apollo creed yazar profili

apollo creed kapak fotoğrafı
apollo creed profil fotoğrafı
rozet
karma: 1868 tanım: 154 başlık: 1 takipçi: 2

son tanımları


fitre ve zekat

muhakkak ki islamiyet kolaylık dinidir : link
devamını gör...

sevgililer günü

bu seneyi de kazasız belasız, çiçeksiz böceksiz atlattık çok şükür.

ruh eşini bulduktan sonra da sevgililer günü şundan öteye gitmemeli zaten:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ek : bir de bana nahdanlık almış daha ne olsun, gerçi ben nahtarlık istiyordum ama o da seneye inşallah
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mafia definitive edition

steam kış indirimlerinde bu oyuna ek olarak; mafia 2 classic, mafia 2 definitive edition, mafia 3 definitive edition 4lü paket halinde 500küsür liraya düşmüş. meraklısına duyurulur
devamını gör...

takımın 3-0 öndeyken içe düşen ya berabere kalırsak korkusu

geçen sezon bu kabusu hakkını vere vere yaşadık

(bkz: 28 eylül 2024 galatasaray kasımpaşa maçı) 3-0'dan 3-3
(bkz: 3 ekim 2024 rfs galatasaray maçı) 0-2'den 2-2
(bkz: 21 ocak 2025 galatasaray dinamo kiev maçı) 3-1'den 3-3
devamını gör...

jayden oosterwolde

yahu sonra "insanları niye küçümsüyorsun, hakaret ediyorsun" diyorlar.

oğluşum fethullahçılar ne ya? kaç iq ile hayatınızı idame ettiriyorsunuz? ilkokul bebeleri bile bıraktı fetösaray, şikebahçe, 8taş demeyi. kaç yaşına gelmişsiniz, telefon/bilgisayar kullanacak iq'nuz var ama hâlâ ergence lakaplarla laf soktuğunuzu sanacak kadar da beyiniz yok.
devamını gör...

semerkant (kitap)

3 hafta önce bir perşembe akşamı metroda son sayfasını okuyup kitabı çantama koydum. normal şartlarda aynı akşam ya da ertesi sabah içindeki kitap ayracını çıkarıp kitabın iç kapak sayfasına kitabı okuduğum tarihi atıp kitaplıktaki yerine koyup başka bir kitap almam lazımdı. ama aklıma da gelmiş olmasına rağmen kitabı çantamdan çıkarmak istemedim. ertesi gün sabah ve akşam yine metroda çantamdan çıkarıp rastgele sayfalar açıp gözüme rastgele gelen yerleri okudum. eve gidince cuma günü akşamı ve cumartesi günü sabahı kitabı yine çantamdan çıkarmak istemedim. kitap yine bilinçli olarak çantamda bekliyordu.

cumartesi günü sabah yine metroda çantamdan kitabı çıkardım ve "ya bence ben bu kitapta bir şeyleri kesin gözden kaçırdım o yüzden baştan sona tekrar okumam gerek" yalanını kendime söyleyerek bitirdikten 2 gün sonra kitabı tekrar okumaya başladım.

bu kitaba niye bu kadar bağlandığımı biri sorsa verebilecek bir cevabım yok.

- çok zeki ve güzel olan ama bir mezarı dahi olmayan cihan mı bağlamıştı beni kendine?
- yoksa hem tanrı, hem sultanı, hem de düşmanları tarafından ölüme mahkum edildiğini bile bile yaşamaya devam eden nizamülmülk mü?
- düşmanlarını sadece öldürmek değil içlerine korku salarak onlara cehennemi yaşatan hasan sabbah mı?
- "o'nun bizim laf cambazlıklarımıza, küçük pozlarımıza ihtiyacı yok" diyerek allah ile istediği gibi konuşan hayyam mı?
- nizamülmülk ile aynı kaderi paylaşıp hem tanrı, hem şah, hem de halife tarafından ölüme mahkum edilen afgani mi?
- bir kitabın peşinden maceradan maceraya koşuşturup duran omar mı?
- dünyanın en zarif kadını olan ama omar'ın avuçlarının arasından kayıp giden şirin mi?

biri binli yılların başında, diğeri binli yılların sonunda yaşayan 2 ömer'in hikayesi
biri yazdı, diğeri yazılanı bulmaya çalıştı
biri aşık olduğu kadını hayatın çirkinliklerinden çekip çıkarıp sadece aşkını yaşamak istedi, diğeri sevdiği kadının aşkının hakkını tam veremedi

hasılı güzel kitaptı. sanıyorum hayatımın son 10 yılında hakkını vere vere okuduğum ve arada aklıma geldikçe yine açıp okuyacağım bir kitap olacak.

1072 yılından bir alıntı:
"her düşündüğünü ifade edebileceğin gün, senin torunlarının torunları bile ihtiyarlamış olacak. şimdi sır ve korku devrindeyiz."
ve bin yıl sonra hâlâ aynı sözlerin geçerliliğini korumaya devam ediyor.


ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. ben nasıl mı namaz kılarım? bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım
devamını gör...

havit

bir klavye takıntılısı olarak yaklaşık 6 aydır "nasıl bir klavye alayım acep?" diye kıvranıyordum, favorilere aldığım ürünler arasında bu markanın kb835wb klavye+mouse seti de vardı. diğerleri de philips ve dell'in yine aynı şekilde klavye+mouse setiydi.

sonra hafta başında birden bire favorilere eklediğim havit marka klavyenin indirime düştüğü bilgisi geldi. "bu iş böyle devam ederse ben bi 6 ay daha beklerim" deyip şeytana uyup düşünmeden siparişi verdim. ertesi gün elime ulaştı.

normalde gömülü tuşlu olan klavyeler hoşuma giderken ve hep bu tarz ürünler kullanmışken ertesi gün yuvarlak tuşlu ve hiç kullanmadığım tarzda bir klavyem oluverdi. yalan yok hoşuma gitmezse en fazla iade ederim diye düşünüyordum. lakin klavye beklediğimden daha iyi çıktı ve tuş takımı sıralaması 1 senedir kullandığım klavyeden farklı olmasına rağmen 2 günde elim de alışıverdi.

retro bir görüntüsü olması
tuşlarının sessiz ve yumuşak olması
bluetooth ile bağlanabiliyor olması
şarjlı olması
abartısız ve ihtiyaca yönelik fonksiyon tuşlarının olması
tek tuşla modlar arası geçiş yapılabiliyor olması
yine tek tuşla farklı cihazlar arasında geçiş yapabiliyor olması en büyük artıları (ki ben bu zamana kadar hep analog ve pilli klavye kullanmış adamım)
ayrıca salı gününden beri full açık olmasına rağmen şarjı bir diş bile düşmedi

tek eksisi genelde bombeli mouse kullanan ben için daha düz bir mouse olması biraz elimi boşlukta gibi hissettiriyor
ihtiyacı olanlara yatırım tavsiyesidir

son olarak şuraya görüntüsünü de iliştirivereyim :
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fenerbahçe'nin cumhurbaşkanı'na teşekkür etmesi

"fenerbahçe son kaledir yıkılmaz ulennn"

binlerce nejat işler var
chobani diye stadı var
recep tayyip erdoğan gibi bir aracısı var

kaşla göz arasında gündemi çevirip nasıl verdiler apo'ya umut hakkını ama. yoksa bir şehir efsanesi gerçek mi oluyor?
devamını gör...

kafede namaz kılmasına izin verilmeyen kız

benim başörtülü bacımı mağdur etmiş yine anısına koduğumun dinsiz, imansız chplileri ve atatürkçüleri

zira yıllardır dedik demeye de devam ediyoruz korkmadan; zulüm 1881'de başladı : link
(not: 1915'te yapılan zulmün dehşet verici görüntülerini içerir)
devamını gör...

kemalizm sahte bir dindir

olay ınstagram'dan video paylaşmaya kadar geldiyse yakında burada facebook'taki gibi kanayan güller ve beyaz güvercinlerle "hayırlı cumalar" mesajları da düşmeye başlar eyvah eyvah

kemalizm nedir? din midir, değil midir? gerçek din nedir, gerçek dindar kimdir? dindar nedir, dinci nedir? şimdi burada bunları baştan anlatmaya gerek yok. neden? anlamak istemeyene binlerce kitabı soksan ne fayda, aklına soksan yani.

ama işte aradan cımbızla bir örnek çekip de bir de sonuna ingiliz dostu sir mısıroğlu'nun videolarını koyarak da bir yere varamayız ki. madem paylaşılmış, yorumumu belirteyim: videonun başında işi atatürkçülüğe bağlayarak "başörtülü kıza eğitim vermek istemiyorum" diyen kadın şimdi karşıma çıksa suratına tükürürüm. o kadın benim gözümde cahil, yobaz, arsız ve namussuz bunu ben açık açık söylüyorum.

lakin hangi trol çıkıp da
mübarek 3 ayları bilmeyip bir de üzerine akp diyene
puta tapan günümüz akp tarzı müslümana
islamın kurucusuna recep tayyip erdoğan diyene
kadir mısıoğlu'nun dediği gibi millete rağmen millet için iş yapan akplilere
utanma duygusu alınmış, kul hakkından gram korkmayan ve bunu açıkça yapan partinin başındakilere benim dediklerimi diyebilir?

ne diyordu paylaşılan videoda mısıroğlu? kemalizm "millete düşman bir rejimdir"
millete rağmen millet için iş yapan bir usuldür. "millet cahildir bilmez anlamaz"

ne enteresan bir tespit yapmış. hangi dönemden bakarsan bak elinde kalıveriyor söyledikleri.

birden sosyal medyadan neden bu kadar çok tiksindiğim aklıma geldi. ağzı olan konuşuyor azizim.
benim ne haddime mısıroğlu'nu ve onu sevenleri eleştirmek.
ne haddime bir akp sevdalısına "sorun geçmiş zaman değil şimdiki zaman" demek.
ne haddime "20 yıl önce bu mağdur edebiyatıyla memleketin başına geçtiniz, 20 yıl geçti, sizi mağdur edenlerin esamesi okunmuyor ama siz hala, her zaman, her yerde mağdursunuz" demek
ne haddime "bu mağdur edebiyatıyla memleketin anasını ağlattınız, çaldınız, çırptınız ve yüzsüzlüğünüz dağları taşları aştı" demek
ne haddime "bu memlekette ne eğitim bıraktınız, ne sağlık bıraktınız, ne hukuk bıraktınız, ne güvenlik bıraktınız" demek

"yunan galip gelseydi" bunların yaptığını yapmazdı diyen adamın peşinden gidenler, köyleri yakan, kadınlara tecavüz eden, hamile kadınların karınlarını deşen yunan için "halifemiz efendimizin dostudur, asıl düşman olan ve bu halka zulmeden mustafa kemal ve onun peşinden gidenlerdir" diyenlerin 21.yy versiyonu işte.

sadece, millet sakarya meydan muharebesinde ölüm kalım savaşı verirken kendinden 40 yaş küçük olan 4.hanımına düğün yapan padişahın ingilizlerle olan mektuplarını okusalar bile gerçeği görecekler ama işte dedim ya kütüphane dolusu kitap soksan ne fayda bunlara
devamını gör...

derin devlet

2009'da "bülent arınç'a suikast" palavrasıyla fetöcü ve akpli ellerin sivil yargı vasıtasıyla tsk'nin kozmik odalarına erişmesi süreciyle çöküşü başlayan ve günümüzde ne derinliği ne devletliği kalan ve artık sadece şehir efsanesi olan devletin bir kanadı.

zira birileri tarafından varlığı her zaman pohpohlanarak sunulmaya devam ediyor. zira bizim millet de gaza gelmeyi çok sever. mesela 15 temmuz'da mit'in başında olan ve darbeyi muhtemelen benimle aynı saatlerde öğrenen hakan fidan çoğu akpli'nin gözünde bir halk kahramanı ve geleceğin cumhurbaşkanıdır. niye? çünkü kendisi hakkında her zaman gizemli bir adam profili çizildiği ve görünüş itibariyle karizmatik gösterildiği için.

peki hakan fidan gerçekten şu anki konumuna etiyle tırnağıyla mı geldi, yoksa türkçe olimpiyatlarında yaptığı alkışlarla mı? ya da hakan fidan yerine mit'in başına gelen ibrahim kalın başarılı mı, yoksa başarısını geçmişte kızını yurtdışında cemaat burslarıyla okutması mı bu başarının başlangıç öyküsü? cemaat gazetesinde yazarlık yaptığını es geçiyorum bile.

derin devletin en görünen ve bilinen yüzleri böyleyse varın gerisini siz düşünün.

aslında anlatılacak söylenecek çok şey var da, hikaye uzun, gönlümüz yaralı, eve varmak üzereyim, şarjım yüzde altı

bu arada girişte bahsettiğim "bülent arınç'a suikast" palavrasıyla ilgili erkan yılmaz büyükköprü'nün kozmik albay kitabını tavsiye ederim meraklısına
devamını gör...

doğu'nun ve batı'nın efendisi fatih sultan mehmed

ilber ortaylı'nın kronik kitap'tan temmuz 2025'te çıkan kitabı.

kapağı ve başlığı itibariyle her ne kadar direkt olarak bir fatih sultan mehmed biyografisi gibi bir izlenim verse de diğer klasik ilber hoca kitaplarındaki gibi ana konu ya da karakter üzerinde çok yoğunlaşmadan mevcut içinde bulunduğu dönem, bağlantılı dönemler ve imparatorluklar, mevcut dünya düzeni ve şartları üzerinden ilerlemiş kitap

fatih sultan mehmet hakkında çokça merak edilen;
- annesi aslen kimdi?
- papa tarafından hristiyan olması için davet aldı mı ve gizli bir hristiyan mıydı?
- çandarlı hegemonyasını nasıl bitirdi?
- akşemseddin ile ilişkileri
- istanbul'un fethi ve karadan gemileri yürütmesi gibi yıllardır dillerde dolanan olaylar kitapta ya hiç bahsedilmemiş ya da kıyısından köşesinden geçilmiş.

o yüzden kitaba kronolojik bir detaylı fatih sultan mehmed biyografisi yerine; osmanlı, fatih sultan mehmed sayesinde nasıl imparatorluk oldu sorusunun cevabını bulacak olmak daha doğru olur. ayrıca roma tarihi, 15.yy'a kadar osmanlı tarihi ve avrupa tarihi hakkında da çokça bilgi mevcut kitapta.
devamını gör...

osman gökçek

boğazından geçen her lokma haram
kazandığı para haram
oturduğu koltuk haram
hür bir şekilde aldığı her nefes haram
ama gel gör ki hâlâ sosyal medyada birilerine ahlak dersi verirken karşıma çıkıveriyor

büyük konuşmaktan allah'a sığınırım da, öyle bir babanın evladı olsam sokağa çıkmaya utanırım. en olmadı babayı reddeder soyadımı değiştirir yeniden hayata başlarım. ama bunlarda ne arar o karakter, ama bunlara oy verenlerde ne arar o karakter. cidden sırf oy verdiğim partide bu karakterde bir adam barınıyor diye oy vermeye utanırım ya da en azından oy verdiğimi gizlerim de sağda solda dile getirmem.

geçenlerde buralarda bir yerlerde "sosyal çürüme" başlığında "duydunuz bir sosyal çürüme lafı ağzınıza sakız ettiniz özentiler" minvalinde bir entry görmüştüm. "bak sen ılık g*tlü dalyar*ğa" diyip geçmiştim o an da şimdi ne alaka ise aklıma geldi.

değil mahalle memleket yanıyor bunlar da saçımı sağa mı sola mı tarayayım derdinde. sonra işte mecliste osman gökçekler, sokakta ona oy verenlerden "nasihat" dinliyoruz.

çoğusu ne kadar boka battığımızın farkında değil. gerçi benimki de nankörlük yahu; bunun togg'u var, iha'sı var, siha'sı var, kaan'ı var, dünyaya kafa tutan liderimiz var, dünyada her yerde kriz var bizde de bu kadar olsunu var, terörsüz türkiye var, kızıl elma var, bahçası var bağı var.

ankara'yı yıllarca gökçek yönetti de son 6 aydır istanbul'u kim yönetiyor? türkiye'yi son 20 yıldır akp yönetiyor da bir dahaki seçimi chp kazanırsa ülkeyi chp mi yönetecek artık?

bazı şeyler zoruma gidiyor işte. bir yerlerde karşıma osman gökçek çıkıyor daha da çok zoruma gidiyor. eşit şartlarda; ahlak, kültür, politika, bürokrasi, tarih, spor, siyaset, din ve daha bir çok daldaki konuda rahatlıkla alt edebileceğim adam ve hatta bazı konularda yerin dibine sokabileceğim adam sırf babasının torpiliyle benim hayal edemeyeceğim noktalarda, benim paramla bir hayat yaşıyor. yanlış anlaşılmasın burada kendimi övmüyorum, ben standart bir vatandaşım ve burada belki yüzlerce yazar da kendisini alt edebilir. ama ne yazık ki buradaki yüzlercemizin toplamının önüne bu osman gökçek'e sunulanlar sunulmaz.

sosyal çürüme sizin o dar kafanızla düşündüğünüz gibi; sokaklarda cirit atan tırreklerden, akp'lilerin milletin cebinden çaldıklarından, yandaş ihalecilerden ya da yandaş medyadan ibaret değil işte.

sosyal çürüme osman gökçek'in mv olması
özlem zengin'in açık açık yeğenine torpil istemesi
memet şimşek'in ekonomik bir enkaz devraldığını ama daha iyiye gideceğini söylediğinde mecliste akp'liler tarafından çılgınca alkışlanması
iktidar değişse bile iktidarın 20 yıldır devletin her kademesine yerleştirdiği artıklarının onlarca yıl yine senin benim paramı yiyecek olması
iktidardakilerin muaviyelik yapıp da her seferinde "biz kerbala'dayız" diye mağduru oynaması
şam'lı adamın dişi devesine sırf muaviye erkek deve dedi diye "bu deve erkektir" diyenlerden daha beter haramzade münafık bir kitlenin olması
bunlar yüzünden çalmanın, yalanın, dolandırıcılığın artık normal olması
devletin malı deniz yemeyen domuz, sözünün utanmadan dile getiriliyor olması

yahu bu liste uzar gider de ne benim bunlara ne de bunlara oy verenlere kinim biter. zaten gece gece konu nerelerden nerelere geldi.

bu arada osman gökçek cemaat okulunda okurken ne yapmıştı da okuldan atılma tehlikesi geçirmişti? bir de damat berat aldığı o yüzüğü hiç kullanabildi mi acaba?
devamını gör...

papara'nın yeniden hizmete açılacak olması

arkadaşlar bu habere yine de çok şey yapmayın, içeride bakiyeniz varsa çekin uzaklaşın papara'dan. çok da uzak olmayan bir zamanda papara başta olmak üzere yaklaşık 10 tane daha elektronik para kuruluşuna büyük operasyon çekilecek, ki bunların içinde türkiye'nin en bilinen 2 bankasının ödeme sistemleri de mevcut. (bir de gerçekten bu paparaya yapılan operasyondan sonra içeride parası kalan oldu mu? yani öyle çok büyük ve dikkat çekici rakamlar yoksa zaten paranızı çekebiliyordunuz. kaldı ki benim öyle ahım şahım bir param yoktu ama yapılan operasyonun ertesi günü rahat bir şekilde paramı başka bir yere rahatlıkla aktarabildim.)

peki devlet bu operasyonları çekmekte ne kadar haklı?
cevap; sonuna kadar haklı.

sonuçta papara ve türevleri olan bu elektronik para kuruluşlarında başta illegal/yasadışı bahis olmak üzere;
- piyasada kart taklası diye adlandırılan hayali ürün/hizmet satışıyla faizle kart ödemesi öteleme
- yasal tefecilik
- ambargo ülkelerine/ülkelerinden para transferi
- yurtdışı kartlarından usulsüz para çekimi gibi işlemler bu kurumlar aracılığıyla yapılıyor ve yapılan bu işlemlerde dönen paralar akla hayale sığmayacak rakamlar.

şöyle ki 2024 yılında yapılan tespitlerde illegal bahis sektöründe bu yukarıda bahsettiğim 10 tane elektronik para kuruluşlarında dönen para "günlük 4 milyar tl."

tabi bu bahsi geçen para kuruluşlarına kanca takılacak olmasının tek sebebi bahis değil az önce saydığım maddeler de mevcut.

şimdi gelelim işin uhrevi tarafına:
hemen hemen geçen yıl bu zamanlar bir cuma namazında imam efendi "maddi ve manevi olarak tükeniş : kumar" minvalinde bir başlıkta hutbe okumuştu. gittiğim cami istanbul'un merkezi lokasyonlarından birinde büyük bir cami idi ve imamın cuma hutbesini kafasına göre değiştirme ya da yorumlama ihtimali yoktu. namaz sonrasında diyanetin sitesinden baktığımda hutbenin direkt olarak diyanetin yayınladığı resmi hutbe olduğunu da teyit ettim. ulan bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. hadi milli piyango, sayısal loto ve yıllardır süregelen oyunların hepsini yine bir kenara koyuyorum da milli piyango idaresinin denetiminde olan ve şu an demirören grubunun yönettiği milli piyangonun sitesinde direkt olarak "yasa dışı bahis" olarak adlandırılan oyunların hemen hemen hepsi mevcut. aman yahu banane milletin günahı sevabı bana mı? ama işin komik kısmı bu kumarı oynatan da devlet, kumarın haram olduğu fetvasını veren de devlet.

bu zamana kadar devletin direkt ya da dolaylı olarak bu yasadışı online bahislerden belli bir payı vardı, sistem de tıkır tıkır işliyordu. ne oldu da devlet şimdi doğru olanı yapıp 2 yıldır operasyonlara başladı? ahlak damarı mı ağır bastı devletin? tabi ki hayır. "ulan biz bu işten pay alacağımıza bu işi niye kendi tekelimize almıyoruz? dedi. yani cevap: yine açgözlülük.

öncelikle yapılacak iş bahis işi yapanları temizlemek. sonrasında bu işi en güvenilir olanlar aracılığıyla tekele indirmek. devletin bunu tekeline alması için çok güçlü iki aday var önünde ki çok büyük ihtimal bu iki adayı aynı anda kullanacak. adaylardan biri türkiye'nin altın zenginlerinden ve devletin tepesi ile arası çok iyi. hatta bu kurumun genel müdürü olan ve oldukça başarılı olan kişi yakın zamanda istifa etti. görünürde basit bir istifa ama sağlam duyum: "bahis olan yerde ben olmam" diyerek resti çekip istifasını verdi. bir diğer aday da devletin tepesinin çok yakın bir akrabası, aynı zamanda kendisi scooter'a binmeyi de çok sever. piyasanın az çok içinden olan biri olarak aldığım duyumlar ve tahminler genelde bu yönde.

hasılı çok da şey yapmaya gerek yok. şimdi buraya isim isim kurum kurum yazmaya da gerek yok. he illa bankalar harici bu kurumlardan sağlam olan biri ile çalışmak istiyorsanız size buraya direkt tavsiye de veremem tabi ki. ama az buçuk araştırınca zaten kime dokunulur kime dokunulmaz az çok anlarsınız ona göre yolunuza devam edersiniz.
devamını gör...

rams park'ta kara gece

birçoğunuz adalet değil özel muamele isteyecek kadar riyakar olduğunuz için kara gece dersiniz tabi

lakin aynı tepkiyi geçen hafta fener'in görmesi gereken sarı ve kırmızı kartlar için de verseydiniz daha samimi olurdu

o yüzden ağlayarak günlüğünüze yazmaya devam edebilirsiniz

bir de ne hikmetse ligin sportif gerçekliği bütün kulüpler el ele "hakemler de insandır hata yapabilir" derken kaybolmuyor, 2 sene önce djiku icardi'yi ceza sahası içinde biçerken kaybolmuyor, geçen hafta hakemin haksız kararlarında kaybolmuyor da allah'ın işi bu hafta mi kaybolmuş oluyor

kendi kapısının önündeki pisliğe bakmadan geçen haftaki açıklamalarından sonra okan buruk'a aklınca laf sokanlar, sanki tertemiz bir lig varmış da bu hafta lig çamura bulaşmış gibi ortalığı yangın yerine verenler mendillerinizi alın ve kenara çekilin artık

edit : hadi sizin de biraz gönlünüz olsun diye işinize yarayacak bir kaç bilgi vereyim
- dün samsun'un yediği 3 golün 3'ünü de eski galatasaraylı okan yedi, bu kadar da göz göre göre olmaz kardeşim ya
- yine dün samsun'un attığı 2.golün asistini eski galatasaraylı emre kılınç yaptı. adam milyonların önünde ben galatasaray'a gol atmam deyip resmen kaleye vurmadı topu, yuh. harbiden kara geceymiş
devamını gör...

okan buruk

vaaay ahlak bekçiliği, millet olarak en sevdiğimiz. ben daha buralara 2.yarının ortalarında geliriz zannediyordum ama rakipler sezonu epey erken açmış.

olm siz kafayı yemişsiniz futbol oyunu içinde hangi etikten hangi ahlaktan bahsediyorsunuz. duran'ın kendi çolpalarını avuçlayıp taraftarına göstermesini konuşsanıza siz? bir de geçen sene mourinho'nun okan'ın burnunu sıktırmasını sıradan bir olay gibi gösterip kendini yere attı falan yazmalar. hadi onu da geçtim sabah twitter'da gördüğüm metnin birebirde burada karşıma çıkması da cabası.

bu arada okan buruk hem kansızdır hem buruk

imza
j.jesus
i.kartal
j.mourinho
ş.güneş
r.çalımbay
f.santos
v.bronckhorst
o.solskjaer
a.avcı
ve en büyük fanı a.koç

ek olarak sezon bu kadar erken açıldığına göre çok yakında icardi'nin delikanlılığı, osimhen'in eşcinselliği, uğurcan'ın jöleli saçları, davinson'un burma dudakları, torreira'nın aşk hayatı, yarra... pardon gaza geldim. bunlar da çok yakında gündeme gelir.

he bu arada unutmadan yarın oynayacağımız samsun maçında samsun'un kadrosunda 4 tane galatasaraylı oyuncu var, ki bunların 3'ü banko oynayacak. maçı çok iyi izleyin ilk hatalarında "kalbi ile aklı çelişenler" diye entry girer tweet atarsınız. bu da size son kıyağım köftehorlar. haydin yatağa şimdi.
devamını gör...

yapay zeka videoları

geçenlerde bizim kafadar boş beleş yazılımcı takımından biri laf olsun diye: "beyler bu yabay zeka ile biz de ufaktan bir şeyler yapalım da para kazanalım" fikrini ortaya attı. tabi bir çoğumuz "buradan gelecek para da gelmez olsun" fikrinde birleştikten sonra "en azından eğlencelik bir şeyler" yapalım fikrinde karar kılındı. (gereksiz bilgi ekip 7 kişilik)

sunulan teklifler:
- yapay zeka ile influencer bir abla yaratıp bunu instagram ve x'te yürütmek (yan gelir abaza dayılardan belki 3-5 bişeyler koparır sigara paramızı çıkarırız, bir sürpriz de işi biraz ciddi yaparsak minikten hesabı büyütüp reklam anlaşmaları yaparız)
- atatürk'ün hayatını küçüklükten itibaren kesit kesit yapay zeka ile canlandırmak
- alternatif tarih senaryoları yaratmak
- alternatif kurtlar vadisi senaryolarını bir seri şeklinde yaratmak

işin içine biraz kendi hayal gücümüzü katacak olmamız kurtlar vadisi fikrinin daha ağır basmasını sağladı. sonuçta senarist, yapımcı, yönetmen ve hatta başrol kendimiz olacaktık. 2 günlük boş beleş fikirlerin ortaya atılmasından sonra süleyman çakır'ın öldüğü an dizide dönüm noktası olacak ve ondan sonra iş bizim istediğimiz şekilde gidecekti.

alternatif senaryonun aşamaları:
- süleyman çakır ölümle cebelleşirken polat, çakır'ın öldüğüne kesin kanaat getirecek 7 babayı öldürecek ama sonradan öğrenecek ki çakır ölmemiş
- bundan sonraki süreçte konsey vs polat-çakır savaşı başlayacak
- aslan akbey kesinlikle ölmeyecek
- seyfo dayı ölmeyecek
- pala ölmeyecek ve aslan ile işbirliği yapacak
- çok kısa bir süre sonra iskender büyük de olaylara dahil olacak
- karahanlı ve polat birbirleriyle savaşırken baba-oğul olduklarını öğrenecek
- tapınakçılar olayların dışında olacak
- çakır ve polat mafyayı bitirme yemini edecek
- çakır konseyi bitirme operasyonu kapsamında ilerleye ilerleye konseyin başına geçecek
- bir süre sonra çakır polat'a verdiği sözü unutacak ve güç zehirlenmesi yaşayacak
- çakırla polat düşman olacak ve sürpriz final (final hala muallak)

görünürde kaba taslak olarak güzel bir alternatif senaryo oldu. düşüncemiz her perşembe günü toplamda max 5 dakika olacak şekilde sahneleri birleştirip sosyal medyadan bu işi yürütmek. ciddi ciddi ilk deneme çalışmaları yapıldı, fena da olmadı hani.

sonra aklımda yıllardır olan ve aslında bir çok kişinin de "keşke olsa da izlesek" dediği bir fikir geldi ve arkadaşlara sundum. madem biz bu işi severek yapabiliyoruz. alternatif senaryo yaratmak yerine neden merak edileni yapmıyoruz?

onlarca ikonik karakter geldi geçti bu dizide, bu adamlar daha öncesinde ne yapıyordu ne ediyordu onun senaryosunu yazsak ya? yapalım bir flashback en azından özgün olan senaryo ile de uyumlu olur.

- aslan akbey, karahanlı'yla kıbrıs'ta cancana kankana iken nasıl düşman oldu?
- karahanlı nasıl devlet düşmanı oldu?
- karahanlı'yı kim destekledi de böyle bir oluşum kurdu?
- karahanlı konsey üyeleri ile nasıl tanıştı?
- konsey üyeleri öncesinde nasıl bir hayat yaşıyordu ve nasıl bu kadar büyüdü?
- konsey nasıl devleti yönetecek kadar büyüdü?
- pala devletin has adamıyken nasıl para düşkünü oldu?
- aslan akbey nasıl en büyük istihbaratçı oldu?
- aslan akbey ve ali candan'ı nasıl yetiştirdi?
- iskender ve aslan akbey öncesinde nasıl beraber hareket etti? gibi gibi gibi onlarca flashback sorusu ve senaryosu türettik.

hadi bakalım sar başa diyerek alternatif senaryodan vazgeçip, 74'te kıbrıs çıkarmasının hemen öncesinde başlayan ve önemli karakterlerin hayatlarından kesitler alan ve her birinin aslında diğerinin hayatına bir şekilde etki ettiği ya da kesiştiği senaryolar üretmeye başladık. tabi buraya ek olarak o dönemin türkiye'sini ve politik gelişmelerini de ekleyeceğiz.

şu an daha ilk bölümün senaryo aşamasındayız. zannediyorum yılbaşından sonra telsizden "ayşe tatile çıksın" sesiyle ve şu fotoğrafla başlayacak olan bir videoyu sosyal medyaya salacağız. he bu arada bu fotoğrafın ne olduğunu da gerçek kurtlar vadisi gurmeleri zaten bilir.

bakalım, aramızdan biri "amaaan biz napıyoruz birader ya?" demezse iş olur gibi ama ekibin hepsi de yazılımcı olduğu için kaypaklık yapmaya da çok müsaitler.
devamını gör...

jhon duran'ın gol sevinci

montaj bu montaj kardeşim

ulan insan kendi taraftarına çolpalarını tutup gösterir mi, ayıp?

bu arada o işin kralı şu şekilde yapıldı zaten :
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1 aralık 2025 fenerbahçe galatasaray maçı

acilen takım olarak bi hocaya gidip okunmamız lazım, o kadar sakatlığın üstüne bir de kendi kendimize kafa atar olduk

şaka maka bir yana bu kadroyla çobani stadında olabilecek en iyi oyunu oynadık

maç boyunca epey komedi kararlar da izledik. özellikle lemina'nın sarı kart pozisyonu tam komedi. futbol tarihinde topa temiz kayarak yapılan müdahalede faul verip ardından avantaja veren ardından ikinci pozisyonda da faul olmamasına rağmen faul verip ilk pozisyona kart veren bir hakem yoktur. bu kadar korkuyla alakasız pozisyonlara kart vermek niye? zaten adamlar kendi sahasında.
devamını gör...

galatasaray

işimiz hiçbir zaman kolay olmadı ama bu zorlukları kendimizi de yaşatan da hep kendimiz olduk. resmen 2 sene öncesine geri dönüş yaptık. takım yeniden yapboza döndü.

2 sene önce kaan'ın 4-5 farklı pozisyonda, barış'ın kale hariç her mevkide, berkan'ın kurtarıcı bekte, mertens'in yeri geldiğinde kanatta, aktürkoğlu'nun orta saha ve ileri ucun her tarafında, kerem demirbay'ın kurtarıcı 10 ve 8 numara mevkilerinde ve hatta abdülkerim'in yine bekte oynadığı zamanlara geri döndük.

bek oyuncularımızdan
jakobs'un durumu belli değil
eren cezalı
singo kesin sakat

bek oynaması ihtimal
sallai cezalı
kaan'ın durumu belli değil
berkan kesin sakat
metehan cezalı

beklerde elimizde sağlam olan
asıl mevkisi bek olmayan arda
asıl mevkisi bek olmayan abdülkerim
varlığını unuttuğumuz ama geçen maç sonuna kadar mücadele eden kazımcan
bir de asıl mevkisi bek olmayan jokerimiz barış alper var ama aynı zamanda ileride de çok eksiğimiz var

stoper oyuncularımızdan
abdülkerim ve sanchez şükür ki sağlam ama abdülkerim'in bek oynama ihtimali de var
arda sağlam ki onun da bek oynama ihtimali var
metehan cezalı

orta sahada
lemina belirsiz
berkan sakat
şükür torreira sağlam
bu sezon en büyük hayal kırıklığım badem bıyıklım sara formsuz
ilkay yeni geri döndü

ileri uçlarda
sallai cezalı
yunus belirsiz
yusuf hem sakat hem gereksiz
sane sağlam
barış sağlam ama çok mevkide açık var
ahmet kutucu sağlam ama ne çıkacağını bilemiyoruz

forvette
osimhen belirsiz
icardi sağlam ama ne yapacağını kendinden başka kimse bilmiyor

hasılı tam sağlam olanlarla klasik 4lü ile çıkmamız durumunda
uğurcan
barış - sanchez - apokerim - kazımcan
torreira - sara
ilkay
sane - kutucu
icardi

ya da

uğurcan
arda - sanchez - apokerim - kazımcan
torreira - sara
ilkay
sane - barış
icardi dizilişiyle

risklilerle birlikte 4lü çıkmamız durumunda
uğurcan
barış - sanchez - apokerim - kazımcan
torreira - lemina
ilkay
sane - yunus
osimhen dizilişiyle

okan hoca büyük bir sürpriz yaparsa da
uğurcan
arda - sanchez - apokerim
torreira - lemina - sara
sane - ilkay- barış
osimhen dizilişi bekliyorum. allah yardımcımız olsun
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim