sonuçta o kişinin hangi türü sevdiğini biliyorsun ve ona göre bir şey seçiyorsun. üstelik, daha önce okuyup okumadığını öğrenmeye çalışıyorsun (çaba var burada). ama çevremde kitap okuyan çok insan yok, bulduğumda da bırakmamaya çalışıyorum. bu yüzden, kitap hediye edebileceğim insanları hayatıma alıyorum.
** en mükemmeli de kitabın okunması ve yorumlanması.
“arkhesilas der ki, bütün iyilikler diretmekten, dediğinden dönmeyip dosdoğru gitmekten; bütün kötülükler de kadere boyun eğip her şeyi oluruna bırakmaktan gelir.”
gözünün önünde nispet yapar gibi yiyip içmek ayrı, her gün yaptığı şeyleri yapmak ayrı.
geçen yıl hızır orucu tuttum ama bu tarz başlıkları hortlatmadım, çünkü gösteriş yapmıyordum, insanlara belirtmek zorunda da değildim. zorlanıyorsanız tutmayın.
3 bölüm izledim, karakterler ve katiller aynı gibi ama kitapların verdiği hissi veremedi. ki daha yeni the mentalist'i izlediğim için fazla tahmin edilebilir geliyor*. kendimi bu konuda uzmanlaşmış, dedektif olabilecek biri olarak görmeye başladım*. rizzoli ve isles'ın arkadaşlığına bayıldım, kitapta bu kadar yakın değillerdi.
önerim kitap serisi ama dizi de çerez niyetine izlenir.
“öfke saklanmaya da gelmez, büsbütün içimize işler. demosthenes bir meyhaneye girmiş, kimse görmesin diye arkalarda bir yer arıyormuş. diogenes görmüş ve demiş ki: ne kadar arkalara gidersen meyhaneye o kadar girmiş olursun.”
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.