kadın ve erkek ayrımının toplumdaki sebepleri
başlık "nebekliyorsunki" tarafından 17.06.2025 07:22 tarihinde açılmıştır.
1.
eğitim ve fırsat eşitsizliği ( okuldan alınan kız çocukları, zorla evlendirilen kadınlar )
ekonomik problemler ( % 90 kadın girdiği iş yerlerinde tacize veya tecavüze maruz kalıyor. )
psikolojik şiddet ( kadınlar yemek yapmayı bilmeli, evi çekip çevirmeli, aileyi bütün halde tutmalı vb)
devamı var da bir kadın olarak beni kırdığı için yazmayacağım. sadece en kötüsü kadının kadının düşmanı olmasıdır diyorum ve cümlemi bitiriyorum.
ekonomik problemler ( % 90 kadın girdiği iş yerlerinde tacize veya tecavüze maruz kalıyor. )
psikolojik şiddet ( kadınlar yemek yapmayı bilmeli, evi çekip çevirmeli, aileyi bütün halde tutmalı vb)
devamı var da bir kadın olarak beni kırdığı için yazmayacağım. sadece en kötüsü kadının kadının düşmanı olmasıdır diyorum ve cümlemi bitiriyorum.
devamını gör...
2.
bacım daha afyonumuz patlamadı bi dur.
ayrıca (bkz: entry nick uyumu)
ayrıca (bkz: entry nick uyumu)
devamını gör...
3.
kadınla erkek arasındaki fark biyolojiden ibaret değil. olsaydı eğer, bu denli büyük uçurumlar oluşmazdı. asıl farkı yaratan, kimsenin sorgulamaya cesaret edemediği kalıplar ve o kalıpları nesilden nesile aktaran suskunluktur. erkek güçlü olacak, kadın edepli duracak… erkek konuşur, kadın dinler… bu roller öyle maharetle işlenmiş ki, bir kadın sesini yükselttiğinde değil, sadece var olmak istediğinde bile “fazla” sayılmıştır.
oysa toplum dediğimiz yalnızca kurallarla değil, kurbanlarla da inşa edilir. ve bu ayrım kadını eksilttiği kadar erkeği de yoksullaştırır; duygudan, empati kurmaktan, insanca yaralanmaktan mahrum eder. kadını kutsal yapıp sonra ona hayat hakkı tanımayan da, erkeğe güç yükleyip sonra her tökezleyişini zayıflıkla damgalayan da aynı sistemdir.
insanı cinsiyetiyle tanımlamak kolaydır. çünkü düşünmeyi, yüzleşmeyi, değiştirmeyi gerektirmez. ama esas olan; insanın içindeki sesi duyabilmek, o sesi susturmadan var olmasına izin vermektir. kimlik, doğumda verilmez; hakikatinle cesaretle yaşadığında inşa edilir.
oysa toplum dediğimiz yalnızca kurallarla değil, kurbanlarla da inşa edilir. ve bu ayrım kadını eksilttiği kadar erkeği de yoksullaştırır; duygudan, empati kurmaktan, insanca yaralanmaktan mahrum eder. kadını kutsal yapıp sonra ona hayat hakkı tanımayan da, erkeğe güç yükleyip sonra her tökezleyişini zayıflıkla damgalayan da aynı sistemdir.
insanı cinsiyetiyle tanımlamak kolaydır. çünkü düşünmeyi, yüzleşmeyi, değiştirmeyi gerektirmez. ama esas olan; insanın içindeki sesi duyabilmek, o sesi susturmadan var olmasına izin vermektir. kimlik, doğumda verilmez; hakikatinle cesaretle yaşadığında inşa edilir.
devamını gör...