zaman tüneli
nepotizm
memur-sen genel başkanı ali yalçın, “anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” diyerek cumhuriyeti hedef aldı. siyasiler, tarihçiler ve sendikalar tepki gösterirken birleşik kamu iş konfederasyonu gelirleri ve varlıkları orantısız olduğu iddiasıyla yalçın ve oğlunun mal varlığının incelenmesini istedi.
birleşik kamu iş konfederasyonu, 11 yıldır memur-sen genel başkanı olan ali yalçın ile oğlu yuşa yalçın’ın mal varlıklarının gelirleri ile orantısız olduğunu savunarak yalçın ile oğlunun mal varlığının incelenmesi istendi.
'kuşadası, dilmen ve oran'da konut projeleri'
birleşik kamu iş konfederasyonu başkanı alay hamzaçebi, “öğretmen ama mal varlığı öğretmen maaşı ile kıyaslanamaz” dedi ve şunları söyledi:
“cumhuriyet düşmanlığı yapıp cumhuriyet’in nimetlerinden yararlanıyor. sendikadan milyonlar alıyor. öğretmen maaşıyla büyüttüğü oğlunun da hatırı sayılır serveti var. çocuk yaşta bu serveti nasıl elde etti? bağımsız denetçiler genel başkanı incelemeli.”
kaynak
aslan parçası anadolu delikanlısının adı da yuşa. yani ibranice joshua (josue, djiehoua).
devamını gör...
5 nisan 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı
fenerbahçe kırmızı kart ve penaltı jokeriyle beşiktaşı yener.
devamını gör...
mesut can tomay
toma kafalı sarı baret. sana ışık veren ayın, seni germiş olan yayın, sana biçim veren alın, içinden geçeyim. yahu kardeşim küfrü şerbet etseniz de döksem içimi şuraya lapzzz diye de sarıca arısı dökülse ortaya ama mevzu barış ya hani, manço olan, ağzını gere gere kadını zorbalıyorsunuz ya ben size de göstereceğim. bakalım kafalar, 3 adam mı? bkm nerede, şöhret için her şey mübahsa şöhret için ölmek de mübah mış. ben mesela zevkine her gün üniversite caddesinde taksicilerle dövüşüyorum, demon ökten oğuz.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
naruto seven adamları severim. iyi birisi bence, iwatari kai sever bence.
devamını gör...
pazar günü erken kalkmak için bir sebep
açık büfe kahvaltıya gitmek.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
stoa ile stoyayı karıştıran yazar kişisi bu arada stoya tarafındayız
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
zamanında iyi ki gelmiş buralara
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sarı saçı çok yakıştırdığım, sözlükte daha çok görmek istediğim hanımefendi.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
patagonya yolunda yodaş…*
devamını gör...
olive maron
o gün seninle sonsuz mücadele eşiğinde karşı karşıya bekledik, 2024 senesi ve antakya kurtuluş caddesi, sen fatımaydın, gerçek annemdin, seninle sevişmedim çünkü beni test ettin sen orda, ben senin hiç doğmamış çocuğundum ramay, sen ise hayatını hiç yaşayamamış olan gerçek minik serçe. sana gelsem ve anlatsam sen de benim deli olduğumu söylersin, hani rüzgar esiyordu enkazların tozu geliyordu üstümüze, saçların uçuşuyordu benimse bağrım açık, üstümde lacivert bir gömlek vardı, beni biliyordun, farkettim. sadece şunu merak ediyorum, neler geçti başından da bu hale geldin. ben senin kitabını da sipariş verdim, hayatım zaten hiç olmayacak galiba ama buralara nasıl geldin, neden yalnız kaldın o yerde ve zeytin bahçesini merak ediyorum, dünyanın meselesi bizim meselemiz değil artık, biz siyaseti ve diğer şeyleri 0 ile 1 e hapsettik. feza ve toprak arası dönüp duracaklar kabul ettiler, biz hayatımızı elimize aldık. sadece şunu merak ediyorum lütfen beni bul ve bana ulaş, sana süleyman’dan beri gelen bir hikayeyi anlatacağım.
devamını gör...
sözlükte siyasi dilin kaybolması
nooldu lan? diliniz nerenize gitti?
sözlükte sanki darbe oldu birden herkes apolitik hale geldi. yolda reis'i görseler kafalarını öne eğip geçecekler. eskiden herkes “devrim, halk, mücadele, iktidar” derken, birden herkesin köşesine çekilmesi hiç yakışık almıyor.
sözlükte sanki darbe oldu birden herkes apolitik hale geldi. yolda reis'i görseler kafalarını öne eğip geçecekler. eskiden herkes “devrim, halk, mücadele, iktidar” derken, birden herkesin köşesine çekilmesi hiç yakışık almıyor.
devamını gör...
pazar günü erken kalkmak için bir sebep
(bkz: pazar günü çalışmak)
devamını gör...
pazar günü erken kalkmak için bir sebep
açık öğretim sınavı olabilir. bu hafta sınavlar var. büyük ihtimalle sabahın köründe sınavı olan insanlar vardır. yıl olmuş iki bin bilmem kaç, hala insanları davar güder gibi bir binaya toplayıp sınav yapıyorlar. olm, kopya çekecek insan her türlü çeker zaten. bi salın insanları.
devamını gör...
sibel çağlayan
yankının rüzgarı güzel kitaptır, sincan’da okumuştum, serin bir gündü, yazgımız belki o gün değişti bilmiyorum ama küllerimizi tuvalete döktükleri için, biz 3 idiots öldük, doğmadık. ben serkan ve mehmet 3 aptaldık. mehmet’in kanı bozuk, serkan anka köpeği, bense leş seven bir karga işte, böyle bir hikaye bu. beyaz serçe, tavanı yırtık, 2023 senesi, kurtuluş caddesi ve enkaza doğru ezan okuyan iki deli, birisi pink floydla popülerdi, diğeri memuriyeti ve psikolojisini, hatta hayatını feda etti, sürekli eziyet çekti ve cebinden yedi. şimdi bu yalan hikayesi ülkemize veda edeceğim ama hesabım kalsın burada, mahşerde de hesaplaşmayacağız, çünkü ben hakkımı helal ettim, burada aldım alacağımı, siz kendi kendinize uğraşırsınız.
devamını gör...
özgür özel
aptalca öngörüler arıyorsanız bu başlık altında yazılanları okuyabilirsiniz. alçak gönüllü diyeni chp yi iyi yonetecegine dair öngörülü olanı iyi muhalif diyenleri okuyabilirsiniz. bu adam hakkındaki yorumum tek kelime. "traş "
devamını gör...
espressolab
tanım: bir kahve zinciri.
boykot diye ortalığı velveleye veren insanların ne kadarı hala bu tavrını sürdürüyor merak ediyorum. zira, iğne atsan yere düşmeyecek şekilde hepsi. burada, iki durum öne çıkıyor benim için. ya bu kitlenin boykot yaparak insanları caydırabilecek sayısal üstünlüğü yok ya da götleri başları ayrı oynuyor.
bunu ortada bir yerden yazıyorum. bir şeyci olmayı sevmedim hiçbir zaman. ben kahve sevmiyorum. boykottan önce de gitmiyordum. şimdi de gitmiyorum. insanların, gaza gelip popüler akımdan pay çıkarmak için olmadıkları biri gibi davranmalarına gıcık oluyorum sadece. fırsat bulmuşken çakayım istedim.*
boykot diye ortalığı velveleye veren insanların ne kadarı hala bu tavrını sürdürüyor merak ediyorum. zira, iğne atsan yere düşmeyecek şekilde hepsi. burada, iki durum öne çıkıyor benim için. ya bu kitlenin boykot yaparak insanları caydırabilecek sayısal üstünlüğü yok ya da götleri başları ayrı oynuyor.
bunu ortada bir yerden yazıyorum. bir şeyci olmayı sevmedim hiçbir zaman. ben kahve sevmiyorum. boykottan önce de gitmiyordum. şimdi de gitmiyorum. insanların, gaza gelip popüler akımdan pay çıkarmak için olmadıkları biri gibi davranmalarına gıcık oluyorum sadece. fırsat bulmuşken çakayım istedim.*
devamını gör...



