aşacağız zamanla yazar profili

aşacağız zamanla kapak fotoğrafı
aşacağız zamanla profil fotoğrafı
rozet
karma: 813 tanım: 200 başlık: 6 takipçi: 4

son tanımları


anne sevgisi

biraz içimi dökeceğim müsaadenizle.

ben kendimi bildim bileli annem mesafeli biridir. bizi öpmez, sarılmaz, sevgi sözcükleri söylemez. mizacı böyledir eskiden beri. küçükken çok isterdim beni sevmesini saçımı okşamasını ne bileyim sıcak olmasını falan. annem beni hep eleştirirdi. evde sorun çıkaran kişi ablam olurdu her zaman, öfke problemleri olan sinir bozucu bir şeydi. bense hep "ne kadar olgun her işini kendi hallediyor bize hic zorluk çıkarmadı" çocuğuydum. buna rağmen annem beni hep eleştirdi, durmadan.
çok sakarsın inci...
sakar insanlardan nefret ederim inci...
çok dağınıksın inci...
kafana bir şey girmiyor inci...
benim seni sevmediğimi düşünüyorsan bu senin problemin inci...
suratını asma inci, moralini bozma inci, biz senin bu suratını görmek zorunda değiliz inci, gece niye uyumuyorsun inci hadi uyumuyorsun gürültü yapma inci (bi kere de demedi 9 yaşında bir çocuğun gözüne neden uyku girmez), hep zamansız uyuyorsun inci, bıktım inci, yemek yapamıyorsun inci, bir şeyi de bana sormadan yap inci, inci, inci, inci...

ben asla ona yetemedim, ne yapsam eksiktim. kahvaltı hazırlardım peynirsiz kahvaltı mı olur inci derdi mesela, bir teşekkür ederim kızım demezdi. çocukken haftasonu erken kalkıp kahvaltı hazırlamıştım hiç unutmam, o kadar heyecanlıydım ki, annemi uyandırdım kahvaltıyı gördü bu saatte niye uyandın inci dedi. bir kere de notlar falan yazdım kötü hissettiği bir dönemde yanında olduğumu göstereceğim çocuk aklımla, saçma sapan şeyler uğraşma inci dedi.

böyle böyle ben de duygusuz birine dönüştüm. seneler geçti her gece ben anneme benzemicem dedim, her günüm onun gibi olmamaya çalışarak geçti.

bazen düşünüyorum da ben gerçekten sevilmeyecek bir çocuk muydum ne yapmıştım ona neydi bu nefretin sebebi, halbuki gerçekten herkesin övdüğü bir çocuktum. bir kere bile onlara öf demedim, üzülürdüm onlar üzülmesin diye belli etmezdim, o kadar iyi mutlu rolü yapıyordum ki 10 yaşında her gece intihar etmeye çalışıp cesaret edemediğimi bir kere bile anlamadı, başarılı da bir çocuktum fen lisesine yerleştiğimde bile neden bizim şehirdekine yerleşemediğim konuşulmuştu.

neyse işte seneler geçti öyle böyle bir şekilde büyüdüm. 22 yaşındayken bir gece aniden anladım, ona ne kadar da çok benzemiştim zaman içinde. sevgimi dile getiremez olmuştum, birini öpmek sarılmak işkence gibi geliyordu, konuşma tarzım bile ona benzemişti. senelerce gece gündüz onun gibi olmicam diye diye delirdiğim kadının kopyası olup çıkmıştım. senelerdir depresyondaydım ama bu durumu fark etmek beni daha da dibe sürükledi, çıkamadım. destek aldım, ilaçlar, haplar , terapiler... hâlâ annesi tarafından sevilmemiş o çocuktum. hiçbir şey değişmemişti, sadece ben kabullenmiştim. sonrasında kendimi keşfettim aslında hiç de sevgisini belli edemeyen biri olmadığımı fark ettim, biri beni öyle güzel sevdi ki ben pamuk gibi birine dönüştüm. beni kendimle barıştırdı, hep sevdiğim şeyleri yaptı, yanımda oldu, elimi tuttu. iyi ki var hayatımda. ama annem o zaman da susmadı, kedileri severim diye kedili bir şey alırdı hemen başlardı "seni etkilemek için yapıyor inci bu kadar saf olma". bitmiyordu hep ama hep eleştiriyordu; iki ayda nasıl sever seni inci saf olma, bir buçuk sene konuştuğun adamı bile tanıyamadın bunu nasıl tanıdın inci, seni sevmiyor etkilemeye çalışıyor inci, işler ilerleyince ilgisini yitirir inci...

sahi, ben sevilmeyecek biri miyim anne, kimse beni sevemez mi, sırf sevdiğinden iyi hissetmemi istediğinden yapıyor olamaz mı bunca şeyi? niye anne, neden beni sevmiyorsun anne? naptım ben sana anne, beni dünyaya sen getirdin neden beni korumuyorsun anne kendinden? neyse ki haksız çıktın anne. doğuranın bile sevmediği bu küçük kızı sevdi o çocuk anne, hiç sorumlusu olmadığı halde senin bile açtığın yaralara üfleyip sarıyor anne. beni seviyor, ben de sevilebilecek biriymişim gördün mü anne?

ama artık sana kızmıyorum biliyor musun? geçen gün mutfakta beraber yemek yaparken anladım; sen benden değil kendinden nefret ediyormuşsun, bütün o eleştiriler aslında kendineymiş. hayatımda ilk defa "seni kendime çok benzetiyorum" dedin. ben sana benziyorum anne, beni bu yüzden sevmiyorsun. anladım. anladım anlamasına ama bu benim çocukluğumu geri getirmiyor ki, içimdeki kız çocuğu ikna olamıyor artık sevildiğine anne. neden kızına bunu yaptın anne? ben seni nasıl affedicem anne?
devamını gör...

hislerin hafızası

t: benim uydurduğum bir şey. biz bir şeyleri hatırlamasak da hislerimizin hatırlaması durumu.

bu sene de her sene olduğu gibi 12 ekimde inanılmaz derecede kötü hissediyorum. ortada bir neden yok. üzerine düşününce daha sonra fark ettim tarihi. geçen sene de böyle olmuştu. ınsan 7 sene üst üste hep aynı tarihte acı çekince kendisi unutsa da hisleri unutmuyormuş. bugün onun doğum günü. 7 sene boyunda ağlamaktan kustuğum tarih. sonra unuttun geçti bitti sanıyorum ama böyle zamanlar gelince ben fark etmesem de hislerimin hatırası her şeyi hatırlıyor. ne zaman son bulacak allahım?
devamını gör...

istesen de ağlayamamak

duygularını bastıran biri olarak yaşamak çok zor. bugün kardeşim üniversite için evden ayrıldı hiçbir şey hissetmedim. ama kendimi biliyorum bu aslında baş edemeyeceğim kadar çok şey hissettiğim anlamına geliyor. ben genelde hayatımdaki problemleri rüyalarımda onarırım. neyse uyudum rüyamda kardeşim gittiği için o kadar ağladım ki. uyanınca dayak yemiş gibiydim. yine de ağlayamadım. bu özelliğimden nefret ediyorum.
devamını gör...

sözlük yazarlarının sormak istedikleri

merhaba arkadaşlar biraz araştırma yaptım ama beni tatmin edecek bir cevap bulamadım o yüzden sizlere sormak istediğim bir soru var, evlendikten sonra kadının kütüğü neden değişir?
devamını gör...

en son ağlanan şey

birikmiş şeyler.
ben eskiden beri hic kolay şeyler yaşamadım. şimdi bunları anlatmicam ama gerçekten çok çok zor şeyler yaşadım. küçükken farkında değildim maskeleyebiliyodum ama artık yapamıyorum. ama nasıl anlatayım ki birine 4. sınıfta intihar etmeme ramak kala acısından korkup vazgeçtiğimi? senelerce aileme yük olmayayım, aman üzülmesinler, bir dert de ben eklemeyeyim diye diye içime attım. hep neşeli ve konuşkan biriydim. eskiden bunu karakterim sanıyordum ama şimdi anlıyorum ki acılarımı gölgelemekten başka bir şey değilmiş. son 1 senede yaşadığım şeyler beni öyle bi hale getirdi ki yemek yiyemez oldum. tedaviye başladım falan filan. ama en zoru ne biliyor musunuz, annemin beni anlamaması. hiç anlamayacak biri olsa umrumda olmaz affedebilirim onu ama senelerce depresyondan kurtulmaya çalışmış tedavi görmüş biri kendisiyle aynı durumdaki birini hele kızını nasıl anlamaz? ölmek için dua etmediğim gece yok yaşadığım her şeyi de biliyor, nefes almak bile canımı yakıyor ama bugün bir ton nasihat dinledim suratımı asmamalıymışım. atamamı buraya verdiğim güne lanet olsun. ben artık yapamıyorum
devamını gör...

huzurla uyumak

bize nasip olmaz. 2 doz ilaç alıp yine de bu saate kadar uyuyamamak da öyle her babayiğidin harcı değil he.
rabbim bana acı
devamını gör...

diyelim ki o bunu okuyor

bugün bir ortamda yürümekten nefret ettiğimden bahsedildi, hatırlıyor musun seninle yaz güneşinin altında 4 saat yürümüştük.
devamını gör...

fuse tea karpuz aromalı soğuk çay

boykot içecek
devamını gör...

tokat

arkadaşlar burası cehennemden önceki durak ha haberiniz olsun. ya rabbi bu nasıl bir sıcak
devamını gör...

üzme kendini

ben mal mıyım üzeyim kendimi durduk yere ya, ben üzmüyorum siz üzüyorsunuz. asıl siz üzmeyin beni
devamını gör...

tek bir mesaj hakkınız olsa hangi yazar için kullanırdınız

(bkz: monachopsis (yazar))
devamını gör...

yazarların yaşamak istediği dönem

yaşamak istemiyorum
devamını gör...

sen daha iyilerine laiksin

daha kötülerine şeriat mıyım ne yani
devamını gör...

ölen birine kızgın olmak

onarılamaz bir yara. ömür boyu sürecek bir sancı. insanı öyle bir değiştiriyor ki bu his olmadan önce nasıl biri olduğunuzu unutturuyor.
devamını gör...

doğum günü kutlaması istemeyen insan

ben neredeyse doğduğumdan beri acı çekiyorum, yaşamak istediğim çok nadir zamanlar olmuştur. sanırım doğum günümün kutlanması beni hep rahatsız etmiştir o yüzden. ama lise 2de bir şey oldu. lise 2de çok sevdiğim kalabalık bir arkadaş grubum ve bir de hoşlandığım bir çocuk vardı okulda. bu arkadaş grubunda benimle beraber 3 kişinin doğum günü aynı aydaydı ve bir iki gün ara vardı hepsinde. bana x'in; x'e y'nin; y'ye aşacağız zamanlanın doğum gününü kutlayacağız dediler böylelikle tamamen sürpriz ve kalabalık bir ortak doğum günü partisi yaptılar. okulda bi sınıfta yaptık ve her şey o kadar güzeldi ki, pasta savaşı bile yapmıştık. sonraki gün doğum günümdü sevdiğim çocuk da kutlamıştı ve bizim asla muhabbetimiz yoktu çocukla. hayatımda ilk defa doğum günümde mutluydum ya, ilk defa rahatsız olmamıştım. o kadar şükretmiştim ki o gece. insan böyle işte, 10 gün sonrasını bilmeden bugüne şükrediyor. 10 gün sonra sevdiğim çocuk öldü. detayları geçiyorum çok oldu bunun üzerine konuşmayalı ve eski hislerimle yüzleşmek istemiyorum. ama zordu yani. böylelikle hayatımın ilk ve son iyi doğum gün oldu. sonrasında "iyi ki doğdun " lafı küfür gibi gelmeye başladı. keşke ben de o gün onunla ölseydim dedim hep. gel zaman git zaman geçti tabi, hayatıma birileri girdi vs vs. ama ben yine de hiçbir doğum günümü sevmedim ondan sonra. inşallah öyle bir zaman gelir ki ben doğum günümde ardında hüzün olmayan bi mutlulukla dolup taşarım.
devamını gör...

yazarları en çok üzen durum

#3662047
bidebayilistersen hxmxbxbxb
teşekkür ederim
devamını gör...

yazarları en çok üzen durum

balkona bi gergedan böceği geldi dün benim görmeyi en çok istediğim böceklerdendi kendisi. o kadar heyecanlandım ki yerimde duramadım fotoğrafını falan çektim, o gidene kadar aklım ondaydı. o kadar sevindim ki saçma sapan. sonra biriyle paylaşmak istedim bu sevincimi ve fotoğrafı. öyle herhangi biriyle değil işte onunla. sevincimi bir daha asla onunla paylaşamayacak olmak üzüyor beni. neyse, sözlük arkadaşlarıma atayım fotoğrafını bari.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk maaşla alınan şeyler

bir sürü şey vardı yapılacak ama nasip olmayınca cidden olmuyor. tatildeyken kaza yaptık döndükten 2 hafta sonra ilk maaşımı aldım neredeyse hepsi arabaya gitti. rabbim beterinden korusun tabii.
devamını gör...

alçak

insan gibi ayrılalım dedikten sonra eski sevgilime armağan ettiğim bir siyam şarkısı. buradan


kabus dolu günlerin gecelerin olsun
yastığın taştan, yatağın toprak
gözlerinde yaş yerine kan bulunsun
çok seviyordun
böyle mi alçak

bırakıp kaçmak
sana yakışır ancak
senin bir adın yalacı
bir adın alçak

acı dostun
cehennem yurdun olsun
gittiğin yol tuzak
yolun uzak
derdinin dermanı ecel ecel olsun
çok seviyordun
böyle mi alçak

bırakıp kaçmak
sana yakışır ancak
senin bir adın yalancı
bir adın alçak
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

çok üzgün ve kırgınım ya. yani sevilecek biri değilim peki hadi bunu kabullendim diyelim, niye her seferinde tam oldu derken neden dağılıyor her şey? çok üzgünüm ya çok.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim