zaman tüneli
pick me girl
pick me olmayan kızlar içinde kullanılıyor, kadınların hoşlarına gitmeyen diğer kadınlar için her türlü tanımlamayı kullanılır zaten. kadınlar, kadınlardan haz etmiyor yemin ederim, biz erkeklerde bu yok biz açık açık yüzüne söyleriz bunlar birbirlerinin yüzüne gülüp arkadan kuyu kazıyorlar, sosyal medyada tanımadıkları biri olunca bu maskelerine gerek olmadığı için gerçek kişilikleri ortaya çıkıyor.
devamını gör...
yazarların karşı koyamayacakları teklifler
1 - 1 tava karadeniz mezgit.
2 - 1 tabak un helvası
3 - balığa gidelim
4 - spa'ya gidelim
5 - tatile gidelim
bu 5 teklife asla hayır demiyorum.
2 - 1 tabak un helvası
3 - balığa gidelim
4 - spa'ya gidelim
5 - tatile gidelim
bu 5 teklife asla hayır demiyorum.
devamını gör...
meleğin daha çok günah kaydetmesi
" kusura bakmayın bence böyledir. kimse kendini kandırmasın "
demişti rahmetli muşlettin amca.
demişti rahmetli muşlettin amca.
devamını gör...
eyşan
resim koy mu demek bu
devamını gör...
yazarların karşı koyamayacakları teklifler
lahmacun yiyelim mi?
ya da yakışıklı biri seks teklif ederse karşı koyamam değil koymam.
ya da yakışıklı biri seks teklif ederse karşı koyamam değil koymam.
devamını gör...
icardi'nin karısını kıskanmama nedeni
çok zengin. karısı gider başka karısı gelir.
devamını gör...
kadın yazarların en son yaptığı yemek
en son 4 gün önce yaptım, farklı bişey denedim, et kavurma + makarna. tadını pek beğendiğimi söyleyemem.
devamını gör...
denize bıraksam
arka bahçesi de var bunun...
arkadan.... "konuşmak gibi"
arkadan.... "konuşmak gibi"
devamını gör...
pulbiber mahallesi
didem madak’ın yayımlanan son şiir kitabı olmuştur..
kitapta mahalle, kedi, yoksulluk, kadınlık, çocukluk travmaları, yalnızlık ve gündelik hayatın tuhaf ayrıntıları sürekli iç içe geçiyor.. eski bir apartmanın çatısından geceyi izleyen, cebinde çocukluk kırıntıları taşıyan bir kadının iç konuşmaları yansıyor kitaba..
hayatın yüksek perdesinden değil de, hayatın en gösterişsiz köşelerinde saklanan duyguları anlatmış.. okurken bir çırpıda bitirmek istemiyorsunuz, zaten tanıdık geliyor bazı hisler ve kitabı kapatıp sizi götürdüğü yerlere dalıyorsunuz.. hepimizin bazen farkında olmadığımız anlarımızı bize hissettiren bir kitap olmuş..
çayın altını kapatırken, pencereyi açıp geceye bakarken, kimsenin fark etmediği bir kırgınlığı içimizde taşırken ki hissettiğimiz ve fark etmediğimiz şeyleri anlatmış.. dizelerinde kusursuz insanlar yok.. yorulmuş insanlar var.. biraz kırılmış, biraz gülmüş, biraz da hayatla dalga geçmeyi öğrenmiş insanlar..
kitabı bitirdiğinizde hüzünden çok tuhaf bir dayanıklılık hissi hakim oluyor.. okurken hissedebildiğim kitaplardan biri..
“mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi,
fazla kedi fazla felaketi kovalardı.”
“birden içimde sevinçli bir gezegen keşfetmiştim
muhtemelen hayat vardı.”
“bir cadının içli geçmiş zamanındayım
…
sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibiyim
acı çekmeyi öğrendiğimde ismimi de öğrendim
…
sözlerin arasındaki boşlukta
acı çekmemeyi öğrendim”
“ne parantez açmak isterdim ne bir virgül koymak. onlara ne söylemeliyim. bir şey söylemem gerekir mi? insanlar aradığında gelmezler, aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.”
“ücra günler büyük harfle başlar.
insan ıslansa biraz aklından kuş sürüleri mi
taşar? bıraksak biz, belki bir fesleğen anlar.”
“şiir icabı bunlar hep, gerçek hayatta olmuyor.
iyiyim falan diyorum sana ama
bunlar hep sen yanımda olmadığından.”
“zavallı kendim!
tasfiye edilmiş bir merkez komite üyesi gibisin.”
“iyilik dolu akşamlarım olsun istemişim.
…
yalnız kalıplardan vurarak çıkardığım buz parçalarını
bazı akşamlar kalbimle karıştırıyorum.”
kitapta mahalle, kedi, yoksulluk, kadınlık, çocukluk travmaları, yalnızlık ve gündelik hayatın tuhaf ayrıntıları sürekli iç içe geçiyor.. eski bir apartmanın çatısından geceyi izleyen, cebinde çocukluk kırıntıları taşıyan bir kadının iç konuşmaları yansıyor kitaba..
hayatın yüksek perdesinden değil de, hayatın en gösterişsiz köşelerinde saklanan duyguları anlatmış.. okurken bir çırpıda bitirmek istemiyorsunuz, zaten tanıdık geliyor bazı hisler ve kitabı kapatıp sizi götürdüğü yerlere dalıyorsunuz.. hepimizin bazen farkında olmadığımız anlarımızı bize hissettiren bir kitap olmuş..
çayın altını kapatırken, pencereyi açıp geceye bakarken, kimsenin fark etmediği bir kırgınlığı içimizde taşırken ki hissettiğimiz ve fark etmediğimiz şeyleri anlatmış.. dizelerinde kusursuz insanlar yok.. yorulmuş insanlar var.. biraz kırılmış, biraz gülmüş, biraz da hayatla dalga geçmeyi öğrenmiş insanlar..
kitabı bitirdiğinizde hüzünden çok tuhaf bir dayanıklılık hissi hakim oluyor.. okurken hissedebildiğim kitaplardan biri..
“mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi,
fazla kedi fazla felaketi kovalardı.”
“birden içimde sevinçli bir gezegen keşfetmiştim
muhtemelen hayat vardı.”
“bir cadının içli geçmiş zamanındayım
…
sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibiyim
acı çekmeyi öğrendiğimde ismimi de öğrendim
…
sözlerin arasındaki boşlukta
acı çekmemeyi öğrendim”
“ne parantez açmak isterdim ne bir virgül koymak. onlara ne söylemeliyim. bir şey söylemem gerekir mi? insanlar aradığında gelmezler, aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.”
“ücra günler büyük harfle başlar.
insan ıslansa biraz aklından kuş sürüleri mi
taşar? bıraksak biz, belki bir fesleğen anlar.”
“şiir icabı bunlar hep, gerçek hayatta olmuyor.
iyiyim falan diyorum sana ama
bunlar hep sen yanımda olmadığından.”
“zavallı kendim!
tasfiye edilmiş bir merkez komite üyesi gibisin.”
“iyilik dolu akşamlarım olsun istemişim.
…
yalnız kalıplardan vurarak çıkardığım buz parçalarını
bazı akşamlar kalbimle karıştırıyorum.”
devamını gör...
yapı kredi bankası
1300 liralık alışveriş için 36 ay kredi yapalım mı diye mesaj gönderen banka
tamam zor durumdayız ama o kadsr da değil ya
ne bu dalga geçer gibi
hemen cimere yazdım tabi
tamam zor durumdayız ama o kadsr da değil ya
ne bu dalga geçer gibi
hemen cimere yazdım tabi
devamını gör...
süt sağan köylü teyze
her gittiğimizde bana kaz keserdi rahmetli. ailemde en çok beni severdi. süt sağarken beni çağırdı "bak sarı yavudi süt üstünde her zaman pireler olur öğren dikkatli iç"derdi. tencere mi ney pire doluydu sütün üstü.
herkes böyle çağırırdı beni böyle kaldı lakabım yahu. boz eşek diyen de vardı tabii.
herkes böyle çağırırdı beni böyle kaldı lakabım yahu. boz eşek diyen de vardı tabii.
devamını gör...
icardi'nin karısını kıskanmama nedeni
gavatlık.
devamını gör...
şarjlı lambayı doldurup yanık bırakmak
çalışma kanununa göre angarya yasaktır
devamını gör...
bayan yuzır avcısı
bay yuzır avcısından el aldım
devamını gör...
asyalı kulak kiri
eczacı o... tıpla yarışiii
devamını gör...
şarjlı lambayı doldurup yanık bırakmak
acaba kaç saat yanacak diye bekleme ameliyesi.
devamını gör...
sözlük botunun skynet'e dönüşmesi
bu sözlüğün botundan anca hesap makğnesi olur
devamını gör...
bayan yuzır avcısı
uluda vardı burada da var.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlükcüm.
bu sene de kurban bayramından kazasız belasız çıkıldı.
kesim sırası kimindi? gerilimlerinden, kan görünce bayılanlardan, siz eti kavurun, ben de sizi kavurayım diyen ankara güneşinden. bu inek kaç ortak?, bu koyun kaç para?, millette ne para varmış arkadaş... gibi tamamen ekonomik analiz amaçlı sohbetlerden ve son gün ortalığı toparlamamıza destek veren yağmurdan geçerek bugünlere ulaştık.
seneye görüşmek üzere.
yeni ay yeni umutlar getirsin herkese.
bu sene de kurban bayramından kazasız belasız çıkıldı.
kesim sırası kimindi? gerilimlerinden, kan görünce bayılanlardan, siz eti kavurun, ben de sizi kavurayım diyen ankara güneşinden. bu inek kaç ortak?, bu koyun kaç para?, millette ne para varmış arkadaş... gibi tamamen ekonomik analiz amaçlı sohbetlerden ve son gün ortalığı toparlamamıza destek veren yağmurdan geçerek bugünlere ulaştık.
seneye görüşmek üzere.
yeni ay yeni umutlar getirsin herkese.
devamını gör...
