zaman tüneli
bilimlerin felsefeden ayrılması
tüm bilimleirn babası, anası, atası , yedi göbek ilerisi hep felsefeye çıkar. 18. yüzyıl'dan itibaren de hepsi tek tek felsefeden ayrılmaya başladı. ayrıldıkça da aşırı boktan şeylere dönüştü her bilim.
hepsi tekrar felsefenin kucağına gelmedikçe hiçbir nane de olmaz bu bilimden. yani tekrar bir birleşme lazım. yok öyle epistemolojik olan ayrı, ontolojik olan ayrı, siyasi olan ayrı, sosyal bilimi ayrı, pozitifi bilimi ayrı olmaz. hepsi bir araya gelmeli ve hepsinin sınırları değişmeli.
hayatında bir tek şiir bile okumamış matematik profesörü kafası aşırı boştur. topluma verebileceği insani bir şey yoktur. maksimum başarıya ulaşmış bir felsefeci de matematik bilmiyorsa boştur. bu kompleks yapının daha da kompleks hale gelmesi değildir. aynen klasik kozmolojideki gibi her bilimi ayrıt etmeden canlı ve capcanlı hale getirmek lazım. metafizik algısı sadece teolojiye indirgenmeden yeniden bilimin içine sokulmalı.
hepsi tekrar felsefenin kucağına gelmedikçe hiçbir nane de olmaz bu bilimden. yani tekrar bir birleşme lazım. yok öyle epistemolojik olan ayrı, ontolojik olan ayrı, siyasi olan ayrı, sosyal bilimi ayrı, pozitifi bilimi ayrı olmaz. hepsi bir araya gelmeli ve hepsinin sınırları değişmeli.
hayatında bir tek şiir bile okumamış matematik profesörü kafası aşırı boştur. topluma verebileceği insani bir şey yoktur. maksimum başarıya ulaşmış bir felsefeci de matematik bilmiyorsa boştur. bu kompleks yapının daha da kompleks hale gelmesi değildir. aynen klasik kozmolojideki gibi her bilimi ayrıt etmeden canlı ve capcanlı hale getirmek lazım. metafizik algısı sadece teolojiye indirgenmeden yeniden bilimin içine sokulmalı.
devamını gör...
fakir seramiği
insanın sıçarken dünyası kararır tüm ümitlerini tuvalette bırakır bu ney lan sigara ile girse rakı açar içeride
devamını gör...
kendini bil
budist metinlerden, upanişadlara, sokrates'ten tüm dinlere kadar ısrarla insana tavsiye edilen bir nasihat.
peki kendini bilmek nedir? mesela matematik profesörü olarak insan kendini bilebilir mi?
peki kendini bilmek nedir? mesela matematik profesörü olarak insan kendini bilebilir mi?
devamını gör...
denizli'de deniz olmaması
şehrin 13-15. yüzyıllardaki kayıtlı adları toğuzlu, tonguzlu, tonuzlu, donguzlu gibi biçimlerdi. 14. yüzyıl kaynaklarında (aksarâyî, ibn battûta) ad toğuzlu, donguzlu ve tonguzlu şekillerinde geçer; tangazlu adı önce tonguzlu, sonra tonuzlu biçimini almış, 16. yüzyıldan itibaren de denizli şekline girmiştir. buradaki "tonuz / tonguz / donuz" kelimesi eski türkçede domuz demek — kaşgarlı mahmud da bu anlamda kullanmış.
en güçlü kanıt ibn battuta'dan geliyor: 1333'te bölgeyi gezen ibn battuta, lâdik beldesine aynı zamanda "donguzlu" yani arapça "beledü'l-hanâzır" (domuz şehri) da denildiğini yazmıştır. yani dönemin bizzat tanığı, adı doğrudan "domuz" ile açıklamış.
ismin sonradan "denizli"ye dönüşme sebebi de tam olarak bu çağrışım: domuz/hınzır anlamı islam'da hoş karşılanmadığı için, sesçe benzeyen ama anlamca farklı olan "denizli" biçimine kaydırılmıştır (t→d, ŋ→n ses değişimiyle). türkçede domuz (doğnuz) ve deniz (değniz) kelimelerinin yazılışlarının birbirine yakınlığı bu değişimi kolaylaştırmıştır. şehirde deniz olmaması da bu "sonradan güzelleştirme" tezini destekliyor.
diyanet islam ansiklopedisi ikisini birden kabul ediyor aslında: denizli isminde "deniz" kökü etkili olmuştur; ama 13-14. yüzyıllardaki ilk şeklinde "domuz" kelimesi etkiliydi.
karşı görüş:
herkes bunu kabul etmiyor. pamukkale üniversitesi'nden laodikeia kazı başkanı prof. dr. celal şimşek, denizli adının domuzlardan değil, laodikeia ovası'nın ortasındaki bir gölden geldiğini, türklerin göle "deniz" dediğini, "tonguzlu / tengizli" türetmelerinin ise uydurma olduğunu savunuyor. katip çelebi ve evliya çelebi gibi 17. yüzyıl kaynakları da "suyu çok olduğu için denizli denir" demişler — ama bu, adın zaten denizli'ye dönüştükten sonraki bir açıklaması, yani muhtemelen sonradan üretilmiş bir gerekçe.
özetle: dilbilimsel ve tarihsel kanıtların ağırlığı "domuz" (tonuz) kökeninden yana; ibn battuta bunu birebir doğruluyor. "deniz/göl" tezi ise daha çok sonraki bir yeniden yorumlama gibi duruyor, ama tamamen çürütülmüş de değil.
kaynaklar:
islam ansiklopedisi
wikipedia
denizli haber
bilal aksoy
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
uyudn mu
devamını gör...
milletvekillerinin sürekli oy istemesi
o kadar para alıyosunuz
hala oy dileniyosunhz ya
ne aç gözli insanlarsınız siz
hala oy dileniyosunhz ya
ne aç gözli insanlarsınız siz
devamını gör...
sen ne kadar onursuzmuşsun be adam
şöyle bir 3-4 yıl geriye gitsek, birisi yarın birgün böyle böyle olacak dese inanmazdım. ihtimal vermezdim. bunların böyle olması, yıllarımızın heba oluşu, adalet gerçekten gelsin.
devamını gör...
bahar feyzan
cougar olmuş bu da
devamını gör...
eylül ayından beklentiler
(bkz: eyluling)
devamını gör...
kendini insan sarrafı sanan insan
bir zamanlar ben.
devamını gör...
eylül ayından beklentiler
eylül olmadan olur umarım.
devamını gör...
sözlüğün iyice türkü bara dönmesi
bıyıklar sararmış.
devamını gör...
sonradan görme evi
varak.
devamını gör...
çankaya belediyesine operasyon
rüşvet olmayan belediye olmaz. bunun akp'si, chp'si yok. hiçkimse halka hizmet için siyaset yapmaz. insanları televizyonda gördüğünüz halleriyle değerlendirip kutsallaştırmayın.
burada sorun, adaletin terazisinin yanlış ellerde olmasıdır.
burada sorun, adaletin terazisinin yanlış ellerde olmasıdır.
devamını gör...
mesleğini yasa dışıymış gibi anlat
erketeye yatarım (fraud ve güvenlik üzerine yazılım geliştirme)
devamını gör...
parliament içenlerin sonradan görme olması
leş gibi bir sigara normalde içilmez ancak alkol alırken idare eder.
devamını gör...
sonradan görme evi
benim tavan da bunlardan biri
gördükçe başım dönüyo mnkym
gördükçe başım dönüyo mnkym
devamını gör...
parliament içenlerin sonradan görme olması
yüzde 88,87 oranında kanıtlanmış gerçek
devamını gör...

