anne sevgisi
başlık "bedensel engelli çirkin bir erkek" tarafından 12.12.2020 21:14 tarihinde açılmıştır.
1.
2.
büyük küçük herkesin ihtiyaç duyduğu sevgi'dir.
devamını gör...
3.
insanları yaşama bağlayan sevgidir. kişiyi güvende ve rahat hissettirmekle birlikte öz güvenini beslemesinde ve gelişmesinde kişiye yardımcı olur.
bu sevginin bir sınırı da yoktur. insan gittiği her yere anne sevgisini de beraberinde götürür. bir kere hissetmek yeterdir çünkü. fakat bir kere hissetse de insan, ömür boyu bu sevgiye ihtiyaç duyar. belki de insanın ihtiyacı olan tek sevgi türüdür.
bu sevginin bir sınırı da yoktur. insan gittiği her yere anne sevgisini de beraberinde götürür. bir kere hissetmek yeterdir çünkü. fakat bir kere hissetse de insan, ömür boyu bu sevgiye ihtiyaç duyar. belki de insanın ihtiyacı olan tek sevgi türüdür.
devamını gör...
4.
şüphe edilmeyecek tek sevgi.
ama şundan şüphe edilebiliyor ara ara, acaba çocuĝu olmasaydım yine sever miydi?
ama şundan şüphe edilebiliyor ara ara, acaba çocuĝu olmasaydım yine sever miydi?
devamını gör...
5.
en büyük sevgidir. annenin çocuğa, çocuğun anneye duyduğu sevgi.
dünyadaki hiçkimse annenize duyduğunuz sevginin yerini tutmaz.
anne sevgisi, kalbin takendisidir...
dünyadaki hiçkimse annenize duyduğunuz sevginin yerini tutmaz.
anne sevgisi, kalbin takendisidir...
devamını gör...
6.
7.
herkes annesinin ona sevgisinden bahsetmiş!
i...ler biriniz çıkın annenize olan sevginizden bahsedin, biriniz sevgiyi sömüren değil, veren olun, bi kere sevilen degil seven olun..
ancak anne sevgisi kutsaldır, iyidir, güzeldir ...
biriniz s....rin gidin annenizi arayip seviyom kiz seni deyin.
i...ler biriniz çıkın annenize olan sevginizden bahsedin, biriniz sevgiyi sömüren değil, veren olun, bi kere sevilen degil seven olun..
ancak anne sevgisi kutsaldır, iyidir, güzeldir ...
biriniz s....rin gidin annenizi arayip seviyom kiz seni deyin.
devamını gör...
8.
çıkar gözetmeyen tek sevgidir.
devamını gör...
9.
sabahın bu saatinde neden böyle başlıklar açıyorsunuz anlamıyorum.
olan var, ölen var.
ama madem söz konusu anne ve onun sevgisi, birkaç şey el mahkum söylemeli. özü sözü bir, kötülüğe zerre bulaşmamış eniştem bir akşam durduk yere anneme dönüp, anne sen melek gibi bir insansın, eğer biri senin hakkında kötü tek bir laf etse onun kör olması gerekir demişti. anne benim annemdi ama adamın bu çıkışı garip gelmişti bana.
ben müslüman değilim ama biri hakkında iyi niyet göstermek , hak hukuk kavramini helal etmek, biraz da teşekkür için hani derler ya allah senden razı olsun. allah annemden razı olsun.
son olarak şu hayata dair tek pişmanlığım kendisi hayatta iken bazı ahmak davranışlarımdır. keşke henüz zaman varken her anı güzelleştirebilseydim. size tavsiyem anneniz hala toprak üstündeyken gidin tek bir laf etmeden durduk yere sarılın. çünkü ibadet gibidir.
olan var, ölen var.
ama madem söz konusu anne ve onun sevgisi, birkaç şey el mahkum söylemeli. özü sözü bir, kötülüğe zerre bulaşmamış eniştem bir akşam durduk yere anneme dönüp, anne sen melek gibi bir insansın, eğer biri senin hakkında kötü tek bir laf etse onun kör olması gerekir demişti. anne benim annemdi ama adamın bu çıkışı garip gelmişti bana.
ben müslüman değilim ama biri hakkında iyi niyet göstermek , hak hukuk kavramini helal etmek, biraz da teşekkür için hani derler ya allah senden razı olsun. allah annemden razı olsun.
son olarak şu hayata dair tek pişmanlığım kendisi hayatta iken bazı ahmak davranışlarımdır. keşke henüz zaman varken her anı güzelleştirebilseydim. size tavsiyem anneniz hala toprak üstündeyken gidin tek bir laf etmeden durduk yere sarılın. çünkü ibadet gibidir.
devamını gör...
10.
en büyük sevgilerin başında gelen sevgidir.
bir keresinde anneme, biraz da gülelim diye, ben baba olmadım ama babalık duygusunu sende yaşadım demiştim.
çünkü bir zamandan sonra evlatlarının gözünde onlar da evlatlaşıyorlar.
ve bu talihsiz kadınların genellikle ne aileden ne kocadan yana yüzü gülmüş oluyor. hak ettikleri değeri asla görmemiş oluyorlar. evlatlar olarak bu noktada bize düşen görev bazı şeyleri telafi etmek oluyor. sevmek, değer vermek, işlerine yardım etmek, onlarla ilgilenmek..
evin taşıyıcı kolonu, temel direği, evin sahibi diyerek yağ çektiğinizde çok mutlu olurlar.
ömrünce didinmiş bu meleklerin gönlünü hoş etmek hiç de zor değildir. en son kıracağınız, üzeceğiniz insan onlar olsun. çünkü onlar en değerli varlığınızdır. çünkü yokluklarında pişmanlıklarınızla başbaşa kalmayı asla istemezsiniz.
ayrıca hiçbir şey bilmiyorsanız bile. sadece annenize duyduğunuz sevginin hatrına kadınlara saygı duymanız gerektiğini düşünün. kadınlara saygıyla yaklaşın.
bir keresinde anneme, biraz da gülelim diye, ben baba olmadım ama babalık duygusunu sende yaşadım demiştim.
çünkü bir zamandan sonra evlatlarının gözünde onlar da evlatlaşıyorlar.
ve bu talihsiz kadınların genellikle ne aileden ne kocadan yana yüzü gülmüş oluyor. hak ettikleri değeri asla görmemiş oluyorlar. evlatlar olarak bu noktada bize düşen görev bazı şeyleri telafi etmek oluyor. sevmek, değer vermek, işlerine yardım etmek, onlarla ilgilenmek..
evin taşıyıcı kolonu, temel direği, evin sahibi diyerek yağ çektiğinizde çok mutlu olurlar.
ömrünce didinmiş bu meleklerin gönlünü hoş etmek hiç de zor değildir. en son kıracağınız, üzeceğiniz insan onlar olsun. çünkü onlar en değerli varlığınızdır. çünkü yokluklarında pişmanlıklarınızla başbaşa kalmayı asla istemezsiniz.
ayrıca hiçbir şey bilmiyorsanız bile. sadece annenize duyduğunuz sevginin hatrına kadınlara saygı duymanız gerektiğini düşünün. kadınlara saygıyla yaklaşın.
devamını gör...
11.
yazamayacağım. galiba ağlamaya gidiyorum.
onsuz yaşamın acı verdiği bir sevgi türü. tüm anneler ölümsüz olsa keşke.
onsuz yaşamın acı verdiği bir sevgi türü. tüm anneler ölümsüz olsa keşke.
devamını gör...
12.
klişe tabir kullanmadan anlatmak zordur ama şu bir gerçek ki anne sevgisinin yerini doldurabilecek herhangi bir şey yoktur dünyada. elde edebileceğiniz hiçbir şey bunun yerini tutmaz. anne sevgisinden mahrum bireyler zaman içerisinde genelde sıkıntılı tiplere dönüşüyor.
devamını gör...
13.
paha bicilemez 1 sevgi tarzi.
atsan atilirim, satsan satilirim. neden seviyo acep. evet.
atsan atilirim, satsan satilirim. neden seviyo acep. evet.
devamını gör...
14.
tekrar tekrar annemizi affetmezsek ve onun hakkında ürettiğimiz nöronal bağlantıların bizim sorumluluğumuz olduğunu kavrayamazsak; ulaşamayacağımız sevgidir. oysa bilinen tek sevgi formu bu dur. diğer sevgiler; 'anne sevgisi eğretilemeleri' dir.
bu sevgiye yönelik yürüyüş kendini dinlemekle başlar, sorgulamakla sürer, yargılamakla biter.
anne arketipini, kimseyi kimseyle karşılaştırmadan içselleştirebiliriz. sadece kendimizle yeterince samimi konuşmalar yaparak bu başarılabilir.
şu an sevgi dolu, bilge bir anneyi gereksinmeyen kimse yoktur. mutlu hissetmek mümkündür. gerçek iyileşme başkasının değişmesini beklemekle değil kendi içimizde cesurca yenilikler yapmamızla başlar. şifan olsun.
bu sevgiye yönelik yürüyüş kendini dinlemekle başlar, sorgulamakla sürer, yargılamakla biter.
anne arketipini, kimseyi kimseyle karşılaştırmadan içselleştirebiliriz. sadece kendimizle yeterince samimi konuşmalar yaparak bu başarılabilir.
şu an sevgi dolu, bilge bir anneyi gereksinmeyen kimse yoktur. mutlu hissetmek mümkündür. gerçek iyileşme başkasının değişmesini beklemekle değil kendi içimizde cesurca yenilikler yapmamızla başlar. şifan olsun.
devamını gör...
15.
annemi gömdüm geldim ve yapacak bir işim kalmadı . ölüm belgesini imzaladım, yıkattım , özür diledim, affettim , mezarını kazdırdım ,namazını kıldırdım , üzerine kürekle toprak attım , telefonunu şarja taktım, çekmecesini karıştırdım, kıyafetlerini kokladım, fotoğrafını öptüm, babama sakinleştirici verdim. ben en küçüğüm diye bana hiç bir şey yaptırmazdı , hepsini ben yaptım. 35 yıllık şımarıklığımı mezarına bıraktım . yaşarken kıymetini bilin, sonra her şey için çok geç oluyor .
devamını gör...
16.
biraz içimi dökeceğim müsaadenizle.
ben kendimi bildim bileli annem mesafeli biridir. bizi öpmez, sarılmaz, sevgi sözcükleri söylemez. mizacı böyledir eskiden beri. küçükken çok isterdim beni sevmesini saçımı okşamasını ne bileyim sıcak olmasını falan. annem beni hep eleştirirdi. evde sorun çıkaran kişi ablam olurdu her zaman, öfke problemleri olan sinir bozucu bir şeydi. bense hep "ne kadar olgun her işini kendi hallediyor bize hic zorluk çıkarmadı" çocuğuydum. buna rağmen annem beni hep eleştirdi, durmadan.
çok sakarsın inci...
sakar insanlardan nefret ederim inci...
çok dağınıksın inci...
kafana bir şey girmiyor inci...
benim seni sevmediğimi düşünüyorsan bu senin problemin inci...
suratını asma inci, moralini bozma inci, biz senin bu suratını görmek zorunda değiliz inci, gece niye uyumuyorsun inci hadi uyumuyorsun gürültü yapma inci (bi kere de demedi 9 yaşında bir çocuğun gözüne neden uyku girmez), hep zamansız uyuyorsun inci, bıktım inci, yemek yapamıyorsun inci, bir şeyi de bana sormadan yap inci, inci, inci, inci...
ben asla ona yetemedim, ne yapsam eksiktim. kahvaltı hazırlardım peynirsiz kahvaltı mı olur inci derdi mesela, bir teşekkür ederim kızım demezdi. çocukken haftasonu erken kalkıp kahvaltı hazırlamıştım hiç unutmam, o kadar heyecanlıydım ki, annemi uyandırdım kahvaltıyı gördü bu saatte niye uyandın inci dedi. bir kere de notlar falan yazdım kötü hissettiği bir dönemde yanında olduğumu göstereceğim çocuk aklımla, saçma sapan şeyler uğraşma inci dedi.
böyle böyle ben de duygusuz birine dönüştüm. seneler geçti her gece ben anneme benzemicem dedim, her günüm onun gibi olmamaya çalışarak geçti.
bazen düşünüyorum da ben gerçekten sevilmeyecek bir çocuk muydum ne yapmıştım ona neydi bu nefretin sebebi, halbuki gerçekten herkesin övdüğü bir çocuktum. bir kere bile onlara öf demedim, üzülürdüm onlar üzülmesin diye belli etmezdim, o kadar iyi mutlu rolü yapıyordum ki 10 yaşında her gece intihar etmeye çalışıp cesaret edemediğimi bir kere bile anlamadı, başarılı da bir çocuktum fen lisesine yerleştiğimde bile neden bizim şehirdekine yerleşemediğim konuşulmuştu.
neyse işte seneler geçti öyle böyle bir şekilde büyüdüm. 22 yaşındayken bir gece aniden anladım, ona ne kadar da çok benzemiştim zaman içinde. sevgimi dile getiremez olmuştum, birini öpmek sarılmak işkence gibi geliyordu, konuşma tarzım bile ona benzemişti. senelerce gece gündüz onun gibi olmicam diye diye delirdiğim kadının kopyası olup çıkmıştım. senelerdir depresyondaydım ama bu durumu fark etmek beni daha da dibe sürükledi, çıkamadım. destek aldım, ilaçlar, haplar , terapiler... hâlâ annesi tarafından sevilmemiş o çocuktum. hiçbir şey değişmemişti, sadece ben kabullenmiştim. sonrasında kendimi keşfettim aslında hiç de sevgisini belli edemeyen biri olmadığımı fark ettim, biri beni öyle güzel sevdi ki ben pamuk gibi birine dönüştüm. beni kendimle barıştırdı, hep sevdiğim şeyleri yaptı, yanımda oldu, elimi tuttu. iyi ki var hayatımda. ama annem o zaman da susmadı, kedileri severim diye kedili bir şey alırdı hemen başlardı "seni etkilemek için yapıyor inci bu kadar saf olma". bitmiyordu hep ama hep eleştiriyordu; iki ayda nasıl sever seni inci saf olma, bir buçuk sene konuştuğun adamı bile tanıyamadın bunu nasıl tanıdın inci, seni sevmiyor etkilemeye çalışıyor inci, işler ilerleyince ilgisini yitirir inci...
sahi, ben sevilmeyecek biri miyim anne, kimse beni sevemez mi, sırf sevdiğinden iyi hissetmemi istediğinden yapıyor olamaz mı bunca şeyi? niye anne, neden beni sevmiyorsun anne? naptım ben sana anne, beni dünyaya sen getirdin neden beni korumuyorsun anne kendinden? neyse ki haksız çıktın anne. doğuranın bile sevmediği bu küçük kızı sevdi o çocuk anne, hiç sorumlusu olmadığı halde senin bile açtığın yaralara üfleyip sarıyor anne. beni seviyor, ben de sevilebilecek biriymişim gördün mü anne?
ama artık sana kızmıyorum biliyor musun? geçen gün mutfakta beraber yemek yaparken anladım; sen benden değil kendinden nefret ediyormuşsun, bütün o eleştiriler aslında kendineymiş. hayatımda ilk defa "seni kendime çok benzetiyorum" dedin. ben sana benziyorum anne, beni bu yüzden sevmiyorsun. anladım. anladım anlamasına ama bu benim çocukluğumu geri getirmiyor ki, içimdeki kız çocuğu ikna olamıyor artık sevildiğine anne. neden kızına bunu yaptın anne? ben seni nasıl affedicem anne?
ben kendimi bildim bileli annem mesafeli biridir. bizi öpmez, sarılmaz, sevgi sözcükleri söylemez. mizacı böyledir eskiden beri. küçükken çok isterdim beni sevmesini saçımı okşamasını ne bileyim sıcak olmasını falan. annem beni hep eleştirirdi. evde sorun çıkaran kişi ablam olurdu her zaman, öfke problemleri olan sinir bozucu bir şeydi. bense hep "ne kadar olgun her işini kendi hallediyor bize hic zorluk çıkarmadı" çocuğuydum. buna rağmen annem beni hep eleştirdi, durmadan.
çok sakarsın inci...
sakar insanlardan nefret ederim inci...
çok dağınıksın inci...
kafana bir şey girmiyor inci...
benim seni sevmediğimi düşünüyorsan bu senin problemin inci...
suratını asma inci, moralini bozma inci, biz senin bu suratını görmek zorunda değiliz inci, gece niye uyumuyorsun inci hadi uyumuyorsun gürültü yapma inci (bi kere de demedi 9 yaşında bir çocuğun gözüne neden uyku girmez), hep zamansız uyuyorsun inci, bıktım inci, yemek yapamıyorsun inci, bir şeyi de bana sormadan yap inci, inci, inci, inci...
ben asla ona yetemedim, ne yapsam eksiktim. kahvaltı hazırlardım peynirsiz kahvaltı mı olur inci derdi mesela, bir teşekkür ederim kızım demezdi. çocukken haftasonu erken kalkıp kahvaltı hazırlamıştım hiç unutmam, o kadar heyecanlıydım ki, annemi uyandırdım kahvaltıyı gördü bu saatte niye uyandın inci dedi. bir kere de notlar falan yazdım kötü hissettiği bir dönemde yanında olduğumu göstereceğim çocuk aklımla, saçma sapan şeyler uğraşma inci dedi.
böyle böyle ben de duygusuz birine dönüştüm. seneler geçti her gece ben anneme benzemicem dedim, her günüm onun gibi olmamaya çalışarak geçti.
bazen düşünüyorum da ben gerçekten sevilmeyecek bir çocuk muydum ne yapmıştım ona neydi bu nefretin sebebi, halbuki gerçekten herkesin övdüğü bir çocuktum. bir kere bile onlara öf demedim, üzülürdüm onlar üzülmesin diye belli etmezdim, o kadar iyi mutlu rolü yapıyordum ki 10 yaşında her gece intihar etmeye çalışıp cesaret edemediğimi bir kere bile anlamadı, başarılı da bir çocuktum fen lisesine yerleştiğimde bile neden bizim şehirdekine yerleşemediğim konuşulmuştu.
neyse işte seneler geçti öyle böyle bir şekilde büyüdüm. 22 yaşındayken bir gece aniden anladım, ona ne kadar da çok benzemiştim zaman içinde. sevgimi dile getiremez olmuştum, birini öpmek sarılmak işkence gibi geliyordu, konuşma tarzım bile ona benzemişti. senelerce gece gündüz onun gibi olmicam diye diye delirdiğim kadının kopyası olup çıkmıştım. senelerdir depresyondaydım ama bu durumu fark etmek beni daha da dibe sürükledi, çıkamadım. destek aldım, ilaçlar, haplar , terapiler... hâlâ annesi tarafından sevilmemiş o çocuktum. hiçbir şey değişmemişti, sadece ben kabullenmiştim. sonrasında kendimi keşfettim aslında hiç de sevgisini belli edemeyen biri olmadığımı fark ettim, biri beni öyle güzel sevdi ki ben pamuk gibi birine dönüştüm. beni kendimle barıştırdı, hep sevdiğim şeyleri yaptı, yanımda oldu, elimi tuttu. iyi ki var hayatımda. ama annem o zaman da susmadı, kedileri severim diye kedili bir şey alırdı hemen başlardı "seni etkilemek için yapıyor inci bu kadar saf olma". bitmiyordu hep ama hep eleştiriyordu; iki ayda nasıl sever seni inci saf olma, bir buçuk sene konuştuğun adamı bile tanıyamadın bunu nasıl tanıdın inci, seni sevmiyor etkilemeye çalışıyor inci, işler ilerleyince ilgisini yitirir inci...
sahi, ben sevilmeyecek biri miyim anne, kimse beni sevemez mi, sırf sevdiğinden iyi hissetmemi istediğinden yapıyor olamaz mı bunca şeyi? niye anne, neden beni sevmiyorsun anne? naptım ben sana anne, beni dünyaya sen getirdin neden beni korumuyorsun anne kendinden? neyse ki haksız çıktın anne. doğuranın bile sevmediği bu küçük kızı sevdi o çocuk anne, hiç sorumlusu olmadığı halde senin bile açtığın yaralara üfleyip sarıyor anne. beni seviyor, ben de sevilebilecek biriymişim gördün mü anne?
ama artık sana kızmıyorum biliyor musun? geçen gün mutfakta beraber yemek yaparken anladım; sen benden değil kendinden nefret ediyormuşsun, bütün o eleştiriler aslında kendineymiş. hayatımda ilk defa "seni kendime çok benzetiyorum" dedin. ben sana benziyorum anne, beni bu yüzden sevmiyorsun. anladım. anladım anlamasına ama bu benim çocukluğumu geri getirmiyor ki, içimdeki kız çocuğu ikna olamıyor artık sevildiğine anne. neden kızına bunu yaptın anne? ben seni nasıl affedicem anne?
devamını gör...
17.
bende yok olan.
devamını gör...
"anne sevgisi" ile benzer başlıklar
kedi sevgisi
56
