1.
2026 fifa dünya kupası
zannımca tarihin seyir zevki en düşük dünya kupası olacaktır. ve evet, bu düşüklüğün sebebi de abd ve amerikanların kokuşmuş kültür emperyalizmi olacaktır.
abd'lilerin herhangi bir spor organizasyonunu kendince daha iyi yapmak için sıklıkla başvurduğu işlerden biri de organizasyon içindeki "eğlence" sektörü öğesini artırmaktır. bununla alakalı verilebilecek örneklerden en büyüğü formula 1 dünya şampiyonasıdır. geçtiğimiz yıllarda formula 1, gelişimi hedef almakla birlikte seyircilere yüksek seyir zevki sunan ve dünyanın neredeyse tamamını (abd'liler hariç) kendine bağlayan rekabet ve gelişim tabanlı bir organizasyondu. ancak günümüz dünyasında f1 dediğimiz spor, sırf amerikanların ilgisini çekebilmesi için temellerinden koparıldı. organizasyonların içi kpop sanatçılarıyla, esrarkeş rapçilerle yahut kendini bedeniyle pazarlayan "şarkıcılarla" dolduruldu. her yarışın başına ve sonuna yarışlarla ya da yarışların düzenlendiği ülkelerle hiçbir alakası olmayan abidik gubidik etkinlikler getirildi ve seyircilerin yarıştan başka yere kafalarını çevirmeleri sağlandı. bugün formula 1 dediğinizde, yarışları bizzat takip etmeyen ama yarışın dışında spora dahil edilen her şeyle ilgilenen garip bir kitle var. gel gelelim, bu sporun temellerini atan avrupa ülkeleri ve avrupalı taraftarlar yavaş yavaş f1'e sırt çevirmeye başladı. f1, tüm bunlara rağmen amerikalı izleyiciler sayesinde deli gibi para kazanıyor.
daha da anlatırdım ama konudan sapmak istemiyorum. amerikalıların kokuşmuş eğlence anlayışları, formula 1'de olduğu gibi bir gün futbola da sirayet edecek. ve biz, çok sevdiğimiz bu sporun en seyir zevki düşük organizasyonunu zannımca bu yaz izleyeceğiz.
abd'lilerin herhangi bir spor organizasyonunu kendince daha iyi yapmak için sıklıkla başvurduğu işlerden biri de organizasyon içindeki "eğlence" sektörü öğesini artırmaktır. bununla alakalı verilebilecek örneklerden en büyüğü formula 1 dünya şampiyonasıdır. geçtiğimiz yıllarda formula 1, gelişimi hedef almakla birlikte seyircilere yüksek seyir zevki sunan ve dünyanın neredeyse tamamını (abd'liler hariç) kendine bağlayan rekabet ve gelişim tabanlı bir organizasyondu. ancak günümüz dünyasında f1 dediğimiz spor, sırf amerikanların ilgisini çekebilmesi için temellerinden koparıldı. organizasyonların içi kpop sanatçılarıyla, esrarkeş rapçilerle yahut kendini bedeniyle pazarlayan "şarkıcılarla" dolduruldu. her yarışın başına ve sonuna yarışlarla ya da yarışların düzenlendiği ülkelerle hiçbir alakası olmayan abidik gubidik etkinlikler getirildi ve seyircilerin yarıştan başka yere kafalarını çevirmeleri sağlandı. bugün formula 1 dediğinizde, yarışları bizzat takip etmeyen ama yarışın dışında spora dahil edilen her şeyle ilgilenen garip bir kitle var. gel gelelim, bu sporun temellerini atan avrupa ülkeleri ve avrupalı taraftarlar yavaş yavaş f1'e sırt çevirmeye başladı. f1, tüm bunlara rağmen amerikalı izleyiciler sayesinde deli gibi para kazanıyor.
daha da anlatırdım ama konudan sapmak istemiyorum. amerikalıların kokuşmuş eğlence anlayışları, formula 1'de olduğu gibi bir gün futbola da sirayet edecek. ve biz, çok sevdiğimiz bu sporun en seyir zevki düşük organizasyonunu zannımca bu yaz izleyeceğiz.
devamını gör...
