zaman tüneli
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bana bol şans dileyin efendim. bir defteri açtım sonra da kapattım. kısa sürdü ama denemeden bilemezdim. ısparta macerası burada bitiyor.
devamını gör...
bira canavarı
hocam 33 cc onlar, alkolü de düşük, su diye içiyorlar.
devamını gör...
the cure dinlerken yeni boşanmış emlakçıya dönüşmek
normal şartlarda insanı depresyonun dibine vurup karanlık bir odada duvara baktırması gereken müzik zamanla insanı farklı bir noktaya evirip çevirebiliyor ya... cure insanı biraz yoran ve aynı zamanda hüzünlendiren, kendi hayatını biraz sorgulatan bir müzik grubu...
the cure çalarken insan ister istemez kendi hayatının ne kadar dağıldığını düşünüyor... bir süre sonra şu tarihi gerçekle yüzleşiyo... eski eşler ve sevgililer gün geçtikçe değer kaybeder, ama gayrimenkul asla değer kaybetmiyo lan...
ne diyo in between days şarkısında? ''yesterday i got so old, i felt like i could die..."
eski koca/karı yıpranır, eski sevgili eskir, değer kaybeder... ama bak yan sokaktaki 2+1'e? 3 senede değerini üçe katladı düşüncesini getiriyo beraberinde...
mesela lovesong'ta ne diyo? "however far away, i will always love you..." hah işte insanın aklından nah seversin gibi bir şey geçiyor... en fazla metroya 10 dakikalık bir mesafeyi sever insan, değil mi? ya da close to me'de ne diyo? "i've waited hours for this, i've made myself so sick..." hah işte bi insana yatırım yapmak yerine gayrimenkul yatırımı olsaydı beşe katlamıştı her şeyini...
sonra pictures of you geliyo. eski fotoğraflar..... bir zamanlar dünyanın en önemli insanı olan kişinin yüzünü görüyorsun ama artık hiçbir şey hissettirmiyo...
ama aynı anda telefona geçen sene kaydettiğim satılık daire ilanına bakınca çok canımı sıkıyo bu durum... işte burada insanın bütün romantizmi bitiyo... bir noktadan sonra the cure dinlemek depresyon olmaktan çıkıp yatırım danışmanlığına dönüşüyo... önümde emlakjet açık, ben bu evleri nasıl pazarlayabileceğimi, nasıl satacağımı, nasıl yalanlar söyleyeceğimi düşünüyorum...
hiç ferah olmayan evi ''burası aslında çok ferah...'' diyerek satıyorum.
gün boyu hiç ışık almayan evi güneşe bakıyor diye tanıtıyorum...
otobüs durağına 17 dakika yürüten mesafeyi otobüs ve metro için çok avantajlı diye övüyorum...
the cure çalarken insan ister istemez kendi hayatının ne kadar dağıldığını düşünüyor... bir süre sonra şu tarihi gerçekle yüzleşiyo... eski eşler ve sevgililer gün geçtikçe değer kaybeder, ama gayrimenkul asla değer kaybetmiyo lan...
ne diyo in between days şarkısında? ''yesterday i got so old, i felt like i could die..."
eski koca/karı yıpranır, eski sevgili eskir, değer kaybeder... ama bak yan sokaktaki 2+1'e? 3 senede değerini üçe katladı düşüncesini getiriyo beraberinde...
mesela lovesong'ta ne diyo? "however far away, i will always love you..." hah işte insanın aklından nah seversin gibi bir şey geçiyor... en fazla metroya 10 dakikalık bir mesafeyi sever insan, değil mi? ya da close to me'de ne diyo? "i've waited hours for this, i've made myself so sick..." hah işte bi insana yatırım yapmak yerine gayrimenkul yatırımı olsaydı beşe katlamıştı her şeyini...
sonra pictures of you geliyo. eski fotoğraflar..... bir zamanlar dünyanın en önemli insanı olan kişinin yüzünü görüyorsun ama artık hiçbir şey hissettirmiyo...
ama aynı anda telefona geçen sene kaydettiğim satılık daire ilanına bakınca çok canımı sıkıyo bu durum... işte burada insanın bütün romantizmi bitiyo... bir noktadan sonra the cure dinlemek depresyon olmaktan çıkıp yatırım danışmanlığına dönüşüyo... önümde emlakjet açık, ben bu evleri nasıl pazarlayabileceğimi, nasıl satacağımı, nasıl yalanlar söyleyeceğimi düşünüyorum...
hiç ferah olmayan evi ''burası aslında çok ferah...'' diyerek satıyorum.
gün boyu hiç ışık almayan evi güneşe bakıyor diye tanıtıyorum...
otobüs durağına 17 dakika yürüten mesafeyi otobüs ve metro için çok avantajlı diye övüyorum...
devamını gör...
ince dudaklı kızların istisnasız seksi olmaları
(bkz: ince dudaklı kızların sinsi olması)
bi karar verin kardeşim seksi mi sinsi mi? bizim de kafamız karışıyor.
bi karar verin kardeşim seksi mi sinsi mi? bizim de kafamız karışıyor.
devamını gör...
bira canavarı
normal bir alman 2 öğlen 3-4 akşam olmak üzere günde 5-6 bira içer. 20 şişelik bira kasası 3- 4 günde yenilenir. bu normaldir.
kadınlar da 1 öğlen 2-3 akşam olmak üzere günde 3-4 bira içerler.
almanya 'nın nüfusu 86 milyonmuş, bu ülkede bu tanıma uyan 40 mio kişi rahat vardır. bu bahsettiğim durum öyle çok da özel bir durum değildir yani.
bazı yerler için bira canavarı denilen şey, bazı yerler için normaldir.
kadınlar da 1 öğlen 2-3 akşam olmak üzere günde 3-4 bira içerler.
almanya 'nın nüfusu 86 milyonmuş, bu ülkede bu tanıma uyan 40 mio kişi rahat vardır. bu bahsettiğim durum öyle çok da özel bir durum değildir yani.
bazı yerler için bira canavarı denilen şey, bazı yerler için normaldir.
devamını gör...
geriye ne kaldı
...bir küçük sevdayla, ne köy olur benden ne de kasaba...şeklinde devam eder şarkı.
devamını gör...
yahşi cazibe
kemal gibi erkeklerden uzak durmamız gerektiğini gösteren dizidir efendim. simge sadık ve şapşik bir karakterdir ve modern, zengin bir kız olması nedeniyle kötü gösterilmiştir. sonuna kadar haklıdır ve yaşadıklarını asla hak etmemiştir. simgecim arkandayız canım.. seni kimseye ezdirmeyeceğiz.
devamını gör...
porno belediyesi
başkanın vaatleri:
swinger serbest olacak
gangbang yasal olacak
blowjop handjop şart olacak
anal rızaya bağlı olacak
belediyede 10 adet zenci görevlendirilecek
swinger serbest olacak
gangbang yasal olacak
blowjop handjop şart olacak
anal rızaya bağlı olacak
belediyede 10 adet zenci görevlendirilecek
devamını gör...
e flat majesty merhaba nasılsın
devamını gör...











