zaman tüneli
yazarların sahip olduğu ilk cep telefonu
zannederim panasonic gd 90.. kömürle çalışıyordu.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canım sözlük
bekledim, yazmadım, üşendim biraz da...
dedim ki bu başlıkta bensiz de saçmalayabilirler.
yapabilirler bunu!
ama üzgünüm...
başarısızsınız, yüzünüze söylemek istiyorum.
mantıklı mantıklı konuşuyorsunuz, güzel mesajlar veriyorsunuz ve bu beni kızdırıyor...
bugün özel sebeplerle ofise çok erken geldim.
o kadar erken geldim ki güvenlik daha çayı bile demlememiş, beni gördü kapıda önce kapıyı açmak yerine "arthur bey daha çayı bile demlemediiiik" paniğine girdi.
dedim demlenince seslenirsin, anektarlarımı(oh çirkin kelime şakası) alayım tatlım.
otobüste yanıma oldukça genç bir beyaz yaka kadın oturdu, tam da boşluğa en yakın koltuklardayız.
2-3 durak sonra bunun kankası bindi, o ayakta biz oturuyoruz.
(tercihen engelli, hamile ve çocuklu insan dışında kimseye yer vermiyorum, onları görür görmez siz böyle buyurun diye kalkarım zaten)
neyse bunlar başladılar gıybete, bir yerden sonra çaktırmadan spotify'ı pauseladım onları dinledim çaktırmadan*
ayaktaki arkadaş, yanımda oturan orta karar arkadaşa birini ayarlamaya çalışıyor.
kız istemiyor ama 8 aydır da yalnızmış artık birisi olsun istiyormuş.
konuştular konuştular konuştular...tamam yaaa bir deneyelim kararında uzlaşıp indiler, aklıma gençliğim geldi...
istemediğimiz ne kadar ilişki yaşadık öyle ya?
istememek de değil, aman haydi bununla da sevişelim hemen aradan çıksın gitsin diye*
kim bilir ne kalpler kırdık?
şaka şaka kırmadık, hepsine iyi davrandık.
hiç toksik olamadım ki ben zaten, iyi iyi davrandım o yüzden hala 15 yıl önceki takıldığım hatun bile izmir'e yerleştim nerede ev tutayım diye beni arayabiliyor.
arasınlar da zaten ama konumuz o değil.
konumuz istemediğimiz ama sırf hormonlarımızın bizi kırbaçlaması sebebiyle takıldığımız insanlar...
insanoğlu beybisi, böyle işte.
ama siz eminim ki hiç yapmamışsınızdır.
siz zaten meleklerin bir tık altındasınız, biliyorum.*
öf neyse haydi darlandım, çay da demlenmiştir ben bunu yazana kadar.
ara ara açıp yosi'yle jerfi'den goygoylar da izledim çünkü.
kesin demlenmiştir.
gidiyorum ben, aç kral olmaz.
kahvaltıdan sonra masaj hizmetinin hala günlük rutinimize girmemesi de binlerce yıldır bu dünyada yaşayan insanların ayıbı arkadaşlar.
ben fikren ortaya atarım, yaptırıp yaptırmamak size kalmış.
bekledim, yazmadım, üşendim biraz da...
dedim ki bu başlıkta bensiz de saçmalayabilirler.
yapabilirler bunu!
ama üzgünüm...
başarısızsınız, yüzünüze söylemek istiyorum.
mantıklı mantıklı konuşuyorsunuz, güzel mesajlar veriyorsunuz ve bu beni kızdırıyor...
bugün özel sebeplerle ofise çok erken geldim.
o kadar erken geldim ki güvenlik daha çayı bile demlememiş, beni gördü kapıda önce kapıyı açmak yerine "arthur bey daha çayı bile demlemediiiik" paniğine girdi.
dedim demlenince seslenirsin, anektarlarımı(oh çirkin kelime şakası) alayım tatlım.
otobüste yanıma oldukça genç bir beyaz yaka kadın oturdu, tam da boşluğa en yakın koltuklardayız.
2-3 durak sonra bunun kankası bindi, o ayakta biz oturuyoruz.
(tercihen engelli, hamile ve çocuklu insan dışında kimseye yer vermiyorum, onları görür görmez siz böyle buyurun diye kalkarım zaten)
neyse bunlar başladılar gıybete, bir yerden sonra çaktırmadan spotify'ı pauseladım onları dinledim çaktırmadan*
ayaktaki arkadaş, yanımda oturan orta karar arkadaşa birini ayarlamaya çalışıyor.
kız istemiyor ama 8 aydır da yalnızmış artık birisi olsun istiyormuş.
konuştular konuştular konuştular...tamam yaaa bir deneyelim kararında uzlaşıp indiler, aklıma gençliğim geldi...
istemediğimiz ne kadar ilişki yaşadık öyle ya?
istememek de değil, aman haydi bununla da sevişelim hemen aradan çıksın gitsin diye*
kim bilir ne kalpler kırdık?
şaka şaka kırmadık, hepsine iyi davrandık.
hiç toksik olamadım ki ben zaten, iyi iyi davrandım o yüzden hala 15 yıl önceki takıldığım hatun bile izmir'e yerleştim nerede ev tutayım diye beni arayabiliyor.
arasınlar da zaten ama konumuz o değil.
konumuz istemediğimiz ama sırf hormonlarımızın bizi kırbaçlaması sebebiyle takıldığımız insanlar...
insanoğlu beybisi, böyle işte.
ama siz eminim ki hiç yapmamışsınızdır.
siz zaten meleklerin bir tık altındasınız, biliyorum.*
öf neyse haydi darlandım, çay da demlenmiştir ben bunu yazana kadar.
ara ara açıp yosi'yle jerfi'den goygoylar da izledim çünkü.
kesin demlenmiştir.
gidiyorum ben, aç kral olmaz.
kahvaltıdan sonra masaj hizmetinin hala günlük rutinimize girmemesi de binlerce yıldır bu dünyada yaşayan insanların ayıbı arkadaşlar.
ben fikren ortaya atarım, yaptırıp yaptırmamak size kalmış.
devamını gör...
karqa
doğum günüsün kutluu olsunn. sağlıklı, huzurlu bir yaş ve beraberinde bir ömür diliyoruum..
devamını gör...
ağlatan şarkı sözleri
“yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin. hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne”
devamını gör...
ağlatan şarkı sözleri
(bkz: senede bir gün)
devamını gör...
günaydın sözlük
dün günaydın dememiştim, eksikliğini hissettin diye düşünüyorum sözlük..
evet, tahmin ettiğin üzere uykumu almadım. bugün muhtemelen yoğun bir iş günü olacak ve ben mahvolacağım.
ama olsun, di mi? çabucak biter gün, belki..
bugüne dair planım eve geldiğim andan itibaren uzanmak. ve başaracağıma olan inancım tam. sen de bana güveniyorsun diye düşünüyorum.
günün ışık hızıyla geçsin, günaydın len sözlük.
evet, tahmin ettiğin üzere uykumu almadım. bugün muhtemelen yoğun bir iş günü olacak ve ben mahvolacağım.
ama olsun, di mi? çabucak biter gün, belki..
bugüne dair planım eve geldiğim andan itibaren uzanmak. ve başaracağıma olan inancım tam. sen de bana güveniyorsun diye düşünüyorum.
günün ışık hızıyla geçsin, günaydın len sözlük.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın herkese.
devamını gör...
düş ile rüya arasındaki fark
banyo yapmak ile duş almak arasındaki fark gibidir: fakir rüya görür zengin/elit düş görür.
devamını gör...
eski reklamlar
fanta reklamlarının teması bir aralar galiba manga grubu ve müzikti
devamını gör...
sınıfların karışması
sanki 4+4+4 eğitim sisteminden önce
bir ara 6.sınıfa geçilince sabahçı öğlenci demeden kurayla karma yapılması hadisesidir bir keresinde tüm yakın arkadaşlar aynı sınıfa düşmüştü bu arkadaşlar gidip diğerlerine baak biz aynı sınıfa düştük demişlerdi bu yüzden çok şikayet gelince karmalar birdaha yapıldı o kankalar ayrılınca hüngür hüngür ağladılar hahahahahshshshsjsshshhshssjjssjshshsh
bir ara 6.sınıfa geçilince sabahçı öğlenci demeden kurayla karma yapılması hadisesidir bir keresinde tüm yakın arkadaşlar aynı sınıfa düşmüştü bu arkadaşlar gidip diğerlerine baak biz aynı sınıfa düştük demişlerdi bu yüzden çok şikayet gelince karmalar birdaha yapıldı o kankalar ayrılınca hüngür hüngür ağladılar hahahahahshshshsjsshshhshssjjssjshshsh
devamını gör...
insan kaynakları
hr
devamını gör...
yazarların ilkokul anıları
plastik basket topumu arkadaş dışarı atmıştı üzülmüştüm şimdi gülüyorum hahahahahahha
devamını gör...
eğitmek ve evcilleştirmek arasındaki fark
evcilleştirmek onu insan hayatına adapte etmek gibi daha çok
devamını gör...
var mı
ne var mı?
(bkz: soruya soru ile karşılık vermek)
(bkz: soruya soru ile karşılık vermek)
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
eğitmek ve evcilleştirmek arasındaki fark
köpekler evcilleşir. atlar evcilleşir. kargalar, evcilleşmez. eğitilir. ikisi çok farklı şeylerdir.
ikisinin arasındaki fark ne ?
şöyle ki evcilleştirmek, tamamen itaat altına aldırmak ve ev ya da çiftlik yaşamına uydurmaktır. eğitmek ise doğada o hayvana seninle iş birliği yapabilmeyi öğretmektir.
mesela kartal. türkler, bu hayvanı eğitmiştir. kartaldan bizim için bir hedef bulmasını isteriz. hedefi etkisiz hale getiririz. avı kartal ile paylaşırız. kartalın bebekliğinden ölümüne kadar bu tekrarlanır. kartal, insanla işbirliği yapmanın kârlı olduğunu görür. ama o kartal hala vahşidir. bir çocukla aynı odada yalnız bıraksanız çocuğu hüpletecektir.
vesselam.
ikisinin arasındaki fark ne ?
şöyle ki evcilleştirmek, tamamen itaat altına aldırmak ve ev ya da çiftlik yaşamına uydurmaktır. eğitmek ise doğada o hayvana seninle iş birliği yapabilmeyi öğretmektir.
mesela kartal. türkler, bu hayvanı eğitmiştir. kartaldan bizim için bir hedef bulmasını isteriz. hedefi etkisiz hale getiririz. avı kartal ile paylaşırız. kartalın bebekliğinden ölümüne kadar bu tekrarlanır. kartal, insanla işbirliği yapmanın kârlı olduğunu görür. ama o kartal hala vahşidir. bir çocukla aynı odada yalnız bıraksanız çocuğu hüpletecektir.
vesselam.
devamını gör...



