, duyduğunda bazı kulakları da demotive edebilecek, yanlış yönlendirebilecek kadar da tehlikeli bir sözdür zannımca...
yani aslında sözün anlattığı şudur:
der ki;
insan kendi dışındaki dünyayı, bilgisiyle, cesaretiyle, deneyimleriyle algılar, yorumlar... ve bu da insanın bakış açısını, dünya görüşünü belirler... bununla birlikte farkındalığı artan insanın ilk keşfedeceği şey 'benim gökyüzüm bu pencere kadarmış' değildir. aksine, 'gökyüzü, benim pencereme sığamayacak kadar büyükmüş' tür... bu farkındalıkla insan penceresini büyütmeye, dolayısıyla gökyüzünü de keşfetmeye başlar...
bir açıdan da, ne yaparsam yapayım, bu pencereden fazlası olmayacak diye demotive de olabilir... bu yaklaşım insanı durağanlaştırır. hareketsizleştirir... oysa bizi var eden şey harekettir...
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
nickini zuğrâ diye okuduğum yazar
devamını gör...
kadınların iyi erkek yerine kötü erkek tercih etmesi
iyi erkekler sünepe olursa normaldir. bizim o kötü dediğimiz erkekler, atılgan ve dışa dönük. bu da bir şekilde kadınların ilgisini çekiyor. iyi erkekler ise tabii öyle olmayan da var ama sıkıcı. siz genç ve eğlenmek isteyen toy bir kadın olsanız kimi seçersiniz? cevabı belli bence. iyi erkeklerin kıymeti genelde otuzundan sonra anlaşılır kadınlar için. bu böyle bence.
devamını gör...

