zaman tüneli
türbanlıların beni hiç sevmemesi
ben beni de sevdiklerini düşünmüyorum. en azından gördüklerimin bakışlarından öyle bir izlenim ediniyorum.
kapalı/ açık diye ayırmam insanları hiç ama bazı kapalılarda sanki tüm açıklar o. muş gibi bir tavır sergileyenler çok ve bunu bakışlarıyla fazlaca yansıtıyorlar.
kapalı/ açık diye ayırmam insanları hiç ama bazı kapalılarda sanki tüm açıklar o. muş gibi bir tavır sergileyenler çok ve bunu bakışlarıyla fazlaca yansıtıyorlar.
devamını gör...
bugün ne pişirsem sorunsalı
bence bu konu fazlasıyla büyütülüyor.
bunun sebebi tamamen türk kültürünün ve geleneğinin "yemek yemeye" fazla anlam yüklemesinden kaynaklanıyor. her sabah kahvaltısında, akşam yemeğinde, çay demlerken, misafir ağırlarken, misafire giderken hep ana problem "ne pişirsem?"
yemek yapmanın bu kadar dert olduğu başka bir ülke göremezsiniz. çoğu ülkede insanlar direkt marketlerden ürünleri satın alıp, evde mikrodalgasında ısıtıyor. barbekü keyiflerinde bile yapılan tek şey eti ızgaraya koymak. hepsi bu.
türkiye'de bu husus siyasi- diplomatik bir meseleymişcesine abartılıyor. evde yemeğin bulunmaması bir "kusur" olarak görülüyor. insanlar hastalıktan ölse, cenazeleri olsa dahi yemek yapmaya zorunlu hissediyor. böyle bir kolektif baskının "doğru ve hoş" olduğunu savunan ve buna maalesef " aa olur mu?! bizim milletçe kültürümüz budur" diyen cahillerimiz de var mesela.
insanın kendisini doyurması bu kadar büyük problem olmamalı. evde yemeğin olmaması hayatı durduracak ya da insanın temel fonksiyonlarına hasar verecek bir durum değil. evde yemek yoksa, kendine bir şeyler hazırlar ve günü bitirirsin. çok beceriksizsen, dışarıdan söylersin. karşıdaki insanı psikolojik olarak böylesine konforsuz hissettirmeye kimin hakkı var ki?
ben böyle insanlara tahammül edemiyorum ve edemediğimi de söylüyorum. gırtlağına çok düşkün insan varsa ve her gün evde eksiksiz yemek istiyorsa, kendisi yemeğini yapmayı öğrenecek ve yapacak. herkes kendisinden mesuldur. kimse kimseyi doyurmak ve hayat boyu porsiyonlarını düşünmek zorunda değil.
bunun sebebi tamamen türk kültürünün ve geleneğinin "yemek yemeye" fazla anlam yüklemesinden kaynaklanıyor. her sabah kahvaltısında, akşam yemeğinde, çay demlerken, misafir ağırlarken, misafire giderken hep ana problem "ne pişirsem?"
yemek yapmanın bu kadar dert olduğu başka bir ülke göremezsiniz. çoğu ülkede insanlar direkt marketlerden ürünleri satın alıp, evde mikrodalgasında ısıtıyor. barbekü keyiflerinde bile yapılan tek şey eti ızgaraya koymak. hepsi bu.
türkiye'de bu husus siyasi- diplomatik bir meseleymişcesine abartılıyor. evde yemeğin bulunmaması bir "kusur" olarak görülüyor. insanlar hastalıktan ölse, cenazeleri olsa dahi yemek yapmaya zorunlu hissediyor. böyle bir kolektif baskının "doğru ve hoş" olduğunu savunan ve buna maalesef " aa olur mu?! bizim milletçe kültürümüz budur" diyen cahillerimiz de var mesela.
insanın kendisini doyurması bu kadar büyük problem olmamalı. evde yemeğin olmaması hayatı durduracak ya da insanın temel fonksiyonlarına hasar verecek bir durum değil. evde yemek yoksa, kendine bir şeyler hazırlar ve günü bitirirsin. çok beceriksizsen, dışarıdan söylersin. karşıdaki insanı psikolojik olarak böylesine konforsuz hissettirmeye kimin hakkı var ki?
ben böyle insanlara tahammül edemiyorum ve edemediğimi de söylüyorum. gırtlağına çok düşkün insan varsa ve her gün evde eksiksiz yemek istiyorsa, kendisi yemeğini yapmayı öğrenecek ve yapacak. herkes kendisinden mesuldur. kimse kimseyi doyurmak ve hayat boyu porsiyonlarını düşünmek zorunda değil.
devamını gör...
görgüsüzce davranışlar
mesleğinin başında olan ve size saygısızlık yapmamış birine kaba davranmak. ne rezilce bir davranış. teşekkürler.
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
#4048732 ölüyü dirilttim gene
devamını gör...
türbanlıların beni hiç sevmemesi
etkiye tepkidendir. sen onlara kaşları çatık bakıyorsan onlar da aynalar yani. easy, next.
devamını gör...
türbanlıların beni hiç sevmemesi
ben öyle hissediyorum hep.
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
götünün kılı kadayıf olmuş adamın , ayıptır ağalar etmeyin eylemeyin .
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
biz görmeyeli buralar canlanmis be ya. ekooo yine mi meme?! *
devamını gör...
uçmayacağını bilsen ne yazardın
uçup uçmamak zerre umrumda olmadı sözlükte. her zaman adaletli oldum, söylemem gerekenden geri durmadım ve ne zaman haksızlığa uğramış birini görsem yanında durdum. bu hep böleydi ve böyle olacak. uçurulma korkusuyla söylemem gerekenleri söyleyemeyeceksem öyle bir gün olursa kendim siler giderim zaten.
devamını gör...
offline takılan yazarların sinsi olduğu gerçeği
hayatında kimse yokken offline takılıyorsa sıkıntı yok ama hayatına birini alınca açık olan görünürlüğü hemen offline yapıyorsa; kaç kaç kaçççç….
devamını gör...
calico kedi
3 renkli kedi...%99 u dişi olur...sokakta bulduğumuz birini eve almıştık, veteriner erkek bu dedi, çok düşük bir ihtimaldir bu dedi. aşırı ama çok aşırı hareketliydi.
11.kattan güvercine atladı ve öldü... herom benimmmm
11.kattan güvercine atladı ve öldü... herom benimmmm
devamını gör...
ekonovich'in fenerbahçe için atacağı çıplak fotoğraf
evet, dlime vurdu, şiirli nude istiyorum.
tövbeler tövbesi..
tövbeler tövbesi..
devamını gör...
şu an ne yapıyorsun sorusu
entry’den medet umuyorsan okuma çünkü aşure.
eve geldim. mutfağa çöktüm. her zaman ki sandalyeme. entry okuyarak, kollarımın titremesinin geçmesini bekliyorum. yoruldum çünkü aw. arabamı kaybettiğimden beri poşet taşımaktan koptu omuzlarım. bir yandan patronumun birinin verdiği akılları düşünüyorum. bir yandan bana araba ayarlamaya çalışmasını, onu nasıl finanse edebilirim, mümkün mü fikrini… düşünülecek çok şey var. bitmiyor. çantaları boşaltmam lazım. kahve içmem lazım. geçen söktüğüm yatağın parçalarını kilere taşımam lazım. yöneticiye mail attım kilit açılmıyor diye. kapıyı komple sökmemiz lazım o tamircilerle termin yapıldı, biraz zaman alacak dedi (1 hafta oldu). mutfağı fok götürüyor. kilerden yorganları getiricem daha ve kardeşim görmesin diye sakladığım faturaları, çıkarttırdığım fotoları, defterlerimi ve bir kaç dosyayı. evrakları sıralı yerleştirmem lazım. ona çok pis üşeniyan. borçlar dağ olmuş ben kendime mac ruj alıyorum n’alaka… onla da kalmayıp 2 farklı ruj daha. ruhum kaşarlanmış gibi hissettim. kendime sövüyorum bir yandan. neden şimdi? diye. belki de cumartesi günü gelecek 150 kişilik rezarvasyonu bilinçaltımın diplerine kadar işlediler diye. stress mi? ne stressi? alt tarafı her zamanki gibi tekim. o 150 kişiyi de ağlayarak bir yerlerde yazarım. mesela o süslü çiçekli yeni anı defterime.
eve geldim. mutfağa çöktüm. her zaman ki sandalyeme. entry okuyarak, kollarımın titremesinin geçmesini bekliyorum. yoruldum çünkü aw. arabamı kaybettiğimden beri poşet taşımaktan koptu omuzlarım. bir yandan patronumun birinin verdiği akılları düşünüyorum. bir yandan bana araba ayarlamaya çalışmasını, onu nasıl finanse edebilirim, mümkün mü fikrini… düşünülecek çok şey var. bitmiyor. çantaları boşaltmam lazım. kahve içmem lazım. geçen söktüğüm yatağın parçalarını kilere taşımam lazım. yöneticiye mail attım kilit açılmıyor diye. kapıyı komple sökmemiz lazım o tamircilerle termin yapıldı, biraz zaman alacak dedi (1 hafta oldu). mutfağı fok götürüyor. kilerden yorganları getiricem daha ve kardeşim görmesin diye sakladığım faturaları, çıkarttırdığım fotoları, defterlerimi ve bir kaç dosyayı. evrakları sıralı yerleştirmem lazım. ona çok pis üşeniyan. borçlar dağ olmuş ben kendime mac ruj alıyorum n’alaka… onla da kalmayıp 2 farklı ruj daha. ruhum kaşarlanmış gibi hissettim. kendime sövüyorum bir yandan. neden şimdi? diye. belki de cumartesi günü gelecek 150 kişilik rezarvasyonu bilinçaltımın diplerine kadar işlediler diye. stress mi? ne stressi? alt tarafı her zamanki gibi tekim. o 150 kişiyi de ağlayarak bir yerlerde yazarım. mesela o süslü çiçekli yeni anı defterime.
devamını gör...
şu an ne yapıyorsun sorusu
okan buruk’un askeri’nin annesine acil şifalar diliyor, teyzemize selam gönderiyorum.
devamını gör...
smokin kedi
gercekten çok zeki kedilermiş bu ve calico kedi. öyle yaziliyordu sanırım. üç renk kedi diye bilinyor. benim kedim yani üç renk olan ve genelde calico ve smokin kedilerin çok zeki oldukları söyleniyor.
yüzde yüz katiliyorum. kedimin yaptigi seyleri saysam yalancı damgasi yerim. oturuyor, top getiriyor, gercekten bir insanin zekasiyla yarisiyor. cekmeceleri açıyor ama bir kedinin acamayacagi cekmece bu. arkada bosluk bulup arkadan ittirip aciyor usta gibi ölçüm yapiyo salak hshshsjk mamaaa mama mamaaaa diyo manyak ya.
ona neler ogretirim de komutla yasamasini istemiyorum. ozgur bir kedi o.
yüzde yüz katiliyorum. kedimin yaptigi seyleri saysam yalancı damgasi yerim. oturuyor, top getiriyor, gercekten bir insanin zekasiyla yarisiyor. cekmeceleri açıyor ama bir kedinin acamayacagi cekmece bu. arkada bosluk bulup arkadan ittirip aciyor usta gibi ölçüm yapiyo salak hshshsjk mamaaa mama mamaaaa diyo manyak ya.
ona neler ogretirim de komutla yasamasini istemiyorum. ozgur bir kedi o.
devamını gör...
şu an ne yapıyorsun sorusu
40 saattir bu basliga bakip ne yaptigimi bulmaya calisiyorum.
devamını gör...
şu an ne yapıyorsun sorusu
anket sözlüğün anket sorusu.
devamını gör...
şu an ne yapıyorsun sorusu
el ense yatıyorum.
devamını gör...
uçmayacağını bilsen ne yazardın
ben herşeyi yazıyorum zaten, türklerin bisürü aptalca konularının içinden geçiyorum, çok kızıyorlar, ama bişey yapamıyolar, yapamazlar...
küfürün alasını bilirim, adamın aklını alırım...ama onu yapmadan da kendimizi çok güzel ifade ediyoruz...
mesela sizin kendinizi zeki sandığınız için prim yapmak amaçlı bu başlığı açtığınızı, derhal gördüm...ama bu yüzden küfüre gerek var mı?!...
yok !!
küfürün alasını bilirim, adamın aklını alırım...ama onu yapmadan da kendimizi çok güzel ifade ediyoruz...
mesela sizin kendinizi zeki sandığınız için prim yapmak amaçlı bu başlığı açtığınızı, derhal gördüm...ama bu yüzden küfüre gerek var mı?!...
yok !!
devamını gör...
şu an ne yapıyorsun sorusu
annem hastaneden çıktı, akrabalar ziyarete geldi, ben balkona kaçtım. sıkılganlık bu ya, ablama balkon kapısını üstüme kapattırdım. balkonun perdesini de çektirdim. buna rağmen taciz edilmemeyi umarak yarım bıraktığım bu kitabı okuyorum.
ibret alıyorum ve akıl hastanesine yatmanın aslında normal bir şey olduğunu düşünüyorum... neden olmasın?
ibret alıyorum ve akıl hastanesine yatmanın aslında normal bir şey olduğunu düşünüyorum... neden olmasın?
devamını gör...