zaman tüneli

çok güzel soru. kafam baya karışık şuan. çünkü onbirinci dimensionda zaman kavramı yok diyorlar. onlar bizim şuanki * dimensionumuza gelse bizleri pinokyo gibi oynatırlar. örnek olarak; oradan* baktıklarında bizim hem salondaki, hem mutfaktaki, hem dışarıdaki halimizi aynı anda görebiliyorlarmış. bunu mantığıma sığdırmaya çalışıyorum. aynı anda on tane yerde olamam. nasıl ya? ağlıycam cehaletimden. filmde görsem anlayabilirim şuan tık yok. çalışmıyor… neys’ aynı anda hem geçmiş, hem şimdiki zaman, hem geleceğimizi onbir’den izliyorlar. müdahale etmiyorlar. edebilirler de. işte o zaman boku yeriz. kelebekler oradan oraya uçar, tüm geçmişimiz değişir. allah kahretsin ya. böyle bir gücün olması tanrının varlığından ve cehennemden daha korkunç.
düşünsene sırf biri eğlence olsun diye çocuklarını elinden alıyor. kabus. karabasanlı kabus.
devamını gör...

adamın birine lastiği patlamış ıssız bir bölgede uzakta bir ev görmüş düşünmüş bu evde belki kriko vardır bana yardımcı olurlar sonra yürümeye başlamış yolda giderken kafasından da kuruyormuş krikoları vardır belki bana bunu ödünç verirler belki de 1000 tl isterler belki de 10.000 tl isterler belki de 50.000 tl isterler yürümeye devam etmiş ve kapıya geldiğinde zile basmış kapıyı bir adam açmış bizim lastiği patlayan adam demiş ki krikonuz alın da götünüze sokun 50.000 tl etmez.
devamını gör...

kendi başına bir kategori dir ve "cam"ı tanımlar.

atom dağınıklığı sıvıyı ama düzeni ve fizik niteliği katıyı andıran "yarı katı-yarı sıvı" malzemeye amorf katı diyoruz. cam olarak kullanıyoruz.
devamını gör...

kimseye güvenmeyin (nokta)
devamını gör...

demek ki mümkün değil.
devamını gör...

ben kendimi bir şeye benzetemiyorum da archie bunker abim bıyık bıraksa aynı rahmetli kul ahmet.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gelecek partisinden bir arkadaş gelecekten geldiğini söylüyordu. ne kadar doğru bilemem.
devamını gör...

bir gecede sığırlaşmak diyecem ama terim kullanılmıştı. o zaman bir gecede "sığlaşmak" diyeyim "biz de deriniz" anlamı çıksın.
devamını gör...

abi! lütfen ya. * biscolata reklamlarını ve seni görmesem tamam diyeceğim. lütfen! sende en az kara kedi gibi tedirgin ediyorsun beni. bir spoiler’a basın ya. ani hareketler yapıyorsunuz. korkuyorum.
devamını gör...

hep kadınlar yüzünden

biz erkekler zaten amsalak memem duskunu varlıklarız siz bize niye uyuyorsunuz


eskiden de erkekler böyleydi sözlükte kadınlar kaliteliydi


şimdi öyle mi varan üç falan dört falan beş diye fotoğraf atıyorlar


sözlü kadınlar çok bozdu.
devamını gör...

bir gecede değil. yıllardır tanım girilmemiş konular var. baya cahiliz. ben kendi adıma utandım şahsen. çok yetersiziz. birbirimize saldırmak yerine araştırma yapsaydık bunları bile yazıyor olmazdık. neys’…
devamını gör...

getirip götürürken yolda elinden alır ama bilgin olsun
devamını gör...

kahvaltıyı düzenlerken aldığım "biscolata erkeği gibisin"* iltifatı üzerine otomatik tepki merkezimden fışkıran cümledir:

"biscolata erkeği benim getir götürümü yapar cicim". hahahaa
devamını gör...

çay.
bizim ekmeğimiz olmasın çayımız olsun.
devamını gör...

playboy'un yükselişi ve hakimiyeti dünyada art arda gelen bazı ekonomik ve sosyolojik gelişmelerin sonucuydu. çok sevdiğim ekşi sözlük eski yazarlarından (bkz: fatmagulun yengesi) ( kendi blogu da vardı ) caz müziğin standartların siyahilerce belirlendiği kanaatine karşı çıktığı yazısının bir yerinde, cazın siyahilerin neşe içinde dans etmesi, içeriğinde yer alan ritimlerin sekse davet etmesi, bunun da püriten beyaz ahlakın, cinselliğin neslin devamı için yapılması gerektiği dogmasına bir tehdit oluşturduğunu söyler.

fakat 50'li yıllardan itibaren abd korkunç bir kapital birikimi neticesinde, 2. dünya savaşı sonrası tek süper güç olmasının da katkısıyla, tarihte eşi görülmemiş bir refah toplumuna dönüştü. öyle ki işçi sınıfı bile lüks ve geniş evlerinde, aile fertleri sayısı kadar otomobili garajında park edilmiş bir hayat yaşamaya başladı. işte oldsmobile, cadillac ve chevrolet'lerin arka koltuklarında böylece baby boomer dediğimiz savaş sonrası refahın ilk neslinin cinsellik oyunları başladı. tarihte ilk defa üst soylu sınıfa veya burjuvaya dahil olmayan genç kız ve kadınlar da güzelleşmek ve erkeklere cazip görünmek için makyaj, kozmetik, estetik, bakım ve flörtleşmeye dair bilgiler edinmeye başladılar. kendi makyaj setleri, toilette'leri oldu. savaşlar bitmiş, genç erkek nesli cephelerde kırılmadan, kendi öz bakımlarıyla ilgilenebilecek ve karşı cinsi de etkileyecek moda akımlarını takip etmeye başladı. daha gürbüz, uzun ve alımlı bir jenerasyondu bu.

işte bu hengamda annesinden aldığı borçla ve 600 dolar gibi komik bir parayla playboy magazine'i kuran hugh heffner'in başarısı, kadın cinselliğinin görünür ve göze sokulur bir hale geldiği yılların mentalitesine bağlıdır. erkek cinsel iştahı ve talebi sonsuz iken ona yaratılan arz da kadın güzelliğinin standartlarını değiştirdi. kraliçe victoria dönemibde çocukluğunu yaşamış ingiliz teyzelerin ilk defa mini etekli kadınların sokakta dolaşmaya başladığını gördüğü ana dair video kayıtları var. kendilerine mikrofon uzatılınca bunu iğrenç bulduklarını söylüyorlar. mini etek, bikini, tanga, sarışınlık ( heffner'in olmazsa olmazı), platin saçlar, 90-60-90 mecburiyeti, hepsi playboy'un da başını çektiği gösterişçi kadın güzelliğinin unsurlarıydı. heffner kendi imparatorluğunu kurarken, artık kendisinin hayattaki yerini eğitimle, erdemle, aile kurmakla, çocuk yetiştirmekle ifade etmek yerine güzelliğini kullanmak ve onu sergilemek geçer akçe olmuştu. ölçü madam curie olmak değil temmuz ayı orta sayfa güzeli olmaktı. heffner'in malikanesi tabi ki bir bordelloydu, hasan sabbah'ın yalancı cenneti gibi, kediciklerine izole ve rahat bir hayat sunuyordu. yüzü eskiyen, pörsüyen, şişmanlayan kızların yerine yeni dünya hurileri gelirdi. heffner'in cenneti bu dünyadaydı. burada kızlar aristokratlara, iş adamlarına, petro dolar milyarderlerine, uçkuruna düşkün politikacılara ve hollywood yıldızlarına pazarlanırdı.

cinselliğin artık evlerin odalarına bir klavye tıklaması kadar yakın derekeye düştüğü yıllar geldiğinde heffner son yıllarını yaşıyordu. artık ona ve dergisine ihtiyaç yoktu. tabu namına bir şey kalmamış, pornografi evlerin odalarında bile sergilenip dünyaya sunulan bir meta olmuştu. ancak heffner son anına kadar yaşamında taviz vermedi. sarışın kızlarıyla sahte cennetinde yaşadı. o ünlü sözü '' seksi ben yarattım'' ın içini sonuna kadar doldurmuştu. yine de düşünüyorum da cinsellik üzerine pazarlamanın artık mekanik hareketler silsilesi haline dönüştüğü only fans uygulamasını görse ne derdi ? muhtemelen karl marx'ın ben marksist değilim dediği gibi bir vecize savurur ve bu tarz aleni bir pornografik teşhirin cinselliğe dair merak ve gizemi öldürdüğünü söylerdi.
devamını gör...

ne saçma bir felsefe kavramı!

analitik; "çözümleme" demek değil mi? eee felsefe de zaten çözümleme demektir. analiz yapmadan nasıl felsefe yapacaksın ki? mal mal oturup felsefe yapmış biri var mı ki?
devamını gör...

bugün yarın öğle ya da böyle bu savaş çıkacak

ama bu savaş türkiye topraklarında olmayacak

türkiye topraklarındaki tek sıkıntı mülteci adı altında ülkeye girmiş olan kontrolsüz göçmenler bunlar israil tarafından kesinlikle kullanılacak ve ülke içerisinde ciddi sıkıntılar çıkaracaklar

ama savaş suriye lübnan ve israil topraklarında olacak
devamını gör...

mal başlık ve tanımlarda bugün. kaba etinden uydur yaz. ne güzel lan.
devamını gör...

çıksa da biraz askere gitsem bari. seferberlik görev emrim var benim. kesin alırlar. ha. bana kalırsa ben gitmem ama alırlar yani. öyle olunca da mecburen işte. yine de mızmızlanmam, giderim. sivil hayatta çok matah değil. biraz da askeri hayatta takılayım.

belki bu sefer kendimi zımbatlamanın bir yolunu da bulurum hem. öbür seferinde şansım yaver gitmedi bir türlü. aman canım, onlar da çok becereksizmiydiler neydiler. anlamadım ki. neyse. olur öyle.

bir erkek için en iyisi hiç doğmamak, ondan sonraki en iyi şey ise savaşta ölmek. ben işte öyle, dedem gibi düşünüyorum. haklı adam.

hem seviyom ben tüfek, kamuflaj falan. gidilir yani. kışlada durmak için değil ama orada bana afakanlar basıyor. dağ, tepe dolanmak daha iyi. rütbelilerle uğraşmıyorsun hiç. mis.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim