zaman tüneli

ben diyorum megatron, o diyor ladytron.
aramızdaki nesil farkı yüzüme öpücük kondurdu şu an.
devamını gör...

şu an 1. sıradaymışım
devamını gör...

kendisiyle aram hiç iyi değil.
ayda 1 gün 10-11'e kadar uyurum.
onun dışında fix menü 06:00 alarmsız ayaktayım.
çok uzun zamandır bu böyle.
he 6'da kalkıp dünyayı mı kurtarıyorsun diye kızanlar olabilir.
hayır, sadece güzel bir kahve demleyip onu içiyorum*
devamını gör...

olm çok benziyordu lan, inşallah eko değildir, onunla match olmak istemiyorum, allahım lütfen..
devamını gör...

lipa yine iyi. soad övenler var.
devamını gör...

en çok kovulan ama öte yandan en çok da beklenen misafir.
devamını gör...

ağzını yüzünü öpmek istediğim nadir şarkıcılardan biridir. aksanlı ve sesleri yuta yuta söylediği şarkıları dudaklarının arasından lokum yeme isteği uyandırıyor bende. *
devamını gör...

604 albümlerini ilk dinlediğim günü asla unutamam... o zamana kadar dinlediğim en güzel şeylerden birisiydi benim için, ürpermiştim dinlerken... üzerinden 14 sene geçti hala aynı hissiyatla dinliyorum...
devamını gör...

kardeşim kusura bakmayın ama bu grubu 20 senedir herkes çok marjinal, çok hoş diye övüyo ama açıp tek bir albümünü baştan sona dinleyen tek bir allahın kuluna rastlamadım henüz.

evet hepimizin playlistinde 2005'ten kalma o tek bilinen şarkıları çalıyo, gerisi tamamen masal... hani ortamlarda sorsan herkes kraftwerk estetiği der, synthesizer tarihindeki yerinden bahseder falan, sorun nerede biliyo musunuz? bu grup o kadar aşırı iyi, aşırı gizemli, o kadar tekinsiz ve ulaşılamaz ki, insanlar korkudan ve o ağır havadan dolayı oturup ikinci şarkıyı açamıyo gibi hissediyorum... o kadar tekinsiz, o kadar büyüleyici ve kusursuz bir atmosfer kuruyolar ki, insan bünyesi o ağır aura'nın altında eziliyo... eziliyoruz.
devamını gör...

adamlar kanunen, tıbben ve ruhen punk'tan emekli oldular zaten... en son düzgün albümü 2009'da çıkardılar ama gel gör ki bir türlü kenara çekilmeyi kabul etmiyolar, dağılmıyolar.

billie joe'yu düşünüyorum, 20-30 sene önce sisteme karşıyım, patronlara karşıyım diye çığlık atıyordu, günün sonunda o nefrete dönüştüğü patronların kendisi oldu... mesela bunların son zamanlardaki konser videolarını görünce aklıma mesai çıkışı müzik yapmak isteyen amatör doktor grupları geliyo... böyle bütün gün kötü türkçe rock kavırlayan 50'li yaşlarının ortasındaki amcalar...

ulan verin artık şu istifanızı, salın şu sahneleri... gidin sahil kasabasına yerleşin, ne bileyim özlem tekin'e komşu olun, domates ekin. daha yarım saat önce açtım izledim birkaç hafta önceki konserlerini, billie joe yine o dumanlı gözleriyle sahnede tepinmeye çalışıyo ama tepinemiyo, resmen bel fıtığı fizik tedavi hareketleri yapıyo... bunlar için punk bir yaşam tarzı değil, kapatılamayan bir esnaf dükkanı gibi...
devamını gör...

ye was here
devamını gör...

aslen ölmüştür 2007 gibi, yerine bir başkasını geçirdiler.

biz onu her daim bokun da boku bir chop suey cover’ı ile anacağız.

meraklısına:
devamını gör...

2002'de o ilk albümün çıkışıyla koca bir nesli peşine taktı bu kadın. let go eşsiz bir şeydi gençler için, doksanlar esintili mıymıy müziği yok etmişti resmen...

under my skin çıkınca dinleyip gaza geldi millet, ayakkabılarının bağcıklarını fosfor renkli yapıp bütün dünyaya kafa tuttu millet.... ben ağlayarak babamdan kaykay istedim lan bu kız yüzünden.

ama sonra ne oldu abi? the best damn thing diye bir geldi, pembe saçlar, ponponlar, cırtlak pop havaları... yani overrated ama her geçen gün tıkır tıkır sönecek öyle garip bir yola girdi ki...

kızım sen imparatorluk kuracak kadındın, bu neyin tembelliği, bu neyin vizyonsuzluğu? biz senin peşinden sokağa döküldük, şimdi bakıyorum 20 senedir aynı mahalle kahvesinde takılıp hep hiçbir şey üretmiyorsun...

 ulan o arkasına taktığı nesil büyüdü, iş güç sahibi oldu, çoluk çocuğa karıştı avril hala the best damn thing'e benzer şeyler yapıyo... çok üzülüyorum.
devamını gör...

aslı “suicide” idir şarkının fakat şirket sıkıntı yaratınca “suey=sui) olmuştur.

chop: kesmek
suey: suicide

“intih-“ kes lan kamil!
devamını gör...

why have you forsaken me?

tanım: isa’nın çarmıha gerildiği vakit ağzından çıkan son sözleridir “baba, ruhumu ellerinde teslim ediyorum” anlamını taşır.

“elohi, elohi lema şevaktani?” = “tanrım, tanrım beni neden unuttun?”

in your eyes forsaken me?
in your thoughts forsaken me?
in your heart forsaken me?

(gözlerin beni unuttu
fikrin beni unuttu
kalbin beni unuttu)

(bkz: chop suey!)
devamını gör...

bi ara muhteşem yüzyıl vardı korkunç kötüydü umarım bu tutmaz.
devamını gör...

iyi de buradaki “father” senin atana seslendiğin “bubağğ” demek değil ki?

“dad” ile “father” farklı şeylerdir; birisi etten kemikten olan ata iken diğeri ruhani bir atadır bizim için.

“godfather” da “vaftiz babası” demek zaten, “ruhani babası” bir bakıma da.

öyle “mommmyyy, mother, aneyyy” ile mafyacılık olmaz. benim ingilizcem en fazla “mother” kelimesini bilmeye yetiyor, varsa “ruhani anne” için bir kelime söyleyin

ayrıca: (bkz: father into your hands i commend my spirit)
devamını gör...

izlemem, lez ise izlerim.

yalan mı atacağız lan!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lisede bir kız çok severek dinliyordu bu ablamızı, sayesinde ingilizce öğrendi.

ancak ben sevmem, madonna varken bunları mı dinleyeceğiz!
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim