141.
efendım ben deniz görünce açılmayı, açıkta da dalmayı çok severım. bırkac kez sahil şeridi bandı içinde kalmam gerektiği hakkında uyarılar aldığım olmustur. neyse birkaç sene önce yine tüpsüz dalış yapıyordum eğlencesine nefesımden fazla dalmısım. sudan tam çıkışımda agız dolusu nefes almak isterken dalga vurdu yüzüme nasıl olduğunu anlamadıgım bir şekilde nefes boruma su damlacıgı kaçtı. öksürebilmek için bile nefes almanız gerektiğini öğrendiğim birkaç saniyede nefes alamadım. ayağım yere değmiyor ki eğilip büküleyim ne bıleyım sağıma soluma vurayım. yanımda kımse yok. suyun ustune yattım paletli olmamın avantajıyla karaya dogru açtım pergelleri. ne burnumdan ne agzımdan nefes alamıyorum. bogazımı oynatıyorum ama korku tüm bedenimi sarmış. ayağımı yokluyorum arada boyuma gelmıs mıyım dıe. hala nefes almayı denıyırum yok ciğerime hava gırısı yok. neyse ben sakin kalmalıyım diye çıtpmaya devam paletleri. boyum olan bır yere kadar vardım. paketlerı ayagımdan fırlatıp ayaga kalkıp göğsüme şiddetle vurdum bırkac kez. azıcık açılımca öksürmeye cabaladım güçlüce. bıraz raha acılınca da yuruyerek karaya cıktım. 4 ayak kumsalda bayaa oksurdum bıraz kustum sonra da sırt ustu yattım. ölmeyecektım daha bombası kocam uzun sure sadece baktı anlamamıs ne oldugunu. cunku ben her zaman dalmaya gıder uzun uzun suda kalırım. hele zıpkınım varsa akşamı edebılırım fok gıbı. öyle bır anıdır bu da. bazen acıldıgımda aklıma gelıyor. sahıl şeridinden çok da uzaklaşmamam gerektıgı.
devamını gör...
142.
çok var misal 24 yaşındayken aşçılık yaparken vurulmanın eşiğinden döndüm çalıştığım lokantantadaki yemeği beğenmeyen konsomatris üzün bunu dedi yanındaki dostu ve onun korumalarına ben geri adım atmayıp kim kimi üzüyor deyip konsun dostuna sol direk atınca 3 kişiye tek kaldım ki onlarda silah falanda vardı.şansım yaver gitti ve dövüş bilgim işe yaradı dayak yemedim tersine üzmeyi düşünenleri silkeledim2.olay ise köyde oldu tamirat tadilat ile tatil günlerini geçirirken birinin evinin elektrik işlerini gönüllü yapıyordum,neyse ben kabloyu bağlarken şalteri bi açtı o akımla geriye 3 adım gittim ve 2 gün konuşmak istesemde sesim çıkmıyordu sesim 3.gün geri geldi.3.olay denizde tüpsüz normalden daha derine daldım fakat ters bir olay oldu basınçtan kulağım yırtılmıştı tahminen 70 metredeydim4.olay yüksek yerden beton zemine sırt üştü düştüğümde oldu.5.olay ben araçta arka koltukta uyurken aracı kullanan akrabamds benim gibi uykusuzken hız yapma gibi hata yapması sonucu araç uçurumun eşiğine ben ise ön camdan uçmanın eşiğine geldim.6.olay ben uyurken eve hırsız girmesi sonucu oldu hırsızı fark etmem be üzerine atlamam arasında 10 saniye fark vardı 11.saniye hırsızın silahı tutukluk yaptı bu sayede hırsızı kilitleyip görevlilere teslim ettim. silah tutukluk yapması sonucu sağ kalıp hasarsız atlattığım kazandığım 6. veya 7.olaydır bu olay şanslıydım.
devamını gör...
143.
4 olay var hatırladığım.

annemin singer dikiş makinasında arkada bir lamba yeri vardı. anne bu lamba niye yanmıyor ya diye söylenip elimi içine soktum corrrtttt elektiriğe kapıldım lamba takılı değilmiş ki, annem vurdu itti kurtardı.

bir kere tek marş uykusuz istanbul - antalya yapmaya kalktım alanya da uyumuşum ve bir setten zıplayıp uyandım sağa çekip online sadaka aradım.

araçla dönüşü kaçırıp en soldan en sağa girmeye çalışırken arkadan bir taksi çarptı ve o dönüşe araçla 3 tur dönerek girdim. olay yerine yakın polisler yanıma gelip ha şimdi devrildi, yok şimdi diye izlemişler, bir tanesi olm bu araba nasıl devrilmedi inanılmaz şanslısın dedi.

bir keresinde alacak verecek davasında birine saldırdım yanında çalışan iri kıyım biri beni sağlam bir sardı kucakladı uzaklaştırdı. ben giderken kavga ettiğim herif o ara silahını alıp geri geldi bağırıp sıkmaya çalışıyor ya silah tutukluk yaptı ya boştu anlamadım uğraştı sıkamadı kaçtım.
devamını gör...
144.
en tazesi bugün.

#3754291
devamını gör...
145.
çok ufakken çok ağır bir havale geçirmişim. öldüm sanılmış. babam kafayı yemiş.

ilkokulda zatürre gerçirmiştim ama aşırı ağır geçirdim. 2 hafta kollarım serumlara bağlı hastanede yattım. kollarım şiştiğinden kaldıramıyordum bile. doktor ilk muayene ettikten sonra "sen günlerce, haftalarca buz kalıplarının üzerinde mi yattın? böyle bir iltihaplanma görmemiştim" demişti.

ilkokul sonlarım veya ortaokul başlarımda priene'deki samsun (mykale) dağı'na tırmanmıştık abim ve bir kuzenimle. z şeklinde bir patikası varmış da tırmanması kolaymış demişlerdi ama bazı yerlerinde patika yoktu ve dimdik taşlara/kayalara tutunarak tırmanmak durumunda kaldık. zaten bir yerden sonra çok geçti. geri inemezdik, o zaman düşme riskimiz çok daha fazla olurdu. fena rüzgarlıdır o dağın üst kısımları. ters bir rüzgar yemememiz ve tutunduğumuz kayaların/taşların birinin gevşek çıkmaması büyük şanstı. inişi kolay oldu, sağ-arka tarafından rahat rahat indik.

senelerdir burnum bile akmıyor sayılır. yani vücut kırgınlığı bile yaşamadım. bir-iki ciğerlerim, sinüslerim biraz dolmuştur da az. en son yataklara düşecek kadar hasta olmam da 1999'da, üniversiteye başladığım senedeydi. sabahın köründen akşamüstüne kadar fakültenin bahçesinde kayıt sırası beklemiştik. o zamana kadar hiç alışkın olmadığım ankara'nın havası az nemli olduğundan, gölgede dondum ve güneşte piştim. bunlar da bir öyle bir böyle olunca anormal ağır üşütmüştüm. yataktan kalkamamıştım belki 2 hafta.

2008 gibi tanımlanamayan çok ağır bir psikiyatrik rahatsızlık geçirdim ve 3 gün ortadan kayboldum. o 3 günde acayip maceralar yaşadım. yurt dışında bile aranmışım. psikiyatristim, tehlikeli bir şeyler yaşadın demişti. bulunduktan sonra bana hemen verilen antipsikotik ilacın anında tesir edip bilincimi yerine getirmesi büyük şansmış, psikiyatristimin dediğine göre. bu %1 veya %2 hastada olurmuş. kimisinde ömür boyu farklı ilaçlar denenirmiş ve o "anahtar" bir türlü bulunamazmış. yani bu tarz rahatsızlıklar ve kullanılan ilaçlar kilit-anahtar gibilermiş.

ben çok nadir hasta olan ama olduğumda da çok ağır olan biriyim. yani suçiçeğinde bile ölüm tehlikesi atlatmış olabilirim. etine dolgun bir çocukken bir deri bir kemik kalmışım bu rahatsızlıktan sonra. penisimin ucunda ve gözümün beyazında bile "çiçek açmıştı". halüsinasyonlar görüyordum hatta gözümün beyazındakiler yüzünden.

hastalıklar haricinde, biri bilerek arabasını üzerime sürmüştü. aksiyon filmlerdeki gibi bir çeviklikle yırtmıştım. ama cidden kasıtlı üzerime sürmüştü.

şu anda aklıma gelenler bunlar.
devamını gör...
146.
viraja hızlı girip kontrolü kaybetmiştim.

neyse ki toparladım; ben de yaşıyorum, araba da sağlam.
devamını gör...
147.
dün gibi hatırlıyorum... ilkokul birinci sınıftayken eve geldiğimde annem dışarı çıkacağımızı söylemişti. aklımda kalan sahnelerden birisi annemin, benim ve kardeşimin üstünü değiştirmesiydi. bir sonraki sahnede yol kenarında durmuş kırmızı ışık yandığı için arabaların durmasını bekleyişimizdi. "karşıya geçip anneme ve kardeşime el sallayayım" diye aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum. sonra? gözlerimi açtığımda başımda birileri vardı ama görmüyordum. bir yandan annem ağlarken bir yandan doktorun "bu kaç, bu kaç, parmağımı görüyor musun" diye sorduğunu duyuyordum. sanırım orada tekrar bayılmışım. uyandığımda sol kolum alçıda, başım bandajlı yoğun bakım odasındaydım.

ben annemin elinden fırladığımda yavaşlamakta olan bir kömür kamyonu bana çarpmış. havaya uçup başımı kaldırımın kenarına vurmuşum...

gerçekten ölümün kıyısından döndüğüm bir kaza olmuş.

t. yazarların başlarından geçen korkunç olaylar.
devamını gör...
148.
babam eve kapı zili almıştı, ben de zilin sesini merak ettim, açıkta olan iki ucu prize taktım ve bommm. patladı tabii, çok korkmuştum.
devamını gör...
149.
ölümden dönmek abartı olabilir biraz ama yazmak istedim.
kış mevsimiydi. marketten çıktım, tam adım atacaktım ki apartmanın çatısından önüme büyükçe kar kütlesi düştü, birkaç saniye erken davransaydım başıma düşecekti. düşseydi ölmezdim belki ama ciddi şekilde yaralanabilirdim.
devamını gör...
150.
sene 2011. bozkırın ortasında tıp fakültesinde 16-17 tansiyon, 130-140 nabız kolumda serum yatıyorum. kanımdaki kalsiyum değeri olması gerekenden çok yüksek. düşürebilmek için sürekli kanı seyreltiyorlar. bir süre sonra kalsiyum seviyesi kalp durdurma noktasına kadar yükseliyor ve komaya giriyorum. allahın lütfu ve doktorların çabası ile hayata geri dönüyorum. sonrası ameliyat ve eski sağlığa kavuşma.

sağlıklı aldığımız her nefesin kıymetini bilmeli.
devamını gör...
151.
çok ciddi üç trafik kazası yaşadım. (üçünde de otomobiller perte ayrıldı.) ikisinde sürücü bendim. üçüncüsünde 18 günlük bir koma sonrası hayata döndüm(müşüm)
çekirge bir, iki.. üçüncüsünde.. derlerse de inanmayın.. :) kazada yaşamayın.. (fark edemesenizde her biri, ciddi bir iz bırakıyor sonraki yaşamınıza..)
devamını gör...
152.
bi keresinde sözlükten biri nude atmıştı
elinde kahveyle
kahveyi görünce bayılıp kafamı çarpmışım
devamını gör...
153.
bir keresinde karşıdan karşıya geçerken motosiklet çarpmıştı. ilk başta çok korksam da çok şükür ki küçük bir yaralanma haricinde bir şey olmadı.
devamını gör...
154.
bu olayın en garibi bende.

7 kurt tarafından parçalanmaktan son anda kurtulmuştum. çocuktum henüz.
devamını gör...
155.
2016 ekim ayı yüksek ateş boğaz ağrım var ama pensilin testi yapılmamış riskli diye yaptırmadık antibiyotik içtik geçmiyor en sonda risk alıp yaptık geçmişti
devamını gör...
156.
6 şubat depremi
devamını gör...
157.
6 şubat depremlerinin ilkinde kapıya koşarken kardeşim hayır deprem anında çıkılmaz diye beni durdurdu. durdurmasaydı, fırlayan televizyon veya ocağın üzerinden fırlayan çaydanlıklar bize değerdi. ölmezdik ama kendimi tanıyorum allah korusun yine deprem olsa anında kapıya koşacağım.
devamını gör...
158.
kişisel tarihim açısından baktığımda konu hakkında birkaç anım var.

birincisi bebe iken. 6 aylık filanmışım boğumacaya yakalanıp ateşler içinde kalıp, o simsiyah saçlarımı ( evet saçlı bi bebektim) yolmuşum. ölür demişler atlattık.

varan 2: bodrum mazıda içki içiyoruz. benim kalbimde ritm bozukluğu var. deli içtim.
içkinin de etkisiyle kalbim deli gibi atmaya başladı. ha durdu ha duracak. ölürüm sandım atlattım.

varan3: bir eski sevgili vakkası. adam manyak. sevgiyi kıskançlık sanıyor. ben izmir kadınıyım. o ayaklar bize gelmez. yine bir kıskançlık anında bir baktım yataktayım. kafamın üstünde de yastık var. adam beni yastıkla boğuyor. tamam buraya kadarmış s.çtık dedim. annesi aradı, bir şeyler söyledi, sakinleşti. ben de kendimi dışarı attım. arkamdan o benim nişanlım diye bağırıyordu geyik. yine yırttım.

varan 4: deli depresyondayım dünya bir yanda ben bir yanda. üzerime üzerime kötü kötü insanlar geliyor. yeter lann dedim. arabaya atladım. açtım camları sonuna kadar songaz bastım. öldürebiliyorsanız öldürün dedim. ana yola kontrolsüz çıktım. benim olduğum taraftan hızla bir araba çarptı. araba pert oldu. benim burnum kanamadı. evet yırttımm.

yani lütfen kötü yaklaşımlarınız dileklerinixi bir rafa kaldırın. daha yaşayacağım. ama önce biraz biberleyelim.

not: ölümcül bir sürü kavgayı saymıyorum. haaa.
devamını gör...
159.
lisede okuldan dönerken birinin bahçe duvarına çıkıp erik çaliyorduk. sonra beraber düştük.
nefesimiz kesildi bir süre ikimiz de ölüyorduk.

mübarek biri demek ev sahibi
devamını gör...
160.
ölümden dönüp dönmediğimi bilmiyorum ama aletli dalış yaptığım bir gün, gerçekten büyük bir derinliği ilk defa test ederken çok aşağılarda bir karartı fark ettim ya da öyle sandım.

hadi bunu atlattım, bir de korkup hızlı çıktım. vurgun yeme ihtimalimi de sayarsak double strike bir beladan kurtuldum.

dur.. net bir tane hatırladım. iş için ilk kez brüksel’e gitmiş, dönüyorken; bir ülke büyüklüğünde bulutların üzerinden geçtik, inanılmaz kalın ve uzun bir bulut tabakasıydı ve kendimi beyaz bir halının üzerinde hayal ediyordum. tam servis arabası yanımdayken uçak çok çok ciddi bir türbülansa girdi.

benim için uçakta tehlike durumu dört aşamayı ihtiva eder:
1. ben ölümüne korkarım. milletin ipinde değildir. bu normal.
2. türkler korkar, yabancılar sallamaz.
3. turistler oturuşunu değiştirir.
4. hostesler kemerlerini bağlar.

bu sefer hostesler ortada koşturuyor..

yanımda, dediğim gibi servis arabası var, ben o ana kadar ezberden yasin okuyorum, bu uçak bir salladı, ben yıldırım gibi yerimden kalkıp “bana viski ver” dedim. host, “şimdi mi?” dedi, keyfine içiyorum sandı, çeyrek bardak, yani bir duble viski koydu, uçak zangır zangır titriyor, host bana paketli yer fıstığı uzatıyor, bem şişeyi kaptığım gibi bardağı doldurdum, fondip yaptım. bir daha koydum, yine fondip.

bu anladı ki, ayık ölmek istemiyorum.

şimdi o içkinin o kadar kısa sürede etki etmesi imkansız. göreve de tek gitmemişim. en köşe koltukta ben varım, yanımda da üç adet çok üst düzey yönetici... rütbe olarak en küçük benim, hatta bir tanesinin yanında minicik bir rütbeyim, dördümüz de takım elbiseliyiz, gran tuvalet..

bunlar bana bakıyor, daha doğrusu çıkacak rezaleti bekliyorlar gibi..

hatırladığım son şey bu..

sonra, istanbul ile alakalı çok bölük pörçük anılarım var. anıtkabir’e el sallarken benim bilincim yerine geldi. gruptakilerden biri bana döndü, “maşallah, yarım şişe viskiye tık demediniz”, dedi. ben de “insanlar alkol aldıklarında istedikleri gibi davranmakta özgürdür genel müdürüm, ayıldıklarında sonuçlarına katlandıkları sürece” dedim. hepsi kafa salladı.. grup, zor bir gece geçirdiğine karar verdi ve hafta başına kadar işe gelmeme kararı aldı.

bu arada ben uçaktan ne kadar korkarım: rekorum, trabzom dönüşü ben en içteyim, ortada bir polis memuru, yanında uçaktan korkan karısı, kadından izin almışım, ikimiz de adamın birer bileğini tutuyoruz, polis yol boyunca keh keh keh gülüyor, kadın ve ben dişlerimiz sımsıkı kapalı olarak gülüyoruz, uçak hafif sallıyor. ben uçaktan hakikaten korkarım.

üçüncüyü de hatırladım.. bir baraj gölünde gece yarısı elimde zıpkın, karanlık suda turna balığı avlıyorum, yanımdan vıjjt vıjjt su yılanları geçiyor ve…..

baraj kapakları açıldı.. iki arkadaş nasıl ölmediğimize hala hayret ederim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim