zaman tüneli
nefret ve merhamet arasında kalmak
nefret ve mehmet arasında kalmak diye okudum başlığı, astigmatım artmış galiba... bir de kendi kendime ''mehmet'i seçerim ya nefret olmaz...'' diye düşündüm halbuki...
devamını gör...
sıkılma eşiğini geliştirmek için radiohead dinlemek
ilk albümler gayet güzel. gitarlar var, baslar var, vokal müthiş... dinlerken insanın başına bir şey geliyor. the bends, ok computer... bunlar apayrı şeyler.
sonra grup bir noktada “tamam, artık müzik yapmak yerine insanları hafifçe huzursuz edelim” diye karar vermiş gibi.
şarkıyı açıyorsun, ilk başta güzel. sonra thom yorke bir yerlerden mıy mıy ses çıkarmaya başlıyor. şarkı ilerliyor sanıyorsun ama aslında sadece uzuyor. bir noktadan sonra müzik dinlemiyorsun, thom yorke'un aynı notanın etrafında dolaşmasını sabırla takip ediyorsun.
ama kapatamıyorsun. çünkü radiohead dinleyen insanların yanında bunu beğenmediğini söylemek korkunç bir şey... karşı partiye oy veriyorum demek gibi. müzik zevkinin ilkokul seviyesinde olduğunu kendi ağzınla ilan ediyorsun. herkes gözlerini kapatmış, hafifçe başını sallıyor. kimisi hayatında ilk defa fark ettiği bir davula ayağıyla ritim tutuyor. sen de tutuyorsun. neye tuttuğunu bilmiyorsun ama belli ki burada çok önemli bir şey var.
sonra kendini denemeye karar veriyorsun. “bakalım bu sefer kaçıncı dakikada pes edeceğim” diyorsun. bir süre sonra mıy mıy thom yorke sesi arka planda kalıyor. artık müziği değil, kendi iradeni dinliyorsun. sonra bir bakıyorsun şarkı bitmiş.
hiçbir şey hissetmemişsin. ama kendinle gurur duyuyorsun. eskiden şarkının yarısında sıkılırken şimdi yedi dakika boyunca thom yorke'un mıy mıy sesine katlanabilmişsin. işte radiohead dinlemek budur.
insanın sıkılma eşiğini geliştirmek için yaptığı kardiyodur.
sonra grup bir noktada “tamam, artık müzik yapmak yerine insanları hafifçe huzursuz edelim” diye karar vermiş gibi.
şarkıyı açıyorsun, ilk başta güzel. sonra thom yorke bir yerlerden mıy mıy ses çıkarmaya başlıyor. şarkı ilerliyor sanıyorsun ama aslında sadece uzuyor. bir noktadan sonra müzik dinlemiyorsun, thom yorke'un aynı notanın etrafında dolaşmasını sabırla takip ediyorsun.
ama kapatamıyorsun. çünkü radiohead dinleyen insanların yanında bunu beğenmediğini söylemek korkunç bir şey... karşı partiye oy veriyorum demek gibi. müzik zevkinin ilkokul seviyesinde olduğunu kendi ağzınla ilan ediyorsun. herkes gözlerini kapatmış, hafifçe başını sallıyor. kimisi hayatında ilk defa fark ettiği bir davula ayağıyla ritim tutuyor. sen de tutuyorsun. neye tuttuğunu bilmiyorsun ama belli ki burada çok önemli bir şey var.
sonra kendini denemeye karar veriyorsun. “bakalım bu sefer kaçıncı dakikada pes edeceğim” diyorsun. bir süre sonra mıy mıy thom yorke sesi arka planda kalıyor. artık müziği değil, kendi iradeni dinliyorsun. sonra bir bakıyorsun şarkı bitmiş.
hiçbir şey hissetmemişsin. ama kendinle gurur duyuyorsun. eskiden şarkının yarısında sıkılırken şimdi yedi dakika boyunca thom yorke'un mıy mıy sesine katlanabilmişsin. işte radiohead dinlemek budur.
insanın sıkılma eşiğini geliştirmek için yaptığı kardiyodur.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
printerdan bastırdığınız geyikler çok güzel olmuş…
devamını gör...
nefret ve merhamet arasında kalmak
birinden nefret ederek kendime kötülük yapamam. nefretin insanda bıraktığı zehri taşımak, sonra da o duygunun bana verdiği zararları tamir etmekle uğraşmak istemem. bana bunu yapanın bedelini yine ben ödemek istemem…
ama merhamet tarafında da bir sınırım olmalı artık bunu kabul ediyorum. çünkü ölçüsüz merhamet bazen iyilik değil, maraz doğuruyor. insanı kendine karşı haksızlaştırıyor, karşısındakinin yaptıklarını normalleştirmesine neden oluyor.
öğrenmem gerekense merhamet ederken de kendimi unutmamak. bazı insanları affetmek zorunda değilim… ama onları içimde taşımak zorunda da değilim.
ama merhamet tarafında da bir sınırım olmalı artık bunu kabul ediyorum. çünkü ölçüsüz merhamet bazen iyilik değil, maraz doğuruyor. insanı kendine karşı haksızlaştırıyor, karşısındakinin yaptıklarını normalleştirmesine neden oluyor.
öğrenmem gerekense merhamet ederken de kendimi unutmamak. bazı insanları affetmek zorunda değilim… ama onları içimde taşımak zorunda da değilim.
devamını gör...
mala davara faydası olmayan şarkıcılar
asla büyük yıldız kategorisine çıkmamış, sesi ve yorumu belki iyi ama tavırlarında halka veya gençliğe geçen bir şeylerin olmadığı, kimisi tek bir şarkıyla bilinen, kimisi de yetenekli olduğu halde yıldız ışığına sahip olmayan, bazısı ise bunu kim sahneye çıkarmış dedirten şarkıcıların tamamı bu kategoriye girer. mesela (bkz: tayfun duygulu) girmez. çünkü kısa bir süre de olsa yıldız olmuştur ve yıldız ışığı da vardı. keza tüm karikatürize tarzına rağmen (bkz: engelbert humberdinck) de girmez. çünkü bir dönem tom jones ve elvis ile beraber las vegas'ın en çok para kazanan adamıydı. peki şöyle bir liste ortaya koyalım.
akrep nalan: allah rahmet eylesin. teyzem sana kim şarkıcı ol dedi ?
ercan turgut. hakikaten böyle bir herif vardı ve 70'lerin ortalarında 80'lerin başına kadar piyasada şöyle böyle sattı.
coşkun demir ve atilla atasoy: sağlam bariton ve bas bariton iki ses. ama sıfır karizma. çok yapaylar. bunlardan iyi damat olurdu.
banu kırbağ: allah rahmet eylesin. kimin torpillisiydi bilmiyorum. zaten bayramdan bayrama çıkardı.
ferda anıl yarkın: ibrahim tatlıses'in kemancısı aşkın nur yengi'nin sevgilisiydi derken bunu ünlü ettiler.
mithat körler: başlığın adeta somutlaşmış örneği. mithat abiiiiim
tanita tikaram: 80'lerde bir şarkıyla meşhur oldu. yılda 3 defa türkiye'ye gelir konser verir. ilk adetini 85'te görmüş ablalar gidiyor konserine herhalde.
nelly furtado. abla sen kimsin ve ne iş yaparsın ?
asaf avidan, imani, matt simons, vance joy, kiezza da tam tavşan boku gibi şarkıcılara örneklerdir.
akrep nalan: allah rahmet eylesin. teyzem sana kim şarkıcı ol dedi ?
ercan turgut. hakikaten böyle bir herif vardı ve 70'lerin ortalarında 80'lerin başına kadar piyasada şöyle böyle sattı.
coşkun demir ve atilla atasoy: sağlam bariton ve bas bariton iki ses. ama sıfır karizma. çok yapaylar. bunlardan iyi damat olurdu.
banu kırbağ: allah rahmet eylesin. kimin torpillisiydi bilmiyorum. zaten bayramdan bayrama çıkardı.
ferda anıl yarkın: ibrahim tatlıses'in kemancısı aşkın nur yengi'nin sevgilisiydi derken bunu ünlü ettiler.
mithat körler: başlığın adeta somutlaşmış örneği. mithat abiiiiim
tanita tikaram: 80'lerde bir şarkıyla meşhur oldu. yılda 3 defa türkiye'ye gelir konser verir. ilk adetini 85'te görmüş ablalar gidiyor konserine herhalde.
nelly furtado. abla sen kimsin ve ne iş yaparsın ?
asaf avidan, imani, matt simons, vance joy, kiezza da tam tavşan boku gibi şarkıcılara örneklerdir.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
lucifer (yazar)
nerdesin alooo, ofis erkeği, izinli gününde nerelere gittin, sözlüğü haberdar eyle, aloo,
yengemi üzdünse seni makfederim, cevap ver, hesap ver bana.
yengemi üzdünse seni makfederim, cevap ver, hesap ver bana.
devamını gör...
omegledan kız düşürmek
yıllar önce üniversite dönemlerimde omeglanın chat versiyonu vardı, görmeli değil yazmalı hehe.. nasıl bir kafadaydım bilmiyorum. her denk gelene "selam dünyalı ben man im" diye giriş yapardım hem erkek olduğum belli olsun sıkıcı olmasın diye, hi m 18 yazmak sıkıcı gerçekten. neyse bir tane hatunun sempatisini kazandık muhabbet sohbet faceden ekleştik. gerçekten değişik bir tipti 3 yaş küçüktü benden bir liseli müzik grubunda solistti. kayıtlarını falan atardı bana dinler yorum yapardım. değişik bir kafası vardı ama yaşı küçük diye yakıştramadım friend zone a çektim. öyle bir süre havadan sudan konuştuk kaybolduk gitti bir yere bağlanmadı. ama güzel bir deneyimdi, farklı birini tanımış oldum. tşkler...
devamını gör...
nefret ve merhamet arasında kalmak
nefret amaçsızdır kendini ipe götürmek demektir gereksiz merhamet de zarar bir diğer deyişle birinden durduk yere nefret et o kişi sana tepki verse feleğin şaşar haketmeyene merhamet gösterirsen pişman olursun
devamını gör...
insanın en rahatladığı an
bağırsakların boşaldığı andır.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sanat sepet seven biri, boş şeyler yazmayı sevmiyor hehe..
devamını gör...
insanın en rahatladığı an
yıllar asırlar süren sorunun çözülmesi yıllar asırlar boyu süren düşünceden birden kurtulunca boşuna takmışım dediğiniz andır çok çalışıp hedefe sinirle stresle varıp sonunda oldu be oh be demek mümkünmüş dediğin andır
devamını gör...
nefret ve merhamet arasında kalmak
nefret ve merhamet arasında kalmam ben. acımaya dönüşür o. kötülük gördüğüm insan beni duygusal açıdan sürüncemeye soktuğunda sadece acıyorum.
bu duruma düşmeyebilirdik çünkü.
bu duruma düşmeyebilirdik çünkü.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
adalete önem veren bir yazar.
da adalet ne arasın lan sözlükte...
da adalet ne arasın lan sözlükte...
devamını gör...
mario vargas llosa
sebebini tam olarak bilemeden sevdiğiniz ve bu sevginin bizatihi sizi de şaşırttığı insanlar vardır ya hani, bu adam benim için bu tarz insanlar arasında işte.
hala okumadığım kitapları var ama yakınlığını her daim zihnimde hissediyorum. sanki benim beynimin içindeki bir civata sıkışmış ve onu yerinden çıkarabilecek tek usta bu adammış gibi geliyor bazen. sanki yazarken, kcf burada ne demek istediğimi kesin anlar demiş gibi okuyorum bazı satırlarını.
bu tarz durumlarda böyle hissettiğim kişilerle önceki hayatlarımızdan kalma hukukumuz olduğunu düşünürüm hep.
ve senin yüzbaşı ve kadınlar taburu romanın nasıl oldu da bir yapıma konu olmadı be adam! o kitap bir başyapıt...
hala okumadığım kitapları var ama yakınlığını her daim zihnimde hissediyorum. sanki benim beynimin içindeki bir civata sıkışmış ve onu yerinden çıkarabilecek tek usta bu adammış gibi geliyor bazen. sanki yazarken, kcf burada ne demek istediğimi kesin anlar demiş gibi okuyorum bazı satırlarını.
bu tarz durumlarda böyle hissettiğim kişilerle önceki hayatlarımızdan kalma hukukumuz olduğunu düşünürüm hep.
ve senin yüzbaşı ve kadınlar taburu romanın nasıl oldu da bir yapıma konu olmadı be adam! o kitap bir başyapıt...
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
lgs sonuçları istediği okul gelmemiş yazar.
devamını gör...
rakı peynir
ben daha önce de yazmıştım, çok nadir rakı içerim, beyaz peynir ve kavundur, benim nevalem.
devamını gör...
ekmek parasını çıkarmak için escortluk yapmak
erkeklere pek yakışmayan eylem.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
eski nicki çok daha iyiydi bence, nıç sevemedim.
devamını gör...
