zaman tüneli
deniz göktaş
kurbanlik dana ve "nesemizi kaciramazlar" esprisi cok inceydi. tayyibe kilicdarogluna sinan ogana umit ozdaga gondermeler mevcut. imamoglu konusunda sonunda birisi g0te g0t demis. universite sinavi cakalligini odtulu adam yutmaz haci onu 60 yas ustu boomerlara anlat. adamin nasi bi pragmatist oldugunu da guzel ozetlemis
devamını gör...
25 haziran 2026 venezuela depremleri
bugün venezuela'da meydana gelen 7,1 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerden sonra yüzbinlerce kişinin ölmüş ve yaralanmış olabileceği belirtilmekte.
x.com/zerohedge/status/2069...
x.com/zerohedge/status/2069...
devamını gör...
para
devamını gör...
röper
cıkıs noktası. dunyanı cevresine kuracagın merkez.
bir adet eski sevgilim var.
nefret etmiyorum ama sevdigim de soylenemez.
cunku cok zarar verdi bana.
ama garip bir şekilde onu hep röper olarak alıyorum hayatımda.
insan guvenmedigi birine nasıl bu kadar guvenebilir? :)) )
bir adet eski sevgilim var.
nefret etmiyorum ama sevdigim de soylenemez.
cunku cok zarar verdi bana.
ama garip bir şekilde onu hep röper olarak alıyorum hayatımda.
insan guvenmedigi birine nasıl bu kadar guvenebilir? :)) )
devamını gör...
deniz göktaş
devamını gör...
bir insana inanmak
yasamı guzel kılan;)
devamını gör...
bir insanı sevmek
dunyayı anlamlı kılan;)
devamını gör...
bir insana güvenmek
kalbinizin yaptıgı gizli bir anlasma bence:)
kalbiniz karar veriyor.
kalbiniz karar veriyor.
devamını gör...
spor
iki sene okul takımında basket oynadım.
uc sene okul takımında pinpon pynadım.
bir sene yuzdum.
bir sene uzun kosu yaptım.
uc ay tenis dersi aldım.
bu kadar sanırım.
benim olayım dans.
20 sene bale yaptım.
salsa, swing, tango, bachata, cha cha hepsini cesitli donemlerde dans ettim.
bir de son 10 senedir sık sık bi saatlik yuruyuslere cıkıyorum.
uc sene okul takımında pinpon pynadım.
bir sene yuzdum.
bir sene uzun kosu yaptım.
uc ay tenis dersi aldım.
bu kadar sanırım.
benim olayım dans.
20 sene bale yaptım.
salsa, swing, tango, bachata, cha cha hepsini cesitli donemlerde dans ettim.
bir de son 10 senedir sık sık bi saatlik yuruyuslere cıkıyorum.
devamını gör...
sosyal medya çıktı sözlük adabı bitti
evet, dümdüz bir başlık. herşey hızlandı, rahat tüketilebilir oldu, kopyala yapıştır arttı, her yerde aynı çalıntı içerikler. belki de dünya başka bir yere evrildi bilemiyorum ama ekşinin ilk zamanları ve buranın kafa sözlük olduğu zamanları özlüyorum açıkçası.
öyle işte, içimi döktüm.
öyle işte, içimi döktüm.
devamını gör...
şu an aklına gelen ilk cümle
hepimizin cok guzel tarafları var.
ilkokul cocugu gibi konusucam ama:
-kardes kardes yasayıp gitmek varken bu kavgalar niye? sacma yani.
ilkokul cocugu gibi konusucam ama:
-kardes kardes yasayıp gitmek varken bu kavgalar niye? sacma yani.
devamını gör...
normal sözlük'ten başka gidecek bir yerimiz olmadığı gerçeği
o kadarda kimsesiz değiliz. artık yüzyüze toplaşmak yerine, aynı anda online oluyoruz.
dünya nereye evrildi..
dünya nereye evrildi..
devamını gör...
microsoft excel
dünyanın en berbat ve hiçbir işe yaramayan uygulamasıdır. birçok insanı gereksiz zorlar hatta o kadar berbat bir programdır ki liselerde/ üniversitelerde bunun kullanımı için dersler verilir. mezun olduğum okulda, word programlarının kusursuz kullanımı için bir seçmeli ders vardı.. düşünün olayı geldiği yeri.
gereksiz bir programdır. yaptığı tüm işi artık yapay zeka da yapabiliyor.
excel : amaçsızlık abidesi.
gereksiz bir programdır. yaptığı tüm işi artık yapay zeka da yapabiliyor.
excel : amaçsızlık abidesi.
devamını gör...
tek eş rejimi
rejimden öte, bu bir ahlaki değerdir. vahşi bir hayvan değiliz, her bulduğumuzla çiftleşelim.
burada bir ayrım var. bunun üzerine konuşmadan geçmek istemiyorum. başlığın çok güzel bir noktaya parmak bastığını düşündüğüm için, bu başlığın altında konuşmaya karar verdim.
sadakatsizliğin en büyük sebebi " mantık ilişkileridir."
sadakat için sevmek ve gönülden gerçekten bağlı olmak gerekir. bir insanı mantıklı, iyi niyetli, hoş sohbetli bulmanız ilişki yaşamanız için yeterli bir neden değildir. kalben duygu taşımadığınızda, her ilişki çatırdıyor. sevmediğiniz birine karşı partnerlik görevinizi yerine getirmeniz, çok ağır sonuçlar doğurur.
seks dahi sevdiğiniz sürece anlamlıdır. aksi sizi "görevini tamamlaması gereken bir birey" konumuna sokar. ilişkilerde- evliliklerde bu "görev" algısı risklidir. mantıkla kurulan ilişkilerde ve başlatılan evliliklerde hep bu algının olduğunu düşünüyorum. sevdiğiniz için otomatikman yaptığınız tüm fedakarlıklar, sevgisiz iletişimlerde sadece "görev" oluyor. yapmanız gerekeni yapıyorsunuz fakat sevdiğiniz için değil ( öyle gerektiği için). bu rolü uzun süre sürdürmek tabi ki zor. zamanla psikolojinizi hatta öz değerlerinizi dahi etkileyebiliyor. sevgisiz bir iletişimde olmak insani eninde sonunda bozar.
bu sadakatsizliğin kapısını aralayan en büyük risktir. insan duygusallığı "afrodizyak" arar. burada bahsettiğim şey orgazm değil, birini gerçek sevmek ve o sevgiyi hissetmek, o sevgiye kapılmaktır.. bu ilk gerçekleştiği anda, dünya durur. evli- cocuklu- nisanlı- sözlü yani ne olduğunuz umurunuzda olmaz. kapılır gidersiniz.
ahlaki mi? - hayır
doğru mu? - hayır
insani mi? - hayır
birbirinizi sevmeden duygusal ilişkiler kurmayın. sevmediğiniz insanlarla sırf aklınıza yatıyor diye evlenmeyin. bu insanların suçları ne? ilk aşık olduğunuzda, hepsini savurup atıyorsunuz. kimsenin hayatını mahvetmeye değmez.
yapacaksanız da, karşınızdaki kişiye açıkca söyleyerek rızasını almanız gerekir. yani mantık evliliği yapıyorsanız veya sırf mantıklı geldiği için duygusal bir ilişki yaşıyorsanız, karşınızdaki bunu bilmeli. karşınızdaki kişi kabul ederse, o zaman olay başka.
sadakatsizlikten korunmak için sevgi şart.
burada bir ayrım var. bunun üzerine konuşmadan geçmek istemiyorum. başlığın çok güzel bir noktaya parmak bastığını düşündüğüm için, bu başlığın altında konuşmaya karar verdim.
sadakatsizliğin en büyük sebebi " mantık ilişkileridir."
sadakat için sevmek ve gönülden gerçekten bağlı olmak gerekir. bir insanı mantıklı, iyi niyetli, hoş sohbetli bulmanız ilişki yaşamanız için yeterli bir neden değildir. kalben duygu taşımadığınızda, her ilişki çatırdıyor. sevmediğiniz birine karşı partnerlik görevinizi yerine getirmeniz, çok ağır sonuçlar doğurur.
seks dahi sevdiğiniz sürece anlamlıdır. aksi sizi "görevini tamamlaması gereken bir birey" konumuna sokar. ilişkilerde- evliliklerde bu "görev" algısı risklidir. mantıkla kurulan ilişkilerde ve başlatılan evliliklerde hep bu algının olduğunu düşünüyorum. sevdiğiniz için otomatikman yaptığınız tüm fedakarlıklar, sevgisiz iletişimlerde sadece "görev" oluyor. yapmanız gerekeni yapıyorsunuz fakat sevdiğiniz için değil ( öyle gerektiği için). bu rolü uzun süre sürdürmek tabi ki zor. zamanla psikolojinizi hatta öz değerlerinizi dahi etkileyebiliyor. sevgisiz bir iletişimde olmak insani eninde sonunda bozar.
bu sadakatsizliğin kapısını aralayan en büyük risktir. insan duygusallığı "afrodizyak" arar. burada bahsettiğim şey orgazm değil, birini gerçek sevmek ve o sevgiyi hissetmek, o sevgiye kapılmaktır.. bu ilk gerçekleştiği anda, dünya durur. evli- cocuklu- nisanlı- sözlü yani ne olduğunuz umurunuzda olmaz. kapılır gidersiniz.
ahlaki mi? - hayır
doğru mu? - hayır
insani mi? - hayır
birbirinizi sevmeden duygusal ilişkiler kurmayın. sevmediğiniz insanlarla sırf aklınıza yatıyor diye evlenmeyin. bu insanların suçları ne? ilk aşık olduğunuzda, hepsini savurup atıyorsunuz. kimsenin hayatını mahvetmeye değmez.
yapacaksanız da, karşınızdaki kişiye açıkca söyleyerek rızasını almanız gerekir. yani mantık evliliği yapıyorsanız veya sırf mantıklı geldiği için duygusal bir ilişki yaşıyorsanız, karşınızdaki bunu bilmeli. karşınızdaki kişi kabul ederse, o zaman olay başka.
sadakatsizlikten korunmak için sevgi şart.
devamını gör...
yazarların şu an hissettiği duygu
cok duygusal hissediyorum.
niye boyle oldu:(
niye boyle oldu:(
devamını gör...
90'lı yıllarda daha mutlu olduğumuz gerçeği
harika bir dönemdi. insanlık istediği kadar ileriye gitsin, şartlar istediği kadar daha iyi bir hale gelsin, her birey insani değerlerin önem arz ettiği yılları özlüyor.
90'lar güzel yıllardı çünkü toplumda sevgi, ahlak, yardımseverlik, huzur ve mutluluk vardı. içtenlikle komşunu çaya çağırabildiğin bir dönemden bahsediyorum. herkesin birbiriyle gülümseyerek selamlaştığı... sıcak ekmek kuyruklarının, pazar kahvaltılarının ve bayramların gerçekten bir anlamının olduğu yıllar...
insanlığımız çürüdü. çok fazla manevi değer kaybettik.
şunları yazarken bile insanın gözleri dolmaya başlıyor.
90'lar güzel yıllardı çünkü toplumda sevgi, ahlak, yardımseverlik, huzur ve mutluluk vardı. içtenlikle komşunu çaya çağırabildiğin bir dönemden bahsediyorum. herkesin birbiriyle gülümseyerek selamlaştığı... sıcak ekmek kuyruklarının, pazar kahvaltılarının ve bayramların gerçekten bir anlamının olduğu yıllar...
insanlığımız çürüdü. çok fazla manevi değer kaybettik.
şunları yazarken bile insanın gözleri dolmaya başlıyor.
devamını gör...
bugün kendin için ne yaptın sorusu
jeneratörün yakıt filtresine ve enjektöre mazot götüren borularını değiştirdim. denizin ortasında cayır cayır yanmamak için.
dün de conta yakan bot motorumun yağını değiştirmiştim ama bugün yağ çubuğunu kaldırıp bir baktım, bildiğin tahin var.
benim motor yağını beşlik bir pet şişeye boşalt ve sonra pazara git, “hakiki konya tahini” diye satarsın. yiyene kadar da kimse anlamaz. görüntü o. kendim için dedim ki; “sokarım botuna da motoruna da patrondan para gelmiyorsa gittiği yere kadar devam etsin anasını satarım” dedim.
dün de conta yakan bot motorumun yağını değiştirmiştim ama bugün yağ çubuğunu kaldırıp bir baktım, bildiğin tahin var.
benim motor yağını beşlik bir pet şişeye boşalt ve sonra pazara git, “hakiki konya tahini” diye satarsın. yiyene kadar da kimse anlamaz. görüntü o. kendim için dedim ki; “sokarım botuna da motoruna da patrondan para gelmiyorsa gittiği yere kadar devam etsin anasını satarım” dedim.
devamını gör...
takılmak
bodrum bende tramva. bodrum a ne zaman gitsem işler karıstı;)
her yaz bizimkiler gidiyor, ben 20 senedir filan ayak basmadım.
ilk uzun ilişkimden cıktıktan sonra 21 yasındayım. cok agır atlatıyorum. istanbul dayım yaz tatili için. annem asktan gram anlamayan bir kadın olarak ben agladıkca destek olacagına daha da azarlıyor beni. dayanamadım. bastım tek basıma bodrum a geldim.
velhaslı cocuk aradı aramızda yıllardır flortoz bir arkadaslık olan, bodrum dayım, bulusalım dedi.
bulustuk guzel. severim zaten kendisini. dans ettik. sohbet ettik. acıkınca sabaha karsı durum doner yedik. guzel bir bodrum gecesi. sonra cocuk bana ne dese begenirsin:
-sen paris te okuyorsun. bana cok uzak. yapamam oyle. sevgili olmayalım ama birkac gun takılmak ister misin?
sen beni nasıl bir kız zannediyorsun deyip sinirlendim, hemen ortamı terk ettim.
okuz! ;))))
hay senin yapacagın işe.
her yaz bizimkiler gidiyor, ben 20 senedir filan ayak basmadım.
ilk uzun ilişkimden cıktıktan sonra 21 yasındayım. cok agır atlatıyorum. istanbul dayım yaz tatili için. annem asktan gram anlamayan bir kadın olarak ben agladıkca destek olacagına daha da azarlıyor beni. dayanamadım. bastım tek basıma bodrum a geldim.
velhaslı cocuk aradı aramızda yıllardır flortoz bir arkadaslık olan, bodrum dayım, bulusalım dedi.
bulustuk guzel. severim zaten kendisini. dans ettik. sohbet ettik. acıkınca sabaha karsı durum doner yedik. guzel bir bodrum gecesi. sonra cocuk bana ne dese begenirsin:
-sen paris te okuyorsun. bana cok uzak. yapamam oyle. sevgili olmayalım ama birkac gun takılmak ister misin?
sen beni nasıl bir kız zannediyorsun deyip sinirlendim, hemen ortamı terk ettim.
okuz! ;))))
hay senin yapacagın işe.
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
sanmam. hiç kimse girmese bile açık kalır.
devamını gör...
