zaman tüneli
bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması
neden olmasın demek isterdim ama maalesef olmuyor.
devamını gör...
nedensiz yere ağlamak
kimse nedensiz yere ağlamaz. duygularınızın o an neden yükseldiğini anlamıyor olmanız, duygudan bağımsız şekilde dışavurum sergilediğinizi göstermez. yani kimse durduk yere ağlamaz. mutlaka sizi tetikleyen üzücü veya kırıcı bir olay gerçekleşmiştir ve yarattığı duygu o an sizden çıkıyordur.
devamını gör...
metal müziği kurtarmak
metal müzik şu an yoğurt kabında çimlenen fasulye gibi bi şey... hani bi umut büyüsün diye bekliyorum ama çıkan tek şey cansız, ruhsuz, soluk bi yeşillik.
açtım son beş yılda neler var diye listelere göz gezdirdim, architects, bad omens, bring me the horizon, sleep token... abi bu grupların arasında gojira gibi vasat grup bile parlıyo öyle bir şey... metal müzik ölmüş de yerine stadyumda herkes telefonunun ışığını yaksın da beraber ooo yapalım diyen kaslı amcalar gelmiş, şaka gibi. eskiden "ya tamam iyi hoş da biraz fazla tekrara biniyo bunlar..." diye burun kıvırdığımız gruplar, bu yeni nesil fönlü ve protein tozlu amcaların yanında bildiğin pantera, bildiğin slayer... dinlerken millet ağlıyo gerçek medıl diye...
benim müdahale paketim açık. bir albümün prodüksiyonu ameliyathane kadar steril olamaz. o amfiden cızırtı gelecek, o davulcu ara sıra miksajı patlatacak lan! bilgisayarla sıfırlanmış dijital sesleri toplayıp çöpe atıyoruz... ayrıca maske takıp arkada pop melodisi üzerine böğüren grupların lisansını iptal ediyorum.
sahneye çıkacak gruplara protein tozu ve fön makinesi kotası getiriyorum. gitarist dediğin adam/kadın biraz uykusuz görünür, üstüne amfi tozu sinmiştir, gözünün altında morluk vardır. fitnesstan yeni çıkmış gibi sahneye girip bize hayatın karanlık yüzü edebiyatı satamazsınız...
arkadaşlar, gitarın tellerini dudak gevşekliğine getirip öbölö öbölö yapar gibi tek parmakla ritim tutma devri bitti... en azından bi solo atacak kıvama gelmeli bunlar... 0-0-0-0-0- bi yere kadar... ayrıca o sahnelerdeki laptop kulübeleri de kapatılacak.
açtım son beş yılda neler var diye listelere göz gezdirdim, architects, bad omens, bring me the horizon, sleep token... abi bu grupların arasında gojira gibi vasat grup bile parlıyo öyle bir şey... metal müzik ölmüş de yerine stadyumda herkes telefonunun ışığını yaksın da beraber ooo yapalım diyen kaslı amcalar gelmiş, şaka gibi. eskiden "ya tamam iyi hoş da biraz fazla tekrara biniyo bunlar..." diye burun kıvırdığımız gruplar, bu yeni nesil fönlü ve protein tozlu amcaların yanında bildiğin pantera, bildiğin slayer... dinlerken millet ağlıyo gerçek medıl diye...
benim müdahale paketim açık. bir albümün prodüksiyonu ameliyathane kadar steril olamaz. o amfiden cızırtı gelecek, o davulcu ara sıra miksajı patlatacak lan! bilgisayarla sıfırlanmış dijital sesleri toplayıp çöpe atıyoruz... ayrıca maske takıp arkada pop melodisi üzerine böğüren grupların lisansını iptal ediyorum.
sahneye çıkacak gruplara protein tozu ve fön makinesi kotası getiriyorum. gitarist dediğin adam/kadın biraz uykusuz görünür, üstüne amfi tozu sinmiştir, gözünün altında morluk vardır. fitnesstan yeni çıkmış gibi sahneye girip bize hayatın karanlık yüzü edebiyatı satamazsınız...
arkadaşlar, gitarın tellerini dudak gevşekliğine getirip öbölö öbölö yapar gibi tek parmakla ritim tutma devri bitti... en azından bi solo atacak kıvama gelmeli bunlar... 0-0-0-0-0- bi yere kadar... ayrıca o sahnelerdeki laptop kulübeleri de kapatılacak.
devamını gör...
sözlükçülerin arabaları
baba porsche kullanıyor, kızı bunu doğru yazamıyor bile ve en iyi arabası polo.. nane şekeri olandır, o da..
devamını gör...
kendin hakkında bir entry bırak
beni eğreti eden birini, ya da bir hayvanı fark etmez. gördüğümde istemsizce tükürürüm. bunu bilinçli bir tepki olarak yapmıyorum. o an üzerimde oluşan rahatsızlık hissi sanki tükürünce azalıyor. kısa süreli de olsa rahatlıyorum. garip bir refleks bu.
devamını gör...
bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması
sanıldığı kadar masum bir denklem değildir. tabi istisnası vardır ama genel tabloya bakınca oooo kanka yadiye başlayan muhabbetlerin büyük kısmı bir yerde yatak odasına bağlanıyor. en sağlam siki*ler de genelde biz sadece arkadaşız denilen ilişkilerden çıkıyor.
devamını gör...
biseksüel
ben bu konuda soyle dusunuyorum.
birine burda problemin var diye gunlerce aylarca yıllarca konusursan en sonunda heralde benim bir problemim var der.
can ciger kuzu sarması kız arkadaslarıma sorun, o heteroeksueldir derler.
dostlukla sevgililik farklı seyler. niye kavramları karıstırmaya calıyorsunuz donem donem? benim de ayarlarımı bozuyorsunuz.
birine burda problemin var diye gunlerce aylarca yıllarca konusursan en sonunda heralde benim bir problemim var der.
can ciger kuzu sarması kız arkadaslarıma sorun, o heteroeksueldir derler.
dostlukla sevgililik farklı seyler. niye kavramları karıstırmaya calıyorsunuz donem donem? benim de ayarlarımı bozuyorsunuz.
devamını gör...
kendin hakkında bir entry bırak
uyku problemim var. saat 3 buçuk.
devamını gör...
kendin hakkında bir entry bırak
en cok masum buldugum erkekleri seviyorum. ama genelde masum buldugum erkeklerle iyi sevisemiyorum. cunku benim de masum tarafım aktive oluyor.
devamını gör...
ritmi tutturamamak
bir sıra ruh eşim olduguna inandıgım bi cocuk soyle demişti ki cok seviyorum bu tanımını:
aşk, hevesle adımlarını birbirine uydurmaktır.
yerine gore biraz yavaslıcan, yerine gore biraz hızlanıcan.
ritim tutmazsa kayda deger bir ilişki olmaz;)
aşk, hevesle adımlarını birbirine uydurmaktır.
yerine gore biraz yavaslıcan, yerine gore biraz hızlanıcan.
ritim tutmazsa kayda deger bir ilişki olmaz;)
devamını gör...
sokaklara kedi maması bırakılmamalı
başlık ilk bakışta hayvan haklarına yönelik bir itirazmış gibi görünebilir. oysa burada tartışmak istediğim mesele hayvanları beslemek değil; şehir ekosisteminde giderek bozulan doğal dengedir.
kediler doğaları gereği avcı hayvanlardır. fareler, bazı küçük sürüngenler ve çeşitli canlılar kedilerin potansiyel avları arasındadır. ancak şehir yaşamında kedilerin çok yoğun ve sürekli biçimde hazır mamayla beslenmesi, kedilerin yiyecek ihtiyaçlarını avlanmadan karşılayabilmesine neden olur. bu, avlanma davranışının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; fakat kedilerin doğal avcı rolünün şehir içinde düşündüğümüz kadar güçlü işlemeyebileceğini gösterir.
üstelik sokaklara bırakılan mamaların yalnızca kediler tarafından tüketildiğini varsaymak da doğru değil. özellikle gece saatlerinde fareler ve başka hayvanlar da açıkta bırakılan mamalara ulaşabiliyor. rögar ve kanalizasyon sistemlerinden çıkan farelerin sokak hayvanları için bırakılmış mamaları yediğini gösteren kamera görüntülerine de zaman zaman rastlanıyor. dolayısıyla kontrolsüz biçimde ve çok miktarda bırakılan yiyecek, istemeden başka türler için de düzenli bir besin kaynağına dönüşebiliyor.
bunu kendi yaşadığım yerden de gözlemliyorum. semtimizde oldukça fazla sayıda kedi bulunmasına rağmen geçen gece apartmanımızda, dairemizin bulunduğu katta( biz 3. katta oturuyoruz) bir fare yakaladık. az daha dairemizden içeri giriyordu. düşünün istanbul'un göbeğinde oturan insanlar olarak, fare ve diğer haşerat sorunları nedeniyle belediyeden ilaçlama hizmeti almak zorunda kalıyoruz. böyle bir durumda insan ister istemez şu soruyu soruyor: şehirde bu kadar çok kedi varken fare popülasyonu neden hâlâ bu kadar görünür?
burada söylediğim şey kesinlikle “kedileri beslemeyin” değil.
hayvanların aç bırakılması gerektiğini de savunmuyorum. ancak ihtiyaçtan çok daha fazla mamanın sürekli olarak apartman girişlerine, kaldırımlara ve rögarların yakınına bırakılması da başka bir probleme yol açabiliyor. gece boyunca orada kalan mama yalnızca kedileri değil, fareleri ve başka canlıları da besleyebilir.
doğal denge dediğimiz şey tam da bu nedenle hassastır. bir türü korumaya çalışırken başka bir türün çoğalmasına istemeden katkıda bulunabiliriz. hayvan sevgisi ile ekolojik sorumluluk birbirinin karşıtı değildir. aksine, gerçek çözüm ikisini birlikte düşünmekten geçer.
kısacası mesele kedileri beslemek ya da beslememek kadar basit değil; nasıl, ne kadar ve nerede beslediğimiz de önemli.
kameralara yansıyan görüntüleri ekte size iletiyorum.
fare kedi maması yiyiyor
petshopta kedi maması yiyen fare
bu da istanbul valisinin genel olayla ilgili yaptığı açıklama. tespiti doğru olmasaydı, paylaşmazdım fakat güvenlik kamerası görüntüleri ve bizzat yaşadığımız haşerat sıkıntıları bunu doğruluyor.
istanbul valiliği açıklama
not: istanbul’da fare veya haşerat problemi yaşayan vatandaşlar 153 üzerinden belediyeye başvurarak ilgili hizmetler hakkında bilgi alabilirler. belediye ekiplerinin hizmet kapsamı bölgeye ve sorunun niteliğine göre değişebilir; rögarlar ve kamusal alanlar için ilaçlama hizmeti verilebilirken apartman içleri için özel ilaçlama firmalarından destek alınması gerekebilir.
diğer şehirlerde yaşayanlar da bağlı bulundukları belediyenin veterinerlik, çevre sağlığı veya ilaçlama birimleriyle iletişime geçerek belediyenin sunduğu ücretsiz hizmetleri öğrenebilirler.
kediler doğaları gereği avcı hayvanlardır. fareler, bazı küçük sürüngenler ve çeşitli canlılar kedilerin potansiyel avları arasındadır. ancak şehir yaşamında kedilerin çok yoğun ve sürekli biçimde hazır mamayla beslenmesi, kedilerin yiyecek ihtiyaçlarını avlanmadan karşılayabilmesine neden olur. bu, avlanma davranışının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; fakat kedilerin doğal avcı rolünün şehir içinde düşündüğümüz kadar güçlü işlemeyebileceğini gösterir.
üstelik sokaklara bırakılan mamaların yalnızca kediler tarafından tüketildiğini varsaymak da doğru değil. özellikle gece saatlerinde fareler ve başka hayvanlar da açıkta bırakılan mamalara ulaşabiliyor. rögar ve kanalizasyon sistemlerinden çıkan farelerin sokak hayvanları için bırakılmış mamaları yediğini gösteren kamera görüntülerine de zaman zaman rastlanıyor. dolayısıyla kontrolsüz biçimde ve çok miktarda bırakılan yiyecek, istemeden başka türler için de düzenli bir besin kaynağına dönüşebiliyor.
bunu kendi yaşadığım yerden de gözlemliyorum. semtimizde oldukça fazla sayıda kedi bulunmasına rağmen geçen gece apartmanımızda, dairemizin bulunduğu katta( biz 3. katta oturuyoruz) bir fare yakaladık. az daha dairemizden içeri giriyordu. düşünün istanbul'un göbeğinde oturan insanlar olarak, fare ve diğer haşerat sorunları nedeniyle belediyeden ilaçlama hizmeti almak zorunda kalıyoruz. böyle bir durumda insan ister istemez şu soruyu soruyor: şehirde bu kadar çok kedi varken fare popülasyonu neden hâlâ bu kadar görünür?
burada söylediğim şey kesinlikle “kedileri beslemeyin” değil.
hayvanların aç bırakılması gerektiğini de savunmuyorum. ancak ihtiyaçtan çok daha fazla mamanın sürekli olarak apartman girişlerine, kaldırımlara ve rögarların yakınına bırakılması da başka bir probleme yol açabiliyor. gece boyunca orada kalan mama yalnızca kedileri değil, fareleri ve başka canlıları da besleyebilir.
doğal denge dediğimiz şey tam da bu nedenle hassastır. bir türü korumaya çalışırken başka bir türün çoğalmasına istemeden katkıda bulunabiliriz. hayvan sevgisi ile ekolojik sorumluluk birbirinin karşıtı değildir. aksine, gerçek çözüm ikisini birlikte düşünmekten geçer.
kısacası mesele kedileri beslemek ya da beslememek kadar basit değil; nasıl, ne kadar ve nerede beslediğimiz de önemli.
kameralara yansıyan görüntüleri ekte size iletiyorum.
fare kedi maması yiyiyor
petshopta kedi maması yiyen fare
bu da istanbul valisinin genel olayla ilgili yaptığı açıklama. tespiti doğru olmasaydı, paylaşmazdım fakat güvenlik kamerası görüntüleri ve bizzat yaşadığımız haşerat sıkıntıları bunu doğruluyor.
istanbul valiliği açıklama
not: istanbul’da fare veya haşerat problemi yaşayan vatandaşlar 153 üzerinden belediyeye başvurarak ilgili hizmetler hakkında bilgi alabilirler. belediye ekiplerinin hizmet kapsamı bölgeye ve sorunun niteliğine göre değişebilir; rögarlar ve kamusal alanlar için ilaçlama hizmeti verilebilirken apartman içleri için özel ilaçlama firmalarından destek alınması gerekebilir.
diğer şehirlerde yaşayanlar da bağlı bulundukları belediyenin veterinerlik, çevre sağlığı veya ilaçlama birimleriyle iletişime geçerek belediyenin sunduğu ücretsiz hizmetleri öğrenebilirler.
devamını gör...
sözlükçülerin arabaları
selam dul musunuz?
devamını gör...
porche
böyle bir şarkı vardı ya hafif tınılı böyle.
devamını gör...
porche
bir araba markası.
babam 90 larda porche yi ilk turkiye ye getiren adam.
hatta haberi cıkmıstı hurriyette;)
babam 90 larda porche yi ilk turkiye ye getiren adam.
hatta haberi cıkmıstı hurriyette;)
devamını gör...
şup şup (yazar)
su sesini getirdi aklıma
devamını gör...
elçi
ben kucukken elciler bize yemege gelirdi.
ilkokulda hep buyuyunce elci olucam derdim;)
ilkokulda hep buyuyunce elci olucam derdim;)
devamını gör...
sözlükçülerin arabaları
benim uc arabam oldu simdiye kadar.
seneleri biraz karıstorabilirim ama asagı yukarı:
1-2007 model peugoet 107. babam hediye etti. simsiyah. o kadar mutluydum ki o arabayla ilk arabam olunca. ferrariye binsem o kadar mutlu olmam.
2-evliligim doneminde kocamla guclerimizi birlestirip 2013 model voswagen polo aldık. kıpkırmızıydı. cok seviyordum.
3-sonra bosandıktan birkac sene sonra gene kıpkırmızı bi toyota yaris aldım. o 2012 modeldi sanki. ikinci eldi. cici bir bankacıdan almıstım.
iyi araba kullanırım bu arada;) kadınlar araba kullanamaz genellemelerinize karsıyım.
seneleri biraz karıstorabilirim ama asagı yukarı:
1-2007 model peugoet 107. babam hediye etti. simsiyah. o kadar mutluydum ki o arabayla ilk arabam olunca. ferrariye binsem o kadar mutlu olmam.
2-evliligim doneminde kocamla guclerimizi birlestirip 2013 model voswagen polo aldık. kıpkırmızıydı. cok seviyordum.
3-sonra bosandıktan birkac sene sonra gene kıpkırmızı bi toyota yaris aldım. o 2012 modeldi sanki. ikinci eldi. cici bir bankacıdan almıstım.
iyi araba kullanırım bu arada;) kadınlar araba kullanamaz genellemelerinize karsıyım.
devamını gör...
normal sözlük meriçleri derneği
okan buruk'un askerinin boşluğunu doldurabilecek adaylar lütfen dmden başvurunuz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
ne olmuş la bu sözlüğe böyle?
devamını gör...