rene yazar profili

rene kapak fotoğrafı
rene profil fotoğrafı
rozet
rene (editör)
karma: 20381 tanım: 1217 başlık: 226 apolet: 6 takipçi: 92
They told me all of my cages were mental, so I got wasted like all my potential.

son tanımları | başucu eserleri


sözlükçülerin bugünkü yorgunluk sebebi

6 saat ders, 2 sınav yapma, nöbet, terapi, yemek, sınav kağıtları okuma... bugün ne ararsanız vardı. neyse ki gün bitti şimdi fosur fosur uyumak vakti.
devamını gör...

modern insanın anlam arayışı

ben de düştüm bu tongaya bi' dönem. sonra dedim ki "ah be rene, koskoca evrende o kadar minik bir şeysin ki senin varlığının bir anlamı olsa neee olmasa ne?"
saldım işte sonra. çok düşünmemek lazım bunları. yaşıyoruz işte, kalp kırmamaya ve de keyif almaya bakalım.
devamını gör...

sadece 1 meyve seçme hakkı olsa seçilecek meyve

elma tabii ki ya.
her mevsim bulunur, tatlı/ekşi seçeneği var, yumuşak/sert seçeneği var, hiçbir zaman aşırı pahalı da olmaz. hoşafını yaparsın, haşlamasını yaparsın, üşenmezsen kurabiyesini de yaparsın. elma iyidir. canım elma. severim elmayı.
devamını gör...

kitap kulübü hakkında her şey

geleneksel normal sözlük kitap kulübü yılbaşı çekilişimiz bu sene de gerçekleşti. emeği geçen herkese çok teşekkürler öncelikleeee.

bu sene bana çok sevgili @coup de grace hediye aldı. coup'un ilk çekilişiydi ve çok hızlı bir giriş yaptı diyebilirim çünkü bana muh-te-şem bir paket geldi.

kitabımı okurken içeceğim kahveden sarınacağım battaniyeye kadar her şeyin incelikle düşünüldüğü müthiş bir yeni yıl hediyesi almış oldum. tekrardan çok teşekkür ederim kendisine.

ben de bu sene bir ilk olarak canım @hestia ya paket yolladım. hayatımda yaptığım en duygusal paketti umarım beğenmiştir.

son olarak herkese musmutlu yeni yıllar dilerim!!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

reklam gelirlerinin akıbeti

biricik sözlüğümüzde yazarların her gece uykusunu kaçıran o konuya bir açıklık getirmenin zamanı geldi de geçiyor. ulu kurucumuz @yoldaş benjamin franklin bu paraları nerede yiyor? şok, şok, şok. biz de çok merak ediyorduk. sonra bugün zil çaldı neşeli neşeli. yılbaşı idi. aman allahım o da ne? bir hediye. yoldaş babamız hohoho diyerek biz yönetim kadrosuna bu soğuk günlerde üşümeyelim diye atkı göndermiş. hem de kırmızı. buraya kadar her şey çok duygusal. az daha ağlıyordum.

aman tanrım bir de o kumaşı açıp ne görelim? bir köşesinde mahlaslarımız işlenmiş. bembeyaz bir rene yazıyor. e bunu takıp dışarı çıksan illa ki insanlar soracak, ne diyeceğiz canım. efendim aslında bu yeni çıkan bir marka, henüz bilinmiyor. rene en azından marka olarak yutturulabilir. öyle bir havası var. peki @insan olun biraz ne yapacak? dünyanın entelektüeli gibi o atkı ile nasıl dışarı çıkacak? karşıdan gelen bir keko insan olun biraz yazısını okuyunca sen kime şegilşügül yapıyoonn dayıı, biz hayvan mıyık diyerek bu adama pergeli takarsa bunun hesabını kim verecek?


yine de yoldaş babamıza teşekkür eder geyikleriyle beraber kazasız belasız yolculuklar dileriz. kış tekerleklerini takmayı unutma.

seneye çeyrek altın istiyoruz. yoksa kazan kaldırırız.
devamını gör...

renklerden moru

bu kitap hakkında bir şeyler demeye hangi noktadan başlasam bilemiyorum gerçekten. okuması çok zor bir kitaptı ama dilinden dolayı değil, celie'nın yaşadıklarından...

kitap celie'nin mektuplarından oluşuyor, celie amerika'nın kırsalında siyahi bir kız çocuğu. başta mektuplar tanrıya hitaben yazılıyor, sonrasında ise kız kardeşi nettie'ye.

celie'nin yaşadıkları o kadar korkunç ki kitabı okurken bol bol nefes almak için duraklamak gerekiyor. ist**m*r, her türlü ş**det... önce kendi ailesi tarafından sonra zorla verildiği koca ve onun ailesi tarafından.
en zoru da çocuk haliyle bir şeylere asla anlam verememesi, o saf ve masum haliyle gücünün hiç yetmeyeceği mücadelelere girmek zorunda bırakılması.

shug avery, celie'nın kocasının metresiyken olaylar öyle bir gelişiyor ki celie'nın mentoru ve sevgilisi haline geliyor. kadın kadının yurdudur ve kadının kadından başka dostu yoktur. bunun en güzel örneği oluyor bu ikili arasındaki ilişki. küllerinden doğan kadınlar her zaman içimi ısıtır ve kalbimi coşkuyla doldurur zaten.

kitaptaki erk*kler hakkında fazla bir şey söyleyemeyeceğim, hepsi belalarını bulsun... bir insanın herhangi bir insana bile yapmayacağı şeyleri kendi ailelerine nasıl yapabiliyorlar aklım almıyor. almayacak, almasın da.

kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de celie'nın tanrıyı orta yaşlı beyaz bir adam olarak tanımlaması. çünkü öyle olduğuna ben de yemin edebilirim.

kitap her açıdan çok güzeldi bu yüzden de 2025 kitaplarımın en üstlerinde yer aldı. 10/10.
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

bugün kızımla bu fotimiz çıktı karşıma. bu fotoyu sözlük yazarlarının gençliği gibi bi başlığa atmak lazım aslında. 7 sene öncesi. şu an ikimiz de daha da şişkoyuz canım kızımla :")))

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kolıma öyküleri

kolıma öyküleri'ni okuyana kadar soğuğu ve soğukla mücadeleyi en iyi anlatan yazarın jack london olduğunu düşünürdüm ama bu kitap hepsini ezip geçti...

kolıma'da çalışma kamplarında yaşadıklarını anlatıyor yazar. 58. maddeden hüküm giymiş siyasi suçlular olarak tüm insanlıklarının, haysiyetlerinin ayaklar altına alındığı, açlık, soğuk ve ağır çalışma şartları altında esasen nasıl da ölüme gönderildiklerini anlatıyor.

şalamov'u şöyle bir araştırdığımda ufak bir şok geçirdim açıkçası. aklımın ve yüreğimin asla almadığı şartlarda 17 sene hayatta kalabilmiş olması müthiş bir dirayet, yaşama isteği ve umut göstergesi.

kitap kısa hikayelerden oluşuyor. her biri apayrı etkileyiciydi. birkaç tanesi aklımda çok daha fazla yer etti. onlardan biri kumanya adlı bölüm. ağaç kesme görevi ile 10 günlük kumanya verilip bir kulübeye gönderilen tutsakları anlatıyor ama kumanya 10 günlük mü belli değil, istedikleri görev ise müthiş bir güç gerektiriyor. yaşlılık, irade ve kadercilik üzerine çok güzel diyalogların olduğu bir hikayeydi.
kazan enjektörü adlı hikaye de bana bizim türk askeriyesinde savaş toplarının ceza almasını hatırlattı. tabii burada olay yukarıdaki güya çok bilgili yetkililerin gerçek yüzünü göstermesiydi. yoldaş kazan enjektörünü çok güzel kınadı yoldaş müdür.
kancık tamara'daki ufak ilahi adalet hikayesi de beni etkileyen bir bölüm oldu. o kadar vahşet ve sefaletin içinde o insanların hayatta kalmak için umuttan başka tutunacak bir şeyleri olmadığını düşününce tüm yaşananlardaki rolü önemli gibi geldi.

okurken her an üşüyüp açlık çektiren bu kitap kesinlikle hiç unutamayacağım kitaplar arasına girdi. tavsiye edilir. puanım 9/10.
devamını gör...

5 aralık dünya türk kahvesi günü

başlığın türk kahvesi yaparken karşıma çıkması.... kutlu olsun ne diyim*
devamını gör...

spotify wrapped

bubblegum pop ile yukarıdaki rakçı ve metalci abileri ürkütmeye geldim.
chappell roan ve sabrina carpenter'a tebriklerimi yolluyorum ikisi de bu sene dinlemeye başladığım kişiler ve ben 8 yıldır falan yeni birini dinlemiyordum. bu listede genelde sezen aksu, candan erçetin, pinhani, tarkan vb. olurdu taylor swift ve passenger'ın yanında (bu ikili 8 senedir değişmedi, ts 8 senedir birinci sjdjdjd)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

24 kasım öğretmenler günü

başta başöğretmen mustafa kemal atatürk, sonra beni yetiştiren canım öğretmenlerim, ardından saygıdeğer meslektaşlarım ve son olarak da canım kendimin gününü kutluyorum.

ben kendimi bildim bileli okulu çok severim, öğretmen olmak da aklımın bir köşesindeydi hep. zaman zaman bu fikirden uzaklaşmış olsam da eninde sonunda okulda buldum yine kendimi.

mesleğimi gerçekten çok seviyorum ama yaptığım işten hiç hoşlanmıyorum. bu sistem içerisinde ne kadar iyi olursan ol yetersiz kalıyorsun ve benim geride bir çocuk bile bırakmaya tahammülüm yok artık.
yine aynı sistem içerisinde emeğinin karşılığını alamamak da cabası.

her şeye rağmen iyi ki öğretmenim diyorum. başka bir mesleği yaparken kendimi hayal edemiyorum.
devamını gör...

ales

ay ne kadar çok giren varmış. ben de 7 sene sonra bi kere daha buluşayım dedim kendileriyle, hazırda puanım bulunsun başvururum belki bir yerlere diye düşündüm. 2 aydır falan da ara ara çıkmış soruları deneme gibi çözüyordum. fena gelmiyodu deneme sonuçları 80 üstüydü hep ama sınavda hiçbir şey yapamadım bence mlsf. ne oldu anlamadım, sözel zor geldi hep ikilemde kaldım, orada vakit kaybedince matematik yetişmedi 32 soru falan anca çözebildim... 2018'de yine aynı şekilde deneme çözerek hazırlanıp çatır çatır hepsini çözüp 86 almıştım. galiba yıllar geçtikçe mallaşıyorum. o kadar kitap okuyoruz boşuna mıydı be püü yazıklar olsun sana rene.
devamını gör...

mine kırıkkanat elif şafak intihal davası

istinaf mahkemesi kararı onamış. elif şafak'ın intihali bir kez daha yargı yoluyla kanıtlanmış.

yani tabii canım ülkemde adaletin nasıl işlediği malumunuz insan "evet, öyle olmuştur." diyemiyor ama belli iki kitap arasında intihal tespit etmek zor bir şey değil diye düşünüyorum. cezasız kalmaması beni sevindirdi. haberi sosyal medyada gördüm bir tane de hüküm yazan görsel vardı orada 17 bin tl gibi bi miktar geçiyor o sinirimi bozdu açıkçası.... elif şafak o kitaptan 17 binin çok üstünde kazanmamış mıdır? neyse, teliften de pay alacakmış mine kırıkkanat, bu da bir şeydir.
devamını gör...

bugünü iki kelime ile anlatmak

dostlarla yemek *
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

malum şehirde amerikan filmlerindeki orta doğu filtresi havası vardı geçen gün

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatın kaynağı

öncelikle bu kitabı bana önermekle kalmayıp bir de üstüne hediye etmiş canım dostum @jinju hanıma çok teşekkür etmek istiyorum.

aslında iki kitap hediye etmişti jinju, diğeri de yine ayn rand'dan ego idi. o kitabı da beğenmiştim fakat iki kitabın da temelini oluşturan ayn rand'ın kendi oluşturduğu filozofik ve sosyal sistem olan objektivizm benim içimde pek yer etmeyen bir şey olmuştu. temel nedeni tabii ki kapitalizmi destekleyen bir yapıda oluşu.

hayatın kaynağı'nı okumaya başladığımda yazar ve dünya görüşü hakkındaki bilgilerim bununla sınırlıydı. hayatın kaynağı, objektivizmle ilgili damağımda kalan o kötü tadı çoğunlukla silip attı açıkçası. hele howard'ın en sonda yaptığı savunma tam bir chef's kiss. tamamen diyemiyorum çünkü hala kolektivizmin de değeri olduğunu düşünüyorum.

kitap başlangıçta bir mimar adayı, ilerleyen zamanlarda da mimar olmuş howard roark'u anlatıyor. 4 bölümden oluşuyor, her bölüm başka bir karakteri merkeze alıyor ama değişmez odak howard. bence howard otizmli bir birey. sosyal ilişki sıfır, insanları anlayamıyor ve sevdiği şeylere takıntılı. temsil ettiği ise sapına kadar rand'ın objektivizmi.

kitapta en sevdiğim şeylerden biri de iyi karakter olmayışı. zaten tek boyutlu karakter okumayı kim sever? yine de savunduğumuz ve savunmadığımız her fikrin, her sistemin, her bireyin hem iyi hem kötü olduğunu çok güzel anlattığını düşünüyorum.

kitap boyunca anlatılan felsefi yapıyı ifade edebilecek kadar kendimi yetkin görmediğim için o topa girmek istemiyorum pek aslında ama çok basit şekilde anlatmam gerekirse bir insan birey olmadan, tüm kolektif amaçlardan sıyrılmadan yaratıcı olamaz diyor. şu anki toplumda bencillik dediğimiz kendi yararına yapılan şeyler esasında başkalarına gösteriş, başkalarından takdir amacıyla yapıldığı için gerçek bencillik algısının bozulduğunu, gerçek bencilliğin tamamen kendi içimizde olana sadık kalmaktan geldiğini söylüyor (ve bu düşünce sistem içerisinde çok iyi bir şey olduğu savunuluyor.). (sanıyorum ki) cicero'ya atfedilen "ne kadar insan varsa, o kadar tanrı vardır" sözü de kitapta anlatılan düşünceye dahildir.

kitaba edebi açıdan bakacak olursak zaman zaman yazılmış uzun monologlar haricinde çok kolay okunan bir kitaptı. sayfa sayısı korkutmuştu ne yalan söyleyeyim ama çok akıcı olduğu için kolayca ilerliyor. bir de olaylar hızlı ilerliyor, merak duygusunu besliyor. iki bölüm arasında bir anda 1,5 - 2 sene geçmiş olabiliyor. benim sevdiğim bir şey oldu bu.

her karakterin temsil ettiği bir şey de var bence ama bunlar kitabın sonuna doğru netleşiyor. başta biraz havada kalan noktalar bile sonda mutlaka birleşiyor.

puanım 10. uzun zamandır bu kadar besleyici bir kitap okumamıştım. tavsiye edilir.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar

bugün ayn rand - hayatın kaynağı'nı bitiriyorum hayırlısıyla. canım @jinju hediyesi, beni iyi tanıyor çok güzel kitap seçmiş. sonra da latife tekin'den ormanda ölüm yokmuş'a başlayacağım.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının 2026 okuma listesi

okuma listesi yapmak şu dünyada en sevdiğim şeylerden biriymiş 2025'te bunu anladım ben.
ne okuyacağım boşluğuna düşmemek, sonraki kitaplar için heyecanlanma, hatta bazen bir sonrakine daha çabuk ulaşabilmek için okumaya daha çok vakit ayırmak. ımmm yeah...

2026 için geniş kapsamlı bir liste yapamam zira senede 100+ kitap okuyorum. 4 senedir böyle. (2023'te deprem sonrası hiç okuyamadığım için 85'te kalmıştım ama çaktırmayın.)

2026 için listemin ilk odak noktası elimdeki kitaplar. 2025 nisan'da bir göreve başladım. kitaplığımdaki okunmamış tüm kitapları okuma görevi. sayı 90 civarıydı, şu an 38. 2026'ya girerken bu sayının 30'a düşmüş olmasını planlıyorum. yani ilk 30 kitabımız kitaplığımdakiler olacak. sona kalanlar okumayı pek istemediklerim olduğu için zorlu bir 30 kitap olacağını tahmin ediyorum. nietzsche kitapları falan var, göreceğiz başarabilecek miyim...

sonrası için planım çok temel bazı klasikleri okumak olacak. savaş ve barış, karamazov kardeşler, ince memed gibi. bunları hala hiç okumadım.

bir sonraki kategorim beğeneceğimi düşündüğüm yazarlardan en az 1 kitap okumak. mario vargas llosa, ısabel allende bu kategoride ilk aklıma gelenler ama başka yazarlar da var.

devamında ise okuyup beğendiğim yazarların okumadığım kitaplarını okumayı düşünüyorum. ayfer tunç, ahmet büke gibi yazarların yanında bir de çok sevdiğim boş beleş roman türü romantasy yazarlarından sarah j. maas gibi yazarlar var burada.

2026 güzel olsun gerisi önemli de değil aslında ama okuma planlarım bu şekilde.
devamını gör...

şu an dinlenen şarkıdan bir cümle


every youngest child felt
they were raised up in the wild
but now you're home


bu şarkının bana hissettirdiklerinden kitap bile yazabilirim.

devamını gör...

12 çocuğunuz olsa isimlerini nasıl seçersiniz sorusu

ben doğa ile ilgili isimleri seviyorum bir de tınısı güzel olan geleneksel isimleri. 12 tane de çokmuş ama şu şekil bir şey olurdu:
bahar
nehir
doğa
deniz
ırmak
toprak
aysima
ateş
güneş
rüzgar
manolya
melisa / yasemin
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim