zaman tüneli

iyi giden ikili. peynir de deri tulum peyniri filan olabilir.
devamını gör...

peki bizanslılar gerçekten osmanlı sarığını tercih ediyor muydu? aslında bizim fetih dediğimiz hadise, yoğun bir biçimde ancak, tarihi yarımada kesiminde cereyan etmiştir. merkeze uzak köylerde bırakın direnişi, savaşa ilgi bile yoktur. zaten bu dönemde türkler’le yüzyıllardır süren bir ticaret ilişkisi olan bizanslılar’ın yönetici zümre dışındaki kesimi için esas problem türkler değildir.

mesela fetih’ten 50 yıl öncesine gidelim. 1402 ankara savaşı’ndan kaçan türk birlikleri eğer ücret ödeyip bizanslı denizciler tarafından rumeli’ye kaçamasalardı bütün ordu imha olacaktı. bizanslılar bu konuda hiç de jeopolitik bir bilinç göstermemişlerdir. hatırlanırsa ankara savaşı sonrasında türkler’in en teşkilatlı gücü, musa çelebi’nin rumeli hakimiyeti altında bulunmaktadır. nedeni tam olarak buydu.

latinler ise büyük bir istilacılıkla istanbul’u mahvetmişlerdir. dolayısıyla başlıktaki önerme bana göre doğrudur.
devamını gör...

üzüm çekirdeksiz, peynir de sert yağlı inek peyiri ise damak çatlatır.
devamını gör...

nick cave dinleyenlerde çok garip bir dul enerjisi var. öyle normal dul da değil, miras kalmamış dul. sanki eş vefat etmiş, cenazeden sonra eve dönülmüş, vasiyetname açılmış ve “maalesef size hiçbir şey kalmadı” denmiş gibi bir ifade var yüzlerinde. halbuki ortada eş yok, evlilik yok, miras yok. ama insan görünce yine de “başınız sağ olsun” demek istiyor.

yanlarında normal bir insan gibi mutlu olmak da mümkün değil. kahkaha atıyorsun, öyle bir bakıyorlar ki sanki eşinin cenazesinde güldün. kimin öldüğünü bilmiyorum ama bir şeylerin cenazesi çoktan kaldırılmış.

miras da kalmamış.
devamını gör...

ii. murad’ın elçiliğini de yapan bizansın son mega dükü. 4. haçlı seferlerinde istanbul’un güzelliklerini gören hristiyan askerler türklerle savaşmaktan vazgeçip istanbul’u yağmalayınca “bizans’ta latin külahı görmektense osmanlı sarığı görmeyi yeğlerim” sözünün sahibi.
(bkz: halfdan buradaydı)

bizans ortodoks olduğundan katolik vatikan’dan türklere karşı defalarca yardım istese de istediği desteği alamadı.

emrindeki yaklaşık 10.000 askerle istanbul’u savunmaya çalıştı. fetihten sonra idam edildi.
devamını gör...

idam edilmeme nedeni şudur: italyan donanması aslında, kuşatmada kullanılacak gemileri imha etmek için gelmiştir. süleyman bey ise gemileri teslim etmemek için çok büyük bir mücadele vermiş, osmanlı tarafı olayda bir sürü şehit ve yaralı kaybetmiştir. süleyman bey idam yolunda bir sorgu için fatih’in karşısına savaşta aldığı yaralardan dolayı ölmek üzere bir halde getirildiği için fatih, süleyman bey’in yarımağız bir savunmayla gemileri teslim etmediğini, insanüstü bir biçimde mücadele ettiğini anlar ve affeder.

malları müsadere edilir.. bu arada bu savaşın yapıldığı koy’a “baltalimanı” adı verilir. yalnız, denizcilik görevlerinden azledilerek kara ordusuna verilir, rütbesi de alınır. bu da, fatih’in gıcığını çıkarmasıdır sanırım.

(bu arada osmanlı’da “tiz vurun kellesini” hadisesi pek yoktur. bunu çok açık suçlarda ve akıl hastası padişahların döneminde yapmışlardır. hakkında kanaat oluşan üst düzey bürokrat ve askerlerin davası divan’da çoğu kez bir değil, iki kez görülürdü. bunun için, fatih kendisini idam ettirmek istese dahi bir kere görmeyi uygun bulmuştur).
devamını gör...

hep söylerim; vücudunu satmakla zamanını satmak arasında hiçbir fark göremiyorum. ahlaki açıdan aralarında böylesine büyük bir uçurum olması bana hep inanılmaz gelmiştir.
devamını gör...

adaletli bir yazar kişisi.
devamını gör...

istanbul’un fethi sırasında kaptan-ı derya’lık yapan osmanlı paşası. bizans’a yardım için gelen üçü venedik biri bizans’a ait olmak üzere dört geminin haliç’e girmesini engellemeye çalışırken başından yaralanmış, bir gözünü kaybetmiş ancak başarılı olamamıştır.

bu olay üzerine çok sinirlenen ii. mehmed’in atını denize sürdüğü ve gemileri engellemeye çalıştığı rivayet edilir.

ii. mehmed, süleyman bey’i idam etmek istediyse de araya giren hatırlı vezirlerin ricasıyla görevden azletti ancak malı mülkü müsadere edilerek yeniçerilere dağıtıldı.
devamını gör...

2000'lerin başından beri fiona apple dinleyen birine rastlamadım. hatta fiona apple'ı cümle içinde kullanan birine denk gelmeyeli bi 20 yıl olmuştur herhalde. fiona apple'ı en son 2000'lerin başlarında cihangir roxy'de vodka içerken anmış olabiliriz.

anılarım depreşti. o yüzden verdim şukunu.
devamını gör...

bazı insanlar müzik zevki olmadığı halde björk dinlemeyi sevebilir. mesela ben.
devamını gör...

#4033412 emeğe saygı şukusu hakkımız.
devamını gör...

bizans’ı vatanını savunur gibi savunmuş cenevizli. cesur ve saygıdeğer bir düşman.

emrindeki 700 zırhlı şövalyeyle surların en zayıf olduğu yeri romanos kapısını* savundu. burayı savunabilmek için istediği topları bizans megadükü lukas notarastan kılıç tehdidiyle alabildi. fetihten bir kaç gün önce ağır yaralandı. askerlerinden geriye kalanlar tarafından sakız adasına kaçırıldı. 2 gün içinde burada öldü. mezarı st. domenico kilisesi bahçesindedir ancak bu kilise abdülhamit zamanında bayraklı camii adını aldı.
devamını gör...

“varlığından haberdar olmadığınız müzikleri dinleyen, filmleri izleyen, kitapları okuyan kız” vardır ya.. bu işin handikapı, bir de kızın güzel olmasıdır.

kız konuşur, senin gözün telefonda.. hıı, tabiii.. yapıyorsun. o arada google search bitiyor, yazılanlara göz atıyorsun ve anında o hıı yapan adam gidiyor, telefon elden atılıyor, öne doğru eğiliniyor ve konunun uzmanı adam olarak konuşmaya başlıyorsunuz..

sebep? kız güzel..

çirkin olsa: “ben kenan doğulu dinliyorum” der, konuyu kapatırsın.
devamını gör...

başlığı açan tanım özelinde diyorum, haber başlıklarının olmazsa olmazıdır. ilk tanımın yazarı muhabir muamelesi görür, altına yazılan yorumlar insanların iç sesi olur.
inanmayan gidip videolara yapılan yorumların videolarını izlesin, dediğimi anlar.

he diğer türlüsü size ait tespitin başkası tarafından daha iyi tanımlanmasıdır ki bu böyle olmasa yönetmenlik diye bir şey de olmaz sanırım.
devamını gör...


katya, katya, kateriniiii.
devamını gör...

hasetliğin de bu kadarı, pess.
devamını gör...

fiona apple dinlerken sıkılmanın müzik zevki açısından yasak olduğunu düşünüyorum. çünkü kadın bir şeyler anlatıyor. muhtemelen çok önemli şeyler...

ben anlamıyorum... ama anlıyormuş gibi yapıyorum. şarkı uzadıkça yüzümdeki ifade de ağırlaşıyor. dışarıdan bakan biri kadının sanatını yaşadığımı düşünebilir.... hayır kardeşim, uykum geliyor. sıkılıyorum, çok sıkılıyorum, keşke birisi beni bıçaklasa diyorum... bir de fiona apple'ın şarkıları öyle üç dakikada bitip insanı eve bırakmıyor. kadın şarkı söylemiyor, sanki seni oturtup hayatını anlatıyor.

kadının bazı şarkılarında öyle bir tekrar var ki bir yerden sonra fiona apple değil de aynı fiona apple şarkısının farklı hayatlar yaşamış versiyonlarını dinliyor gibi oluyorum. aynı piyano, aynı hüzün, aynı “ben burada çok önemli bir şey söylüyorum” bakışı...

ama belki de mesele benim algılayamamamdır.

zaten fiona apple dinleyen birine “bunlar biraz birbirine benzemiyor mu?” diye sormak da kolay değil. çünkü sana hemen bir albüm adı, bir şarkı adı ve muhtemelen bilmediğin bir müzikal terim söylüyor.

sen de “evet evet, kesinlikle” diyorsun.

ama bunu söyleyemem. çünkü fiona apple açılmış. bir insan fiona apple çalarken “bunu kapatsak mı” diyemez. bunun sosyal bir bedeli olmalı. ben de ödeyemem diye sesimi çıkarmıyorum.. başımı sallayıp “inanılmaz” diyorum.
devamını gör...

müzik zevkimin sorgulanması pahasına sevmediğimi dile getiriyorum ben. ruhum daralıyor dinlediğimde, tesadüfen açıldığında değiştirmeden duramıyorum. dancer in the dark'ı izlerken birkaç saat için yakınlık kurdum fakat sonra yine aynı.
devamını gör...

nao

ilk defa dinleme fırsatı bulacağım topluluk. 2026 kültür yolu festivali kapsamında filistinli bir flüt sanatçısı ile birlikte konser vereceklermiş. biletimizi aldık, bekliyoruz efem.

bir konsere daha beni yalnız gönderecek evrene iki çift lafım var...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim