zaman tüneli

çiçekseption anasını satayım bu ne.
devamını gör...

toprağımız bol olsun. efendim?
devamını gör...

çaylaklar ilgisiz kalınca kayıplara karıştı ya.
hâlbuki aralarından belki 1-2 feyk olmayan kız çıkar gibiydi
devamını gör...

kendimi kandırmayayım, benden olsa olsa saksı toprağı olur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tutmayacak başlık. çok öngörülüyümdür.
devamını gör...

abdestbozan otu.
devamını gör...

sarışını koltuğa aldık diye diğer kızlarla papaz olduk.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzelavrat otu.
devamını gör...

tabii ki kendi kendine yetemeye.. kaktüs be ya kaktüs.
devamını gör...

#4050051 budur. bu tombik parmaklar sözlüğün en tonton kızına ait.*
devamını gör...

ilk ismimin aksine...
hercai.
devamını gör...

kronik hastalıklar bizzat ömrü uzatmaz; ancak bazı durumlarda kronik hastalığa sahip olmak, uzun yaşamın bir göstergesi ya da tetikleyicisi haline gelebilir. işte bu paradoksun 4 bilimsel ayağı:

1. hayatta kalma yanlılığı (survivorship bias)
kronik hastalıklar yaşlanmanın bir sonucudur. 80'li yaşlarına gelip hiç kronik hastalık yaşamamış birini bulmak neredeyse imkansızdır. dolayısıyla "kronik hastalığı olan yaşlı" ile "kronik hastalığı olmayan genç" kıyaslanamaz.
şöyle düşünün: bir insan kanser veya kalp yetmezliği teşhisi alacak kadar yaşamışsa, demek ki daha önceki ölümcül akut hastalıkları (enfeksiyon, kaza, doğuştan metabolik hatalar) başarıyla atlatmıştır. yani kronik hastalık, "ölümcül olmayan ama yaşlılıkla gelen bir etiket" olarak uzun ömürle birlikte anılır, ona sebep olmaz.

2. tıbbi gözetim avantajı (surveillance effect)
bir kişiye diyabet veya hipertansiyon teşhisi konduğunda, hayatının geri kalanında düzenli kan tahlilleri, ekg'ler ve uzman kontrollerine girer. bu sistematik gözetim sayesinde, asıl ölümcül olan sessiz katiller (örneğin erken evre kanser veya anevrizma) tesadüfen yakalanır.
kronik hastalığı olmayan "sağlıklı" birey ise doktora gitmez; yıllarca sessizce büyüyen bir tümörü ancak 4. evrede fark eder. bu durumda, kronik hastalık ömrü uzatmaz ama erken ölümü engelleyen bir alarm sistemi kurar.

3. davranışsal dönüşüm (wake-up call effect)
kronik bir teşhis, çoğu insan için bir "uyanış" anıdır. sigarayı bırakma, beslenme düzenini radikal değiştirme, düzenli egzersize başlama oranları teşhisten sonra fırlar.
yapılan uzun dönem çalışmalar (ör. finlandiya'daki metabolik sendrom takipleri), teşhis konup yaşam tarzını değiştiren bireylerin, aynı genetik risk faktörlerine sahip olup teşhis konmamış (ve dolayısıyla önlem almayan) akranlarına göre 10-15 yıl daha uzun yaşadığını göstermiştir. yani ömrü uzatan hastalık değil, hastalığın getirdiği disiplindir.

4. metabolik rezerv paradoksu (özellikle kalp yetmezliği ve obezite)
tıpta "obezite paradoksu" diye bir kavram vardır: ileri kalp yetmezliği veya kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda, hafif şişman olanların (ideal kilodakilere göre) hayatta kalma süreleri bazen daha uzundur.
bunun nedeni, kronik hastalığın vücudu sürekli bir enerji savaşına sokmasıdır (katabolizma). bu savaşta fazladan birkaç kilo (rezerv yağ ve kas kütlesi), hasta iştahsız dönemler geçirdiğinde enerji yedekçisi görevi görür. zayıf hastalar ise ilk ciddi enfeksiyonda bu rezervden yoksun oldukları için kaybedebilir.

---

kesin uyarı (doz aşımı tehlikesi):
bu paradoks, asla "hastalan ki uzun yaşa" anlamına gelmez. tedavi edilmeyen, kontrolsüz kronik hastalık (örneğin kontrolsüz diyabet) doğrudan organ yetmezliğine ve ölüme gider.
ömrü uzatan şey, hastalığın kendisi değil; hastalıkla kurulan ilişki, modern tıbbın takip imkanları ve zorunlu yaşam tarzı revizyonudur. kronik hastalık, zihninizi ve bedeninizi savaşmaya zorlayan bir antrenördür; ama antrenman olmazsa, sadece sizi yıpratır. uzun yaşamın sırrı hastalıkta değil, hastalığa rağmen yapılan bilinçli yönetimdedir.
devamını gör...

kendisini dinleten bir kişi. sesi biraz nihat doğan'a benziyor.
devamını gör...

putlaşmış bir fikir, zihninizdeki aynadır; ne kadar bakarsanız bakın, sadece kendi yüzünüzü görürsünüz. oysa gerçek anlayış, pencereden bakmaktır. pencereden bakıldığında manzara değişir, ama pencere açık kaldıkça yeni rüzgarlar girer. fikirlerinizin bugünkü halinin, yarınki sizin için bir basamak olmasına izin verin, asla bir son durak olmasın.
devamını gör...

poseidon bunu beğendi.
devamını gör...

hep otuz gibi görüneceksek ben şahsen tamamımdır. o yaşa gelene kadar vampirliği ve ölümsüzlüğü ve teleportu bulurlarsa çok müteşekkir olurum.
devamını gör...

iyi ya 200 yaşında evlenirim.
devamını gör...

iki yüz elli yıl olacakmış ama emeklilik yaşı da 220...
devamını gör...

batrakov yavaştı ve güçsüzdü. göztepe sonuna kadar direndi kaybetti. sanchezde önümüzdeki sezon satılır gibime geliyor
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim