zaman tüneli

insan yaşayacağını bile bile nasıl ölür.
devamını gör...

boşanan insana "neden?" diye sorulmaz.
devamını gör...

kredi kartından para harcamak.
devamını gör...

toplu taşımada uzun süreli telefonla konuşmamak.
devamını gör...

#4104678, rica ederim zapata, özür dileyecek ne var?
devamını gör...

duş almak aklıma ilk gelen şeydir.
devamını gör...

bizim lucifer'in dili bu kadar uzun değil yaaa.

(bkz: övüyor mu gömüyor mu belli olmayan tip)
devamını gör...

her gün yürüdüğüm köy yolu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

temizliği bitirmek, borcu bitirmek, berbat giden ilişkiyi bitirmek, özetle bitmesi gerekenleri bitirmek.
devamını gör...

genellikle türkler nezaketle kapıyı tuttuğun için teşekkür etmezler, insanın yüzüne bile bakmazlar. bi kere almanya'da bi tren garında başörtülü bi müslüman karısı bebek arabasıyla asansöre dogru hızlı hızlı yürüyodu, yetişsin diye asansörü beklettim...bindi ve yüzüme bile bakmadı göt...

tabii aynı kibarlığı bi daha asla bi müslüman karısına yapmadım.
devamını gör...

abdulkadir geylani hazretlerinin başına da böyle bir sınanma hadisesi gelir, anlatılagelir ki:

abdulkadir geylani hazretleri namaz kılmak için tam ayakkabılarını çıkarırken bir ses duyar:

-ey abdulkadir senin artık namaz kılmaya ihtiyacın yoktur. gelebileceğin en üst mertebedesin ve artık ibadet etmek için bir sebebin kalmadı senin üstünden bu sorumluluğu kaldırıyorum...

abdulkadir geylani hz. elinde bulunan ayakkabısını sol tarafına doğru hızla savurarak;

- defol lanetlenmiş şeytan der. şeytan bunun üstüne şaşkınlıkla ;

-nasıl benim olduğumu anlarsın ben bugüne kadar birçok takva sahibini bu şekilde yoldan çıkardım sen nasıl oldu da anladın benim oyunum olduğunu? der.
abdulkadir geylani hz. derki :

-seni iki şeyden anladım :
birincisi ben kim oluyorum ki fahrikainat efendimizin üzerinden böyle bir sorumluluk kaldırılmamışken benden kaldırılsın.
ikincisi allah'ın sesinin nerden geldiğini anlayamazsın o'nun sesi içerden gelir seninki ise sadece tek bir yönden geldi. der ve namazını eda eder...
devamını gör...

hayvanların duyguları konusu, tabii ki vardır. ama mesela bir timsahla dost olunacaanı gene de sanmıyorum. kedi gibi değil bazı hayvanlar...
devamını gör...

onlarda duygulu onlar da hisseder onlarda acı çeker onlar da mutlu olur onlar da üzülür.

be hey orospu çocuğu vicdansız şerefsiz.
devamını gör...

ne yapabilirsin ki başka? varsa başka cevabınız alalım. sadece öleceğimi bilmek yüzümü ekşitiyor, başka da bir şey yapamam.

lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz. *
devamını gör...

(bkz: sinek avcısı tatlı lucifer)
mesaide lusi reis. gapıyor. eferim ona. meşgul etmeyin len lusi reis. çok işi var.
devamını gör...

kişi eski kendisini özlerken aslında eski halinden yeni haline gelirken kaybettiği özellikleri özler. nostalji gibi hissettirir, arada yas tutturur. umudu, azmi, cesareti, iyi insan ilişkileri. keşke yine o olsam diye tutulan yas kişinin şu anki benlik bütünlüğüne belki bir parça zarar verebilir.
ve jung bu noktada kişinin kayıplarla büyümesini daha farklı yorumlamakta. insan hep ilerler ve haberdar olmadığı yönlerini keşfeder birey olmayı geliştirir. geçmişe dönmek gibi bir yerden değil de bireyleşme kısmında yani kendini keşfediş sürecinde geçmiş özelliklerini tekrardan kendine katabilir der.
bakınca da benim özlediğim halim çok daha neşeli halim olabilir. neys cnm sizlere bye.
devamını gör...

(bkz: selahattin demirtaş)
devamını gör...

yok caaaaanim. her ben'in ayrı bir salaklığı var.
devamını gör...

#4104733
"sonsuz olmadığımızı bilirken sonsuza dek sürecekmiş gibi sevmek, bağlanmak ve yarına dair planlar yapmak. seni sonsuza kadar seveceğim diye kurulan cümleler, verilen sözler.."
"tanrılar sana verirken sevinmediğin bir şeyi geri aldıklarında neden üzülüyorsun?"

çünkü insanı diğer canlılardan ayıran bir laneti var; 1. zamanın bilincinde olmak ve 2. ona nispeten hükmedebilmek.

bu yönüyle zamandan ve mekandan münezzeh olan tanrıdan bir parça taşır; şüphesiz bu ayrıcalık tanrının izni ve bilgisi dahilindedir. allah zamandan ve mekandan, yani varlığın tüm sınırlılıklarından münezzeh, üstün ve ona aşkındır. bunu nasıl yapabildiği konusundaki hikmetten cahiliz; ama insanın bunu yapabilmesi akledebilme özelliğiyle mümkün oluyor. akledebilmek ise içinde bir sürü şeyin; düşünmenin, sevmenin, hissedebilmenin vs. olduğu tılsımlı ve yine tanrısal bir şey.

yani, bir canlı yaratılıp ona zamanın bilgisi* verilirse, yaşamı verirken ölümün ve ölümlülüğün de bilinci verilirse, yokluktan varlığa, varlıkta sınırlılığa yani zaman ve mekanla bağlılığa mahkum edildiği halde ona bütün bunları aşabilecek o tanrısal tılsım verilirse o canlının verilirken sevinmediği şeyler geri alınırken üzülmesi* veya bu sorulardan bir türlü kurtulamaması gayet normal olmalı. bunlardan kurtulmanın tek yolu ise sonsuz olmadığını bilirken sonsuza dek sürecekmiş gibi sevmek, bağlanmak ve yarına dair planlar yapmak olsa gerek.

sonuç olarak insanın bu konuda eleştirildiği her konu onun yaradılışına dahil. bu da kendi seçimi değil.
devamını gör...

sn. cb’ımız recep tayyip erdoğan beyefendi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim