fearofartemisia yazar profili

fearofartemisia kapak fotoğrafı
fearofartemisia profil fotoğrafı
rozet
karma: 3739 tanım: 726 başlık: 81 takipçi: 68
Up with your turret, aren't we just terrified?

son tanımları


süt reçeli

сгущёнка diye geçer. aşırı lezzetli bir reçeldir. ama türkiye'de satılanlar hep koyu ve daha kıvamlı oluyor genelde. alinabilirse şunun denenmesini öneririm.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bakınız bu bombastiktir. bulabilirseniz alın kesinlikle.
devamını gör...

sessiz gemi

alır götürür insanı.
yazın dinleyince başka, kışın dinleyince başka, ilkbaharda dinleyince başka, sonbaharda dinleyince bambaşka duygular uyandırır yürekte.
birlikte dinlenebilecek türden şarkılardan değildir kanımca. sessiz gemi yalnız da olmalı.
not: denize karşı dinlenmesi tavsiye edilir.


'dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler
bir çok giden memnun ki yerinden
çok seneler geçti, çok seneler geçti
dönen yok seferinden'
devamını gör...

halkımızın artık aşina olması gereken bazı kavramlar

adalet bilinci
devamını gör...

winky

başlık açılmamış şok oldum bu sözlüğe bir potterhead serumu takılması gerekiyor acilen!!
winky filmlerde yok ki bence serideki en büyük affedilmez hata olmuş.
hepimiz dobby'yi az çok biliyoruz. harry potter'ın sadık arkadaşı, özgür ev cini ve genel olarak malfoylara haddini bildirmesiyle fevkalade bir ikon olmuştur.
winky de dobby'nin kız arkadaşı.
seride barty crouch'un ev cini olan(sonra da oglu jr.'ın)ve hermione'ye e.v.it.(ev cini refahını ilerletme topluluğu) için ilham veren karakterdir. ev cini kurallarına oldukça bağlıdır ve harry ile dünya kupasında karşılaşıp dobby hakkinda sohbet etmiştir. winky dobby'nin aklını kaçırdığını ve sürekli özgürlükten bahsettiği için kendisine çok üzüldüğünü belirtmiştir.
dobby'mizin acı vefatından sonra winky alkolik olmuş ve dibi görmüştür. aynı zamanda crouchların arka arkaya başına gelenler de yine etkili olmuş alkolik olmasında.
ardından savaş sırasında hep beraber ayaklanan ve hogwarts'ı savunan ev cinlerine katılmış ve mertçe savaşmıştır.
savaş bitince alkolizmi yense de arada birkaç şişe devirdiği söyleniyor...
devamını gör...

hedwig

koca yürek ve dünyanın en muhteşem sihirli yaratıkların bakımı öğretmeni rubeus hagrid tarafından başı beladan kurtulmayan harry potter'a hediye edilmiş güzel baykuş.
seri boyunca harry'nin sadık bir yoldaşı olmuş ve her daim yardımına koşmuştur. bunun yanında sassy kişiliği harry'nin yanına başka baykuşlar geldiğinde ortaya çıkar. hedwig kız bu arada.
sirius'a mektup getirip götürücem diye yorgunluktan baygınlık geçirse bile yine de kahvaltıya gelmeyi başarmış, balkabağı suyundan iki yudum aldıktan sonra harry'ye bir öpücük verip baykuş oteline dönmüştür(bknz ateş kadehi).
hedwig harry'nin teknik olarak ilk arkadaşı ve başlangıçtan beri onun yanında olmasından dolayı elzemdir. masumiyetin simgesidir.
harry'nin acaba voldi gibi miyim yoksa ben de zorba ama aynı zamanda karakter gelişimi göstermiş olan babama benzeyebilir miyim adlı karakter bocalamasında sembolik bir önem taşır.
eğer hafızam beni yanıltmıyorsa son kitapta herkes harry olmuş bir halde havada yayalık yapar ve ölüm yiyenlerden kaçarken tüm araçlarda sahte hedwigler vardı. doldurulmuş böyle. filmde biraz değiştirdiler diye hatırlıyorum. yine de hedwig'in ölümü masumiyetin de ölümünü temsil eder.
büyük baykuştur. saygıyla ve sevgiyle anıyorum kendisini.
devamını gör...

yahya kemal beyatlının rozeti gelsin kampanyası

"ölüm değildir hayatın en müşkül işi, müşkül odur ki ölmeden evvel ölür kişi"

aslında istanbul'a fransa'dan dönene kadar burun kıvıran biriymiş beyatlı. kendisi bugün istanbul şairi diye biliniyor. düşünün işte. hayatın efsunu.
fransa'ya gitmesinin sebebi de o dönemin siyasi olayları, abdülhamit gibi etkenler. birçok jön türk ile fransa'da bulunduğu dönemde hızlıca fransızcayı sökmüş ve sorbonne üniversitesinde siyaset bilimi okumuştur.
kendisini aşiyan mezarlığında ahmet hamdi tanpınar'ın yakınlarında uyurken bulabilirsiniz.
devamını gör...

sleep on the floor

bu başlığı zaten ben açmışım galiba haykırdım. ve haykırmam bitince geri geldim.
bu klibi izlediğimde ortaokuldaydım ve lise sınavına hazırlanıyordum. her şey çok stresliydi ve ailem benden çok şey bekliyordu.
arkadaşlarım artık oyuncaklar veya animasyonlar hakkında değil sınav, para, maddiyat hakkında konuşmaya başlamıştı yavaş yavaş. yani büyüyüp yetişkin oluyorduk.
sonra bir gece matematik çözemiyorum diye ağlarken bu şarkının klibini izledim.
hala bugün bile açınca ağlıyorum.
cesur olmak gerekiyor değil mi? hani bir yerde diyordu ya "ne zaman atlamak korkutucu geliyorsa bil ki o zaman atlaman gerekiyor."
iş sahibi ol, ev al, araba al, aile kur. bunlar yap. yap ki sonunda kendini yerde yatarken bulmayasın.
peki ya tüm hayatını yerde yatmamak adına bunları gerçekleştirmek adına harcar ve bir gün gelip çattığında kendini sırf yerde yatmamak uğruna feda edip benliğini yerle bir edersen? ya bu sefer de yüreğindeki acıdan, boğazındaki pişmanlık hissiyle oluşan düğümden dolayı yerde yatarken bulmaz mısın kendini?
'cause if we don't leave this town
we might never make it out'
devamını gör...

hürrem sultan

adıyla başlamak gerekiyor yazıya.
aleksandra anastazja lisowska. o dönemler polonya yönetiyor olsa da gururla söylerim ki memleketimden gelen bir kraliçedir kendisi. zaten ukraynalı değil polonyalı dersem annem kafamı kırar hayatta kalmam lazım daha bir sürü okunacak mit var masamda.
tıpkı bende de olduğu gibi onun da konulan adı farsça kökenlidir. hürrem; sevinçli, şen, gönül açan demektir.
kadınların haremin kapısından bile çıkamadığı ve belli bir özgürlüğü olmadığı o devirde devrim yapmıştır. boyun eğmiyor ve deli çünkü. genetik.
osmanlı tarihinde devlet işleriyle ilgilenen, kendi mührünü bastıran ilk kadındır. nikahını bastırır, yoluna konulan taşları bir bir yok eder. çünkü her kendi evinden uzakta bir yerde kendini var etmesi gereken kadın gibi içten içe bilir ki yükselmek zorundadır. bunun da ötesinde yükselmek ister.
tabii hemen dedikodular çıkar ortaya. zekasıyla alexandra'yı yıkamayanlar fısıltılarıyla bir zincir oluştururlar. yok cadıymış, yok büyülemiş. sanki ihtiyacı var.
haseki görece iyi bir yaşam sürse de oğlunun tahta çıktığını göremeden vefat eder. arkasında kendine delicesine aşık, mahlasını çok beğendiğim sevgili muhibbi'yi yani kanuniyi bırakır. lütfen eğer zamanınız varsa muhibbi'nin gazellerini okuyun. gerçekten çok güzel. tarihimizde osmanlı ile gurur duymak için milyarlarca sebepten yalnızca biri.
ben beğendiğim beyitleri birakicam buraya, hürrem'e olan aşkını anlatan.

"bezm-i gamda âh edip cânânı andım ağladım,
yâr ile evvel geçen devrânı andım ağladım." (bu en en en çok sevdiğim. hürrem 'in ölümünden sonra yazmış kanuni.)

"senin güzelliğin dünyaya dedikodudur,
bu ne güzellik? bu ne yüz? bu ne güldür?"

"muhibbi ansızın divane oldu,
bu ne aşktır, bu ne derttir, bu ne huydur?"
kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim."

"yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben muhibbi’yim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim. bir hoş hale geldim."
feyz alın.
devamını gör...

dionysos

ben böyle bir çile görmedim.
nolur bir durun ve düşünün.
anneniz en yüce tanrıdan hamile kaldı sonra o tanrının karısı tarafından yakıldı. annenizin adı semele ve semele orada mangallık eti top oynicam diye unutmuşcasına kül olurken bir halta yaramayan tuttuğunu değil koparmak kökünden söküp var olduğuna pişman eden hıyaristan yerlisi playboy diyarının piri babanız(derin nefes),annenizi kurtarmıyor ve gidip sizi yangından çıkarıyor.
çile bitti sandınız dimii? muahahha daha yeni başlıyoruz ezikler. öyle beginner olmaz yunan mitolojisi. travmaysa allahına kadar.
babanız tüm kozmosta karısından başka hiçbir şeyden korkmadığından alıyor sizi ve baldırına sokuyor. etinin içine yani. orada bebe olarak gelişiminizi sağlayın diye.
geçiyor aylar.
eninde sonunda çıkıyorsunuz babanızın baldırından. athena bile şükür ediyor haline(kendisi zeus'un kafasından doğdu malum orada yeteri kadar boş alan var).
bitti mi çile? hadi hep beraber: hayır.
hera kudurdu mu tam kudurur. hera alıyor sizi şak atıyor titanlara. titanlar benim kendi etimi mıncık mıncık kesişimden aldıkları ruhani ilhamla dionysos'u doğruyorlar.
dionysos'un büyükannesi olan çilekeş titaniçe rhea bebeye acıyor ve onu kurtarıyor sonra.
bu yüzden dionysos iki kere doğan olarak bilinir.
bunun yarısını yaşayan değil şarap ülkedeki tüm fahiş fiyatlı tekel bayileri devirir ve muhafazakarları kudurturken dionysos kardeşimizin çilesi bitmiyor.
çocuğu heradan korumak için kız gibi giydirip çayıra koyun salıyormuş gibi yolluyorlar nymphelerin yanına. oysa dionysos burada türk aile yapısının bombastik koruyuculuğu altında şimdiden tabletinden brawl stars oynayıp var olan tüm vücut salgılarını kıyafetine sürmüştü.
neyse dionysos nysa dağında nypmhe(yani bir çeşit peri)lerle takılırken burada şarabı icat eder.

sanki çok haddimeymiş gibi dalga geçmem bir yana dursun nolur söyleyin bu adam değil de kim şarap tanrısı olcak bu mitolojide. nerenin bahtsızı bu? ha bir de bizden de değil kökeni yunan yani.

doğru oturup doğru konuşursak dionysos mitolojideki en köklü külte sahip tanrılardandır. adını böldüğümüzde "of zeus" ve "nysa" kelimelerini elde ederiz. nysa dağında yetiştiğinden bahsedilir mitlerde. bazı mitlerdeyse direkt orada doğar.
kendisine adanmış olan ritüellerin haddi hesabı yoktur. anlatılarda deli olarak geçer ama bence sadece acı çekiyor.
dionysos tepki ve direnç demektir. çektiği acılara, bölündüğü parçalara rağmen yeniden doğandır. hakkında deli diye atıp tutmak kolay, gerçeği görmek zordur.
bunun ötesinde medeniyetin dolaylı ve tiyatronun doğrudan kurucusudur.
dionysos'un takipçileri maenad olarak bilinir ve bu bireyler ruhani alem sever. resimlerde falan görürsünüz aslında bu kızlar yalan dünya tülay ve zerrin'in atalaridir. tülay ve zerrin neden hep leopar giyiyor sandınız? tülay'ın evrenötesi koreografisi peki? şimdi taşlar yerine oturdu mu?
genel olarak toparladığımızda dionysos pantheondaki en dirençli tanrıdır. bakmayın öyle üzüm yapraklarından tacını takmış keyif pozu verdiği hallere. geceleri ağlaya ağlaya uyumuyorsa ben de artemisia değilim.
devamını gör...

herkes bir günlüğüne çocuk olsa

trambolinde ziplarim.
trambolin.
trambolin üstünde süzülürüm.
trambolinler fantastik şeylerdir.
trambolin severim ben.
bir günlüğüne çocuk olsam tuttuğumu tramboline götürürüm.
devamını gör...

yahya kemal beyatlının rozeti gelsin kampanyası

ben başlatıyorum kampanyayı. gerekirse hermione granger'ın ev cinleri için girdiği hak davasında olduğu gibi çılgın bir hırçınlıkla bu öncü şairin şiirlerini atarım sözlüğe.
lütfen rozeti gelsiin.
devamını gör...

yahya kemal beyatlı

"ne harabî ne harabâtiyim
kökü mazide olan âtiyim"
detaycı. tatlı düşkünü. bir kelime sırf estetik gelmedi diye oturup on yıl düşünebilecek kapasitede. aşkını ölümün arkasına gizleyecek kadar derinlerde.
ay hayır ben değilim.
senteze inanıyordu yahya kemal. geçmişin sandığında taşıdığı eşsiz armağanlara sahip çıkılması gerektiğini düşünürdü.
ama yüzü hiçbir zaman tamamen geriye dönük olmadı. geleceğin ve geçmişin, gelenek ve duygularla bağladığı köprünün tam ortasında istanbul'u izlerdi hep.
sembolizmin dibini ekmekle sıyırırken bir yandan da türkçülük diye kudurabilme kapasitesi onu benim gözümde arşa çıkarır. bir de tatlı düşkünü. anlıyorum be ben bu adamı.
kendisi hakkında bombastik bilgiler mi? himm bir bakalım.
yahya kemal, nazım hikmet(sana da aşığım be adam)'in öğretmeniydi. ona dersler verirken annesi celile hanım'a aşık olmuştu. bunu anlayan mavi gözlü dev hemen hocasının ceketine bir not atar: hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz.
yahya kemal gümledikten sonra olaylar gelişir hatta bazı hikayelerde yahya kemal bir gece heybeliada'dan(ya da büyükada)kayıkla evet literal kayıkla celile hanım'ın evine gider.
ama aşkı sonsuza kadar karşılıksız kalır.
yahya kemal aşırı pimpirikli biri aynı zamanda. sessiz gemi adlı şiirindeki kol kelimesi için hatrı sayılır vakit harcamış ama buna rağmen içine sinmemiş. bir mama's boy olmasının yanı sıra edebiyat camiasında oldukça saygı gören biri.
onunla eski zamanlarda istanbul sokaklarında yürümek... ah ah.
devamını gör...

elli sene sonra yokuz öyleyse neyin peşindeyiz sorusu

günümüzde var olan her güç sahibi "şeyin" kendi çıkarları uğruna insanları çeşitli araçlarla manipüle ettiği ve bireyin özünü yok ettiği böyle dandirik saçma sapan riverdale gibi sezonlar geçtikçe çöpleşen dünyada neyin peşinde olduğumuz değil o bahsedilen "ne"nin neden peşinde olduğumuz asıl soru bence.
elli sene sonra yokuz ama elli sene geçtiğinde ve son nefesimizi verdiğimizde gözlerimizi kapatacağız. ve kapatmadan önce de en seçkin anılarımız gözlerimizin önünde cheesy ama hoş bir benzetme olan film şeridi gibi geçecek.
bana kalırsa o film şeridi için, maddi saçmalıkların ötesinde gerçekten bir şeyler hissetmek ve keşfetmek peşinde olmalı insan.
devamını gör...

yazarların istekleri

bugün ikinci gün. yılmıcam.
lütfen sevgili sözlük perileri yahya kemal beyatlı rozeti getirin. nolur. lütfen. sözlüğümüzün eksiği gediği kalmasın.
devamını gör...

hermes

mitolojide sabıkası diğerlerine kıyasla 23 yıldır ülkecek sahip olduğumuz huzurlu gün sayısından da kısa olan hermes kafa biri.
aslında adı ermeya diye okunuyormuş ve ben bunun çok hoş olduğunu düşünüyorum.
atribütleri değişkenlik gösterse de hermes is your homeboy. hırsızlık, kurnazlık, zarla fal bakma, dolaylı yoldan liri yaratma, inek eti sevme gibi çeşitli skillere sahip olan brat hermesin hikayenin sonunda kendini tahtında bir günü bilerek oturarak geçiremeyen zeus'un ve geri kalan olimposlularin ulağı olarak bulması trajiktir.
talaria adli kanatlı ve uçmasını sağlayan sandaletleri keşke seri üretime geçse dedirtir.
aynı zamanda hermes mitolojide tuhaf bir seyir izler ve zaman çok çok geçtikçe kendine yeni sıfatlar ve mistik bir görünüm kazandırır. üç kere büyük hermes veya (bkz: hermes trismegistus) olarak da bilinen yeni adlar kazanır ve giz perdesinin ardında olanları bilen biri olarak çıkıverir.
bu işin en kendimce hoş tarafı da mitolojiye genç bir tanrı olarak başlayan hermesin tarih geçtikçe yaşlı ve bilge bir adam olarak görülmeye başlaması. ne biliyim, sevimli bence.
devamını gör...

insanın saçını ağartan şeyler

başlangıçtan itibaren neler yaptığımıza bakıp sonra bir de şimdiye bakmak.
ha bir de ciltli kitap fiyatları. sadece neden. neden yani.
devamını gör...

sen ne mutlu türk'üm dersen kürt de ne mutlu kürt'üm der

güzelim sözden bunu çıkaranlara tava yağdırma duası...
bahsedilen türklük kanda olan ya da genetik olarak bir yüzdesini taşıdığınız türklük değil. yürekte taşınan türklük bu. "ben türk dostu efim değil türk oğlu türk efim'im." denen tarzda bir türklük bu.
ülkemizde son yaşanan korkunç olaylar ışığında insanların siyasetçilerin gazına bu kadar çabuk gelmesi gerçekten şok edici. bir silkelenip bu kaç yıllık güzel sözü söyleyen adamın, atanızın,fikrine ideolojisine göz gezdirin.
ek olarak, hate to break it to you, ama hiçbirimiz saf türk değil zaten. o yüzden ırksal açıdan bırakın bu sözü yorumlamak, ağzınızı bile açmak saçma.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının en sevdiği satranç taşı

at.
estetik ve farklı. komik şekilde hareketinin denkleme kattığı olasılıklar çoğunlukla unutulan taş. bu yüzden filden ve kaleden çok daha işlevli. bir de nedense eğer oyunun başında bir şekilde kaybetmezseniz atların sihirli taşlar olduğunu fark edersiniz. şaka değil. atlar gerektiği kadar yaşarsa çok kritik anlarda dramatik değişiklikler yapmak için birebirler. vezir de hoştur ama at... at bambaşka bir şey.
devamını gör...

farklı bir dünyada hissettiren şarkılar

yaz kenara yaz yaz
let me follow- son lux
territory- the blaze
ağlaya ağlaya- gevende(gevende sana asigim sen harika bir seysin iyi ki varsin bunlarin hepsini buyuk harfle yaziyorum)
sessiz gemi- hümeyra(kendinizi heybeliadada vapuru kaçıran yahya kemal gibi hayal edin)
technicolour beat- oh wonder
yıldızların altında- özdemir erdoğan(evet farklı bir dünyada hissediyorum bu şarkıyı dinleyince. evet çok farklı bir şarkı.)
devamını gör...

yazarların istekleri

yalvarırım yahya kemal beyatlı nin rozetini getirin nolur lütfen karmam varmış nolur su adamın bir rozetini getirin
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim