yazarların ilkokul anıları
başlık "brokoli ve tosbağa" tarafından 28.08.2024 01:37 tarihinde açılmıştır.
1.
ay bende bolca var. çok severim kendi küçüklüğümü, unutmamak için bolca hatırlatırım kendime ama kötü olanlar da var tabii. bugün bahsedeceğim komikli biraz.
dördüncü sınıfa yeni geçiyorduk, kara tahtayı kaldırmıştı müthiş meb. malumunuz, tahta kalemi lazım oldu. öğretmenimiz annelerimize her öğrencinin bir kırmızı, bir siyah ve bir mavi tahta kalemi alıp gelmesini söyledi.
biz de ne olduğunu bilmiyoruz. tebeşir tozuna alışmışız.
neyse aldık kalemleri, ben bi gün önceden denedim giysi dolabımın kapağında. kırmızı olan yazmıyordu. dedim yeni aldık, nasıl yazmaz? sonra siyah olanla yazdığım yazının üstünden geçtim kırmızı kalemle. oha, kırmızı kalem, siyah kalemin yazdıklarını siliyo! o zaman bu kırmızı kalem değil, silgi. diyerek muazzam bişi keşfettim zannettim. okul açıldı, öğretmenime heyecanla size bişi göstericem çok şaşıracaksınız dedim. siyahla adımı yazıp, üstünden kırmızıyla geçerek; bakın örtmenim, siyah olan kalem, kırmızı olan silgi dedim. öğretmenim de bütün bokluğuyla "kırmızı kalem o, mürekkebi yok içinde otur yerine geri zekalı" dedi. çok üzülmüştüm ve ağlamıştım. sıçmık beyinli herif.
dördüncü sınıfa yeni geçiyorduk, kara tahtayı kaldırmıştı müthiş meb. malumunuz, tahta kalemi lazım oldu. öğretmenimiz annelerimize her öğrencinin bir kırmızı, bir siyah ve bir mavi tahta kalemi alıp gelmesini söyledi.
biz de ne olduğunu bilmiyoruz. tebeşir tozuna alışmışız.
neyse aldık kalemleri, ben bi gün önceden denedim giysi dolabımın kapağında. kırmızı olan yazmıyordu. dedim yeni aldık, nasıl yazmaz? sonra siyah olanla yazdığım yazının üstünden geçtim kırmızı kalemle. oha, kırmızı kalem, siyah kalemin yazdıklarını siliyo! o zaman bu kırmızı kalem değil, silgi. diyerek muazzam bişi keşfettim zannettim. okul açıldı, öğretmenime heyecanla size bişi göstericem çok şaşıracaksınız dedim. siyahla adımı yazıp, üstünden kırmızıyla geçerek; bakın örtmenim, siyah olan kalem, kırmızı olan silgi dedim. öğretmenim de bütün bokluğuyla "kırmızı kalem o, mürekkebi yok içinde otur yerine geri zekalı" dedi. çok üzülmüştüm ve ağlamıştım. sıçmık beyinli herif.
devamını gör...
2.
yıl 1994 ilkokul 4. sınıftayım. akşamları tvde kemal sunal filmleri gırla. akşamdan şaban oğlu şaban filmini izlemişim. şener şen ile parola sahnesi var. o aklımda yer etmiş. ertesi gün okulda tenefüste bahçede dolaşırken 1. sınıfta okuyan bir çocuğa yaklaşıp "çabuk parolayı söyle" dedim. çocuk şaşkın şaşkın yüzüme bakıyor. ben ısrarla "çabuk parolayı söyle" diyorum. cevap yok. tenefüs bitti. derse girdik. okul günü sakince geçti. eve gittim.
yarın okula gittim. ilk tenefüs zili çaldı. bahçede dolaşırken bir kadın bana doğru yaklaştı. yüksek sesle "sen benim oğlumdan nasıl para istersin?" dedi. "teyze para isteme yok!" tam olayı anlatacağım kadın izin vermiyor. sürekli tehdit ediyor. hakaret ediyor. konuşturmuyor. parolayı bilemeyen çocuğun annesiymiş. etrafımız iyice kalabalıklaştı. ben olaydan kurtulmayı geçtim. beni hayrete düşüren başka bir şey cereyan etti. asıl korkutan o oldu.
alien filmi var ya, namıdiğer yaratık. o filmde oynayan abla var ya sigourney weaver işte bu filmde oynayan abla tıpa tıp bizim parolayı bilemeyen çocuğun annesi. "aha dedim! poku yedik!" o an aklıma alien filmi geldi. içimden "bu kadın beni parçalar." dedim. çocuk aklımla tırstım. çünkü alien filmini bir kaç kez izlemiştim. o da aklımda yer etmiş. bu teyze tıpa tıp aynı.
sonra doğru müdür yardımcısının yanına gittik. durumu açıkladım. nihayet olay çözüldü.
yarın okula gittim. ilk tenefüs zili çaldı. bahçede dolaşırken bir kadın bana doğru yaklaştı. yüksek sesle "sen benim oğlumdan nasıl para istersin?" dedi. "teyze para isteme yok!" tam olayı anlatacağım kadın izin vermiyor. sürekli tehdit ediyor. hakaret ediyor. konuşturmuyor. parolayı bilemeyen çocuğun annesiymiş. etrafımız iyice kalabalıklaştı. ben olaydan kurtulmayı geçtim. beni hayrete düşüren başka bir şey cereyan etti. asıl korkutan o oldu.
alien filmi var ya, namıdiğer yaratık. o filmde oynayan abla var ya sigourney weaver işte bu filmde oynayan abla tıpa tıp bizim parolayı bilemeyen çocuğun annesi. "aha dedim! poku yedik!" o an aklıma alien filmi geldi. içimden "bu kadın beni parçalar." dedim. çocuk aklımla tırstım. çünkü alien filmini bir kaç kez izlemiştim. o da aklımda yer etmiş. bu teyze tıpa tıp aynı.
sonra doğru müdür yardımcısının yanına gittik. durumu açıkladım. nihayet olay çözüldü.
devamını gör...
3.
cüzdanımı almak için sırama koşarken başka bir sıraya takılıp yüz üstü düşmüştüm, hayatımdaki tek burun kanaması o zaman olmuştu.
devamını gör...
4.
kankam gizem'le oynadığımız gizli oyunlar....
özledim.
özledim.
devamını gör...
5.
siyah olan ilkokul önlüğümü, kara bir kış günü dışarıda şiddetli geçen bir kar topu savaşından sonra ısınmak niyetiyle sobaya yaklaşarak yakmıştım.
devamını gör...
6.
2 ayrı şehir ve 4 ayrı okulda ilkokul okuduğumdan hangisinden bahsedeyim dediğim başlıktır.
ilkokul 4'teki sınıf arkadaşlarımla ve öğretmenimle çok ayrı bir bağımız vardı ama hoca ve sınıf kötüydü akademik bakımdan ki ilkokul 3'teki okulumdan ayrılma sebebim de buydu. anadolu lisesini kazanamayacaktım o okullardan birinde devam etseydim. annemler söke'nin en iyi ilkokul öğretmenini ve sınıfını araştırdı ve buldu. aslında kesinlikle öğrenci kabul etmiyorlardı ama zorla ikna ettiler annemler, ilkokul 5'i orada okudum ve oradaki, ilkokul 1-2'deki gibi, çok iyi öğretmenim ve rekabetli sınıfım sayesinde anadolu lisesini kazanabildim.
ama o ilkokul 4'teki sınıfımdan ayrılmak çok koymuştu bana insani olarak. bütün sınıf ve öğretmenim ağlamıştı ben gideceğim diye. "gitmeeeee, bizi bırakmaaa..." falan böyle, ciddi drama. ben de başta şaşkınlığa uğrayıp sonra dayanamayıp ağlamıştım onlarla birlikte.
gene de yapılabilecek bir şey yoktu ve doğru karar buydu. yani sonuçta iyi ki anadolu lisesini kazanabildim.
ilkokul 4'teki sınıf arkadaşlarımla ve öğretmenimle çok ayrı bir bağımız vardı ama hoca ve sınıf kötüydü akademik bakımdan ki ilkokul 3'teki okulumdan ayrılma sebebim de buydu. anadolu lisesini kazanamayacaktım o okullardan birinde devam etseydim. annemler söke'nin en iyi ilkokul öğretmenini ve sınıfını araştırdı ve buldu. aslında kesinlikle öğrenci kabul etmiyorlardı ama zorla ikna ettiler annemler, ilkokul 5'i orada okudum ve oradaki, ilkokul 1-2'deki gibi, çok iyi öğretmenim ve rekabetli sınıfım sayesinde anadolu lisesini kazanabildim.
ama o ilkokul 4'teki sınıfımdan ayrılmak çok koymuştu bana insani olarak. bütün sınıf ve öğretmenim ağlamıştı ben gideceğim diye. "gitmeeeee, bizi bırakmaaa..." falan böyle, ciddi drama. ben de başta şaşkınlığa uğrayıp sonra dayanamayıp ağlamıştım onlarla birlikte.
gene de yapılabilecek bir şey yoktu ve doğru karar buydu. yani sonuçta iyi ki anadolu lisesini kazanabildim.
devamını gör...
7.
yanlışlıkla kızlar tuvaletine girmiştim. derste öğretmenden izin aldık bir kız öğrenciyle birlikte. sonra ikimiz vardık ayak yoluna, fakat ikimizde aynı mekana girdik. çıkarken kız öğrenci anlayamayacağım şekilde kapıyı gösteriyordu, ama ben anlamıyordum. sonraki teneffüs saatinde bir baktım, jeton düştü, tabelada saçı bağlı kız silueti var, yani orası kızlar tuvaletiymiş, kız da bana kapıdaki tabelayı işaret ediyormuş yanlış tuvalete girdiğimden dolayı.
devamını gör...
8.
hoca elimi kibritle yaktiydi
devamını gör...
9.
okulun arkasına gitmek yasaktı. tabii ki bendeniz bu yasağı delmiş bulundu.* neyse işte, çıktık arka taraftan bir baktım bizim sınıf hocası bahçede nöbetçiymiş bir an göz göze geldik. hemen yanıma geldi "mihmandar senin ne işin var burada?" dedi. arkamda da iki arkadaşım daha vardı bana uyan, bir onlara bir bana baktı. onların yapmasını normal karşılardı fakat benim yapmamı asla. ben her zaman en yüksek notu alan sınıf ve okul zekisi kızdım, usluydum* doğrudur fakat ben aynı zamanda okulun ağır ablasıydım, okuldaki her çocuk beni tanırdı yaramazlık da yapardım ama gene de notum yüksek olurdu. benden sonra zaten bu olay tekrarlanmasın diye oraya demir oarmaklıklar filan koydular.*
merak edene not: hayır disiplin yemedik.
merak edene not: hayır disiplin yemedik.
devamını gör...
10.
ilkokul 2. sınıftayken 4. sınıfa giden bir kıza aşıktım. çok başarılı bir öğrenciydi. sesi de kendi gibi çok güzeldi. sonra zamanla kendisini daha az görmeye başladım. meğer belediye konservatuvarına girmiş. orkestralara takılıyormuş vesaire. tabii çocukluk aşkı işte. yaş 8, cedric kafasında bir elemanız. ilkokul bitti. yıllar yılları kovaladı. ondan bir daha uzun bir süre haber alamadım. sonra youtube'da bi şarkıcı gördüm. o mu diye araştırdım. hakikaten oymuş. şaşırdım tabii. biraz da hayıflandım. neyse efenim o şarkıcı belki çoğunuzun belki de bazılarınızın bildiği güliz ayla'ydı.
devamını gör...
11.
birgün futbol oynuyorduk ilkokul 4 herkes görmemiş gibi aa araba diyerek müdürün arabasını gösterip şakalaşıyorlardı sen çizdin sen çizdin diyerek ben topa vurdum top duvara çarparak arabanın tekerine gitti çarptı ben de takmadım dedim “tekere top gelmesiyle birşey olmaz” sonra zil çaldığı için sınıfa giderken birisi oğlum sen bittin lan müdürün arabasını çizdin ben de dedim “yok ne alaka tekere geldi dedim” sınıfa çıkarken müdür yardımcısı adımı soyadımı söyledi ve arabayı çizdiğim için bana bağıra bağıra kızdı ben de ağladım o zaman adım çıkmıştı araba çizen çocuk diye sınıf hocam dedi ki bu çocuk böyle biri değil ve böyle birşey yapmaz 1 hafta okul beni konuştu en sonda 2 kişi bu konuyu dillendirerek benle dalga geçince öğretmenim bu olayın peşine düştü ve o iki kişiyi sorguya çekince birisi dedi ki ben biliyorum üst sınıflardan bir abi dedi ki arabayı çiviyle çizdi isim ver dedi isim veremem deyince gittik müdüre müdür yardımcısına özür dilediler müdür dedi ki bilerek kırsan da canın sağolsun.
devamını gör...
12.
rahmetli barış manço'nun sunduğu 7 den 77 ye adam olacak çocuk yarışmasına gönderilmek için okulda seçme yapılacak ve öğretmen bizim sınıftan erkek olarak beni layık görüp kim olduğunu tam hatırlayamadığım bir kız arkadaşla beraber beni müdür yardımcısının odasına gönderdi.
her sınıftan iki kişi sırayla odaya giriyor. gerçekten inanılmaz bir heyecan içeride ne oluyor bilmiyoruz. sıra bize geldi ve girdik.
içeride programdan bahsedip ufak bir prova gibi nabzımızı ölçüyorlar, sorular soruyorlar, hangi şarkıyı söylersin, diyelim ki sana şöyle dendi sen ne cevap verirsin vs. sonra bana döndü müdüre hanım bir yeteneğini göstermen istense ne yapardın dedi. bende yanaklarımı şişirip kulaklarımı tutup çektim, ne yapıyorsun dedi, maymun taklidi dedim ve elendim.
lanet olsun o güne ya, hayır hem o kadar kahkahalarla güldünüz maymunmuş senin muzun nerede pıtırcık falan dediniz dalga geçtiniz neyse ben hakkımı helal etmiyorum.
her sınıftan iki kişi sırayla odaya giriyor. gerçekten inanılmaz bir heyecan içeride ne oluyor bilmiyoruz. sıra bize geldi ve girdik.
içeride programdan bahsedip ufak bir prova gibi nabzımızı ölçüyorlar, sorular soruyorlar, hangi şarkıyı söylersin, diyelim ki sana şöyle dendi sen ne cevap verirsin vs. sonra bana döndü müdüre hanım bir yeteneğini göstermen istense ne yapardın dedi. bende yanaklarımı şişirip kulaklarımı tutup çektim, ne yapıyorsun dedi, maymun taklidi dedim ve elendim.
lanet olsun o güne ya, hayır hem o kadar kahkahalarla güldünüz maymunmuş senin muzun nerede pıtırcık falan dediniz dalga geçtiniz neyse ben hakkımı helal etmiyorum.
devamını gör...
13.
tenefüslerde hırsız polis oynardık bundan dolayı tüm sınıf cetvel dayağından geçmişti isterse de uslu duranlar olsun sonra öğretmen hırsız polis oynayanlar çıksın demişti sanki çete gibi 10-15 kişi duvarı kaplamıştı sonra hatırladığım kadarıyla öğretmen bize özür dilettirip velilerimizle konuşturdu ilkokulda hava kararınca yağmurlu olunca ağlardım hemen 2 dakika sonra ailem gelir beni alırdı hahaha
devamını gör...
14.
ebe kilit oyunu ebelenmeç hahahahaa
devamını gör...
15.
sınıfta köyden gelen bir kız vardı. kokuyor filan diye kimse onunla oturmak istemiyordu.
ben de tek oturmasın diye üzüldüğüm için yanına oturmuştum. meğerse bitleri de varmış ben de bitlenmiştim. sınıftakiler de onunla birlikte bana da yaklaşmamıştı bir süre. ah ulan akran zorbalığı..
ben de tek oturmasın diye üzüldüğüm için yanına oturmuştum. meğerse bitleri de varmış ben de bitlenmiştim. sınıftakiler de onunla birlikte bana da yaklaşmamıştı bir süre. ah ulan akran zorbalığı..
devamını gör...
16.
okulun bahçesinde bir tomar para bulmuştum, hemen alıp yönetime götürmüştüm. annemleri arayıp teşekkür etmişlerdi.
devamını gör...
17.
ben altıma işemiştim. neden hatırlamıyorum. doğal olarak kimse teşekkür etmedi.
devamını gör...
18.
benim yanıma kız oturtmuştu sınıf öğretmeni. ben de teneffüste ittim kızı, penceredeki camı kırdı. sonra bütün öğretmenlerden dayak yedim. finali de müdür yaptı.
devamını gör...
19.
basladım ve bitirdim
devamını gör...
20.
23 nisanda kaymakamın koltuğuna beni oturttular. kaymakam bana bir numara verdi, ara bakalım canın ne istiyorsa onu söyle dedi.
dahili numarayı tuşlayıp çilekli dondurma istedim. evet o sene çilekli dondurmaya kafayı takmıştım ve boğazım şişene kadar çilekli dondurma yiyordum. pek zeki bir çocuk olmadığımdan mütevellit herkes içinde çilekli dondurma istemiştim. özellikle başka bir şey istiyor musun diye sordular.. yok sadece çilekli dondurma..
dahili numarayı tuşlayıp çilekli dondurma istedim. evet o sene çilekli dondurmaya kafayı takmıştım ve boğazım şişene kadar çilekli dondurma yiyordum. pek zeki bir çocuk olmadığımdan mütevellit herkes içinde çilekli dondurma istemiştim. özellikle başka bir şey istiyor musun diye sordular.. yok sadece çilekli dondurma..
devamını gör...