zaman tüneli
alevilere müslüman değil diyen tip
hepsi aynı değildir tabii ama genelde tanrı tanımaz sadece hz.aliyi tanırlar, diyen tiple anlaşabilir.
devamını gör...
felsefeden anlayan gitar çalan kaslı zengin erkek
arabadan ve futboldan anlayan, siyasette doğruları bilen ama hep yanlış tarafa oy veren, yılda bir romantik, daha çok ormantik, en baba aforizma felsefelerine hakim erkek var, veren mi?
devamını gör...
erdal beşikçioğlu
aam hedef saptırıp , kendini hedef tahtasına koydurmamak için gerekirse bütün türkiye ' yi satar...;;))
türkiye'deki elemanlar da sanki bilmiyolarmış gibi ne yazılırsa inanıyolar ;;))
hocam biz idddianame ' nin kopyasını istedik imamoğlu konusunda...türkiye nedense "arazi oldu !!"...;;)) lan madem yalancı diilsin, çok matahsın, hukuk anlaşmasının altında imzan var, göndersene iddianameyi ...gönderemez... korkak ;;))
hukukçusu osuruktan teyyare olan ülkeden hiçbi cücük olmaz...;;)) onu derler bunu derler, yalandan kim ölmüş?!..yanlış mıyım?!...hayatta da değilim.
türkiye'deki elemanlar da sanki bilmiyolarmış gibi ne yazılırsa inanıyolar ;;))
hocam biz idddianame ' nin kopyasını istedik imamoğlu konusunda...türkiye nedense "arazi oldu !!"...;;)) lan madem yalancı diilsin, çok matahsın, hukuk anlaşmasının altında imzan var, göndersene iddianameyi ...gönderemez... korkak ;;))
hukukçusu osuruktan teyyare olan ülkeden hiçbi cücük olmaz...;;)) onu derler bunu derler, yalandan kim ölmüş?!..yanlış mıyım?!...hayatta da değilim.
devamını gör...
nerde o eski avratlar
şimdilerde kendilerine kadın deniyor. bayan bile denemiyor.
yavru ceylan gibi kaçar seke seke çaydan geçerlerdi.
şimdi nerdeeeeee.
yavru ceylan gibi kaçar seke seke çaydan geçerlerdi.
şimdi nerdeeeeee.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hakkında net herhangi bir görüşüm olmadığı halde sevdiğim bir yazar.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlüğümüzün güzide teyzelerinden* biri, enerjik mizah anlayışı var ve kültürü de yerinde. yaşamasını biliyor. ayağına taş değmesin saygılar...
devamını gör...
erdal beşikçioğlu
rolden çıkamadı kendini recep yaıcıoğlu sanıyor yazıl
daha beteri ona oy berenlerde onu recep yazıcıoğlu sanıyor.
daha beteri ona oy berenlerde onu recep yazıcıoğlu sanıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
en son hatırladığım, 1 ay önce iş yerinde otomattan americano aldım içinde plastik kaşık da varmış farketmedim. köpüklü olduğu için içine gizlenmiş. içerken kaşığı yutuyodum son anda dişimle ısırıp tuttum. soğuk soğuk terlediğim bir durumdu...
hayat çok belirsiz, hiç ummadığımız nedenlerden ummadığımız kazalar olabiliyor. kalın sağlıcakla...
hayat çok belirsiz, hiç ummadığımız nedenlerden ummadığımız kazalar olabiliyor. kalın sağlıcakla...
devamını gör...
ğulat
din için dinden çıkaran aşırıcılık demektir. örnek: hz ali tüm sahabeden üstündür demek ğulat değildir ama estağfirullah dense ki hz ali allahın yansımasıdır ğulat olur çünkü allah yarattıklarından münezzehtir ve hz ali yiyip içiyordu evlatları vardı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
ciragan caddesi 2011. hakki yeten caddesi 2012. her ikisi de yaya olarak yururken oldu. boyle sehri s...m deyip avrupaya attim kapagi
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sevdiğim bir bacım. daha çok yazsın okuyak.
güzel olduğunuz kadar zekisiniz de hanfendi.
güzel olduğunuz kadar zekisiniz de hanfendi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
o istikamette gidiyorum, henüz dönüşe geçmedim.
devamını gör...
erdal beşikçioğlu
müptezel, liyakatsız bir eğlendiriciyi başlarına beğ seçtiler. olan biteni izleyip eğlenmeye devam ediyorum, erdal bey gerçek mesleği olan eğlendiriciliği icra etmeye devam ediyor.
devamını gör...
erdal beşikçioğlu
akıl var mantık var yahu bu adamın belediye başkanlığında ne işi var. bir kere de şaşırtın milleti be kardeşim. kimseye güvenmemek lazım dikkat edin!
devamını gör...
renault boreal
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
biraz asabi bir arkadaşa benziyor. ünlem işaretini en son 2016 yılında dondurmanın iyisi paketlidir diyen birine hakaret ederken cümle sonunda kullanmıştım...
devamını gör...
felsefeden anlayan gitar çalan kaslı zengin erkek
afedersiniz muhtemelen göt sapığıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
ölümden dönüp dönmediğimi bilmiyorum ama aletli dalış yaptığım bir gün, gerçekten büyük bir derinliği ilk defa test ederken çok aşağılarda bir karartı fark ettim ya da öyle sandım.
hadi bunu atlattım, bir de korkup hızlı çıktım. vurgun yeme ihtimalimi de sayarsak double strike bir beladan kurtuldum.
dur.. net bir tane hatırladım. iş için ilk kez brüksel’e gitmiş, dönüyorken; bir ülke büyüklüğünde bulutların üzerinden geçtik, inanılmaz kalın ve uzun bir bulut tabakasıydı ve kendimi beyaz bir halının üzerinde hayal ediyordum. tam servis arabası yanımdayken uçak çok çok ciddi bir türbülansa girdi.
benim için uçakta tehlike durumu dört aşamayı ihtiva eder:
1. ben ölümüne korkarım. milletin ipinde değildir. bu normal.
2. türkler korkar, yabancılar sallamaz.
3. turistler oturuşunu değiştirir.
4. hostesler kemerlerini bağlar.
bu sefer hostesler ortada koşturuyor..
yanımda, dediğim gibi servis arabası var, ben o ana kadar ezberden yasin okuyorum, bu uçak bir salladı, ben yıldırım gibi yerimden kalkıp “bana viski ver” dedim. host, “şimdi mi?” dedi, keyfine içiyorum sandı, çeyrek bardak, yani bir duble viski koydu, uçak zangır zangır titriyor, host bana paketli yer fıstığı uzatıyor, bem şişeyi kaptığım gibi bardağı doldurdum, fondip yaptım. bir daha koydum, yine fondip.
bu anladı ki, ayık ölmek istemiyorum.
şimdi o içkinin o kadar kısa sürede etki etmesi imkansız. göreve de tek gitmemişim. en köşe koltukta ben varım, yanımda da üç adet çok üst düzey yönetici... rütbe olarak en küçük benim, hatta bir tanesinin yanında minicik bir rütbeyim, dördümüz de takım elbiseliyiz, gran tuvalet..
bunlar bana bakıyor, daha doğrusu çıkacak rezaleti bekliyorlar gibi..
hatırladığım son şey bu..
sonra, istanbul ile alakalı çok bölük pörçük anılarım var. anıtkabir’e el sallarken benim bilincim yerine geldi. gruptakilerden biri bana döndü, “maşallah, yarım şişe viskiye tık demediniz”, dedi. ben de “insanlar alkol aldıklarında istedikleri gibi davranmakta özgürdür genel müdürüm, ayıldıklarında sonuçlarına katlandıkları sürece” dedim. hepsi kafa salladı.. grup, zor bir gece geçirdiğine karar verdi ve hafta başına kadar işe gelmeme kararı aldı.
bu arada ben uçaktan ne kadar korkarım: rekorum, trabzom dönüşü ben en içteyim, ortada bir polis memuru, yanında uçaktan korkan karısı, kadından izin almışım, ikimiz de adamın birer bileğini tutuyoruz, polis yol boyunca keh keh keh gülüyor, kadın ve ben dişlerimiz sımsıkı kapalı olarak gülüyoruz, uçak hafif sallıyor. ben uçaktan hakikaten korkarım.
üçüncüyü de hatırladım.. bir baraj gölünde gece yarısı elimde zıpkın, karanlık suda turna balığı avlıyorum, yanımdan vıjjt vıjjt su yılanları geçiyor ve…..
baraj kapakları açıldı.. iki arkadaş nasıl ölmediğimize hala hayret ederim.
hadi bunu atlattım, bir de korkup hızlı çıktım. vurgun yeme ihtimalimi de sayarsak double strike bir beladan kurtuldum.
dur.. net bir tane hatırladım. iş için ilk kez brüksel’e gitmiş, dönüyorken; bir ülke büyüklüğünde bulutların üzerinden geçtik, inanılmaz kalın ve uzun bir bulut tabakasıydı ve kendimi beyaz bir halının üzerinde hayal ediyordum. tam servis arabası yanımdayken uçak çok çok ciddi bir türbülansa girdi.
benim için uçakta tehlike durumu dört aşamayı ihtiva eder:
1. ben ölümüne korkarım. milletin ipinde değildir. bu normal.
2. türkler korkar, yabancılar sallamaz.
3. turistler oturuşunu değiştirir.
4. hostesler kemerlerini bağlar.
bu sefer hostesler ortada koşturuyor..
yanımda, dediğim gibi servis arabası var, ben o ana kadar ezberden yasin okuyorum, bu uçak bir salladı, ben yıldırım gibi yerimden kalkıp “bana viski ver” dedim. host, “şimdi mi?” dedi, keyfine içiyorum sandı, çeyrek bardak, yani bir duble viski koydu, uçak zangır zangır titriyor, host bana paketli yer fıstığı uzatıyor, bem şişeyi kaptığım gibi bardağı doldurdum, fondip yaptım. bir daha koydum, yine fondip.
bu anladı ki, ayık ölmek istemiyorum.
şimdi o içkinin o kadar kısa sürede etki etmesi imkansız. göreve de tek gitmemişim. en köşe koltukta ben varım, yanımda da üç adet çok üst düzey yönetici... rütbe olarak en küçük benim, hatta bir tanesinin yanında minicik bir rütbeyim, dördümüz de takım elbiseliyiz, gran tuvalet..
bunlar bana bakıyor, daha doğrusu çıkacak rezaleti bekliyorlar gibi..
hatırladığım son şey bu..
sonra, istanbul ile alakalı çok bölük pörçük anılarım var. anıtkabir’e el sallarken benim bilincim yerine geldi. gruptakilerden biri bana döndü, “maşallah, yarım şişe viskiye tık demediniz”, dedi. ben de “insanlar alkol aldıklarında istedikleri gibi davranmakta özgürdür genel müdürüm, ayıldıklarında sonuçlarına katlandıkları sürece” dedim. hepsi kafa salladı.. grup, zor bir gece geçirdiğine karar verdi ve hafta başına kadar işe gelmeme kararı aldı.
bu arada ben uçaktan ne kadar korkarım: rekorum, trabzom dönüşü ben en içteyim, ortada bir polis memuru, yanında uçaktan korkan karısı, kadından izin almışım, ikimiz de adamın birer bileğini tutuyoruz, polis yol boyunca keh keh keh gülüyor, kadın ve ben dişlerimiz sımsıkı kapalı olarak gülüyoruz, uçak hafif sallıyor. ben uçaktan hakikaten korkarım.
üçüncüyü de hatırladım.. bir baraj gölünde gece yarısı elimde zıpkın, karanlık suda turna balığı avlıyorum, yanımdan vıjjt vıjjt su yılanları geçiyor ve…..
baraj kapakları açıldı.. iki arkadaş nasıl ölmediğimize hala hayret ederim.
devamını gör...
serenay sarıkaya
neden ünlü olduğu anlaşılmayan torpilli kişilerden birisidir. muhtemelen türkiye değil de avrupa'da doğsaydı yüzüne bakan olmazdı. şaka gibi!
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
yazar olması dışında hiç bir fikrim yok tanımam etmem. okey!
devamını gör...