zaman tüneli

nefis bir king gizzard & the lizard wizard şarkısı.

red rocks versiyonunun insanda kilitli olduğu düşünülen bazı hisleri anahtarı yerleştirilmişçesine açtıracak güçte olduğunu utanmazca iddia eder, keyifli dinlemer dilerim.
devamını gör...

her seferinde kendimden nefret etmemi sağlar. beni seven bende ne buluyor anlamıyorum.
devamını gör...

nerede konuşacağını nerede susacağını kestirebilen insan zekidir benim gözümde. her doğruyu her yerde söylememek gerekir diyense akıllıdır. sosyal hayatta herkes herkese her şeyi söylese kimse kimseyle geçinemezdi.

sessiz kalmayı beceri değil eziklik sayanlar biraz sosyal zekası düşük insanlar olabilir.
devamını gör...

en sevdiğim aktiviteydi. lise 3'e kadar. lise 1 ve 2'de kendim kapladım ama asla babamla birlikte yaptığımız gibi zevkli olmadı. okulu kısmen sever kısmen sevmezdim, yüzde 60 sevmezdim ama yüzde 40 da pek bir tatlı gelirdi. gırgır, şamata, kırtasiye alışverişi ve kitap kaplamak gibi şeyler işte o yüzde 40. okul açılmadan birkaç gün önce kırtasiyeye gider defter, kitap, kalem ve zibilyon tane şey alırdık annemle. bayılırım kırtasiye alışverişine, elimde olsa bugün gidip hep imrenip alamadığım kalemleri alacak, çeşit çeşit defterlerle duvar öreceğim. bir de delgeç alacağım hani şöyle çiçekli böcekli olanlardan. renk renk post-itler, çeşit çeşit pilot, dolma ve uçlu kalemler. bol bol faber mavi silgi alacağım. 100'lü hatta 1000'li boya kalemi alacağım her türden...

işte böyle bir mekan benim için kırtasiye. her yaz sonu alışveriş gününü iple çekerdim. fazla abartmadan istediğim her şeyi alırdım, kullanmasam bile.

kaplar dolabımın en üst köşesinde özenle yerleştirilirdi. bir hafta kadar bekleyecekti onlar. sonra okul açılırdı. okulun ilk haftasını çok severdim. (üniversitede sevemiyorsun tabii. 1 saat yol çekip 10 dakika oturup dönüyorsun.)

hele bir de yeni kitaplar dağıtıldı mı değme keyfime. tek tek koklardım her kitabı. kokusunu en sevdiğim en üste gelirdi daima. bir üst sınıfa geçmenin heyecanıyla şevkle karıştırılır, ders çalışma hayalleri kurardım. tabii her öğrenci gibi 3. haftadan geçecekti hevesim.

akşam eve gelirdim. babam kabı alır beni yanına oturtur o cetvel gibi gözüyle milimi milimine hizalardı. benim görevim en önemlisiydi tabii. o kitap kaymayacak. böyle anlarda ekstra elim titrer bir de. ama kitap kaplama kariyerim boyunca sadece üç kere elim titremiştir.

kitaplar kaplandıktan sonra okul rutini başlıyordu. ben de bir sonraki alışveriş dönemini bekliyordum tabii ki.
devamını gör...

(bkz: borç istemek)
devamını gör...

benim için zekasızlık. zeka derken sosyal zeka. insanların yanında sizi utandıracak şeyler söylediğini hesaplamıyorsa veya basit bir mizah anlayışı varsa ben şahsen kendimi çekiyorum.
devamını gör...

keşke hafif bir geçiş yaşansaydı. direkt buz kesti ortalık bir günde. utanmasam kışlık montumla çıkacağım. gerçi utanmam ben. absürt olur ama. o yüzden anlık sadece deri çeketi çekiyorum, yetiyor. *
devamını gör...

sen öyle diyorsan öyledir seviyesine ulaşmış insan huzuru.
devamını gör...

senaristlerinin güncel olarak ifadeye çağrılması noktasında ilgili dizi kurtlar vadisi değil kurtlar vadisi pusu adlı dizi.

şimdi ha kutlar vadisi ha kurtlar vadisi pusu ne alakası var diyebilirsiniz ama aslında ikisi tamamen farklı iki dizi.

kurtlar vadisi ilk bölümlerde çakır’ın işlediği üç cinayet olarak ifade edilen olaylar o tarihte kamuoyuna yansımış olaylardı ama dizinin devamı kurmacaydı.

mesela öldürülen bir kumarhane patronu veya silah kaçakçısı evet vardı ve isim benzerliği ile buna vurgu yapıldı. yine mesela hiram abas’ın öldürülmesi dönemin gazatelerinde bulunabilecek olaylarken karahanlı’nın öldürülmesini üzeyir garih cinayetiyle bağdaştırdılar ama hiram abas cinayeti gibi doğrudan doğruya aynısını yapmadılar çünkü karahanlı cinayeti kurguydu.

sonra kurtlar vadisi pusu başladı ve tamamen kurmaca bir dünya yaratıldı. elbette yine paralellik vardı ama artık doğrudan gerçek isimlerin dizide görülmesi vs olayları başka bir boyuta taşıdı.

adam da şimdi bugün senariste soruyor sizin bir aracın plakasının fg olması rastlantı mı veya bir mezar taşındaki ismin erdoğan olması.

memati mezarlıkta geçen bir sahnede farklı mezar taşlarına bakıyor ve orada geçen polat ve galiba süleyman isimlerinden sonra polat’ı arayıp helallik istiyor.

yani dizi bu mezartaşlarında yazan isimlere zoom yapma konusunu daha kurtlar vadisi döneminden başlayarak kullanıma sokmuştu.

iskender büyüğe okutulan kitaplar falan hep referans olarak aynı yeri gösteriyordu. sonuç olarak mesele belki başka ve neden yıllar yıllar sonra gelin siz bir bakalım deniyor bu ayrı ama verilen referanslar da şüphe uyandırıyor.

kaşif kozinoğlu meselesine hiç girmiyorum bile.
devamını gör...

rusya’nın bize kakaladığı topçulardan birisidir.

savaş yüzünden çoğu takım rus oyuncu almak istemiyor yahut alsa dahi yüklü bonservis ve maaş ödemek istemiyor.

bizim asalaklar da “wonderkid hacı, ileride tutar bu” diyerek rus oyuncu alsalar da bir tane tutan oyuncu görmedim.

dünya çapında en son arshavin tutmuştu rus olarak, o denli eski mevzu
devamını gör...

geri zekalı çocuklar site bahçesinde bağıramayacak tek güzel yanı.
devamını gör...

kadın düşmanı oluşu.
tüm kadınları ezberindeki gibi sanması.
her kadını seksten ibaret görmesi.
bir kadın onunla sadece sulandığı için konuşuyor sanması. bak bu beni acaip triggerlıyor ya. *
sadece mutfağa aittir düşüncesi. *
içiyorsa, veriyordur düşüncesi. *
devamını gör...

sona ermiyor hocam. bugün 30 dereceydi burası, nemi falan da cabası. 9 ay yaz yaşıyoruz, 3 ay yaşarsak kış yaşıyoruz anasını sattığımının memleketinde.
devamını gör...

diziyi, her film/dizi tutkunu gibi izledim, bitirdim. bence çok overrated bir dizi. tabi karakter gelişimleri güzel olmuş.

walter white'ın git gide evinden uzaklaşması, yaptığı işe daha da odaklanması ve zamanla daha da acımasız hale gelmesi,
jesse'nin pısırık bir heriften iyi bir aşçı olmasına evrimleşmesi,
hank'in her gözüktüğünde gerçeğe biraz daha yakınlaşmasını izlemek falan bunları iyi işlemişler.

ama dünyanın en iyi dizisi mi? hayır. tabi ki bu olay tamamen kişisel bir olay. ama yine de herkesin izlemesi gereken bir dizi olduğuna inanıyorum. en iyi dizi olup olmadığını kendileri karar verirler.
devamını gör...

angara'da ayaz yiyecek olanların sövdüğü başlık.
devamını gör...

bu maçta sanki 8di
devamını gör...

benimde friedrich’den kalır yanım yok. çoraplarım lacivert yıldızlı onun haricinde firma logosu var tshirtümde. renk yok renk eooo. * neys’ yarın boşum, simsiyahlığı iki gün salabileceğim.
devamını gör...

samimiyetsiz, fazla vurgulu, yapmacık davranışlar.
devamını gör...

bit pazarı smart casual.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bakımsız olması , varoş olması.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim