muhteşem görüntüleriyle göz boyayan 1965 yapımı
agnes varda filmi. göz boyuyor dediğime bakmayın, mutlu olmak için delirenlerin izlemesini tavsiye ederim.
güzel şeylere karşı doyumsuzluğumuzu anlatan bir film. sürekli olarak güzel olana ulaşmak için çırpınıp duruyor, elimizde avucumuzda bize ait ne varsa uğrunda heba ediyor, elde ettiğimizde de daha fazlasını istiyoruz. daha fazlasına ulaşmak için bize ait olan, bizi biz yapan bazı taraflarımızın yok olduğunun farkında mıyız? verdiğimiz kayıpları hatırlıyor muyuz, ya da onları hatırlamaya değer buluyor muyuz? kayba göre cevabı değişecek sorular bunlar ama eğer bir kişiyse kaybettiğimiz, hayatımızın her anında varlığını hissettiğimiz bir kişiyse bu; muhakkak hissedilir, bizim için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve onun yokluğunun yarattığı boşluk doldurulamaz. böyle olmalıdır.
hayattaki en büyük gayesi mutluluğa erişmek olan insanlardan hep korkmuşumdur. filmin başkahramanı françois da tam olarak onlardan biri; mutluluğun daha fazlasına ulaşma arzusuyla sergilenen bencilliğin ve doyumsuzluğun çok iyi yansıtıldığı bir karakter. verdiği kayıp için kendini paralamasını istersin ama hayır; her ne kadar doldurmayacağı, yerlerinin ayrı olduğu ifade edilse de gidenin yerini dolduran başka biri zaten vardır. bu sebeple kısa süren bir durgunluk, yas için yeterli görülür. zaten mutluluk delisi kimselerin anlatıldığı bir evrende, mutsuzluğa dair herhangi bir detayın altı çizilemezdi. yine de insan, suçlu olduğunu bilen ve bundan az da olsa rahatsızlık duyan birini görmeyi arzuluyor. canhıraş bir feryat beklemiyor belki ama yitip gidenin arkasından hiç değilse bir yas tutulsun istiyor, masada toplanıp konuşulan tek konu çocukların ahvali olmasın istiyor.
istiyoruz ya yine de dediğim gibi bunların olması abes olurdu, ne de olsa filmin adı mutluluk. varda, mutluluğu öyle mutlak şekilde sunuyor ki, karakterlerin yas tutması kurduğu düzene haksızlık olurdu. bir parçanın eksilmesi, bütünün neşesini bozmuyor; sadece eksilen parçanın yerine bir yenisi ekleniyor ve cıvıl cıvıl olan hayat, kaldığı yerden tüm güzel renkleriyle akmaya devam ediyor.
devamını gör...