zaman tüneli

eğer normalde spor yapan biri değilseniz, ben almamanızı tavsiye ederim. şu ana kadar gerçekten alan nadir insanın cihazı kullandığını gördüm. ürün genellikle bir hevesle alınıyor ve evin bir köşesinde aylarca bekletilip, bir aile tanıdığına bağışlanıyor. döngü maalesef ki hep aynı. cihaza verilen para da çöp oluyor.

türkiye şartlarında bakmayın bu ciddi bir yük. yurt dışında çok komik paralara sahip olabildiğiniz bu ev içi ürünler, burada neredeyse birinin 2 aylık maaşı ediyor. bu yüzden kullanmadığınız ürünün taksidini yüklü biçimde ödemek bence kendinize haksızlıktır.

ben düzenli spor yapan biriyim. haftanın her gününde spor hayatımın merkezidir. kar, kış, ağustos sıcağı veyahut hastalık dahi demem sporumu yaparım. boş oturmayı, hareket etmeden yatmayı seven bir yapım yok. cocukluğumdan beri hiperaktif bir yanım var. boş oturmak daima uykumu getirir. hayat döngüm dinamik olduğu için, hep hedefim eve bir koşu bandı almaktı çünkü gerçekten zamandan müthiş kazanmanıza sebep oluyor. istediğiniz her zaman spor yapabilme şansınızın olması istanbul gibi bir şehir için lüks bu arada...

fakat evimizde koşu bandını koyabileceğimiz ekstra alan olmadığı için alamıyoruz. hepimizin üzüldüğü bir durum bu. bakmayın aslında koşu bantları ciddi yer kaplayan ürünler. her ne kadar portatif ve minik olanları çıksa da, asıl profesyonel veri sağlayacak olanları ciddi yer istiyor. eviniz küçükse, ona özellikle bir alan ayırmanız lazım. büyük m2 evler için bu zaten sorun değil. nereye koysanız duruyor.

alacak arkadaşlara şunu şiddetle öneriyorum: mutlaka satın alımınız esnasında, ürünün ne kadar sese sebebiyet verdiğini sorun. bazı markalar ve ürünler inanılmaz derecede gürültüye neden oluyorlar. ev içinde oluşacak bir yankılanmadan bahsetmiyorum( elektrik süpürgesi gibi düşünmeyin). bahsi geçen husus siz üstüne çıkıp yürümeye başladığınızda, alt komşunuza yansıyan gürültü ve titreşimdir. çoğu alt kata feci ses yansıtıyor.

iyi modellerde bu sorunun olacağını düşünmüyorum. bu yüzden bu tarz ürünlerde bütçeden kaçınmayın. ucuz yollu bir şey alırsınız ama sürekli şikayete gelen alt komşunuz yüzünden kullanamazsınız.


konunun özeti:

zaten spor yapan biriyseniz ve zamandan kurtarmak için alıyorsanız kesinlikle kullanırsınız.

"ben bunu alırsam sporu kesin yaparım" mantığıyla alırsanız, kenarda çeyiz sandığınız olur.
devamını gör...

ailenin izniyle akşam fazladan bir saat daha tv izleyerek kurallar dışına çıkmak. tasmam yine bağlı ama ipini uzatmışlar.
arkadaşlarınla saklambaç oynamak, bisiklete binmek, futbol maçı yapmak. bir topluluğun parçası olmuşsun.
magnum dondurma. lükse ulaşabilmişsin.
devamını gör...

ölümden sonra tekrar bir hayatın olması veya reenkarnasyon. ölelim bitsin orada devamı gelmesin. tekrar bir yaşam olacaksa da daha kolay olsun lütfen hehe.. ne biliyim nerede yaşayacaz kim olacaz seçelim easy mod olsun yani hehe..
devamını gör...

allah bu şarkının belasını versin. çok kalbimi kırıyo... albümde her zaman pas geçiyorum... yine de dinlemekten alıkoyamıyorum kendimi...
nefret ediyorum senden... yine de çok seviyorum... aramızda toksik ilişki var...
devamını gör...

liseye kadar duyduğumuz sınıftaki duyurudur
devamını gör...

müslümana ölüm kötü değildir
devamını gör...

mozart piyano konçertosu çalıyor şu anda...18. konçerto.
devamını gör...

devamını gör...

ben de tam tersi opeth ve dream theater'den başka prog dinleyemiyorum. hele tool falan hiç bana göre değil.
devamını gör...

güvende hissettiren kanal. hayvan belgeseli dışında da çok güzel işler yapıyorlar ayrıca neyşınıl coografik den daha kolay bir okunuşu olduğu için belgesel konusu açıldığında "abi trt belgesel ya, çok iyi çekim açıları ve harika kurguları var" diyebiliyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bence harika espri.
devamını gör...

inanmadığım şey
devamını gör...

az önce başıma gelen olay. bayağı yaka paça attılar beni...

progresif metal'e sardığım bir dönem vardı, üçüncü gözümün açılması ve ortamlarda bilge olarak gezmek adına tool dinlemeye başlamıştım... progresif metal dinleyici kurulu mutlaka pain of salvation ve soen dinlemelisin, bunlar başlangıç için ideal, sen dinledikçe seviyeni yükselteceğiz diyerek öneri sundu bana...

bayağı sardı bunları dinlemek, ortamlarda ''progresif metal seviyorum...'' diyebiliyor ve rahat rahat tool tişörtlüyle yadırganmadan gezebiliyordum artık...

sonra dinleyici kurulu biraz çıtayı yükseltmeye karar verdi... önce beni riverside dinlemeye gönderdiler. bunu da atlattım. ardından opeth'in blackwater park albümünü önüme koydular.

burada biraz sabırlı ol, ilk dinleyişte anlamazsın dediler ama umursamadım pek, iki hafta boyunca anlamış gibi yaptım... çevire çevire dinledim...
sınav günü geldi çattı, albümü sorduklarında sonunda ''evet ya, özellikle atmosferi...'' diyerek kurtardım.

sonra sıra cynic'e geldi. burada işlerin ciddileştiğini anladım. artık müzik dinlemekten çok sınava hazırlanıyo gibi hissettim kendimi... kurul bana ''focus'u nasıl buldun?'' diye sorunca, ben de yüzümde hiçbir şey anlamamış ama anlamış gibi görünmeye çalışan bir ifadeyle ''çok katmanlı...'' falan dedim, süslü cümleler kurarak sıyrılmaya çalıştım... meğersem hepsi beni asıl sınava hazırlamak içinmiş...

sonra dream theater'ı önerdiler, 2 albüm koydular önüme. images and words ive metropolis pt. 2... ikisini de dinledim, soluksuz dinledim, tek bir saniye bile atlamadan, defalarca... dinlerken o kadar bunaldım, o kadar özümden koptum ve o kadar sürüklendim ki... yapamadım, sevemedim... sevmiş gibi davranacak cesareti bile bulamadım... ''buraya kadar midi, buraya kadar kızım... bu sana 3 gömlek üstün gelir, sen git radiohead dinle...'' diyerek tersledim kendimi...

progresif metal dinleyici kurulu da tersledi beni. attılar progresif metalden... en çok da içimde atheist kaldı, grubu bir kere bile dinleyemedim sınavı geçemediğim için... o kadar da merak ettim ki anlatamam size...
devamını gör...

aklıma sürekli spikerin davinson uğurcan abdülkerim davinson uğurcan abdülkerim demesini hatırlatan psikologdur ne demek istediğimi galatasaraylılar anladı
devamını gör...

ister sözlükte olsun ister hayatta ne zaman eski reklamlardan söz açılsa dillere hemen düşen reklam repliği sanki tek eski reklam buymuş gibi hahaahahahahahahahhashhsha
devamını gör...

tut şunun ucunu döşeyelim abi,
kolonları kirişleri dolanalım abi,
mutfağa banyoya ulaşalım abi,

hiçbişşşe olmaz fırat bu abiii,
kuş gibi uçmaa fırattan kaçmaa yazık olur.

sakın haaa!
devamını gör...

survival oyunlardaki profesyonel nesne inceleme mekaniğini yapmak istedim ve yaptım.


çok feci keyif alıyorum.
devamını gör...

şahan gökbakar öztürkcell reklamı
devamını gör...

mehmet akif alakurt,necati şaşmaz,zafer ergin
devamını gör...

gaslighting
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim