birdemetyasemen yazar profili

birdemetyasemen kapak fotoğrafı
birdemetyasemen profil fotoğrafı
rozet
karma: 1680 tanım: 258 başlık: 12 takipçi: 10
hey there i am using whatsapp

son tanımları | başucu eserleri


başlıkları alt alta okumak

içine girip okumuş kadar olmaktır. birçok başlık, içeriğini daha okumadan hissettirir. bu kalitede bir başlıkta şu kalitede şeyler yazmışlardır gibi bir yorumlama oluşuyor akılda zaten. kezâ normal sözlük'te uzun zamanlarını geçirip nice entryler okuyan yazarlar, az çok buradaki diğer yazar kitlesine hâkim olmuş ve dönen muhabbetleri de adı gibi bilir kıvama gelmiştir.
devamını gör...

sözlük yazarı denince akılda canlanan tip

"entry girmem lazım"nöbetleri ile kendini titreşime alan, entelektüel imajlı bir online sözlük yazarına hayat veren alemin kralı dizisindeki "tapir"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

chatgbt'nin aşk planının parçası olmayı kabul etmesi şoku

koskoca chatgpt'nin chatgbt oluşunu hayretle seyrettiğim başlık...
devamını gör...

5 ay sonraki kendine not bırak

haziran ayında yeni bir işe girdin, daha önceki 2 yer istifan ile sonuçlanmıştı. hem de biri 2 aylık deneme sürecin sonucunda olmuştu. başlarda hissetmiştin aslında orada nelere maruz kalacağını... ama sektörde adı vardı ve herkes senin oraya giremeyeceğini düşünüyordu. şu anki yerle iyi başladınız, zaten ilk istifan öncesi görüşmüştünüz daha önce. yine olumluydu ama sen diğerini deneyimlemek istemiştin. burası sanki seni bekliyor gibi o 6 ay boyunca birini kabul etmemiş. içinden geçirdiğin, keyifli olur aslında dediğin iş ile mevcut işini aynı anda yapıyorsun burada. mevcut işin şekillenmedi henüz fakat deneyimlediğin kadarıyla güzel gidiyor. bazı ufak soru işaretlerim var mı? şu an yok sanırım, belki ufak tefek eksiklikler var ama zaten burası yeni yeni kuruluyor. onların da yayına gireceğini düşünüyorum.
yeni dedim ya, işte bu aslında birçok konuda umur senin için. kendini gösterip yıllanabileceğin, terfi alabileceğin, alıp yürüyebileceğin bir yer şu an. cumartesileri çalışmaktan dolayı şikâyet ediyorsun biraz. maaşını konuşurken üzerine fazla düşünememiştin çünkü çalıştığın gün sayısına oranla. 5 ay sonra kendimi burada istediğimden de iyi bir maaşla anlaşmış ve birçok şeyi oturtmuş görmek istiyorum.
devamını gör...

güne bir şiir bırak

cahildim dünyanın rengine kandım
hayâle aldandım boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım
ölürüm sevdiğim zehirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin

sözüm yok şu benden kırıldığıma
gidip başka dala sarıldığıma
gönlüm inanmıyor ayrıldığıma
gözyaşım sen oldun kahırım sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin

garip'im can yakıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekân kurmadım
daha bir gönüle ikrâr vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
devamını gör...

rica ederim bu bahsi kapatalım

artık pek duymadığımız, eski türk filmlerinden kulağımıza kalan o ağırbaşlı nezaketin kalıntılarından biri. bugünün “boş ver”, “konuyu uzatma” ya da “gerek yok şimdi bunlara” gibi kırpılmış karşılıklarıyla kıyaslandığında, içinde bir dönem insanının konuşma terbiyesi, lafı incitmeden sonlandırma mahareti ve karşısındakine duyduğu asgarî hürmet saklıdır.

bu tür ifadeler bir görgü, tavır biçimidir. kelimeler kısaldıkça tahammül de kısaldı; dil sadeleştikçe söyleyiş değil, sabır azaldı. artık bahsi kapatmak için rica etmeye gerek duyulmuyor, zira çoğu sohbet zaten açılmadan bitiyor.
devamını gör...

güne bir şarkı bırak

ömrümün öksüzdür zevki kederi
zaman ister dursun, ister yürüsün
gün saymam ben sensiz geçen günleri

gurbete düştüğüm günlerden beri - perihan altındağ sözeri
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

hayatın acı yanına esprili bakan bir arkadaş gibi
devamını gör...

kadın ve erkek ayrımının toplumdaki sebepleri

kadınla erkek arasındaki fark biyolojiden ibaret değil. olsaydı eğer, bu denli büyük uçurumlar oluşmazdı. asıl farkı yaratan, kimsenin sorgulamaya cesaret edemediği kalıplar ve o kalıpları nesilden nesile aktaran suskunluktur. erkek güçlü olacak, kadın edepli duracak… erkek konuşur, kadın dinler… bu roller öyle maharetle işlenmiş ki, bir kadın sesini yükselttiğinde değil, sadece var olmak istediğinde bile “fazla” sayılmıştır.

oysa toplum dediğimiz yalnızca kurallarla değil, kurbanlarla da inşa edilir. ve bu ayrım kadını eksilttiği kadar erkeği de yoksullaştırır; duygudan, empati kurmaktan, insanca yaralanmaktan mahrum eder. kadını kutsal yapıp sonra ona hayat hakkı tanımayan da, erkeğe güç yükleyip sonra her tökezleyişini zayıflıkla damgalayan da aynı sistemdir.

insanı cinsiyetiyle tanımlamak kolaydır. çünkü düşünmeyi, yüzleşmeyi, değiştirmeyi gerektirmez. ama esas olan; insanın içindeki sesi duyabilmek, o sesi susturmadan var olmasına izin vermektir. kimlik, doğumda verilmez; hakikatinle cesaretle yaşadığında inşa edilir.
devamını gör...

yazarların okuduğu bölümler

reklam ve pazarlama, türk sanat müziği, radyo ve televizyon...
devamını gör...

türkiye'nin ayarlarını arabesk müzik bozdu

türkiye’nin “ayarlarını bozan” şeyin arabesk müzik olduğunu söylemek, meseleyi fazlasıyla yüzeyde değerlendirmek olur. arabeskin, her şeyden önce belli bir sosyolojik arka plana sahip; taşradan metropole göçen insanların şehirle kuramadığı bağı, içsel sıkışmışlıklarını ve aidiyet arayışlarını yansıtan bir ifade biçimi olduğunu düşünüyorum. bu yönüyle bir nevi içtimâî ağıt niteliği taşır. elbette, zaman zaman ajitasyona kayan örnekleri vardır fakat bu, tüm bir türü toptan hükme mahkûm etmeyi meşrulaştırmaz.

klasik türk mûsıkîsi ile ilgilenen biri olarak arabeski küçümseyici yaklaşımların çoğu zaman musikî bilgisiyle değil, sınıfsal önyargılarla beslenmiş olduğunu üzülerek müşahede ediyorum. oysa her iki gelenek de —biri enderûn’dan, diğeri gecekondudan neş’et etmiş olsa da— insan ruhunun kıvrımlarında yankı bulan derinlikli anlatılardır.

unutulmamalıdır ki, bir milletin kültürel sahası yekpare değildir; zamanla tevessü eder, dallanır, budaklanır. arabesk de bu dallardan biridir. nihayetinde bu toprakların acısı da neşesi de müşterektir. mûsîkî, bunu dillendirmenin en kadîm yollarından biridir.

memleketin “ayarını” bozan şey arabesk değil; farklılıklara tahammül edememek, kendi beğenimizi mutlak hakikat saymak ve kültürel çeşitliliği yozlukla eş tutma gafletidir.
devamını gör...

yazarların nelere saygı duyup nelere duymadığı

insana, hayvana bitkiye ve en önemlisi kendisine saygı duyan herkese saygı duyarım. bilakis hiçbirine saygısı olmayan (kendisine olan saygısını kişisel bakımından anlayabilirsiniz) birine de kesinlikle saygı duymuyorum. herhangi bir restoranda garsona karşı davranışı, yolda aç bir hayvan gördüğünde yüz ifadesi, kurumuş bir bitki gördüğünde müdahalesi... bunların her biri o kişiye saygı duyulup duyulmaması gerektiğini gösteren minimal anlar. fakat bunlarla birlikte ne olursa olsun ailesine ve büyüklerine saygı duyması gerekir insanların. hata mı? hepimizde hatalar var. fakat bu hatalar o saygıyı çürütmez. çürütmemeli.
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

anonim yazarlık rahatlığıyla iştirâk ettiğimiz bu mecrada bile kişisel bilgilerimizi elde etmeye çalışan bu tarz başlıklara hep başkaldırdım, başkaldırmaya devam edeceğim. buyrun "bir demet yasemen" belgin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

takım elbise giyen erkek

giyiniz, giydiriniz. zirâ en bayıldığım yıllarda (60') pijama ile, eşofman ile sokakta gezen bir beyefendiye rastlayamazsınız. bu bir özgürlük değil, kişinin önce kendisine sonra dışarıya olan saygısının dışa vurumudur. ben bir kadın olarak böyle düşünüyor ve kâh kıyafetlerime kâh saçlarımın şekline (sizin deyiminizle, evet markete giderken bile) özen gösteriyorsam karşı taraftan da aynı saygıyı görmem kaçınılamazdır.
devamını gör...

türk müziği

günümüzde türk müziği kavramı türk sanat müziği, türk halk müziği ve türk tasavvuf müziği kavramlarının tek bir başlık altında toplanmasıdır. bizim türk müziği hocalarımız sevmez alt başlık ayrımını. halk müziği sanat değil midir, yahut sanat müziğini halk dinlemez mi? soruları sorulur hemen. ne yazık ki günümüzde sanat müziği kavramı da anlamını yitirmiştir zaten. türk sanat müziği yazıldığında üst sıralarda ve alt sıralarda fark etmeksizin çıkan tüm eserler aslında fantezi, arabesk hatta pop müzikleridir. makamına uygun, usüllerine uygun şekilde tam anlamıyla klasik türk müziği (sanat müziği) o dinlediklerinizden hiçbiri değildir. kâni karaca, sâbite tur gülerman, meral uğurlu, cinuçen tanrıkorur, münir nurettin selçuk, radife erten, bekir sıdkı sezgin, (güncel isterseniz eğer) emel sayın, münip utandı, ahmet özhan gibi isimlerden sanat müziği icraları dinlemenizi öneririm. hatta aşağıya bir radyo programı örneği bırakacağım. türk müziği sanılanın aksine böyle hoş bir sadâdır.

emel sayın hicâz ve hüseynî eserler radyo programı

türk müziğini en iyi şekilde yahya kemal beyatlı şöyle kaleme dökmüştür;

çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden
ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden
açar altın bir anahtarla rûh ufuklarını
hemen yayılmaya başlar sadâ ve nûr akını
ve seslenir büyük ıtrî semâyı örten rûh
peşinde dalgalanır bestesiyle seyyid nûh
en mutlu devrede ıtrî'ye en yakın bir dost
ışıklı dantelalar bestekârı hâfız post
bu neslin ortada dâhîcedir başardığı iş
vatan nasıl karışır mûsıkîyle göstermiş
bu yaz kemençeyi bir dinledinse kanlıca'da
baharda bir gece tanbûru dinle çamlıca'da
bu sazların duyulur her telinde sâde vatan
sihirli rüzgâr eser dâimâ bu topraktan
evet bu eski nesil bir şerefli âlem açar
duyuşda ince zamanlardan inkırâza kadar
yüz elli yıl sıra dağlar birer birer yücelir
ve âkıbet dede'nin anlı şanlı devri gelir
bu mûsıkîyi o son kudretiyle parlattı
ölünce ülkede bir muhteşem güneş battı

yahya kemal beyatlı


bu şiir içinde geçen isimler türk müziğinin öncüleriydi. şimdi kiminiz kaçını tanıyor, biliyor? türk müziğinin özü budur işte.
devamını gör...

başı açık kadının ahlaktan bahsetmesi

paranın ve imânın kimde olduğu bilinmez. tesettür, örtünmek içindir. bir başkası ile araya konulan perdedir, mesafedir. çok insan gördüm başında örtüsüyle ahlak bekçiliği yapıp zerre merhamet nedir, üslup nedir, ölçülü olmak nedir bilmeyen. tesettürü olanın da böylesi var, olmayanın da. dolayısıyla başı açık diye insanları dinsiz olarak yargılamadan evvel tanımalısınız önce. zihniyetini, fikirlerini dinlemelisiniz. önemli olan baştaki örtüden önce gönüldeki örtügür, gözdeki örtüdür. fikriyle zikri örtüsüz, ölçüsüz olan başını kapatmış kime ne?
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

genel bir öğüt vermek istiyorum. iş, arkadaş, okul, farketmeksizin hangi ortamda olursanız olun, insanlara olan davranışınızı önemsiz görmeyin. sizin için önemsiz olan (belki de öyle olduğuna yürekten emin olduğunuz) şeyler karşı tarafta hiç beklenmedik izler bırakabiliyor. beğenmediğiniz bir davranış görürseniz karşı tarafı kırmamak için bunu görmezden gelmeyin. ama karşı tarafı da bunun için kırmayın. o nezaketi ayarlayıp hoşlanmadığınız şeyleri belirtin, eğer o kişi tamamen sizi rahatsız ediyorsa tavrınızı belli edip uzak durun. sevdiğiniz insanlara ise alaka ve ilginizi tam anlamıyla gösterip karşı taraftan ne kadarını karşılık olarak gördüğünüze iyi bakın. kendi ilginizin karşılığını az alıyorsanız uzak durun. yalnızlık sizi korkutmasın. kendisiyle yalnız kalmayı beceremeyen insanlar korkmalı asıl. kendisiyle vakit geçirmeyi beceremeyen, iç sesiyle sohbet kuramayan (önce kendisiyle anlaşabilmeli insan), çevresini yalnız başına gözlemleyemeyen ve yalnız kalmayı ezik bir durum zanneden insanlardan korkun. çünkü o insanlar dâima hayatları boyunca birilerine muhtaç kalmışlardır. hep birileri tarafından onaylanma gereği görmüşlerdir. ben bunun çok kez şahidi oldum ve uzak durulması gerektiğine hiçbir şeyden olmadığı kadar eminim.
devamını gör...

iyi bir romanda olması gerekenler

akıcılık, ayrıntılı betimleme. betimleme hayal gücünü sınırlandırmaz, bilakis şekillendirir olarak düşünüyorum ve okuduğum kitaplarda ayrıntılı betimleme arıyorum. olay akıcılığı hızlı olmalı ve tek bir olay koca bir romana sığdırılmamalı. tıpkı hayat gibi hiç beklemediğimiz gelişmeler bir anda karşımıza çıkabilmeli. okuyanı şaşırtmalı, hayatından bir parça haline getirecek kadar duyguyu geçirebilmeli. ben okuduğum romanlarda bunu arar, bulduğumda ise her bir karkteri hayatımda bir yerlere koyarım. bu yüzden midir bilmem, empati duygumun da fazlasıyla (belki gerektiğinden de fazla) geliştiğini düşünürüm.
devamını gör...

sözlükte yazma nedeni

ara ara derinde yatan duyguları dışa aktarma isteği. bazen bunu bir deneme şeklinde kağıda da dökebilecekken kimliksiz bir şekilde farklı insanlarla paylaşabilme olanağı. bende dönem dönem oluyor, kafamda belirli bir düşünceyi derine taşıyarak bu konudan bir paragraf yazı çıkartabiliyorum. fazla kitap okumaktan, fazla empati yapmaktan kaynaklanan insan analizlerim oluyor. birçok konu ve kişileri uzun uzun değerlendirerek psikolojiye kadar değinen ciddi değerlendirmelerim oluyor. kendi içimde verdiğim öğütler oluyor. birçok insana vermek isteyip, beni anlamayacaklarını bildiğim için veremediğim öğütleri yazıya dökmek geliyor içimden. burası onun için ideal diye düşünüyorum. ayrıca buraya bir şeyler yazmak için belirli bir tanınmışlığa sahip olmanız gerekmiyor. yazdığınız yazılar o başlıkta en üste çıkıyor. dolayısıyla boşa konuşmadığınızı da hissediyorsunuz bir nevi.
devamını gör...

istanbul trafiği

bayılıyorum trafiğe ben. özellikle bir yere yetişmeye çalışıyor olsam bile evden çıkmadan trafik yoğunluğuna bakıp saatlerce erken bile çıkarım. açarım radyodan trt nağme veya en ağır sanat müziği eserlerini, yavaş saatlerce giderim hiç fark etmez. eşlik ederek o arabada bir ömür bile geçiririm. küçük şeylerle mutlu olmak bu galiba.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim