zaman tüneli

kendimi anlatmakta pek iyi değilim galiba. biri bana nasılsın diye sorduğunda genelde iyiyim diyorum. bazen gerçekten iyiyim, bazen de anlatmaya nereden başlayacağımı bilmiyorum. karşımdaki insanın bütün gününü benim kafamın içiyle doldurmak istemiyorum.

küçük şeylere çok sevinebiliyorum. sokakta yürürken güzel bir kedi görmek, hiç beklemediğim bir anda sevdiğim bir şarkının çalması, annemin bana meyve soyup getirmesi mesela. ama aynı küçük şeyler bazen beni üzebiliyor da. eski bir fotoğrafın arkasındaki tarihi görmek gibi. o günün üzerinden kaç yıl geçtiğini bir anda fark ediyorum ve içimden bir şeyler geçiyor.

çok fazla düşünüyorum. bazen biriyle yaptığım konuşmayı akşam yatağa yatınca yeniden oynatıyorum kafamda. keşke şunu deseydim, neden öyle güldüm, acaba yanlış mı anladı diye diye kendimi yoruyorum. ertesi gün karşımdaki insanın hiçbir şey hatırlamadığını öğrenince de biraz utanıyorum.

bir de büyümekle ilgili bir meselem var sanırım. yaşım ilerliyor ama içimde hâlâ bazı şeyleri annesine sormak isteyen, bir şeyden korkunca birinin elini tutmak isteyen küçük bir kız var. dışarıdan bakınca insanın her şeyi kendi başına halletmesi gerekiyormuş gibi geliyor. bazen ben de hallediyorum ama keşke her zaman güçlü olmak zorunda olmasam.

herkesi sevemiyorum, herkes tarafından da sevilmek zorunda değilim biliyorum. yine de birinin beni yanlış anlaması içime oturabiliyor. sonra kendi kendime kızıyorum, bu kadar önemseme diye. insan kendine de söz geçiremiyor işte.

buraya yazmak biraz iyi geliyor. kimseye anlatmadığım şeyleri birkaç cümleyle bırakıp gidiyorum. belki birileri okuyor, belki kimse okumuyor. ikisi de olur. bazen insanın içinden geçenlerin bir yerde durduğunu bilmesi yetiyor.

kendimi tek bir kelimeyle anlatmam gerekse ne derdim bilmiyorum. biraz dalgın, biraz inatçı, biraz çabuk kırılan ama belli etmemeye çalışan biri diyebilirim. bir de hala her şeyin güzel olabileceğine inanan tarafım var. çok mantıklı bulmasam da ondan vazgeçmek istemiyorum.

neyse, kendimi anlatayım derken yine uzattım. çayım soğudu. gidip yenisini koyayım.
devamını gör...

güldüren eylem.
kimmiş bu tatliş, aaa benmişim.
devamını gör...

şarkısı var bunun üregim güp güp edir di görün neylemişem diye!
devamını gör...

#4090048 şeyi yazmayı unutmuşsun balım. burnumun estetik parasını sözlük karşıladı. boşunamı her ay ilk on’dayız?
devamını gör...

burada bardak ölçüsü önemli. ben 10 bardak içmedim ama kahveyi kupa ile içiyorum. eskiden 1. 06 litre alan kahve makinesini gün içinde bitirmişliğim vardır. artık max 2-3 kupa içiyorum.
devamını gör...

ben çorap kadınıyım. sen seversin, sevmezsin. beni ilgilendirmez.
devamını gör...

kaç yıllık arkadasamın hoşlandığı kız beraber sinemaya gitmeyi teklif etti ama kabul etmedim. böyle de adam biriyim.
devamını gör...

daha iyi sevişiliyor. çirkin s..şi diye bir hakikat var dostlarım. yani allah bir taraftan vermese öbür tarafı veriyor.
devamını gör...

bir avantajı yoktur. dış görünüş her şeydir. çirkin bir kadın olursanız başka bir şeyin önemi kalmaz. çirkin erkek olmak da kötüdür ama onda en azından başka şeylerle kurtarma ihtimaliniz var.
devamını gör...

böyle adam kaldırma suçu gibi sanırım.

(tck 109/1): bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.
devamını gör...

bahis lobisinin manipüle etmesi durumunda 0-1 veya 1-1 gibi bir sonuçla bitebilir. artık günümüzde üst düzey futbolu bile çok uluslu bahis şirketleri yönlendiriyor.
devamını gör...

bilmiyorum be abi, belki birileri kapalı kapılar ardında sözlükten erkek düşürmek diyordur. hatta sözlüğün demografik dağılımına bakılırsa o daha olası!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sen düşme ahmedim!
devamını gör...

dün doğum günümdü. sevdiğim adamın bitmeyen sürprizleriyle müthiş bi doğum günü geçirdim. onun ailesi tarafından şımartıldım, kendisi zaten prensesi olduğumu iliklerime kadar hissettirdi. beni seven herkes mesajlarla, güzel dileklerle kutladılar. iş yerimde sürpriz yapıldı, yüzüme kocaman gülücükler kondurdular.

sonra eve geldim. annem kızkardeşim belli ki bir şeyler hazırlamışlar, fazla da acemiler belli ediyorlar kendilerini. anlamamış gibi davranıyorum tabi ben. ee bir de yorgunum, uyuklamamam için dört dönüyorlar kırmıyorum tabi ben de onları. ağrıdan çatlayan baş ağrıma aldırmadan ve kapanan göz kapaklarımı alnıma yapıştırıp oturuyorum. derken pastayla geldiler, alkışlarla kutladılar doğum günümü.

babam pastayı görünce etrafında kedi dili olmasını sorun edip diline takıp durdu. heves eden anneme pastanın çok güzel olduğunu söyleyip durdum. masaya oturuldu, babam pastayı konuşmaya devam etti, niye bunu aldınız sorusu bitmek bilmedi (bunları söylerken yemeye devam ediyor), berbat etmek için elinden geleni yaptı. yediğim şey bi bok muydu yoksa benim doğum günü pastam mı bilmiyorum, en son tartışarak kalktım masadan. herkes kalktı ayrı bir yere geçti ve konu kapandı. pasta mideye ulaştı, kendi yolunu bulup çıkacak ama çocuğunun doğduğu günü ağız tadıyla kutlamaya razı olmayan bir babanın sözleri çokta akıldan çıkmayacak.

fakat 30 yaşın şöyle bir etkisi varmış, eskiden olsa ağlardım. şimdi sadece yutkunuyorum.
devamını gör...

çirkinlik de güzellik de biraz neye göre, kime göre meselesi değil mi? birinin dönüp ikinci kez bakmadığı insana başkası hayranlık duyabiliyor. hem insan kendini hangi ara bu kadar kesin sınıflara ayırdı, onu da anlamıyorum.

bir de çirkin olmanın avantajları diye düşününce aklıma ilk olarak insanların seni daha az fark etmesi geliyor ama belki de bu bile kişiden kişiye değişiyordur. kimi görünmez olmaktan şikayet eder, kimi kendi halinde kalabildiği için mutlu olur.

bence asıl mesele insanın kendini başkalarının gözünden görmeye alışması. herkesin beğenisine göre yaşasak işimiz var.
devamını gör...

japon pornosu gibi, buzlayarak yayınlasa bari trt...
devamını gör...

rafet el roman/nerdesin
devamını gör...

ku de gıras onu uçuracaktı da hain inceller kızın önünü kestiler.
devamını gör...

güzel olmanın bazı dezavantajları var. hani bir şaka vardır ya "yüzüme vurma yüzümle para kazanıyorum." mesela hazal kaya bir röportajında şey demişti.

en büyük korkum kaza geçirmem ve yüzüme bir şey olması. düşünsenize sizi çocukluğunuzdan beri güzel kızım diye sevmişler. sürekli kucaktan kucağa gezmişsiniz.

çirkin denilen çocuklar böyle büyümediği gibi kaybedeceklerini düşündükleri korktukları da bir güzellikleri yoktur.
devamını gör...

zordur, işi gücü salmış, akşama kadar sözlükte gezmektedir. kaldırabilirsen kaldır.
(bkz: kalk kız soğan hazırla)
devamını gör...

uçurmaması daha doğru.

(bkz: aygıt kocaman) üstelik dün eko olduğu da kanıtlandı.
(bkz: pavelviktor) büyük ihtimalle o da eko.

poine daha bugün barış çubuğu uzatırken daha malzemem var bak he diye tehdit ediyor mesela. geriye bir ismim kaldı eoooo ahahahahha.


(bkz: yoldaş afk)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim