zaman tüneli
hayat yorgunluğu
uyumakla da dinlenmekle de geçmez. göğse saplanacak bir ok ile belki.
devamını gör...
allah kerim şartlar el verirse bir ara teşrif ederim
tr. 5 dakikaya ordayım.
bi yerden sonra mesele geç kalmak değil işte yoksa bahane mi yok? 45 dakika sonra elinde kahveyle geldi. artık nasıl mal bi bakış attıysam o da dondu kaldı bişey demedi. ulan dedim vicdanın olsa seni burada vicdanınla başbaşa bırakırdım. noldu abi diyor. ne olacak olum? roma böyle çöktü zaten. kimse gelip imparatorluk niye dağıldı diye sormadı mı sanıyorsun?
kebap yiyelim dedi, olur dedim. haysiyet, gurur, şeref noktasında beklenti yaratmam.
bi yerden sonra mesele geç kalmak değil işte yoksa bahane mi yok? 45 dakika sonra elinde kahveyle geldi. artık nasıl mal bi bakış attıysam o da dondu kaldı bişey demedi. ulan dedim vicdanın olsa seni burada vicdanınla başbaşa bırakırdım. noldu abi diyor. ne olacak olum? roma böyle çöktü zaten. kimse gelip imparatorluk niye dağıldı diye sormadı mı sanıyorsun?
kebap yiyelim dedi, olur dedim. haysiyet, gurur, şeref noktasında beklenti yaratmam.
devamını gör...
kör olasan suzan suzi
bir çeşit bedduadır.
sular aparmış düzü hatta öyle diyolar.
sular aparmış düzü hatta öyle diyolar.
devamını gör...
hayat yorgunluğu
ya kızlar şu minnacık bedenlerinizde ne yorgunluğu allasen?*
onu biz yaşarız, siz keyfinize bakın lütfen.
onu biz yaşarız, siz keyfinize bakın lütfen.
devamını gör...
canı ahtapot çeken insan
yıllar önce kısa bir süre brüksel’de yaşadım. gitmeden de, nerede ne yenir/ne içilir diye bir sordum..
biri için leon, diğeri için el greco’yu önerdiler. restorana gideceğim, böyle deniz ürünleri yapan bir sürü restoranın arasından geçiyorum, avuçtan büyük deniz tarakları falan.. “yahu bunları önermeyip, özellikle mekan adı verdiklerine göre herhalde fransa-ispanya’nın okyanus sınırında yer alan küçük kasabalardaki elcano gibi michelin restoranları gibi bir yere gideceğiz”, dedim. gerçi brüksel’de de zannederim adam gibi bir michelin yok.
neyse.. çizgi filmlerde bir fransız garson tiplemesi vardır. masmavi gözleri ve bu gözlere hiç yakışmayan turuncu-kıvırcık saçlı, uzun ve ince bıyıklı bir tiptir ya.. işte bana o adam servis yaptı.
bütün yemekler 12 euro falan, şefin spesiyali 30 euro.. hadi o olsun, dedim. küçük bir alüminyum tencereyi getirdi, havalı tavalı bir servis yaptı, tencereden ne çıktı? sebzeli midye.. böyle kabuklu falan..
bir moralim bozul, bir moralim bozul, ben bunları yedim.
neyse, arkadaşımla buluştum, belediye binasının karşısında 2 kadeh şarap içtik, sonra beni tam bu binanın arkasına denk gelen arap mahallesine götürdü..
brüksel, gitmek durumunda olduğum bir yer. burada bir restoranım var, müdavimi olduğum bir yer. kilosu 22 euro’ya ne alırsan al restoranı oluyor bunlar ama ben birini çok seviyorum.
burada mesela atlantik midyeleri, ahtapot, humboldt kalamarı olduğunu zannettiğim bir şey (nedense sormamışım, bak) vesaire alıyorsunuz. sokağa masa atıyorlar, kare-küçük masalar, yanındaki masaların çocukları falan gelir arada, onlara da kendi tabağımdan yemek veririm, üstüne nane çayı getirirler..
bir de burası çok güvenlidir, faslı gençler mahalleye bayağı sahip çıkarlar ama diğer yerleri çok çok tavsiye etmem.
ahtapot deyince aklıma geldi..
biri için leon, diğeri için el greco’yu önerdiler. restorana gideceğim, böyle deniz ürünleri yapan bir sürü restoranın arasından geçiyorum, avuçtan büyük deniz tarakları falan.. “yahu bunları önermeyip, özellikle mekan adı verdiklerine göre herhalde fransa-ispanya’nın okyanus sınırında yer alan küçük kasabalardaki elcano gibi michelin restoranları gibi bir yere gideceğiz”, dedim. gerçi brüksel’de de zannederim adam gibi bir michelin yok.
neyse.. çizgi filmlerde bir fransız garson tiplemesi vardır. masmavi gözleri ve bu gözlere hiç yakışmayan turuncu-kıvırcık saçlı, uzun ve ince bıyıklı bir tiptir ya.. işte bana o adam servis yaptı.
bütün yemekler 12 euro falan, şefin spesiyali 30 euro.. hadi o olsun, dedim. küçük bir alüminyum tencereyi getirdi, havalı tavalı bir servis yaptı, tencereden ne çıktı? sebzeli midye.. böyle kabuklu falan..
bir moralim bozul, bir moralim bozul, ben bunları yedim.
neyse, arkadaşımla buluştum, belediye binasının karşısında 2 kadeh şarap içtik, sonra beni tam bu binanın arkasına denk gelen arap mahallesine götürdü..
brüksel, gitmek durumunda olduğum bir yer. burada bir restoranım var, müdavimi olduğum bir yer. kilosu 22 euro’ya ne alırsan al restoranı oluyor bunlar ama ben birini çok seviyorum.
burada mesela atlantik midyeleri, ahtapot, humboldt kalamarı olduğunu zannettiğim bir şey (nedense sormamışım, bak) vesaire alıyorsunuz. sokağa masa atıyorlar, kare-küçük masalar, yanındaki masaların çocukları falan gelir arada, onlara da kendi tabağımdan yemek veririm, üstüne nane çayı getirirler..
bir de burası çok güvenlidir, faslı gençler mahalleye bayağı sahip çıkarlar ama diğer yerleri çok çok tavsiye etmem.
ahtapot deyince aklıma geldi..
devamını gör...
evli olduğu halde gizli gizli sözlükte takılan şerefsizler
the new avel.
devamını gör...
bıyıklı genç forvet
bir zamanlar inci sözlük'ün kösnül hikâyeleriyle meşhur yazarı. tahminimce edebiyat mezunuydu.
devamını gör...
hayat yorgunluğu
tatil vaktinizin geldiğini gösteren durumdur.
devamını gör...
canı ahtapot çeken insan
e 1 kere yiyenin asla vazgeçemediği bir lezzet, normal çekmesi.
devamını gör...
11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı
yan pas geri pas dışında bir şey izlemiyoruz 3 maçtır. bir sezon bu adamla nasıl geçecek düşündükçe göğüsüm daralıyor
devamını gör...
mert müldür’e verdiğim ibretlik ayar
bende hızlı okuma var beyler biraz, söyle bir kaydırıyom 15 sn süro hehe...
1 dk sürdü abarmayayım o kadar hehe..
1 dk sürdü abarmayayım o kadar hehe..
devamını gör...
muhlis berberoğlu
oğluş....
devamını gör...
sallama kan icen vampir
#4036093 kimi sallama içer, kimi demleme. hayat böyle. alış bunlara. herkesin zevki aynı olmak zorunda değil. afiyet olsun vampirim.
devamını gör...
mesleğini yasa dışıymış gibi anlat
anlatmışlar:
www.facebook.com/share/r/1e...
www.facebook.com/share/r/1e...
devamını gör...
canı ahtapot çeken insan
özellikle akyaka'da azmak kenarında, güveçte tereyağlı ahtapot çeken insandır. lanet olsun bu hayata.
devamını gör...
canı ahtapot çeken insan
her şeyden evvel ahtapotun tadını bilen insandır. denizden babası çıksa yer. afiyet olsun.
devamını gör...
evli olduğu halde gizli gizli sözlükte takılan şerefsizler
gerçekten ayıp bir durum. bence yazar info kısmında medeni hal belirtilmeli ayrıca yazar adaylarından "eşim normal sözlükte yazarlık yapabilir" şeklinde eşi tarafından imzalanmış bir izin kağıdı istenmeli hehe...
devamını gör...
ada sahilleri
seni döverim....
devamını gör...

