zaman tüneli
bir yazar sizi takip etmeye başladı
az evvel aldığım bildirim.
kim olduklarını yazar olunca mı görebiliyorum, açmam gereken bir ayar mı var bilemiyorum.
kim olduklarını yazar olunca mı görebiliyorum, açmam gereken bir ayar mı var bilemiyorum.
devamını gör...
normal sözlük kadınları whatsapp grubu
bu karıların neden her yerde çeteleşmesi?
devamını gör...
yavşamak yürümek asılmak
sarkmak da var ya.
devamını gör...
5 sene önceki kendine bir şey söyle
boşa uğraşma, hiçbir şey istediğin gibi olmayacak. ataların karadan gemi yürütmüşken sen, denizde kayık bile olamıyorsun.
devamını gör...
uzun aradan sonra sözlüğe girmek
oğlum arkadaşa oradan bir kırmızı halı serin, konfeti, havai fişek neyim patlatın lan. uzun yoldan gelmiş, bir ayran yayın, bir şeyler yapın lan. hiç değilse kolonya tutun. olmadı peçete tutun. bir şeyler yapın lan allahsızlar.
devamını gör...
kıyafet askısına verdiğim ibretlik ayar
ona sordular mı askılık olmak ister misin diye?
yavrim evladım benim minikcik askılık..
çok üzüldüm ben seni evlat edinecem ananı babanı tanımayacaksın hiç senlen 8 sezon atraksiyonlu dizi çıkartırız he askılıkım? seni ünlü yapacam.
askıda kalanlar olacak dizinin adı, ben seni çekip çikaracam bu hayattan bebeyyim bena yaşlanınca bak yeter hemi.
yavrim evladım benim minikcik askılık..
çok üzüldüm ben seni evlat edinecem ananı babanı tanımayacaksın hiç senlen 8 sezon atraksiyonlu dizi çıkartırız he askılıkım? seni ünlü yapacam.
askıda kalanlar olacak dizinin adı, ben seni çekip çikaracam bu hayattan bebeyyim bena yaşlanınca bak yeter hemi.
devamını gör...
yavşamak yürümek asılmak
yavşamak bıkınlık vererene kadar ısrar etmek
yürümek sakince doğru anı beklemek
asılmak var ile yok arasında olmak
yürümek sakince doğru anı beklemek
asılmak var ile yok arasında olmak
devamını gör...
uzun aradan sonra sözlüğe girmek
ne yapsak.
devamını gör...
uzun aradan sonra sözlüğe girmek
bir aralar sıkılmadan okur arada bir de yazıp çizmeye çalışırdım her mecra gibi içerisi henüz kokmamışken ama sonradan düştük koptuk uzaklaştık şimdi bir göz atmaya selam vermeye eskiyi anmaya burada hala bir yerimiz olup olmadığını görmeye biraz da eski dostum normal sözlük burada mı diye bakmaya geldim.
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
alınan son duyumlara göre; opelina yengenin sahibinden.com'da cennetten gizli gizli villa baktığına dair şüpheleri olan lusiver reis geçirdiği kalp krizi sonucu yoğun bakımda. opelina yenge yaptığı açıklamada; cehennem çok sıcak, tamam, lusiver'in oradaki sarayını beğendim ama bu dünyada yeterince yandım, ben soğuk insanıyım, bebelerimin pişik olmasından korkuyorum. diye açıklama yaptı. lusiver reis bu açıklama sonrası ikinci kez kalp krizi geçirmiş. azrail ile pazarlıklara başladığı söyleniyor.
smert isimli yazar günlük sataşma ve yavşama kotasını doldurduğu için huzurlu bir şekilde yatmaya hazırmış. son kadeh şarabının bitmesini beklediğine dair duyumlar geliyor. kotana kuvvet reis.
aptal isimli yazarın başlıklarda destanlar yazmasına rağmen, smert'in nick altını geçiştirdiği akşamın gözlemlenen tuhaf olaylarından. halbuki kendisi uzun uzun açıklamaktan çekinen birisi gibi görünmüyordu sözlükte. smert'i tınlamamış olabilir.
cözülmemis sudoku senelerdir çözülememenin verdiği bunalımdan dolayı can sıkıntısından saracak yer arıyor. en son başlık hortlatırken görülmüş.
balkanlardan gelen soğuk hava dalgası çöl bedevilerini trabzon yaylalarında yakalamanın sevinci içerisindeymiş.
trafik her zaman ki gibi işte. ikinci köprüden sabiha gökçen'e doğru sıçan eşekler kokudan dolayı trafiği çekilmez bir hale soktu. vatandaşlar imamoğlu'nun eşek sevgisinden şikayetçi. imamoğlu hapisten tweet attı; ben ne alaka?
ankara'da yavaş yavaş gelen mansur yavaş, yol yapım çalışmalarını soran vatandaşa da; yavaş gardaşım sloganı attı. üç ölü, seksenbeş yaralı var.
brezilya'ya top oynamaya giden millilerimiz milli olmayı yanlış anladı. üç aids, 6 hpv.
gece bülteni bitti. iyi geceler.
smert isimli yazar günlük sataşma ve yavşama kotasını doldurduğu için huzurlu bir şekilde yatmaya hazırmış. son kadeh şarabının bitmesini beklediğine dair duyumlar geliyor. kotana kuvvet reis.
aptal isimli yazarın başlıklarda destanlar yazmasına rağmen, smert'in nick altını geçiştirdiği akşamın gözlemlenen tuhaf olaylarından. halbuki kendisi uzun uzun açıklamaktan çekinen birisi gibi görünmüyordu sözlükte. smert'i tınlamamış olabilir.
cözülmemis sudoku senelerdir çözülememenin verdiği bunalımdan dolayı can sıkıntısından saracak yer arıyor. en son başlık hortlatırken görülmüş.
balkanlardan gelen soğuk hava dalgası çöl bedevilerini trabzon yaylalarında yakalamanın sevinci içerisindeymiş.
trafik her zaman ki gibi işte. ikinci köprüden sabiha gökçen'e doğru sıçan eşekler kokudan dolayı trafiği çekilmez bir hale soktu. vatandaşlar imamoğlu'nun eşek sevgisinden şikayetçi. imamoğlu hapisten tweet attı; ben ne alaka?
ankara'da yavaş yavaş gelen mansur yavaş, yol yapım çalışmalarını soran vatandaşa da; yavaş gardaşım sloganı attı. üç ölü, seksenbeş yaralı var.
brezilya'ya top oynamaya giden millilerimiz milli olmayı yanlış anladı. üç aids, 6 hpv.
gece bülteni bitti. iyi geceler.
devamını gör...
kıyafet askısına verdiğim ibretlik ayar
hakkettiğini almış. darısı annenin kafamıza attığı terlikte.
devamını gör...
rozet
kendime özel rozet istiyorum. aptal ya da ibretlik ayar temalı olabilir. beni ciddiye alıp rozet yaptığınız için teşekkür ederim.
devamını gör...
yavşamak yürümek asılmak
üçü de aynı şey.
aslında asılmak başka bişey ama neyse.
aslında asılmak başka bişey ama neyse.
devamını gör...
sataşarak yavşayan erkek kişisi
ekşi sözllükten bunlardan biri beni lanetli çaylak yaptı.
devamını gör...
kıyafet askısına verdiğim ibretlik ayar
sa beyler bayanlar toplanın, bugün size hayatımda bir nesneye verdiğim en büyük, en felsefi, psikolojik dengesini altüst eden ayarı anlatıyorum. liseliler bilmez, buralar eskiden hep yaşanmışlık kokardı.
saat akşam 9 civarı. işten gelmişim, pestilim çıkmış, gözlerimden uyku akıyor. üstümde ince bir yağmurluk var. yağmurluğu çıkardım, dolaptan o meşhur mavi plastik askıyı çektim. askı dediysem öyle marangoz elinden çıkmış marjinal ahşap askılardan değil. kuru temizlemecinin bedavaya verdiği, dokunsan eğilen fukara askısı.
yağmurluğu askıya geçirdim, dolabın demirine asıcam. tam bıraktım... pat. yerde.
neyse dedim, yorgunluğuma verdim. yağmurluğu tekrar kaldırdım, askıyı düzeltip bir daha astım. tam arkamı döndüm pat. yine yerde.
üçüncü kez denerken bu ipne askı ne yaptı biliyor musunuz? kendi kancasını yandaki takım elbise askısına taktı, sarsıntıdan 4 tane ütülü gömleği birden halının üstüne düşürdü. gardırobun içi bir anda ikinci el pazarına döndü.
o an odadaki oksijen seviyesi düştü. odadaki lambanın ışığı hafiften cızırdayarak kısıldı. ben, yağmurluk, gömlekler ve o askı... göz göze geldik.
sakin olmaya çalışarak askıyı dolaptan çıkardım. karşıma aldım, tam göz hizama getirdim. askı bana o bükük haliyle öyle bir bakıyor ki, sanki sen kimsin de bana 3 kiloluk mont yüklüyorsun der gibi bir havalarda.
derin bir nefes aldım ve aynen şunları söyledim: bak ulan ucuz plastik kırıntısı. sen hammadden itibarıyla bir çöp bile olamamış, hurdalık artığı bir gariptin. fırından yeni çıkmış ekmek poşetinin bağlama teli olmaktan son anda kurtulup buraya gelmişsin, kendini gardırobun ceo'su mu sandın?
askı sessiz. zira kendisi plastikten müteşekkil bir cansız varlık ama hissettiğini biliyorum. devam ettim. senin bu hayatta tek bir görevin vardı lan. yerçekimine 3 saniye karşı koyup şu montu tutmak. onu bile başaramıyorsun. ben bu evde kira ödüyorum, faturayı ödüyorum, senin şu gardıroptaki varlığın tamamen benim insafıma kalmış. sen kimin mekanında kime ağırlık yapıyorsun?
sonra askının o ince kancasını parmağımla hafifçe büktüm, tam gözünün içine bakarak noktayı koydum. seni zamanında bir pantolon tutsun diye bükmüşler, şimdi bana dik duruş sergiliyormuş gibi havalara girme. sen en fazla gardıropta yer kaplarsın, benim hayatımda değil.
o an askının metal yorgunluğu yaşadığını gözlerimle gördüm. o kadar sert bir ayardı ki moleküllerine ayrılacaktı az daha.
yağmurluğu aldım, koltuğa fırlattım. askıyı da dolabın en altındaki, hani tek çorapların kaybolduğu o karanlık dipsiz delik var ya, işte oraya fırlattım.
1 haftadır gardırobun kapağını her açtığımda diğer ahşap askıların kenara çekilip saygıyla selam durduğunu hissediyorum. bu da böyle ibretlik bir anımdır.
saat akşam 9 civarı. işten gelmişim, pestilim çıkmış, gözlerimden uyku akıyor. üstümde ince bir yağmurluk var. yağmurluğu çıkardım, dolaptan o meşhur mavi plastik askıyı çektim. askı dediysem öyle marangoz elinden çıkmış marjinal ahşap askılardan değil. kuru temizlemecinin bedavaya verdiği, dokunsan eğilen fukara askısı.
yağmurluğu askıya geçirdim, dolabın demirine asıcam. tam bıraktım... pat. yerde.
neyse dedim, yorgunluğuma verdim. yağmurluğu tekrar kaldırdım, askıyı düzeltip bir daha astım. tam arkamı döndüm pat. yine yerde.
üçüncü kez denerken bu ipne askı ne yaptı biliyor musunuz? kendi kancasını yandaki takım elbise askısına taktı, sarsıntıdan 4 tane ütülü gömleği birden halının üstüne düşürdü. gardırobun içi bir anda ikinci el pazarına döndü.
o an odadaki oksijen seviyesi düştü. odadaki lambanın ışığı hafiften cızırdayarak kısıldı. ben, yağmurluk, gömlekler ve o askı... göz göze geldik.
sakin olmaya çalışarak askıyı dolaptan çıkardım. karşıma aldım, tam göz hizama getirdim. askı bana o bükük haliyle öyle bir bakıyor ki, sanki sen kimsin de bana 3 kiloluk mont yüklüyorsun der gibi bir havalarda.
derin bir nefes aldım ve aynen şunları söyledim: bak ulan ucuz plastik kırıntısı. sen hammadden itibarıyla bir çöp bile olamamış, hurdalık artığı bir gariptin. fırından yeni çıkmış ekmek poşetinin bağlama teli olmaktan son anda kurtulup buraya gelmişsin, kendini gardırobun ceo'su mu sandın?
askı sessiz. zira kendisi plastikten müteşekkil bir cansız varlık ama hissettiğini biliyorum. devam ettim. senin bu hayatta tek bir görevin vardı lan. yerçekimine 3 saniye karşı koyup şu montu tutmak. onu bile başaramıyorsun. ben bu evde kira ödüyorum, faturayı ödüyorum, senin şu gardıroptaki varlığın tamamen benim insafıma kalmış. sen kimin mekanında kime ağırlık yapıyorsun?
sonra askının o ince kancasını parmağımla hafifçe büktüm, tam gözünün içine bakarak noktayı koydum. seni zamanında bir pantolon tutsun diye bükmüşler, şimdi bana dik duruş sergiliyormuş gibi havalara girme. sen en fazla gardıropta yer kaplarsın, benim hayatımda değil.
o an askının metal yorgunluğu yaşadığını gözlerimle gördüm. o kadar sert bir ayardı ki moleküllerine ayrılacaktı az daha.
yağmurluğu aldım, koltuğa fırlattım. askıyı da dolabın en altındaki, hani tek çorapların kaybolduğu o karanlık dipsiz delik var ya, işte oraya fırlattım.
1 haftadır gardırobun kapağını her açtığımda diğer ahşap askıların kenara çekilip saygıyla selam durduğunu hissediyorum. bu da böyle ibretlik bir anımdır.
devamını gör...
normal sözlük kadınları whatsapp grubu
çok fena gıybet dönen grup.
kim kime yürümüş, atmış olduğumuz aletler ve ölçüleri, enişte, armo diye isimler geçiyor arada.
kim kime yürümüş, atmış olduğumuz aletler ve ölçüleri, enişte, armo diye isimler geçiyor arada.
devamını gör...



