zaman tüneli

banka hesabım.
devamını gör...

ağrı kesicin var, peki uludağ kesicin var mı...
devamını gör...

otuzuncu üstad-ı azam. eski hariciyeci. 2006'da matrikülden silinmek suretiyle iade edilmiştir
devamını gör...

vakko by tagliatore ceketlerini severek giyiyorum. çok hafif, şık, kıymetli ama bakımı da hassas. tavsiye ederim.
devamını gör...

nanegzist'in bir şarkısı. son derece pozitif enerji aşılıyor. dinlenir.

devamını gör...

biri bakıcak kadar elden ayaktan düşmeden doğal yollarla ölmeyi umuyorum. bakılacak hale gelirsem yaşıma ve sağlık durumuma göre ötenazi güzel bi seçenek olabilir.
devamını gör...

(bkz: king crimson) (bkz: serbest çağrışım)
devamını gör...

yanlış yolda yürümek, doğru yolda beklemekten iyidir. söz behzat ç'nin bir bölümünde geçiyor, ama olsun. güzel ve doğru.
devamını gör...

iş güç sonrası güzel bir film izlemek, pazar sabahına keyifle girmek, sabah yürüyüşü yapmak

yarın da yağmur varmış, ama olsun. yaşamak güzel.
devamını gör...

f1 arabası sürmek
devamını gör...

genelde toprak veya açık pembe tonlarında hafif bir far , rimel , allık ve ruj sürerim. topu topu 4 malzeme. suratının tüm şekliyle oynayarak makyaj yapan biri değilim. asgari düzeyde ama fark yaratacak kadar zarif bir makyaj yaparım. bakınca bağırmaz ama özenli gözükür.

benim tarzım daha çok şudur:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


yüzüm genel hattıyla şöyle görünür( fondeten de kullanmam. sadece yukarıda belirttiğim 4 malzeme.)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


hafif ve net.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatını kendi tutkularına( isteklerine göre) yaşa. başkalarının emriyle veya sürekli akıl vermesiyle sürdürdüğün hayat bir noktada pişmanlığın olur. insanlar kendi ideallerini başkalarının üzerinden gerçekleştirmeye çok meyillidir. bu yüzden size sizin istediğiniz hayatı değil, kendi uygun buldukları hayatı yaşatmayı denerler. buna boyun eğerseniz, kendi arzunuz dışında biçimlendirdiğiniz bir hayatınız olur ve yapamadıklarınız, isteyipte sahip olamadıklarınız sizi psikolojik olarak çok yıpratır.

ben ne olursa olsun, kendi burnunun dikine giderek bir hayat inşa etmiş bir kadınım. tanrı yolumu inanılmaz şekillendirdi. gerçekten onun verdiği şanslarla var oldum ve büyüdüm hatta hala büyüyorum. şükürler olsun ! ayrıca kontrole açık bir yapım yok bunun ekmeğini ciddi yiyorum. kimsenin manipulasyonuna maruz kalarak, meslek- okul , partner ve hayat seçimi yapmadım. yapsaydım, çok mutsuz olurdum. kendi karakterimle- zamanında bana akıl vermeye çalışanların karakterleri taban tabana zıt. ayrıca onların yolundan gitseydim, belki de şu an sahip olduğum başarının yarısına sahip olamazdım. bu başarıyı tanrının yardımıyla, kendi tutkularımın üzerine gittiğim için elde edebildim.


hayat sizin. kontrol sizin. direksiyonu kimseye vermeyin.
devamını gör...

mide agrisindan oleyazmak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açıkcası ben içine doğduğum şehir olan istanbul'dan tiksindim. burayı hep çok sever ve ülkenin " kalbi" olarak görürdüm fakat kontrolsüzce içeri alınan göçmenler, önüne geçilemeyen aşırı nüfus büyümesi şehiri yaşanılmaz bir hale getirdi. her yer insan dolu ve şehir artık kimseyi taşıyamıyor. ne toplu taşımaları kullanabiliyorsunuz ne bir yerde oturup bir şeyler içip- hafta sonu aktivitesi yapabiliyorsunuz...

en basit eyleminiz bile saatlerinizi alıyor çünkü şehir çok kalabalık.. bir yerden bir yere ulaşmak zaten ciddi bir zaman kaybı. gittiğiniz yerde boş masa beklemeleriniz, saatlerce masaya gelmesini beklediğiniz siparişleriniz, bir ürün almak için girdiğiniz uzun sıralar derken.. bir bakmışsınız tam bir tatil gününüz heba olmuş. geriye dönüp bir bakıyorsunuz, 1 tatil günü boyunca ne yapabildiniz? - sadece 1 kahve içmek ya da avm'ye gidip 2 t-shirt , 1 jean almak.. bu istanbul'da 1 gün alıyor. ıstanbul'da hayat şu an bu


bu rezil durumdan fazlasıyla usandığım için kendime yeni bir yaşam biçimi geliştirdim. genellikle belli başlı semtlerde, düzenli gittiğim mekanlar var. ne olursa olsun müşteri kalitesiyle ve ortamıyla yıllardır kendilerini bozmadılar. bozsalardı, listemden çıkarlardı. dışarı çıkmak istediğimde, genellikle içlerinden birine gidiyorum. bu hem nezaketsiz kalabalığa karışmamı hem de vakit kaybetmemi engelliyor. aktivite yapacaksam, genellikle istanbul dışına doğru yayılıyorum. - istanbul içi hele yaz gelirken inanılmaz patlıyor. gece 12'de bile ana semtlerde ( mecidiyeköy- bebek- etiler- nişantası- bağdat cad. - suadiye- moda vb.) bulunan starbuckslar ve diğer kurumsal ölçekli kahve mekanlarında ( espresso lab, nero, gloria jeans, tchibo vb.) yer bulamazsınız.


ayrıca, sağlık hizmeti açısından da berbat durumdayız. devlet hastanelerinden randevu bulamıyorsunuz.. randevu bulabilmek için sistemde boşluk kovalıyoruz.. alt tarafı bir hastane.. düşünün, sağlık probleminiz olduğunda, anında hizmet dahi alamıyorsunuz. öyle bir kalabalık.. mecburen özel hastanelere gidip, bir asgari ücreti bırakıyorsunuz. bu noktada özel hastane bir zorunluluk haline geliyor çünkü sağlık probleminizin ne olduğunu öğrenme ihtiyacınız bir korku- anksiyete dalgası haline geliyor. devlet hastanesinde randevu bulmayı beklemektense, özel hastanede tüm testlerinizi yaptırıyorsunuz. düşünün devletin sağlık hizmeti bile şehirin nüfusuna yetemiyor. derdimize çare olması adına, bu işi de parayla çözmek zorunda kalıyoruz( özel hastanelere giderek ve muayene, doktor, test başı ücret ödeyerek)

üniversite eğitimi için gelmeyi düşünenlere sesleniyorum : gelmeyin.

hayat burada durdu ve her şey çok pahalı ( toplu taşıma dahil). ailenizin veya sizin belirli bir seviyenin üstünde maddi geliriniz yoksa, 4-5 yıl burada yalnız yaşamak sizi ekonomik olarak çok yorar. istanbul diğer şehirler gibi değildir. her semtinde kalamaz, her evi tutamazsınız. hayatınızı asgari düzeyde de olsa, yürütebilmek için ciddi bir bütçe gerekiyor. kısıtlı bir bütçe ile buranın yaşam şartlarıyla başa çıkamazsınız. kiralar, temel ihtiyaçlar( market alışverişleri) , kişisel ihtiyaçlarınız( kozmetik- üst baş) ciddi bütçe gerektiriyor. annenin ve babanın yolladığı standart harçlıkla burada yaşama şansınız çok zor. size kötü bir portre çizmek istediğim için değil, gerçekten doğru bilgileri aktarabilmek için yazıyorum bunları. hele ki kız cocukları.. bu konuda en fazla korunması gereken topluluk onlar. lütfen dikkatli olun. istanbul kısıtlı bütçeyle, öğrenci olarak , tek başınıza yaşayabileceğiniz kadar uygun ve güvenli bir şehir artık değil. buranın toplum dinamiği de oldukça kaygan( her tür insan var). üniversite için burayı seçecekseniz de dikkatli olun. her şeyini bilin öyle gelin. o zaman potansiyel tehdit riski bir derece olsa da, düşer ama yine sonuç değişmez. başka bir şehirde, buraya harcayacagınız paranın yarısına krallar / kraliçeler gibi yaşarsınız.

istanbul artık akıl kârı değil. burada doğup büyüyenler burayı terk etmeye, farklı şehirlere veya direkt yurt dışına taşınmaya başladılar. siz düşünün portreyi.
devamını gör...

ankarada ardic kafeyi seviyordum
devamını gör...

iki entry girmisim 4 yil once ikisi kesin farkli insanlara ve ikisini de hatirlamiyorum
devamını gör...


post hoc ergo propter hoc, bir safsata çeşididir. bu ifade türkçeye "bundan sonra, demek ki bundan dolayı" şeklinde çevrilebilir. post hoc safsatası "peşpeşe gerçekleşen iki olaydan daha önce gelen daha sonrakinin sebebi olmalıdır" şeklinde geçersiz bir akıl yürütmeye dayanır. (vikipedi)



aslında allah'ı aradan çıkararak kurulan her sebep-sonuç ilişkisi bu mantıksal safsatanın bir türüdür. çünkü sebeplerin bir sonraki an'a geçecek kişisel bir güçleri yoktur. ve fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirleyen bir rabbe muhtaçtırlar. ama allahın koyduğu kanunlarla aynı sebeplere hep aynı sonuçları yaratması, bazı insanları sebeplerin etki sahibi olduğu safsatasına itmiştir.
devamını gör...

zibidi sözlük, nedir.net, private sözlük'te admin yapılıp sonra insanları dolandırdığından atılan bu abi bilgi sözlük'ün kurucusu olup bu sözlükte de herkese aynı şeyi yaptığından tek başına kalmıştır ve hala sözlükte tek tabanca sürekli yazmaktadır bu nasıl bir azimdir.. sözlüğe üye olup dolandırılacak kurbanı dört gözle bekliyor gibi bir vibe veriyor. 2004'te zibidi sözlük'ün iftar zirvesinde bir abimiz bu elemanın ne olduğunu bayağı detaylı anlatmıştı ilerleyen senelerde de hakkında forum bile açmışlardı bilgizedeler diye.. tek diyeceğim şey mağdurlar salaklıklarına doymasınlar.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim