zaman tüneli
kolay idare edilebilir erkek seçen kadın modeli
alfa kadın modelidir.
işin psikolojik ve sosyolojik altyapısına dair gözlemlerimi söylersem linç edilebilirim. alfa alfa
işin psikolojik ve sosyolojik altyapısına dair gözlemlerimi söylersem linç edilebilirim. alfa alfa
devamını gör...
ghostladığın hatunun inatla iletişime geçmeye çalışması
bu kadının özgüveninin yarısı bende olsa dünya daha güzel bir yer olurdu.
evet. bu özgüven bende yok ve dünya bu yüzden boktan.
evet. bu özgüven bende yok ve dünya bu yüzden boktan.
devamını gör...
turan diye yola çıkıp imralı da inmek
ben sayın bahçeli'ye sonuna kadar güveniyorum. adamın ittifak kurduğu partilerin hiçbiri o ittifakı dağıttıktan sonra belini doğrultamıyor. adam tek hamleyle hem pkk'yı hem de siyasal islamı bitirecek. o günü sabırla bekliyorum.
devamını gör...
öğretmenden dayak yiyince aileye söylememek
"dayak yediysek vardır bir açıklaması, bir nedeni,
haklı yere de yemiş olsak, haksız yere de yemiş olsak..."
diye düşünüp, meseleyi kendi içinde halleden, çözebilen bir çocuk olmaktır.
ben hiç hatırlamam, yani hiç şikayet ettiğimi hatırlamam öğretmenleri aileme.
ölmüyoruz sonuçta, biraz canımız yanıyor, geçiyor... diye düşünürdük. dünyanın sonu değil, altı üstü bugün de dayağımızı yedik. derdik...
son ders zili çalar, olanlar okulda kalırdı...
ama ne yalan söyliyim cuma günü son ders öncesi yediğim dayak biraz koyardı...
"ulan ne güzel, kazasız belasız, dayaksız bu günü de atlatıyoruz, haftasonu da geliyor." demeye kalmadan sağlam bir zopa yerdik. öğretmen bir kıllık yapacak işte. bırakır mı?
ufak bir yaramazlık adamın/kadının biriken stresini atması için yeter neden olurdu.
o dayakta adalet aranmazdı, yaptığım yaramazlık on üzerinden bir ise, yediğim dayak on üzerinden on olabilirdi. dayağın şiddetini belirleyen yapılan haylazlığın derecesi olmazdı çoğu zaman.
tabii, modumuz filan düşerdi bi inceden. mahzunlaşırdık. "sokayım ben böyle işe!" derdik içimizden. ama zil çalınca geride kalırdı olanlar...
eve hoplaya, zıplaya gitmek varken biraz incinmiş şekilde giderdik... bu dokunurdu biraz. ama olsun. geçti gitti işte.
haklı yere de yemiş olsak, haksız yere de yemiş olsak..."
diye düşünüp, meseleyi kendi içinde halleden, çözebilen bir çocuk olmaktır.
ben hiç hatırlamam, yani hiç şikayet ettiğimi hatırlamam öğretmenleri aileme.
ölmüyoruz sonuçta, biraz canımız yanıyor, geçiyor... diye düşünürdük. dünyanın sonu değil, altı üstü bugün de dayağımızı yedik. derdik...
son ders zili çalar, olanlar okulda kalırdı...
ama ne yalan söyliyim cuma günü son ders öncesi yediğim dayak biraz koyardı...
"ulan ne güzel, kazasız belasız, dayaksız bu günü de atlatıyoruz, haftasonu da geliyor." demeye kalmadan sağlam bir zopa yerdik. öğretmen bir kıllık yapacak işte. bırakır mı?
ufak bir yaramazlık adamın/kadının biriken stresini atması için yeter neden olurdu.
o dayakta adalet aranmazdı, yaptığım yaramazlık on üzerinden bir ise, yediğim dayak on üzerinden on olabilirdi. dayağın şiddetini belirleyen yapılan haylazlığın derecesi olmazdı çoğu zaman.
tabii, modumuz filan düşerdi bi inceden. mahzunlaşırdık. "sokayım ben böyle işe!" derdik içimizden. ama zil çalınca geride kalırdı olanlar...
eve hoplaya, zıplaya gitmek varken biraz incinmiş şekilde giderdik... bu dokunurdu biraz. ama olsun. geçti gitti işte.
devamını gör...
boğa burcu
dahil olduğum burç ama ben öküz olarak dahilim. anlaşabildiğim kimse yok. trenler de ufukta kaybolmasa ne güzel olurdu ya. tüh be.
devamını gör...
erkeklerin karşı cinste etkilendiği hareketler
günlük kombin paylaşarak aktif olması.
devamını gör...
vermem seni ellere vermem diyen kız kanka
sevgilisi olmadan tüm kahrını her derdini her yükünü koşulsuz yüklenecek erkeğin ilgisinin zerresini bile kaybetmek istemeyen ama ilk fırsatını bulduğunda "beni neden bıraktın" sorusuna muhattap olmadan, olsa da gram vicdan yapmasına gerek kalmadan koşarak sevgilisine doğru gözden kaybolabilecek kız tavrıdır...
devamını gör...
görmezden geldiğin insanın inatla gözüne girmeye çalışması
aşko böyle dediğine göre başarılı olmuş karşı taraf sudnwjjdnejsn bana pek ilgisiz gibi gelmedin
ilgisiz olsan buraya gelip yazmazsın
ilgisiz olsan buraya gelip yazmazsın
devamını gör...
şup şup (yazar)
#4089822 ben duygusal bir insan olmadığım için duygusal bakmıyorum hiçbir olaya. her şeyi olduğu gibi görmeye çalışan bir yapım var, olduğu kadar artık. ben yiğidi öldür hakkını yeme insanıyım.
çocuklarım olsaydı onlara da bu şekilde acımasız davranacağım için çocuk yapmadım. haksız olduğunu düşünerek onların arkasında duramam. mağdur, masum, ağlak sızlak edebiyatlarına kanamam.
sözlük kavgalarını bıraktım. sarmıyor artık. kimseyle düşman değilim. kin tutma huyum da yoktur.
çocuklarım olsaydı onlara da bu şekilde acımasız davranacağım için çocuk yapmadım. haksız olduğunu düşünerek onların arkasında duramam. mağdur, masum, ağlak sızlak edebiyatlarına kanamam.
sözlük kavgalarını bıraktım. sarmıyor artık. kimseyle düşman değilim. kin tutma huyum da yoktur.
devamını gör...
boğa burcu
hem kadını hem erkeği mükemmeller.
anlaşamadığım bir tane bile boğa burcu yok.
anlaşamadığım bir tane bile boğa burcu yok.
devamını gör...
görmezden geldiğin insanın inatla gözüne girmeye çalışması
görmezden gelindiğini anlayacak kadar farkındalığı olup hala dikkat çekmeye çalışacak kadar da özgüvenli olmak. insanın kendine olan inancına saygı duyuyorsun ama keşke biraz da karşı tarafın ilgisizliğine inansa.
devamını gör...
erkeklerin karşı cinste etkilendiği hareketler
"sendeyim" bakışı.
"diğer herkesi boşver, ben sendeyim, bana söyle, bana anlat, bana sor." bakışının cazibesi çok ayrı bi seviyedir bence...
"diğer herkesi boşver, ben sendeyim, bana söyle, bana anlat, bana sor." bakışının cazibesi çok ayrı bi seviyedir bence...
devamını gör...
vermem seni ellere vermem diyen kız kanka
sevgilisi yoktur, sevgili olmaya niyeti yoktur ama senin de sevgili yapmana gönlü razı değildir. kendi yemiyor, yedirmiyor da.
gerçi sevgili yapsa ilk seni tanımaz ama o başka bir konu.
kendi istemiyor ama başkasının istemesine de tahammülü yok. adı merve'yse o iş tamam zaten.
gerçi sevgili yapsa ilk seni tanımaz ama o başka bir konu.
kendi istemiyor ama başkasının istemesine de tahammülü yok. adı merve'yse o iş tamam zaten.
devamını gör...
en fingirdek sözlük erkeği
bir anketle sonucunun öğrenilebileceği soru. anketine güvenen anket açsın. her şey ortaya çıksın.
devamını gör...
en fingirdek sözlük erkeği
erkeğin fingirdeğine ibne derler diye biliyordum ben ama yine de siz bilirsiniz. neyse en azından civelek sıfatıyla aranmıyor bu kişi sözlükte.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının burçları
tam 35 oğlak. açık tenli, kumral veya parlak siyah saçlı, toprak grubu hanımefendileri dm'den irtibata geçebilir. doğulu veya doğu karadenizli istemiyorum. teşekkürler.
devamını gör...
bu kesin beni üzer diye uzak duran kadın
her kadının yapması gereken diye düşünüyorum. ben bunu adam ederimcilik bence herkes için zararlı. uç bir yerlere taşıyıp da kadınlar böyle böyle ölüyor, ölüyorsa bi dönüp kendine baksın gibi gerzekçe bir şey tabii ki söylemeye çalışmıyorum. çok daha hafif bir yerden girip toksik ilişkiye kapı aralamaya gerek olmamasından bahsetmek istiyorum.
bazı insanlar birbirlerini tetikler. herkes de bilincinde olmadan evvel bu tür zottirik döngülere düşer. ama artık yaş kemale ermeye başladıkça biraz kendini tanıyıp hayatı kimseye zehir etmemeyi de bilmek lazım diye düşünüyorum. böyle durumlarda iki taraf da fıttırıyor çünkü, kadın da kendi üzüntüsü ile cebelleşmeye çalışırken adamı da fıttırtıyor. ya da aynı şekilde adam kadını fıttırtıyor. ilk taşı kimin attığı mühim değil :d.
dümdüz insan olduğunu kabul etmek lazım. kurtarıcı olmaya gerek yok. bana aşık olursa tüm kötü huylarını benim için terk eder ve aşkı için her şeyi yapar gibi türk dizi fantezilerine de gerek yok. adamları canavarlaştırmaya da gerek yok bu arada. illa ki seni sevmiyor olmak zorunda değil. yapabiliyor olsa belki yapar da. herkes kendi bokunda debeleniyor. başkalarına sıvamamaya çalışmak en iyisi bence.
bazı insanlar birbirlerini tetikler. herkes de bilincinde olmadan evvel bu tür zottirik döngülere düşer. ama artık yaş kemale ermeye başladıkça biraz kendini tanıyıp hayatı kimseye zehir etmemeyi de bilmek lazım diye düşünüyorum. böyle durumlarda iki taraf da fıttırıyor çünkü, kadın da kendi üzüntüsü ile cebelleşmeye çalışırken adamı da fıttırtıyor. ya da aynı şekilde adam kadını fıttırtıyor. ilk taşı kimin attığı mühim değil :d.
dümdüz insan olduğunu kabul etmek lazım. kurtarıcı olmaya gerek yok. bana aşık olursa tüm kötü huylarını benim için terk eder ve aşkı için her şeyi yapar gibi türk dizi fantezilerine de gerek yok. adamları canavarlaştırmaya da gerek yok bu arada. illa ki seni sevmiyor olmak zorunda değil. yapabiliyor olsa belki yapar da. herkes kendi bokunda debeleniyor. başkalarına sıvamamaya çalışmak en iyisi bence.
devamını gör...
scaremongering
#4089795 sözlük kavgalarından temelli olarak çekildim. kavga veya laf yetiştirme adına yazmıyorum o sebeple.
üzülmen gerekmez benim için. zaten olay bu işte, hep birilerini küçümsemek adına üzülüyorsunuz. çünkü siz başkaları adına üzülebilecek yüce makamlarsınız. her yanınızdan tiksinç bir şefkat akıyor insanı daha da suça teşvik eden. yaşadığınız dünyayla ilgili gerçekleri halı altına süpürmek üzerine kullandığınız tiksinç bir vicdanınız var, her gördüğümde bende kusma isteği uyandıran.
hiç kimsenin ne yaşadığı umurunuzda değil. egonuzun o kişi karşısında nasıl üstün çıkacağı umurunuzda. bu da yine çocuklara karşı şefkatli yaklaşımınızı açıklıyor. siz şefkatinizle onun karşısında bağışlayıcı bir tanrı olma ülküsü ile hareket ediyorsunuz. şefkatiniz aslında şiddeti körükleyen, besleyen.
bana gelince; ben normalde kimseyle herhangi bir işi olmayan bir çocuktum. insanlarla hiç ilgilenmezdim. sonrasında düştüğüm ortam insanlarla ilgilenmeme konusundaki inadımı bile aşan bir vahşet sarmalıydı. hayatta kalmanın tek yolu ona uyum sağlamaktı. hayatta kalmak için insanların yapmak zorunda olduğu tiksindirici şeylerden haberin var mı mesela senin?
ben varoluşu olduğu gibi görüyorum. ondan bir masumiyet masalı yazmaya çalışmıyorum. hayatta masumiyet en son aranacak şeydir, meşruiyette öyle. en masumu mezarda yatıyor. tek meşru eylem intihar etmektir. ya intihar edersin ya da bu tiksinçliğin bir parçası olursun. bu kadar basit.
ben her zaman basit olanı seçmeye eğilimli bir insan olmuşumdur. zorlanmaktan hoşlanmam. empati yapma yeteneğim olmadığından değil. bana empati yeteneğim diyor ki; sen ne kadar dötünü yırtsan da su akar yatağını bulur. belki sen mükemmel dünya inancındasındır, çocukların ya da insanların her şeyden korunabildiği bir ütopya peşindesindir. ben de sana diyorum ki; hayallerin gerçek değil, tek gerçek altına sıçtığın. çocuklar da öyle, korkacaklardıysa gelmeselerdi, ebeveynler de öyle korkuyordusalar yapmasalardı. ben mesela korktuğum için çocuk yapmadım. onlar da yapmasalardı. bana ne?
üzülmen gerekmez benim için. zaten olay bu işte, hep birilerini küçümsemek adına üzülüyorsunuz. çünkü siz başkaları adına üzülebilecek yüce makamlarsınız. her yanınızdan tiksinç bir şefkat akıyor insanı daha da suça teşvik eden. yaşadığınız dünyayla ilgili gerçekleri halı altına süpürmek üzerine kullandığınız tiksinç bir vicdanınız var, her gördüğümde bende kusma isteği uyandıran.
hiç kimsenin ne yaşadığı umurunuzda değil. egonuzun o kişi karşısında nasıl üstün çıkacağı umurunuzda. bu da yine çocuklara karşı şefkatli yaklaşımınızı açıklıyor. siz şefkatinizle onun karşısında bağışlayıcı bir tanrı olma ülküsü ile hareket ediyorsunuz. şefkatiniz aslında şiddeti körükleyen, besleyen.
bana gelince; ben normalde kimseyle herhangi bir işi olmayan bir çocuktum. insanlarla hiç ilgilenmezdim. sonrasında düştüğüm ortam insanlarla ilgilenmeme konusundaki inadımı bile aşan bir vahşet sarmalıydı. hayatta kalmanın tek yolu ona uyum sağlamaktı. hayatta kalmak için insanların yapmak zorunda olduğu tiksindirici şeylerden haberin var mı mesela senin?
ben varoluşu olduğu gibi görüyorum. ondan bir masumiyet masalı yazmaya çalışmıyorum. hayatta masumiyet en son aranacak şeydir, meşruiyette öyle. en masumu mezarda yatıyor. tek meşru eylem intihar etmektir. ya intihar edersin ya da bu tiksinçliğin bir parçası olursun. bu kadar basit.
ben her zaman basit olanı seçmeye eğilimli bir insan olmuşumdur. zorlanmaktan hoşlanmam. empati yapma yeteneğim olmadığından değil. bana empati yeteneğim diyor ki; sen ne kadar dötünü yırtsan da su akar yatağını bulur. belki sen mükemmel dünya inancındasındır, çocukların ya da insanların her şeyden korunabildiği bir ütopya peşindesindir. ben de sana diyorum ki; hayallerin gerçek değil, tek gerçek altına sıçtığın. çocuklar da öyle, korkacaklardıysa gelmeselerdi, ebeveynler de öyle korkuyordusalar yapmasalardı. ben mesela korktuğum için çocuk yapmadım. onlar da yapmasalardı. bana ne?
devamını gör...

