zaman tüneli
anayurt oteli
ismi bilinçli olarak seçilmiş sabatayist yazar romanıdır. anayurt oteli. aslında bize de hitap etmiyor nasıl anlatayım şöyle anlatayım bu kitabı bir goy okuduğu zaman çok tabii olarak tiksinti hisseder niçin diye düşünür lakin hastalıklı yahudilerin hastalıklarının en şiddetli hali "sabatayist"ler olduğu için... ne anlatıyorsam yahudi değilim ama onlar böyle şeylere kıymet verip kendi sapkınlıkları örtmeye bayılırlar. türk edebiyatında bir ismi var mı yusuf atılgan'ın? orhan kemal'in tırnağının altındaki kir olabilir mi? film çekim tekniği ile yazılmış bir romandır. biliyorsunuz efenim sinema aslında bir sürü fotoğrafın kaydırılması neticesinde zihnin o boşlukları tamamlama gibi bir eksikliğinden (evet bir şeyi tamamlama eksikliğinden bahsediyorum) faydalanarak "sanat" olur. yani numarasını çeker. siz o fotoları zihninizde birleştirir ve bir "hareket" var zannedersiniz. işte atılgan'ın da romanda yaptığı budur. karakterlerin isim seçimlerinden cümlelerin kısacık oluşu hep bu numarayı perdelemek içindir. hakkında konuşmaya değmez. he ancak hakkında konuşmaya değmez denecek kadar değebilir onu da yaptım.
şenlik: pardon sevgili modlar gereken tanım yapıldığına göre lütfen konuyu kapatır mısınız? koskoca kerli ferli adamım ben konuşmaya değmez dedim şimdi biri gelip benim dediğime destek bile çıksa olmaz. ağızdan çıkmış bir laf var ortada.
şenlik: pardon sevgili modlar gereken tanım yapıldığına göre lütfen konuyu kapatır mısınız? koskoca kerli ferli adamım ben konuşmaya değmez dedim şimdi biri gelip benim dediğime destek bile çıksa olmaz. ağızdan çıkmış bir laf var ortada.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kendilerine söylemek istedikleri
olanı olduğu gibi kabul etmeyi bil.
devamını gör...
özüme dönmek istiyorum
ben de.
kendimi bi kaybettim, sonra bıraktığım gibi bulamadım. özüm neydi çok emin değilim. ezelden beri aynı kalan şeyleri zihnimde listeliyorum. mesela öfke. benim ana yakıtım ezelden beridir öfke herhalde. mücadele de öyle. mücadele bence çok yorucu bir şey. inanılmaz yorgun hissediyorum. ama alıştığım şey bir şeylerle mücadele edip durmak olduğundan herhalde, hayatımda olmadığında buhranlara sürükleniyorum.
başka bir şey de bilmiyorum. çok duruldum. sakinleştim. adeta bir pinhani şarkısına döndüm fjhgbfjrk
buradan kalbimi kıran dallamalara sesleniyorum, olgunluk çağıma denk geldiğiniz için çok şanslısınız :d. herkesi kendi haline bırakıyorum. heeerkesi. dövüşmeleri değil gitmeleri tercih eden bir insan oldum. hayırlısı oldu.
kendimi bi kaybettim, sonra bıraktığım gibi bulamadım. özüm neydi çok emin değilim. ezelden beri aynı kalan şeyleri zihnimde listeliyorum. mesela öfke. benim ana yakıtım ezelden beridir öfke herhalde. mücadele de öyle. mücadele bence çok yorucu bir şey. inanılmaz yorgun hissediyorum. ama alıştığım şey bir şeylerle mücadele edip durmak olduğundan herhalde, hayatımda olmadığında buhranlara sürükleniyorum.
başka bir şey de bilmiyorum. çok duruldum. sakinleştim. adeta bir pinhani şarkısına döndüm fjhgbfjrk
buradan kalbimi kıran dallamalara sesleniyorum, olgunluk çağıma denk geldiğiniz için çok şanslısınız :d. herkesi kendi haline bırakıyorum. heeerkesi. dövüşmeleri değil gitmeleri tercih eden bir insan oldum. hayırlısı oldu.
devamını gör...
pazar günü akşamüstü çöken hüzün
akşamüzeri uyandığım için, uyandığımdan beri içimde olan hüzün...
devamını gör...
organize işler karun hazinesi
senaryo hiç iş bilmez birinin elinden çıkmış gibi. tarih, mitoloji, din ile desteklenmeye çalışılmış ama onlar da sırıtmış. komedi mi dram mı o bile belli değil. üç beş defa anca gülümsetebiliyor. alt yapısı oturmamış samimiyetsiz bi havada da duygusallık işlemeye çalışılıyor. berbat olmayan tek şey kıvançla urazın oyunculukları. yılmaz erdoğan senaryoyu kotaramaması yetmemiş gibi oyunculuğu da berbat etmiş. yılların yılmaz hocası rol mü yapacaktı ya tabii. sözün özü pek bir şey beklemeden izleyecekseniz izlenir. iyi yanı merak unsurunu öyle ya da böyle diri tutup izletiyor kendini. 3.5/10 filan anca eder.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kendilerine söylemek istedikleri
uyu artık, yarın bir ton işin var...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kendilerine söylemek istedikleri
akıllı adammışsın lan.
aferin.
aferin.
devamını gör...
ideal ilişki
duygusal paylaşımların olduğu, kadın kişisinin güvenerek rahatça ağlayıp kendisini erkeğine bırakabildiği.
samimiyet, sevgi ve saygının ön planda olduğu.
tabii hafta en az 3 kez de cinselliğin yaşandığı mis gibi bir ilişkidir.
hiiiç böyle olmaz demeyin. tam olarak da böyle olur.
sevgi teması sever.
samimiyet, sevgi ve saygının ön planda olduğu.
tabii hafta en az 3 kez de cinselliğin yaşandığı mis gibi bir ilişkidir.
hiiiç böyle olmaz demeyin. tam olarak da böyle olur.
sevgi teması sever.
devamını gör...
elde edemediği şeye çamur atan insan
hedefindeki kişiyi kirletmekten çok, çamur atan kişinin iç dünyası ile ilgili fikir verir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kendilerine söylemek istedikleri
kendini cezalandırmak hayatını düzeltmekle aynı şey değil.
devamını gör...
angel archer
kendisi de bir angel adı gibi
devamını gör...
elde edemediği şeye çamur atan insan
mesela sözlük 31cileri.
bacaklarımı elde edemiyorlar diye şortuma çamur atıyorlar.
ha selülitli değiller diyemem, öyle aman aman bacaklarım da yoktur. yine de hoş değil.
bacaklarımı elde edemiyorlar diye şortuma çamur atıyorlar.
ha selülitli değiller diyemem, öyle aman aman bacaklarım da yoktur. yine de hoş değil.
devamını gör...
organize işler karun hazinesi
bir şeyin bokunu çıkarmasak olmuyor yani.
devamını gör...
anayurt oteli
allahın belası bir kitap daha'dır.
uzun süredir okuduklarım hakkında yazmıyordum ama bu kitap beni ziyadesiyle perişan ederek bu eyleme itti. yusuf atılgan ile lise yıllarımda tanışmış ve aylak adam'ı herkes gibi ben de sevmiştim. o yıllarda da okuduğum bu kitabı hiç hatırlamadığımı fark edince tekrar okumak istedim.
edebi yaklaşım açısından ne kadar iyi bir roman olduğunu veya kötü, tartışacak kadar hakim değilim edebiyata. sıradan bir okur olarak kendi düşüncelerimden ve duygularımdan bahsedip geçeceğim. bolca spoiler söz konusu olabilir.
otel işleten bir deli: zebercet. tecavüz edip durduğu bir kadın, hiç tanıma imkanı bulamadığımız çeşitli müşteriler. bir gün otele uğramış, otelde havlusunu unutmuş zayıfça bir kadın, zebercet'in fantezilerinin baş konuğu oluyor. zebercet sosyal becerileri düşük, takıntılı ve sapkın bir adam bana göre. her istediğinde ilişkiye girdiği ortalıkçı kadın'ın bu esnada uyuyup durması onda herhangi bir motivasyon düşüklüğü yaratmıyor mesela. sayfalarda ilerlerken kendisinin cansız nesnelerle de cinsel ilişki yaşayabildiğini görüyoruz. daha da ilerlediğimizde ortalıkçı kadını uyandırarak, yani karşısında muhatap bularak sevişmeye çalıştığında erekte olamadığını ve ancak onu öldürünce bunu başarabildiğini de okuyoruz. ancak neyse ki bu deli adam nekrofil falan değil.
bu kadınla kurduğu ilişki kadar, fantezilerini süsleyen kadının havlusu ile kurduğu ilişki de tuhaf. yastıklar, yorganlar, bir kadının hayali, karşılıklı bir ilişkiden daha çekici zebercet için. o kadın kanlı canlı karşısında dursa ve kendisini istese, muhtemelen yine bu birleşme yaşanamayacaktı.
empati duygusunun kısıtlı, zihninin kısır olduğunu anlamakta hiç zorlanmıyoruz. sanki dünyaya perdeler arkasından bakıyor da, tam olarak yaşamı seçemiyor gibi bir hali var. dünyaya olduğu kadar kendine de yabancı bir adam bu. cinayet işlediği gece bir kediyi de öldürüyor durduk yere. kitabın kalanı boyunca tüm bu olanların onun uykularını kaçırdığını görüyoruz ama bunun vicdan azabı ile bir ilişkisi olduğunu düşünemiyoruz.
böyle insanlar bende mide bulantısı uyandırıyor. yazar da zebercet'e mesafeli yaklaşıyor bence, bu yüzden bu garabet mahluku anlamamız hiçbir şekilde mümkün değil. eli dışında hiçbir canlıyla münasebet kuramayan bu kımıl zararlısı delinin ölümüne de zerrece üzülemiyoruz. ben üzülemiyorum yani kendi adıma.
rabbim toplumu böyle kimselerden arındırsın diyor, muazzam bir tat kaçıklığı ile şeftalimi yemeye gidiyorum.
uzun süredir okuduklarım hakkında yazmıyordum ama bu kitap beni ziyadesiyle perişan ederek bu eyleme itti. yusuf atılgan ile lise yıllarımda tanışmış ve aylak adam'ı herkes gibi ben de sevmiştim. o yıllarda da okuduğum bu kitabı hiç hatırlamadığımı fark edince tekrar okumak istedim.
edebi yaklaşım açısından ne kadar iyi bir roman olduğunu veya kötü, tartışacak kadar hakim değilim edebiyata. sıradan bir okur olarak kendi düşüncelerimden ve duygularımdan bahsedip geçeceğim. bolca spoiler söz konusu olabilir.
otel işleten bir deli: zebercet. tecavüz edip durduğu bir kadın, hiç tanıma imkanı bulamadığımız çeşitli müşteriler. bir gün otele uğramış, otelde havlusunu unutmuş zayıfça bir kadın, zebercet'in fantezilerinin baş konuğu oluyor. zebercet sosyal becerileri düşük, takıntılı ve sapkın bir adam bana göre. her istediğinde ilişkiye girdiği ortalıkçı kadın'ın bu esnada uyuyup durması onda herhangi bir motivasyon düşüklüğü yaratmıyor mesela. sayfalarda ilerlerken kendisinin cansız nesnelerle de cinsel ilişki yaşayabildiğini görüyoruz. daha da ilerlediğimizde ortalıkçı kadını uyandırarak, yani karşısında muhatap bularak sevişmeye çalıştığında erekte olamadığını ve ancak onu öldürünce bunu başarabildiğini de okuyoruz. ancak neyse ki bu deli adam nekrofil falan değil.
bu kadınla kurduğu ilişki kadar, fantezilerini süsleyen kadının havlusu ile kurduğu ilişki de tuhaf. yastıklar, yorganlar, bir kadının hayali, karşılıklı bir ilişkiden daha çekici zebercet için. o kadın kanlı canlı karşısında dursa ve kendisini istese, muhtemelen yine bu birleşme yaşanamayacaktı.
empati duygusunun kısıtlı, zihninin kısır olduğunu anlamakta hiç zorlanmıyoruz. sanki dünyaya perdeler arkasından bakıyor da, tam olarak yaşamı seçemiyor gibi bir hali var. dünyaya olduğu kadar kendine de yabancı bir adam bu. cinayet işlediği gece bir kediyi de öldürüyor durduk yere. kitabın kalanı boyunca tüm bu olanların onun uykularını kaçırdığını görüyoruz ama bunun vicdan azabı ile bir ilişkisi olduğunu düşünemiyoruz.
böyle insanlar bende mide bulantısı uyandırıyor. yazar da zebercet'e mesafeli yaklaşıyor bence, bu yüzden bu garabet mahluku anlamamız hiçbir şekilde mümkün değil. eli dışında hiçbir canlıyla münasebet kuramayan bu kımıl zararlısı delinin ölümüne de zerrece üzülemiyoruz. ben üzülemiyorum yani kendi adıma.
rabbim toplumu böyle kimselerden arındırsın diyor, muazzam bir tat kaçıklığı ile şeftalimi yemeye gidiyorum.
devamını gör...
office 4-play
2011–2024 yılları arasında brazzers tarafından piyasaya sürülen on iki bölümlük erotik film serisidir
* office 4-play (2011)
ava addams, francesca le, vanilla deville, veronica avluv & keiran lee
* office 4-play 2: asian sensation (2012)
asa akira, katsuni, london keyes, mia lelani & keiran lee
* office 4-play 3 (2012)
alexis ford, angelina valentine, kagney linn karter, phoenix marie & keiran lee
* office 4-play 4 (2012)
jenna presley, jessica jaymes, julia ann, kirsten price & keiran lee
* office 4-play 5: christmas edition (2012)
chanel preston, krissy lynn, nicole aniston, tanya tate & keiran lee
* office 4-play 6 (2014)
courtney taylor, nikki benz, nina elle, summer brielle & keiran lee
* office 4-play 7: ebony babes (2014)
anya ivy, diamond jackson, jade aspen, jasmine webb & keiran lee
* office 4-play 8: uk edition (2015)
jasmine jae, leigh darby, rebecca more, tia layne & keiran lee
* office 4-play 9: intern edition (2016)
aidra fox, janice griffith, lana rhoades, riley reid & keiran lee
* office 4-play 10: christmas bonuses (2017)
ava addams, monique alexander, nicolette shea, romi rain & keiran lee
* office 4-play 11: latina edition (2019)
bridgette b, katana kombat, luna star, victoria june & keiran lee
* office 4-play 12: workplace documentary edition (2024)
august skye, nicole doshi, sinatra monroe, tru kait & zac wild
* office 4-play (2011)
ava addams, francesca le, vanilla deville, veronica avluv & keiran lee
* office 4-play 2: asian sensation (2012)
asa akira, katsuni, london keyes, mia lelani & keiran lee
* office 4-play 3 (2012)
alexis ford, angelina valentine, kagney linn karter, phoenix marie & keiran lee
* office 4-play 4 (2012)
jenna presley, jessica jaymes, julia ann, kirsten price & keiran lee
* office 4-play 5: christmas edition (2012)
chanel preston, krissy lynn, nicole aniston, tanya tate & keiran lee
* office 4-play 6 (2014)
courtney taylor, nikki benz, nina elle, summer brielle & keiran lee
* office 4-play 7: ebony babes (2014)
anya ivy, diamond jackson, jade aspen, jasmine webb & keiran lee
* office 4-play 8: uk edition (2015)
jasmine jae, leigh darby, rebecca more, tia layne & keiran lee
* office 4-play 9: intern edition (2016)
aidra fox, janice griffith, lana rhoades, riley reid & keiran lee
* office 4-play 10: christmas bonuses (2017)
ava addams, monique alexander, nicolette shea, romi rain & keiran lee
* office 4-play 11: latina edition (2019)
bridgette b, katana kombat, luna star, victoria june & keiran lee
* office 4-play 12: workplace documentary edition (2024)
august skye, nicole doshi, sinatra monroe, tru kait & zac wild
devamını gör...
organize işler karun hazinesi
tek izlemelik çıtır çerez.
ilk izlemede az gülümsersin arada bi.
ikincide dayanamaz kapatırsın.
filmdeki sarı saruhanın ekmeğini yiyen komedimsi dizi...
ilk izlemede az gülümsersin arada bi.
ikincide dayanamaz kapatırsın.
filmdeki sarı saruhanın ekmeğini yiyen komedimsi dizi...
devamını gör...



