zaman tüneli

yürekleri dağlayacak bir hikayeye milleti ortak etmektir.

ne zaman böyle bir tanıma denk gelsem, koşarak ağlama mendilimi almaya giderim. ağlaya ağlaya o tanımları okurum. gerçek hikayeler beni çok etkiliyor. güzel kızlar, yakışıklı beyler... binbir umutla başlayan ilişkilerden arta kalan yıkımlar. ahhh ahh.
devamını gör...

küfür etmiyorum sana. sen etmişim gibi, böyle ana bacı allah kitap gibi düşenebilirsin. ama etmiyorum. neden? söz verdim.

yazık sana. anonimlikten keşke bi çıkabilecek erkeklik damarınız tutsa. s bir gün 'erkek' olabilseniz.

hamur. oyuncaklarım benim.
devamını gör...

berbaattt bir zeki demirkubuz filmi.
devamını gör...

yes you didnt want me to be anyone else's. i also didnt want. but apparently i am not capable enough of loving anyone. i may not be yours. i am not worth it. i am nobody's. nobody should meet me. for their own sake. curse to me. humiliate me. beat me up. make fun of me. i am used to it but love. give me them instead. even though i will not like it. i belong to anywhere probably. all i could do is just use knowledge maybe. i get some love then i generate negativeness and things that are only for me. which is nothing more than being selfish. i try my best to not, but it doesnt help i guess. on many days i wish to die from an heart attack.
devamını gör...

#4029335 yamuğun yamuğu gördüğü nerede vaki? sen de onun gibi kimseye dert olacak bir tip değilsin zaten. ben de onu anlatıyorum zaten luciye.

luci kardeş bir sırtlan daha başka bir sırtlanın yerine ikame olma çabasında, farkındaysan. tınlama bunları. ikisi de kuru gürültü.

sen git tasmanı tutacak dişileri aradığın başlıkları şenlendir. tasma takmak senin neyine? yancılıkta efsanesin sen. ötesi seni aşar. titre ve özüne dön.
devamını gör...

asdşlfkdşlkfşslk.
voca.ro/1m6JtBWdwXUA
devamını gör...

müzik hafızası, geçmişin tozlu raflarında kilitli duran bütün o kapıları tek bir nakaratla ardına kadar açabilen şifresiz anahtar.
koku hafızası ile yarışmasına rağmen müzik hafızası nostaljiyi daha acımasız bir biçimde yaşatır.
devamını gör...

müzik hafızası, geçmişin tozlu raflarında kilitli duran bütün o kapıları tek bir nakaratla ardına kadar açabilen şifresiz anahtar.
koku hafızası ile yarışmasına rağmen müzik hafızası nostaljiyi daha acımasız bir biçimde yaşatır.
devamını gör...

"karatepe yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu’ndan selamlar.

size bu satırları hemen yan hücremden gelen “aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.

bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “abartma be king, yaz böyle geçmez.” hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. nöşömözü çolomozlor gibi. ama adliyeden twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.

evet, çorlu’da birinci ayımı doldurdum. ankara, çorum, antalya ve istanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir tekirdağ oldu. beş şehir’i tamamladım. gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu tekirdağlıdan daha hakimim. en iyi köfteciyi herkes bilir.

moralim yerinde, sağlığım iyi. bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. bunu herkes bilir. monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.

aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. çok özendim. hayatımda ilk kez canım makas çekti. neyse ki bıyığım türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen erkan baş’tan.

özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.

kaldığım cezaevi “kuyu tipi” olarak biliniyor. bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.

ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında cimer şikayeti olmamasına rağmen. yalnız hissettirmiyorlar. gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. yakın arkadaşlarımdan “niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. whatsapp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.

düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. cezaevinin yıldızları onlar. ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. burada oğuzhan uğur’dan daha popüler. dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.

okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah odtü mezuniyet pankartlarıyla uyandım. gözlerim doldu ilk kez. iyi ki varsınız. athena gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. sansürcü punkçı da türkiye’ye kısmetmiş.

anarchy in the uk

acunmedya in turkey

böyle diyorum ama nato ve dünya kupası bittiğinden beri masterchef izliyorum. açar açmaz orada da bir karadenizli kazandı. bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) burçin ve tolğa favorim.

ilk hafta ülkeme dair moral tazelemek için aktroll kanalları izledim; nato zirvesi özel. programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra donald trump övüyorlardı, türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. ben de dersimi aldım.

“değerleri aşağılayan komedyen” den, “değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:

- epstein ile kanka olmak

- gazze’yi netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi

bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. hala kararlıyım, moby dick’i bitireceğim. geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. diğer kitaplar geldi, moby dick hala kontrolde. cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, chomsky bile var. belki o da epstein kontenjanından girmiştir.

(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, uğur gürsoy uykusuz ağustos sayısında çizdi. benim yerime de okuyun, buraya uykusuz sokamıyormuşuz.

söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler."
devamını gör...

allah seni bildiğin gibi etsin yoldaş efendi. boyu devrilesice koskoca careless whisper'ı ne hale getirmiş çocuklar. ben utandım ve kınıyorum seni.

zevksiz şey.

seether kavırını dinlemedin mi be adam. türkten bi bok olmaz. ne kavırı.

vocaroo.com/1f9bzz6h6A58
devamını gör...

sısısısı diye birşey duyarsan tehlike.
devamını gör...

çakmağım ve benim içinde bulunduğumuz hikaye.
devamını gör...

bir tane de poposu bakış açımdan daha geniş bir hanımefendi var, ismi benzer. bu ikisini karıştırıyorum. yine tutturamadım.
devamını gör...

cıvıl cıvıl cıvıl.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

russkii
doç
engliş
türkçe
terekemece

hepsinden little little, into the ortaya karışık, nimnoga, ih weiss, birassss.
devamını gör...

belli ki birilerine dert olmuş. ben bi yamuğunu görmedim. efendi adamdı, ağzıyla içerdi. yolu açık olsun.

onu yolacak adamın burnuna kanca takar kuçu kuçu gibi gezdiririm bu arada.
devamını gör...

arıza bünye üçlüsü. zıkkımlan melisa çayını yat zıbar di mi...
devamını gör...

ampul gevşemiş veya tam sıkılmamış da olabilir, titreşimden dolayı akım gidip geliyordur. bunun dışında evdeki beyaz eşyalar veya klima gibi anlık çok fazla elektrik çeken büyük cihazlar devreye girerse şebekedeki gerilim anlık olarak düşer ve evdeki lambalar göz kırpar gibi yanıp söner.
devamını gör...

zübü zübo züppüdi zuho.
devamını gör...

miyav miyav. miiiuuuyyaav.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim