zaman tüneli

başarılı çalışmalar için, çok özel ekipmanlar gerektirir. epey maliyetlidir ve temel fotoğraf/sanat eğitimi ister.
devamını gör...

bir kurşevelci olarak dahil olmak istiyorum ama uludağ ne abicim. o kadar fakirler ki, insanın aşağılayası bile gelmiyor. dolomitler, pireneler falan olsa insanın hevesi olur. uludağ diyince aşağılamak bile istemiyor insan.*
devamını gör...

bizim köyde yörükler kullanıyordu efendim, öncelikle ve odun ateşinden vazgeçtik o günden sonra, gaz ve elektrik aldı yerini. ama o da güzel aydınlatıyor, buysa mesele.
devamını gör...

80'lerin karanlık ismi abdullah çatlı'nın hayatının anlatıldığı 2026 yapımı film.

fragmanlarını izlediğim zaman "gelse de izlesek diye" heyecanla beklediğim ama izlediğim zaman "keşke sadece fragmanları ile hatırımda kalsaydı" dediğim her anlamda yetersiz ve başarısız olmuş bir yapım.

filmin fragmanlarını izlediğimde çatlı'yı canlandıran başrol şahsı gördüğüm zaman "benim bu adamı gözüm bir yerden çok fazlaca ısırıyor ama nereden olduğunu da çıkaramıyorum" diye düşünmüş, ama kimdir necidir diye de bakmamıştım. filmin başında öyle bir isim çıktı ki "ne alaka be kardeşim" diye şaşırdım kaldım. filmin başrol oyuncusu hiçbir sinema/tv/sahne tecrübesi olamayan eski galatasaray futbolcusu vedat inceefe çıktı. (şaşırdık mı? hayır. yapı sayesinde galatasaray yine her alanda kollanmaya devam ediyor, ayıptır.)

ilk şaşkınlığımı attıktan sonra izlemeye başladım. ama bir saniye bir sorun daha var? film başladı ışıklar söndü geri sayım yapıldı. filmin başında abdullah çatlı diye birinin hayatının özeti bir film fragmanı gibi normal fragman sahneleriyle beraber yayınlanıyor. dedim acaba film başlamadan filmin fragmanını bir daha mı gösteriyorlar? hayır öyle değilmiş. film çatlı'nın hayatının yurtdışına çıktıktan sonraki döneminden itibaren başlıyormuş. öncesini de öyle saçma bir şekilde anlatmışlar ki, film içinde film fragmanı gibi bir şey olmuş. yani başlangıçta "çatlıception" gibi bir durum yaşarsanız sakin olun ve arkanıza yaslanın.

film başlıyor, film ilerliyor, ilerliyor, ilerliyor... ama filmde beklediğim aksiyon dolu heyecan yaratacak sahneler bir türlü gelmiyordu.
- vatan sevdalısı sevgi pıtırcığı bir abdullah çatlı
- çok sakin geçen aksiyon sahneleri
- çatlı'dan başka kimin kim olduğu belli olmadığı yan roller
- tamamen gereksiz ve saçma şekilde uzatılmış aile sahneleri
- "yağdı yağmur çaktı şimşek, sende mi şair oldun eşşoolu eşşek" tadında kafiyeli sözler
- birbirinden kopuk geçişler
- çukur dizisi referans alınarak yapılmış çatışma sahneleri
- sırf içinde birazcık sertlik görülsün diye araya serpiştirildiği belli olan küfürlü sözler eşliğinde ilk yarı bitti.

içimde hâlâ bir umut var, dedim "biz türkler geri dönüşleri severiz, ikinci yarı belki ilk yarıdaki bu saçmalıkları kapatır" ama yok. ikinci yarı da ilk yarıdan hallice. günlerdir merakla beklediğim film büyük bir hüsranla sona ermek üzere. sonra aniden bir şey oldu. hiç beklemediğim bir anda yine anlatımlı ve geçişli sahneler girdi. bir mercedes bir kamyona yandan girdi ve ekranda çatlı-2 diye bir yazı belirdi. meğer bunun 2'si de varmış. ya abicim birinci filmi bi hazmetseydik önce, sence ben bu başarısızlıktan sonra 2'ye gider miyim bir düşün?

ikinci filmin fragramanı bitmeden ben ve yanımdaki abim eleştire eleştire ayağa kalktık, ben saydırıyorum içli içli, giden 2 saatime yanıyorum. çıkışa doğru giderken içerideki seyirci ayağa kalktı ve filmi alkışlamaya başladı (salonun yarısı doluydu) döndüm bir baktım seyirciye "biz farklı filmler mi izledik" diye. eminim ben önden hızlı hızlı söylene söylene giderken içlerinden biri beni gözüne kestirdi ve "solcu köpek" diye geçirdi. olsun en azından birileri salondan memnun ayrılabildi.

en basitinden; çok rahat bir şekilde kurtlar vadisi, çukur, eşkıya dünyaya hükümdar olmaz, deli yürek, içerde gibi dizileri izlemiş kitleleri çekebileceğin filme sırf benziyor diye bir futbolcu eskisini başrol oynatmak yerine oynatabileceğin milyon tane adamı oynatmamak en büyük yanlıştı. yani başrolün amatör olduğu o kadar bariz ki, etrafındaki basit yan roller bile daha profesyonel kalmış. bir de madem sen bu filmi bir seri halinde çıkacaktın o zaman filmi direkt yurtdışından değil de 10-15 yıl öncesinden türkiye'den başlatsaydın ya. hayatında devamlı aksiyonun olduğu bir adamın en soft sahnelerini kullanmışlar. özetle; senaryo sıfır, oyunculuk sıfır, aksiyon sıfır, yani sıfır oğlu sıfır

son olarak; filmde turuncu bir araba var. o turuncu arabayı plakasını değiştirip değiştirip 4-5 sahnede kullanmışlar, len madem o kadar paranız yok hiç çekmeyeydiniz. bir de günümüzdeki iran-israil savaşına da gönderme var. şişşşşşşt kardeşim deriniz, elbette 30-40 yıl sonrasını görecek kadar bilgi birikimimiz var*
devamını gör...

çirkin zeynep yoktur, az vodka vardır!

okul hayatım boyunca her dönem en az bir zeynep'den hoşlandım. isim mi beni çekiyor, tüm zeynepler mi güzel emin değilim. ama bir zaafım olduğu kesin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ulan biz sansürlü küfür etsek bile tanım siliniyor ama bu saçma salak başlık iki gündür akışı esir alabiliyor. mal mısınız yoksa reyting için görmezden mi geliyorsunuz anlamadık.
devamını gör...

bizi de buna zorluyorlar dı, ben zaten tatillerde bile mesai yapıyordum ve para izin vese de almıyordum, sonunda dediler ki senin gibi keriz bulduk biz niye seni kullanmaktan vezgeçelim ama ben kabul ettim tabi ki, aldım kabul ettim. manifest falan filan fülen. ne diyeyim, gezelim görelim, bandırma vapurunun önünde bir kurban keselim, gerçi o buraya uzak oldu, bize nusret lazım, eti önce dövüp, sonra tokat vuran. mayın gemisine gerek duyulursa ben onun ucunda bir sigara söndürmüştüm, icabına bakıyoruz inş.
devamını gör...

bugün bir tane beyaz at hibe edildi tarafımıza, tunceli sağolsun doğamızı iyi korudular. eee doğru yolda olmak önemli tabi, hayırlısı olsun. kanını seveceksin ki, güvenin olacak kendine ve bir olunca sen, arkeoloji okuyacaksın, kazma vurucaksın mezar kazacaksın. rum diyarında benim köyümü soyacaksın. kepenk kapattı bugün bizim dükkan, müşterimiz yoktur artık, tertemiz yerin en dibine geçti eğitim sektörümüz.
devamını gör...

gökalp çok beğendiğim bir vokal olmasına rağmen pentagram'da olmasına bir türlü ısınamadım. the climb zamanı gökalp'in vokalini çok beğenirdim. muhteşem de bir albüm yapmışlardı. nedense devamını getiremediler.

ama pentagram'da gökalp olmadı bence. ya da benim için olmadı bilemiyorum. murat'ın hatta ogün'ün olduğu albümleri hala daha çok seviyorum.

hatta popçular dışarı live albümü var ki of ne off!
devamını gör...

dünya'da işlenemeyen bütün günahlar cennette ödül olarak yaşanabildiği için, insanoğlunun hayal gücüne bırakılmış bir ortamdaki olası; kaosu, rezil ortamı ve iğrenç manzaraları hayal bile edemiyorum.
devamını gör...

sanki ellenecek g.t var da adamda. g.tsüz adamdır o. kuru g.t mü, tahta g.t mü ne, öyle bir takma adı var uluda kerkenezin. kih kih kih

yalnız modlar herhangi bir işlem yapmadılar ya hayretler içerisindeyim.

lan cümle sonuna a.k yazdım diye uyardılar beni be.
devamını gör...

karşıdan bakınca direksiyon simidinin üstünden sadece gözleri görünen direksiyonu 11-13 pozisyonunda tutan ilkel bir güdüyle(büyük görünmek için) omuzlarını kaldırmış aşırı tedirgin türbanlı kadın.

aynaları görme imkan ve kabiliyeti yoktur. gergin olduğu için omurga kitlenmiştir, boyun dönmez. bundan dolayı yanında yahut arkasında seyir ederken en kısa sürede uzaklaşın. ola ki karşı karşıya denk gelirseniz manevra yapabilmesi için zaman tanıyın, çünkü görme, algılama, tepki verme süresi kahredici derecede uzundur.
devamını gör...

televizyonu açtığımızda haberleri ben sunsam ve cümle aleme sövsem, bana herkes kötü gözüyle bakar, desem ki ülkemizi soyuyorlar eee düzen böyle derler, evine hırsız girdi desem silah çekerler, bir karış toprak uğruna birbirlerine düşerler, desem ki güvenlikle alakkkalı hiç bir sorunumuzzz yoktur, buna da alkış tutarlar, ben şimdi size soruyorum, hani bu ülke ve bu yurt bizim evimizdi, neden evine hoşgeldiniz yazıyorsunuz girişlerde ve sınır kapılarında kapı kulluğu ve mayın pulluğu gibi dövüşüyorsunuz. bana subay felsefesi öğreten harbokululu üsteğmen şimdi bana söyle, subayın yurdu olur mu??? ben gazeteci şerifi sevdim, gerisi komple hikaye. burası trablus, ben garbın en ötesindeyim, sofraya buyrun, ra bende siz sofya hatta şöyle diyeyim, ya da ben de isim kombinasyonu malum olduğu üzere, i yi de alıyorum sof’ un dünyası sizin olsun. yeni dünyayı üzen hayırlı uğurlu oldun. cem abi sen uzan, ben öldüm verdiğim sa ufak bir sızzzaaanndır.
devamını gör...

bu sabah önümdeki kadın 3 km hızla gidiyordu sollamanın yasak olduğu yolda. bir de iyi kullanıyoruz biz demiyorlar mı? hayır siz araba kullanmıyorsunuz.
devamını gör...

cesedi temiz olarak toprağa gömmek için yapılan ritüel bana deseniz ki hiç gasilhane gördünüz mü? gördüm evet, ahmet amcalar ve horozu aliler vardır bir de dedem mustafa, köyün düzen kuran huzur bozan adamlarıydı bunlar, nefret ediyordum her birisinden ve bir vesileyle ben gömdüm bazılarını kara toprağa ve ölüm benim için bir oyuna döndü aile kabristanı olan adsız çeşmenin huzurunda. gördüğüm üzere bir kere daha cümle kurmuş oluyorum ama ben ölüme aşık bir psikopat ve şerefsiz ve hatta deliyim galiba. ama bunlar küfür değil biliyorum size küfrü tanım eyleyecem.
devamını gör...

bir insanın unutulacağı hiç yaşamamış gibi olacağı süre 100 yıl. torun tombalak tanımıyorsa bu süre daha da düşer zaten. ölmüşüm nereye gömüldüğümü mü düşüneceğim bir de?
devamını gör...

grupta bi norveç beyaz, onlar da beyaz zenci.

ne bahtsızsın ırak, hoffff!
devamını gör...

antakya narlıcada bir kimsesiz mezar başında oturmuş bekliyordum deprem sonrasında, hiç kimsenin uğrak vermediği bir bebek mazarıydı bu, diğerlerinde oyuncaklar ve süslemeler, 35 numara diye yazmışlardı, 38 numara, 88, 888 ve sonsuz insan çölünde bir ölü neye yarar diye düşündüm, gömdü beni beyaz önlüklü ceset büyüleyen mahluklar ve beni gömdü gasilhane üstünde yürüyen kara bulutlar, ne kimsesizim ne de kimseyim, özüm ve sözüm, gözümden gelir, gördüklerime inanırım. özüm gözümdür ve ben kör saliha, yetim ve öksüzüm. öküzüm ve üzüm.
devamını gör...

açılın beyler türkiye’nin de içinde bulunduğu d grubunu analiz ettim.

avustralya’nın içinden geçeriz raad olun, hakemler amerika’yı kollayabilirler ama allame-i cihan gelse onlar da bize zayıf kalır. burada en tehlükeli takım paraguay. zalımlar askerden yeni gelmiş gibi dop oynuyu.

yatırım tavsiyesi değildir tabi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim